Rektör, jüri raporları olumlu olsa bile akademik kadroya atama yapmak zorunda değildir. Yetkinin mevzuat dayanağı, gerekçe yükümlülüğü, ilanın kaldırılması ve iptal davası yolu ayrı ayrı incelenmektedir.
Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi mevzuatta açıkça tanınmıştır. Jüri raporları olumlu olsa bile rektör atamayı yapmak zorunda değildir. Buna karşılık atamama kararı da bir idari işlemdir. İşlem; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden idare mahkemesinde denetlenir.
Kısa cevap: Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi sınırsız değildir. Takdire dayalı atamama kararı, jüri incelemesi ve yönetim kurulunun görüşü ya da kararı alındıktan sonra kural olarak verilir. İlan şartlarını taşımayan adayın elenmesi ise bağlı yetkinin sonucudur. Kararın somut ve denetlenebilir bir sebebe dayanması gerekir. Bu sınırlar, adayın işlemi eşitlik ve liyakat ilkelerine dayanarak dava yoluyla denetletmesine imkân verir.
Akademik Kadroya Atamayı Kim Yapar?
Üç öğretim üyesi kadrosunda da atama kararını rektör imzalar. Dayanak, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'dur. Kanun'un 23. maddesi doktor öğretim üyeliğini, 24. maddesi doçentliği, 26. maddesi profesörlüğü düzenler. Sürecin ilan ayağı için akademik kadro ilanı ve atama süreci yazısına bakılabilir.
Doktor öğretim üyeliğinde süreç fakültede başlar. Dekan ya da müdür üç profesör veya doçent belirler. Bu üyelerden biri o birimin yöneticisi, biri de üniversite dışından olur. Jüriden her aday hakkında ayrı yazılı mütalaa istenir. Yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra öneri rektöre sunulur. Kanun'un 23. maddesine göre atama en çok dört yıl süreyle yapılır. Süre sonunda görev kendiliğinden sona erer.
Doçent kadrosunda jüriyi rektör kurar. En az biri üniversite dışından olmak üzere üç profesör görevlendirilir. Bu profesörler her aday için ayrı rapor yazar ve birden fazla aday varsa tercihlerini de bildirirler. Üniversite yönetim kurulu raporları göz önünde tutarak karar alır. Rektör atamayı bu karar üzerine yapar.
Profesörlükte jüriyi üniversite yönetim kurulu seçer. En az üçü başka üniversiteden olmak üzere beş profesör görevlendirilir. Öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi kadrolarında ise Kanun'un 31. ve 33. maddeleri rektörün onayını arar. Kadronun derecesi değişse de son imza rektörde kalır.
Sık Sorulan Sorular
Rektör jüri raporları olumlu olduğu hâlde atama yapmayabilir mi?
Yapmayabilir. Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 6. maddesi, atamanın yapılıp yapılmayacağına karar verme yetkisini rektöre bırakır. Bu karar bir idari işlemdir ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık iddiasıyla idare mahkemesinde dava edilebilir.
Atanmama kararına karşı dava süresi kaç gündür?
Altmış gündür. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre süre, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlar. Aynı Kanun'un 11. maddesi uyarınca süre içinde üst makama başvurmak dava süresini durdurur; otuz gün içinde cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür.
Hüküm rektöre iki seçenek tanır: atama yapılabilir ya da yapılmayabilir. Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi doğrudan bu cümleden doğar. Yetki, sürecin dışında kullanılan serbest bir tercih hakkı değildir. Jüri raporları, yönetim kurulu görüşü ve dekan önerisi tamamlandıktan sonra kullanılır.
Doçentlikte metin biraz farklıdır. Yönetmeliğin 11. maddesine göre rektör, yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü aldıktan sonra atama hakkındaki kararını verir. Profesörlükte ise 15. madde atamayı doğrudan yönetim kurulunun kararına bağlar. Üç düzenleme bu nedenle rektöre aynı genişlikte hareket alanı tanımaz.
