Üniversite Akademik Atama Kriterlerinin Değiştirilmesi
Üniversite Akademik Atama Kriterlerinin Değiştirilmesi ve Geriye Yürümezlik
Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi düzenleyici bir işlemdir ve kural olarak geçmişe yürümez. Yazıda YÖK onayı, yürürlük tarihi, kazanılmış hak tartışması ve iptal davası yolu ele alınmaktadır.
# Üniversite Akademik Atama Kriterlerinin Değiştirilmesi ve Geriye Yürümezlik
Üniversiteler, öğretim üyesi kadroları için kanundaki asgari şartların üstüne ek koşul koyabilir. Bu koşulları senato belirler, Yükseköğretim Kurulu onaylar. Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi düzenleyici bir işlemdir ve kural olarak geçmişe yürümez. Değişiklikten önce ilan edilmiş bir kadroya yeni ve ağır şart uygulanması, hukuki güvenlik ilkesine dayanılarak dava konusu edilebilir.
Üniversitelerin Ek Akademik Kriter Belirleme Yetkisi
Yetkinin kaynağı doğrudan kanundur. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23. maddesinin (c) bendi doktor öğretim üyesi kadrosunu düzenler. 24. maddenin (d) bendi doçent kadrosuna, 26. maddenin (a) bendi ise profesörlüğe ilişkindir. Üç hüküm de yükseköğretim kurumuna ek koşul koyma izni verir.
İzin sınırsız değildir; her üç bentte de aynı üç ölçüt tekrarlanır. Ek koşul yalnız bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik olabilir, bilim dalları arasındaki farkları gözetir ve nesnel, denetlenebilir nitelikte olur.
Kriterleri hazırlayan organ senatodur. Kanun'un 14. maddesi senatoyu üniversitenin akademik organı sayar. Aynı madde ona eğitim, bilimsel araştırma ile yayın esasları hakkında karar alma görevi verir. Metni çoğu üniversitede önce bir komisyon hazırlar, senato sonra karara bağlar.
Ek koşul asgari şartın yerine geçmez. Doktora derecesi, doçentlik unvanı ve doçentlikten sonraki beş yıllık süre kanundan doğar. Senato bu şartları hafifletemez, yalnız üstüne ekleme yapabilir.
Kural vakıf üniversitelerinde de aynıdır. Kanun'un ek 8. maddesi bu kurumlardaki akademik organları devlet üniversitelerindeki gibi düzenler. Aynı madde öğretim elemanı niteliklerini de eşit sayar. Vakıf üniversitesi de bu yüzden kendi kriterini onaya sunar.
Kriterlerin YÖK Onayı ve İlanı
Senato kararı tek başına yürürlük doğurmaz. Kanun'un üç bendi de ek koşulun Yükseköğretim Kurulunun onayı alınarak belirleneceğini söyler. Onay burada tamamlayıcı bir işlemdir ve kriterin hukuki varlığını kurar.
Sık Sorulan Sorular
Üniversite atama kriterleri değişince eski kriterler mi geçerli olur?
Belirleyici olan ilanın tarihidir. Yönergenin yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş bir kadroda değerlendirme, ilan sırasında yürürlükte olan kriterlere göre yapılır. Yeni yönerge geçiş hükmü içeriyorsa öncelikle o hüküm uygulanır.
Evet. 2547 sayılı Kanun'un 23, 24 ve 26. maddeleri ek koşulun Yükseköğretim Kurulunun onayı alınarak belirleneceğini söyler. Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 3. maddesi de adaydan yalnızca onaylanmış ek koşulları sağlamasını ister.
Aynı kural yönetmelikte de geçer. 12 Haziran 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 3. maddesi adaydan neyi beklediğini açık yazar. Aday, 2547 sayılı Kanun uyarınca belirlenen ve Kurulca onaylanan ek koşulları sağlamış olmalıdır. Onaydan geçmemiş bir metin bu tanımın dışında kalır.
İlan metni ile yönerge her zaman örtüşmez. İlanda yönergede bulunmayan bir şart görülebileceği gibi, yönergedeki bir şart ilana hiç yazılmayabilir. Böyle bir çelişkide dayanak metin esas alınır. İlan, yürürlükteki ve onaylı kritere dayanmak zorundadır. Dayanağı bulunmayan bir ilan şartı ayrı bir hukuka aykırılık iddiası doğurur.
