Akademik Kadroya Atanmama Davası ve 60 Günlük Dava Süresi
Akademik Kadroya Atanmama Davası Nasıl Açılır?
Akademik kadroya atanmama davası, atanmama sonucunu doğuran kesin işleme karşı idare mahkemesinde altmış gün içinde açılır. Dava konusu işlemin belirlenmesi, sürenin başlangıcı ve yürütmenin durdurulması şartları bu yazıda ele alınmaktadır.
Akademik kadroya atanmama davası, atanmama sonucunu doğuran kesin işleme karşı idare mahkemesinde açılır. Dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre altmış gündür. Aday, önce hangi işlemi dava edeceğini belirlemelidir. Kadro ilanı, jüri raporu ve atama kararı ayrı işlemlerdir.
Dava Hangi İşleme Karşı Açılır
Akademik kadroya atanmama davası açılırken idari yargıda her belge dava konusu olmaz. Dava, kesin ve yürütülebilir bir idari işleme karşı açılır. Akademik kadroya atanmama davasında bu işlem, kural olarak rektörün atama kararıdır. Adayın atanmaması sonucu da aynı kararın içinde doğar.
Atanamayan aday genellikle iki işlemi birlikte dava eder. Birincisi, kendisinin atanmama işlemidir. İkincisi, başka bir adayın o kadroya atanma işlemidir. Her iki işlem de aynı süreçten doğar. İkisi tek dilekçeyle dava edilebilir.
Kadro ilanı ayrı bir işlemdir. İlan, başvuru koşullarını belirler ve süreci başlatır. İlandaki bir şart yüzünden başvuru yapamayan aday doğrudan ilanı dava edebilir. İlan aşamasındaki itiraz yolu akademik kadro ilanına itiraz ve iptal davası yazısında ele alınmıştır.
Dava Kime Karşı Açılır
Akademik kadroya atanmama davası, işlemi yapan idareye karşı açılır. Akademik kadro atamalarında hasım üniversite rektörlüğüdür. Vakıf üniversitelerinde dava, kurumun tüzel kişiliğine yöneltilir. Davalı idarenin dilekçede yanlış gösterilmesi davayı bitirmez. Mahkeme dilekçeyi gerçek hasma tebliğ eder.
Kadroya atanan öğretim üyesi ise davanın tarafı değildir. Bu kişi, sonuçtan etkilendiği için davaya katılmayı isteyebilir. Üçüncü kişilerin davaya katılmasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır.
Dilekçeye, iddiayı destekleyen belgeler eklenir. İlan metni, başvuru dilekçesi ve ekleri bunların başında gelir. Atama sonucunu gösteren yazı veya ilan çıktısı da dosyaya konur. Jüri raporlarına ulaşılamıyorsa 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında başvuru yapılabilir. Belgelerin idareden istenmesi mahkemeden de talep edilebilir.
Jüri Raporu Tek Başına Dava Edilebilir mi
Sık Sorulan Sorular
Akademik kadroya atanmama davası kaç gün içinde açılır?
Dava, işlemin yazılı bildiriminden veya öğrenilmesinden sonra altmış gün içinde açılır. Süre 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesine dayanır. Son gün tatile denk gelirse süre, izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Sürenin geçirilmesi hâlinde dava esasa girilmeden reddedilir.
Kadro ilanına başvurmayan kişi dava açabilir mi?
Başvuru yapmamış kişinin dava açabilmesi için menfaat bağını ortaya koyması gerekir. İlandaki hukuka aykırı bir şart nedeniyle başvuru yapamayan aday bu bağı kurabilir. Konuyla ilgisi bulunmayan kişilerin açtığı davalar ehliyet yönünden reddedilebilir.
Dosya inceleme raporları birer hazırlık işlemidir. Hazırlık işlemi kendi başına hukuki sonuç doğurmaz. Kural olarak tek başına iptal davasına da konu edilmez.
Rapordaki hukuka aykırılık yine de sonuçsuz kalmaz. Aday, atama işleminin iptalini isterken rapordaki sakatlığı iptal sebebi olarak ileri sürer. Mahkeme raporu, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden inceler.
İlgili hesaplama aracı: Akademik Kadro Koşulları Aracı — Araştırma görevlisinden profesöre, kadro başvurusunun merkezî asgari şartlarını kontrol edin.
Doktor öğretim üyesi kadrosunda ilanı rektörlük verir. Dekan veya müdür üç profesör ya da doçent tespit eder. Bu tespit, son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde yapılır. Bu öğretim üyeleri bir ay içinde yazılı görüşlerini bildirir. Yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra atamayı rektör yapar. Atama en az bir, en çok dört yıl için yapılır. Sürenin sonunda görev kendiliğinden sona erer.