Bağlı Yetki ile Takdir Yetkisi Arasındaki Fark
Bağlı yetkide idarenin seçim alanı yoktur. Kanunda sayılan şartlar gerçekleşince idare öngörülen işlemi kurmak zorundadır. Takdir yetkisinde ise idare, hukuka uygun birden çok sonuç arasında bir seçim yapar. İki yetki türü arasındaki bu fark, atamama kararına yöneltilecek iddianın da çerçevesini belirler.
Akademik kadro sürecinde iki kavram iç içedir. İlan şartlarını taşımayan bir adayın atanmaması bağlı yetkinin sonucudur. Şartları taşıyan adaylar arasında tercih yapmak ya da hiç atama yapmamak ise takdir alanına girer. Takdir alanı da denetimsiz değildir. Kamu yararı ve hizmet gerekleri bu alanın dış sınırını çizer.
Bağlı yetki iddiasında aday, ilan ve kanun şartlarını sağladığını belgeleriyle göstermeye çalışır. Takdir yetkisi iddiasında ise tercihin ya da atamama kararının kamu yararına aykırı olduğu tartışılır. İki iddia aynı dilekçede birlikte de ileri sürülebilir.
Jüri Raporları Rektörü Bağlar mı?
Olumlu jüri raporu tek başına atanma hakkı doğurmaz. Kanun'un 24. ve 26. maddeleri raporları göz önünde tutulacak bir veri olarak tanımlar. Kararı üniversite yönetim kurulu alır, atamayı rektör yapar. Raporlar aday için sonucun kendisi değil, sonucun dayanağıdır.
“Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar.”
Rapor hukuken hazırlık işlemi sayılır. Dava da raporun kendisine değil, rapora dayanan atama ya da atamama işlemine karşı açılır. Adayın rapordaki değerlendirmeleri tartışması yine mümkündür. Bu tartışma iptal davasının içinde yürür ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle sürer.
Raporların tamamı olumluyken atama yapılmazsa işlemin sebep unsuru öne çıkar. İdarenin böyle bir durumda dayandığı somut sebebi göstermesi beklenir. Sebebi dosyada hiç görünmeyen işlem, sebep unsuru yönünden denetlenemez hâle gelir. Mahkeme de kararını dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinden kurar.
Raporların eksik kalması ayrı bir sorundur. Yönetmelik, bir ay içinde gelmeyen rapor için aynı usulle yeni bir üye belirlenmesini ister. Profesörlükte bu süre iki aydır. Eksik rapora rağmen kurulan işlem usul yönünden tartışmaya açık kalır. Mevzuatın aradığı sayıda görüş dosyaya girmemiş olur.
Üniversite Yönetim Kurulu Kararı Rektörü Nasıl Etkiler?
Yönetim kurulunun görüşü ya da kararı, rektörün jüri incelemesine dayanan atama ya da atamama işlemi için zorunlu bir aşamadır. Doktor öğretim üyeliğinde birim, doçentlik ve profesörlükte üniversite yönetim kurulunun görüşü ya da kararı aranır; bu atlanırsa işlem usul yönünden iptal edilebilir. Yönetim kurulu aşaması atlanamaz. Doktor öğretim üyeliğinde dekan, yazılı görüşler geldikten sonra ilk yönetim kurulu toplantısında adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir kadroya birden fazla aday başvurmuşsa yönetim kurulu tercihini gerekçeli olarak belirtir.
Doçentlikte rektör, üniversite yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü almadan karar veremez. Profesörlükte kanun metni daha da açıktır ve atamayı doğrudan yönetim kurulunun kararına bağlar. Kurul kararı olmadan kurulan bir atama işlemi yetki ve şekil yönünden sakat kalır.
Aynı sakatlık atamama kararı için de geçerlidir. Görüş alınmadan kurulan işlem, içeriği hiç tartışılmadan iptal edilebilir. Üniversite senatosu ve yönetim kurulu kararlarının iptali bu nedenle ayrı bir dava başlığı oluşturur. Kurul kararının tutanağı ve gerekçesi de davada istenebilecek belgeler arasındadır.
Kadro İhtiyacı ve Kamu Yararı Gerekçesi Ne Zaman Geçerlidir?
Gerekçe, dosyada belgelenen somut bir hizmet ihtiyacına veya kamu yararına dayanmalıdır. Soyut bir gerekçe sebep unsurunu tartışmalı kılar, sonradan çelişen bir gerekçe ise maksat unsuruna yönelik iddiayı güçlendirir. İdare, ilan ettiği her kadroyu doldurmak zorunda değildir. Bütçe kısıtı, birimin kapanması ya da ders yükünün değişmesi somut gerekçe olabilir. Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi bu tür ihtiyaç değişikliklerini karşılamaya da hizmet eder.
Gerekçe soyut kalırsa denetim zorlaşır. İhtiyacın kalmadığı söylenen kadronun kısa süre sonra yeniden ilan edilmesi çelişki yaratır. Aynı kadroya başka bir adayın atanması da bu savunmayı zayıflatır. Böyle bir çelişki, işlemin maksat unsuruna yönelik iddiayı güçlendirir.
Danıştay Sekizinci Dairesi bir profesörlük uyuşmazlığında bu soruyu ele almıştır. Daire, 25 Haziran 2025 tarihli E:2022/4162, K:2025/6104 sayılı kararıyla bölge idare mahkemesi kararını onamıştır. Onanan kararda, atanan adayın işleminin iptali davacıyı doğrudan kadroya getirmemiştir. Karara göre jüri raporları yönetim kurulunca yeniden değerlendirilecek, sonuç rektöre sunulacaktır. Rektör de atamanın yapılıp yapılmayacağına karar verecektir.
Aynı kararda ikinci bir ayrıntı daha vardır. Üniversitenin kendi yönergesindeki asgari ölçütleri sağlamak tek başına bir değerlendirme unsuru sayılmamıştır. Bu ölçütler adaylar için bağlayıcı bir hak da doğurmaz. Asgari şartı geçmek, kadroya atanmayı kendiliğinden getirmez.
Atama Yapmama Kararı Gerekçelendirilmek Zorunda mıdır?
Adaya yazılı ve gerekçeli cevap verilmesi gerekir. Bunu 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'un 7. maddesi düzenler. Maddeye göre başvurunun sonucu veya işlemin safahatı hakkında en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilir. Cevabın hiç verilmemesi adayın elini boş bırakmaz. Sessizlik zımni ret sayılır ve dava konusu edilebilir.
“Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir.”
Gerekçe, iptal davasının da temelidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi iptal sebeplerini yetki, şekil, sebep, konu ve maksat olarak sayar. Sebebin ne olduğu bilinmezse bu denetim yapılamaz.
Dosya mahkemeye taşındığında bilgi eksikliği idarenin aleyhine işleyebilir. Aynı Kanun'un 20. maddesi mahkemeye her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisi verir. Ara kararın gereğini yerine getirmeyen tarafın bu davranışının karara etkisini mahkeme takdir eder.
Dava öncesinde belge toplamanın bir yolu daha vardır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 11. maddesi bir süre öngörür. Kurum, istenen belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlar. Başka bir birimin ya da kurumun görüşü gerekiyorsa süre otuz iş gününe çıkar. Jüri raporları, yönetim kurulu kararı ve dekanlık yazısı bu yolla istenebilir.
Eşitlik ve Liyakat İlkeleri Nasıl Denetlenir?
İlk ölçüt Anayasa'nın 70. maddesidir. Maddeye göre hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesi de kamu hizmetine girmeyi ve yükselmeyi liyakat sistemine bağlar.
İlan aşaması bu ilkelerin ilk sınavıdır. Atanma Yönetmeliği'nin 3. maddesi, ilanda yalnız belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara yer verilmesini yasaklar. Aynı hüküm tez adlarının ilana yazılmasını da engeller. Kişiye özel akademik kadro ilanının iptali davaları bu yasağa dayanır.