Kadro
Raporu yazanlar
Rapor süresi
Atamayı yapan
Doktor öğretim üyesi
Üç profesör veya doçent
Bir ay
Rektör
Doçent
Üç profesör
Bir ay
Rektör
Profesör
En az beş profesör
İki ay
Rektör
Doçent kadrosunda süreci rektör yürütür. Rektör de aynı süre içinde üç profesör tespit eder. Bu profesörler bir ay içinde her aday için ayrı rapor yazar. Birden fazla aday varsa tercihlerini de bildirirler. Üniversite yönetim kurulunun gerekçeli görüşü alındıktan sonra rektör kararını verir.
Bazı üniversiteler doçent kadrosu için sözlü sınav şartı koyar. Bu sınavı Üniversitelerarası Kurul'un oluşturduğu jüri yapar. Sınav öğretim üyelerine açık yapılır ve tutanağa bağlanır. Aday başarısız sayılırsa jüri gerekçeli bir karar hazırlar. Bu gerekçe, açılacak davada denetimin çıkış noktası olur.
Profesör kadrosunda jüriyi üniversite yönetim kurulu seçer. Seçilen en az beş profesörün en az üçü başka bir yükseköğretim kurumundan olmalıdır. Kadro ilanı ve başvuru aşamasının ayrıntıları akademik kadro ilanı ve atama süreci yazısında yer alır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi iptal davasını menfaati ihlal edilenlere tanır. Kadroya başvurup atanamayan adayın menfaati doğrudan zedelenir. Bu adayın dava ehliyeti tartışmalı değildir.
İlana hiç başvurmayan kişi için durum farklıdır. Burada menfaat bağı ayrıca gösterilmelidir. İlandaki şart yüzünden başvuramayan aday bu bağı kurabilir. Yönetmeliğin 3. maddesi, yalnızca belirli bir adayı tanımlayan özel şartları yasaklar. Aynı madde, ilanda lisansüstü tez adlarının yazılmasını da yasaklar. Aynı yasak, öğretim üyesi dışındaki kadrolar için 2018 tarihli Yönetmeliğin 6. maddesinde yer alır.
Akademik kadroya atanmama davası kapsamında hukuka aykırılık beş unsur üzerinden ileri sürülür. Bunlar yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarıdır. Jürinin usule aykırı oluşturulması yetki ve şekil sakatlığı doğurabilir. Raporların gerekçesiz kalması sebep unsurunu tartışmalı kılar. İlanın belirli bir adaya göre düzenlenmesi ise maksat unsuruna yönelik bir iddiadır.
Atanan kişinin ilan şartlarını taşımadığı iddiası da ayrı bir iptal sebebi oluşturur. Bu iddianın hukuki çerçevesi atanamayan adayın ilan şartlarına uyması yazısında incelenmiştir.
Altmış Günlük Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar
Akademik kadroya atanmama davası için idare mahkemelerinde süre altmış gündür. Bu süre, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun süreyi yazılı bildirimin yapıldığı tarihe bağlar. Sekizinci madde ise süreyi tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen güne bağlar.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar. İlgililer, bu işlemlerin uygulanması üzerine yeniden dava açabilir. Düzenleyici işlem, uygulama işlemi ya da her ikisi birlikte dava edilebilir. Düzenleyici işlem iptal edilmemiş olabilir. Bu durum, ona dayanan işlemin iptaline engel değildir.
Tatil günleri süreye dahildir. Son gün tatile denk gelirse süre, izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Adli ara verme dönemine denk gelen sürelere ise yedi gün eklenir.
İlanla Duyurulan Sonuçlarda Başlangıç Tarihi
Öğretim elemanı sınavlarında sonuçlar internet üzerinden duyurulur. Ön değerlendirme, sınav ve nihai değerlendirme sonuçları ilanda gösterilen adreste yayımlanır. Dava süresinin başlangıcında bu ilan tarihi esas alınır.
Öğretim üyesi kadrolarında ise adaya ayrı bir bildirim yapılmayabilir. Böyle hâllerde sürenin ne zaman başladığı dosyadaki belgelere göre belirlenir. Aday, sonucu hangi tarihte öğrendiğini gösteren kayıtları saklamalıdır. Ekran görüntüsü, dilekçe kaydı ve yazışma çıktısı bu kayıtlar arasındadır.
İdareye Başvuru Dava Süresini Durdurur
Kanun'un 11. maddesi dava öncesi idari başvuru yolunu düzenler. İlgili, işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini üst makamdan isteyebilir. Üst makam yoksa istem, işlemi yapan makama yöneltilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
Başvuru, dava açma süresi içinde yapılmalıdır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru süreyi geri getirmez. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır.
Ret hâlinde süre yeniden işlemeye başlar. Ancak başvuruya kadar geçen süre de hesaba katılır. Yirminci günde başvuran adayın elinde ret sonrası kırk gün kalır. Sürenin sıfırlandığı sanılırsa dava süresi kolayca geçirilir.
Yürütmenin Durdurulması İki Şartın Birlikte Gerçekleşmesini Gerektirir
Akademik kadroya atanmama davası açmak, işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına ancak iki şart birlikte gerçekleşirse karar verir. Birinci şart, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararın doğmasıdır. İkinci şart, işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır. Mahkeme, kararında bu iki noktayı ayrı ayrı gerekçelendirir.
Kamu görevlileri hakkındaki atama işlemleri için özel bir kural vardır. Bu işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Dolayısıyla mahkeme, davalı idarenin savunmasını almadan yürütmeyi durduramaz. Dilekçeden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa talep savunma alınmadan reddedilebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Akademik kadroya atanmama davası idari yargıda görülür. Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdedir. Akademik kadro atamalarında bu makam rektörlüktür.
Kamu görevlisi olan adaylar için Kanun'un 33. maddesi ayrı bir kural koyar. Atama ve nakil davalarında yeni veya eski görev yeri mahkemesi yetkilidir. Yetki kamu düzeninden olduğu için mahkeme bu konuyu kendiliğinden inceler. Yetkisiz mahkemede açılan dava reddedilir. Dosya, yetkili mahkemeye gönderilir.
Mahkeme Jüri Değerlendirmesini Nereye Kadar Denetler
İdari yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır. Mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz. İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar da veremezler. Mahkeme, bir adayın diğerinden bilimsel olarak üstün olduğuna doğrudan hükmetmez.
Denetimin kapsamı yine de dar değildir. Mahkeme, jürinin mevzuata uygun kurulup kurulmadığını inceler. Raporların gerekçeli olup olmadığı da denetime tabidir. Üniversitenin belirlediği ek koşullar objektif ve denetlenebilir olmalıdır. Bu şart 2547 sayılı Kanun'un 23, 24 ve 26. maddelerinde açıkça yazılıdır. Bu sınırlar, atama ve kadro ile ilgili Danıştay karar özetleri sayfasında somut olarak görülür.
Bilirkişi İncelemesi Hangi Noktada Devreye Girer
İdari Yargılama Usulü Kanunu bilirkişi konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na yollama yapar. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurullarının hazırladığı listelerden seçilir. Mahkeme, adayların dosyalarının ilan şartlarını karşılayıp karşılamadığını bilirkişiye sorabilir.
Bilirkişi raporu da idarenin takdirinin yerine geçmez. Rapor, teknik bir tespit aracıdır. Nihai hukuki değerlendirmeyi mahkeme yapar.
İdare Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yolu Açıktır
İdare mahkemesinin verdiği karar ilk derece kararıdır. Karara karşı, tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru, mahkemenin yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılır. Tam yargı davalarında parasal sınırın altında kalan kararlar kesindir. Bu sınır kanunda gösterilir.
Bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulursa başvuruyu reddeder. Hukuka aykırı bulursa kararı kaldırır. Ardından işin esası hakkında yeniden karar verir. Bu aşamada keşif veya bilirkişi eksikliği de ayrıca ele alınır.
İptal Kararı Adayın Kendiliğinden Atanmasını Sağlamaz
İptal kararı, dava konusu işlemi baştan itibaren ortadan kaldırır. İdare, kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır. Bu süre, kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.
Kararın sonucu çoğu zaman doğrudan atama değildir. Mahkeme idarenin yerine geçip atama yapamaz. İdare, iptal gerekçesindeki hukuka aykırılığı giderir. Ardından süreci yeniden yürütür. Jüri yeniden kurulabilir veya raporlar yeniden istenebilir.
Yeniden yapılan değerlendirme yine olumsuz sonuçlanabilir. Bu durumda yeni bir işlem doğar. Aday, bu yeni işleme karşı ayrıca dava açabilir. Emsal kararların ayrıntısı akademik kadro iptal davaları yazısında yer alır.
Tam Yargı Davasıyla Tazminat İstenebilir
Atanmama işlemi kişisel bir hakkı doğrudan zedeliyorsa tazminat gündeme gelir. Kanun'un 12. maddesi burada üç seçenek tanır. İlgili doğrudan tam yargı davası açabilir. İptal ve tam yargı davasını birlikte de açabilir. İptal davasının bitmesini bekleyip kararın tebliğinden sonra da dava açabilir.