Denetimin sınırı da bellidir. Anayasa'nın 125. maddesi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi yerindelik denetimini yasaklar. Mahkeme kimin atanacağını belirleyemez. Mahkeme, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar da veremez. Yargı denetimi, işlemin hukuka aykırı olup olmadığının saptanmasıyla sınırlıdır.
“İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.”
Başka Bir Adayın Atanması Davayı Nasıl Değiştirir?
Başka adayın ataması, davacının atanmamasından ayrı bir idari işlem olarak ayrıca dava edilebilir; aralarındaki bağlılık nedeniyle iki işlem aynı dilekçeyle dava edilebilir. Rakip adayın atamasının da süresinde dava edilmesi, iptal kararının uygulanmasını kolaylaştırır. Bu durumda ortada iki ayrı işlem bulunur: biri davacının atanmaması, diğeri rakip adayın atanmasıdır. İkisi birlikte dava edilmezse iptal kararı uygulamada karşılıksız kalabilir, çünkü kadro dolu görünmeye devam eder.
Atanan aday davaya davalı yanında müdahil olarak katılabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi üçüncü kişilerin davaya katılmasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine yollama yapar. Kadronun dolu olması davayı konusuz bırakmaz.
Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi burada ikinci bir soru doğurur. Diğer adayın ataması iptal edilse bile davacı kendiliğinden atanmaz. Yukarıda anılan 2025 tarihli Danıştay kararı da bu sonuca varmıştır. Süreç, jüri raporlarının yeniden değerlendirilmesiyle baştan işletilir.
İlanın İptali ve Atamadan Vazgeçme İşlemi
Rektörlük, çıktığı ilanı geri alabilir ya da kaldırabilir. İlan da bir idari işlemdir. Geri alma ve kaldırmanın genel kuralları burada da geçerlidir. Adayın burada dava edeceği işlem, atamama kararı değil ilanın kaldırılmasına ilişkin karardır.
İlandaki ek koşullar da denetlenir. Danıştay Sekizinci Dairesi 5 Şubat 2025 tarihli E:2023/4295, K:2025/401 sayılı kararında bu noktayı ele almıştır. Karara göre kanunda yer almayan genel ve objektif nitelikteki ek kriterler için Yükseköğretim Kurulu onayı zorunludur. Daire, onay alınmadan çıkılan ilana bağlı işlemi hukuka uygun bulmamış ve bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur. Karar metnine Danıştay karar arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Aynı kararda ikinci bir ayrım daha yapılmıştır. Yalnız bir kadroya özgü ve o kadronun ihtiyacına dayanan özel şartlar bu onaya tabi değildir. Ayrım, şartın tek bir kadroya mı yoksa ilanın bütününe mi yöneldiğine göre kurulur.
Sürüncemede Bırakma ve Zımni Ret
Yönetmelik süreç için somut süreler öngörür. Doktor öğretim üyeliği ve doçentlikte jüri, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde belirlenir. Bu jürilerde üyeler raporlarını bir ay içinde verir. Profesörlükte jüri seçimi bir ay, rapor süresi iki aydır.
Sürelerin aşılması adayı kendiliğinden atanmış duruma getirmez. Aday, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesine dayanarak idareye başvurabilir. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Akademik personelin atanmasının geciktirilmesi hâlinde izlenecek yol budur.
Zımni ret, adaya somut bir dava konusu kazandırır. Otuz günün dolduğu tarihten sonra dava açma süresi işlemeye başlar. Bu yol, ortada tamamlanmış bir işlem bulunmadığı yönündeki savunmayı da karşılar.
İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Şartları
Dava süresi altmış gündür ve işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlar. Kanun'un 11. maddesi, süre içinde üst makama başvurulmasına izin verir. Üst makam yoksa başvuru işlemi yapan makama yapılır. Bu başvuru işlemeye başlamış süreyi durdurur. Akademik kadroya atanmama davasının usulü ayrıca ele alınmıştır.
Görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak işlemi yapan üniversitenin bulunduğu yerdedir. Kamu görevlisi sıfatı taşıyan adayların atanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda ise 33. madde yeni veya eski görev yeri mahkemesini yetkili kılar.
Yürütmenin durdurulması iki şartın birlikte gerçekleşmesini ister. İşlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zarar doğurmalıdır. İşlem ayrıca açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Kamu görevlileri hakkındaki atama işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenen işlemlerden sayılmaz. Karar bu nedenle idarenin savunması alındıktan sonra verilir. Kurumun genel çerçevesi yürütmenin durdurulması yazısında anlatılmıştır.
Mahkeme Kararından Sonra Rektörün Yapması Gerekenler
İdare, kararın gereğini geciktirmeden yerine getirmek zorundadır. Bu süre, kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. Kural, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde yer alır.
İptal kararı davacıyı doğrudan kadroya oturtmaz. Mahkeme idarenin yerine geçemediği için süreç baştan işletilir. Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi bu ikinci turda da devam eder. Ancak yeni işlem, iptal kararının gerekçesine uygun kurulmak zorundadır.
Aynı sakatlık tekrar edilirse yeni bir dava gündeme gelir. Yoksun kalınan parasal haklar için tam yargı davası açılabilir. Kanun'un 12. maddesi bu yolu iptal davasıyla birlikte ya da iptal kararının tebliğinden sonra tanır.
İkinci işlem de yeni bir dava süresi başlatır. Süre yine yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür. Yeni işlem aynı gerekçeyi tekrar ediyorsa, ilk kararın gerekçesi dosyaya delil olarak sunulur.
Rektörün Akademik Kadroya Atama Yapmama Yetkisi Konusunda Avukat Desteği
Rektörün akademik kadroya atama yapmama yetkisi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Jüri raporları, yönetim kurulu kararı ve varsa idari ya da yargısal kararlar da bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Atanmama işlemi hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi çevrim içi soru formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Rektör atamama gerekçesini bildirmek zorunda mıdır?
Adaya gerekçeli cevap verilmesi gerekir. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'un 7. maddesi, başvurulara en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmesini ister. Gerekçe hiç bildirilmezse işlemin sebep unsuru yargı önünde denetlenemez duruma gelir.
Tek aday olduğum kadroya atanmam zorunlu mudur?
Hayır, tek aday olmak atanma hakkı doğurmaz. Üniversitenin kendi yönergesindeki asgari ölçütleri sağlamak da tek başına bağlayıcı bir hak vermez. Rektör, jüri raporları ve yönetim kurulu kararından sonra atamanın yapılıp yapılmayacağına karar verir.
Kadroya başka bir aday atandıysa ne yapmak gerekir?
Hem kendi atanmama işleminizi hem de diğer adayın atanma işlemini birlikte dava konusu yapmanız gerekir. Yalnız birine dava açılırsa iptal kararı uygulamada karşılıksız kalabilir. Atanan aday, davaya davalı yanında müdahil olarak katılabilir.
Üniversite ilanı geri çekerse dava açılabilir mi?
İlanın geri alınması veya kaldırılması da bir idari işlemdir ve dava edilebilir. Bu durumda dava konusu, atanmama kararı değil ilana ilişkin karardır. Dava süresi, kararın yazılı bildirimini izleyen günden itibaren altmış gündür.
Atama işlemi hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilir mi?
Verilebilir, ancak iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır. İşlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zarar doğurmalı ve işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Kamu görevlileri hakkındaki atama işlemleri uygulanmakla etkisi tükenen işlemlerden sayılmadığı için karar, idarenin savunması alındıktan sonra verilir.
Akademik Kadro
Akademisyen Ek İş Yapabilir mi? Dış Görev, Danışmanlık, Şirket ve YouTube Geliri
Devlet üniversitesindeki öğretim elemanı hangi dış işleri izinle yapabilir? Döner sermaye, görevlendirme, teknopark şirketi, YouTube geliri, disiplin ve dava yolu.