Tazminat talebinde zarar somut olarak gösterilmelidir. Yoksun kalınan aylık ve özlük hakları maddi zarar sayılır. Manevi tazminat ayrıca istenebilir. İşlem ile zarar arasındaki bağın da gösterilmesi aranır.
Dava Açmak Sonraki Kadro Başvurularını Engellemez
Mevzuatta, dava açmış olmayı kadro başvurusuna engel sayan bir hüküm yoktur. Başvuru koşulları, ilanda ve yönetmelikte gösterilen şartlardır. Adayın önceki bir uyuşmazlığı bu şartlar arasında yer almaz.
Aday, açtığı dava nedeniyle elendiğini düşünüyorsa bunu ileri sürebilir. Böyle bir iddia, işlemin sebep ve maksat unsuruna yönelir. İddia somut belgelerle desteklenmelidir.
Akademik Kadroya Atanmama Davası Konusunda Avukat Desteği
Akademik kadroya atanmama davası bakımından uygulanacak hukuki yol; ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, dosyadaki belgelere ve varsa idari ya da yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Sürecin bir sonraki aşamasını oluşturan uyuşmazlıklar için akademisyenin görev süresinin uzatılmaması yazısı ile atama ve kadro ile ilgili Danıştay kararları sayfası incelenebilir.
Bu konuda, istediğiniz tarih ve saatte, canlı ve görüntülü hukuki destek almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu oluşturabilirsiniz. Sorularınızın cevaplarını aldıktan sonra karar vermek için Avukata Sor formuna da yazabilirsiniz. Bu durumda ilgili avukat sizi Avukata Sor formuna bıraktığınız telefon numarası üzerinden arayacaktır.
Sorularınızı gün içinde dönüş yapılan Avukata Sor formuna yazabilir ya da hızlı görüntülü veya telefonla görüşme için online danışmanlık sisteminden randevu alabilirsiniz. Online danışmanlıkta gün ve saati seçebildiğiniz gibi görüşme tipini de seçebilirsiniz. Zoom, Teams, WhatsApp veya telefon üzerinden görüşme yapılabilir. Ödemenin ardından randevunun oluşturulduğuna dair bilgilendirme e-postası gönderilir. Sistemde bir sorun yaşanırsa iletişim numaraları üzerinden bağlantı kurulduğunda görüşme elle planlanabilir. Jüri değerlendirmesine yönelik itiraz yolları için doçentlik jürisine karşı dava ve hukuki yollar yazısı da incelenebilir.
Jüri raporuna karşı ayrı bir dava açılabilir mi?
Dosya inceleme raporları hazırlık işlemi sayıldığı için tek başına iptal davasına konu edilmez. Rapordaki hukuka aykırılık, atama işleminin iptali istemiyle açılan davada sebep unsuru yönünden ileri sürülür. Mahkeme raporu bu çerçevede denetler.
Atanmama işlemine karşı yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
İstenebilir, ancak mahkeme iki şartın birlikte gerçekleşmesini arar. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç ya da imkânsız zarar doğması gerekir. Kamu görevlilerine ilişkin atama işlemlerinde karar, davalı idarenin savunması alındıktan sonra verilir.
İptal kararı verilirse aday kadroya atanır mı?
İptal kararı tek başına atama sonucu doğurmaz. Mahkeme idarenin yerine geçerek atama yapamaz; idare kararın gereğini en geç otuz gün içinde yerine getirir. Değerlendirme yeniden yapılır ve sonuç yine olumsuz olabilir. Bu hâlde yeni işleme karşı yeni dava açılabilir.
Atanamayan aday tazminat isteyebilir mi?
İsteyebilir. 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi tam yargı davasının doğrudan, iptal davasıyla birlikte veya iptal kararından sonra açılmasına imkân tanır. Yoksun kalınan aylık ve özlük hakları ile manevi zarar talep edilebilir. Zararın somut olarak ispatlanması aranır.
Dava hangi mahkemede açılır?
Dava idare mahkemesinde açılır. Kural olarak işlemi yapan üniversitenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Kamu görevlisi olan adaylarda yeni veya eski görev yeri mahkemesi gündeme gelebilir. Yetki kamu düzeninden olduğu için mahkeme bu konuyu kendiliğinden inceler.
Akademik Kadro
Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalışma İzni ve Sözleşme Süreci
Yabancı uyruklu öğretim elemanı çalışma izni; Yükseköğretim Kurulunun ön izni, Bakanlığın vereceği çalışma izni ve üniversiteyle yapılan süreli sözleşme ile kurulur.