Onaysız Kriterin İlanda Aranması
Senato yeni metni kabul eder, ilan hemen çıkar, onay ise beklemede kalır. Bu sırayla yayımlanan bir ilanda aranan şart, kanunun istediği onay unsurunu taşımaz.
Adayın arayacağı iki bilgi vardır. Bunlar ek koşulun dayandığı senato kararının tarihi ile o kararın onay tarihidir. İkisi de yönergenin ilk sayfasında yer alır. Bilgi orada yoksa üniversiteden yazıyla istenebilir.
Yeni Kriterlerin Yürürlük Tarihi
Bir kriter değişikliğinde üç ayrı tarih bulunur. Bunlar senatonun karar tarihi, Kurulun onay tarihi ve yönergenin kendi yürürlük maddesindeki tarihtir. Üçü çoğu zaman aynı gün değildir.
Belirleyici olan yürürlük hükmüdür. Metin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini yazıyorsa uygulama o gün başlar. Bazı yönergeler ise geçiş hükmü koyar. Bu hüküm, yeni şartların hangi tarihten sonraki ilanlara uygulanacağını gösterir. Böyle bir hüküm varsa tartışmanın büyük bölümü çözülmüş olur.
Yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş kadroya eski kriter uygulanır. Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi, o sırada açık olan ilanları kendiliğinden kapsamaz. Aksi uygulama adayı bilmediği bir kuralla ölçer.
Yönergede Bakılacak Tarihler
Yönerge eline geçtiğinde ilk sayfa okunur ve şu bilgiler not edilir.
Senatonun karar tarihi ve karar numarası
Yükseköğretim Kurulunun onay tarihi
Yürürlük maddesindeki tarih
Varsa geçiş hükmü ve kapsadığı dönem
Listeye kadronun Resmî Gazete'de ilan edildiği gün ile son başvuru günü de eklenir. Bu altı tarih alt alta yazıldığında hangi metnin uygulanacağı çoğu kez kendiliğinden çıkar.
Devam Eden Başvurulara Yeni Kriter Uygulanması
İlan, adaya yapılan bir çağrıdır. Yönetmeliğin 5, 9 ve 13. maddeleri kadroların Resmî Gazete'de ve üniversitenin internet sayfasında duyurulmasını ister. Adaylara verilecek başvuru süresi de on beş günden az olamaz. İlan çıktığı anda adayın hangi şartlarla yarışacağı bellidir.
Süreç ilanla bitmez. Dosyalar teslim edilir, jüri kurulur, raporlar gelir ve yönetim kurulu karar verir. Bu aşamalar aylarca sürebilir. Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi tam bu aralığa denk gelirse sorun doğar.
İlandan sonra konulan şart adayı zor durumda bırakır. Yeni yönerge birinci isim yazarlıkla bir yayın istiyorsa, aday bunu geriye dönük üretemez. İşlem sonradan doğmuş bir kurala dayandırılırsa sebep unsuru tartışmalı hâle gelir.
Ön değerlendirme aşaması ayrıca dikkat ister. Aday ilan şartlarını taşıdığı için listeye girmiştir. Listeye girdikten sonra ölçütün değişmesi, aynı yarışta iki farklı cetvel kullanmak anlamına gelir.
Kural yalnız ağırlaştırma yönünde işlemez. Yeni yönerge şartları hafifletiyorsa lehe düzenleme gündeme gelebilir. Bu ihtimal her dosyada ayrıca değerlendirilir.
Yeniden Atama Sürecinde Kriter Değişikliği
Doktor öğretim üyeliğinde atama sürelidir. Yönetmeliğin 7. maddesi bu kadroya en az bir, en çok dört yıl için atama yapılmasını öngörür. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi biten kişi, ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir.
Kriter değişikliği bu döngüye de girer. Öğretim üyesi ilk atamasını eski yönergeye göre almış olabilir. Süre dolduğunda ise karşısında yeni ve daha ağır bir metin bulur. Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi bu noktada yeniden atama dosyasını doğrudan etkiler.
Yine yürürlük ve geçiş hükümleri okunur. Yeni yönerge belli bir sürede tamamlanacak bir yayın ya da proje istiyorsa, sürenin yürürlük tarihinden başlaması beklenir. Geçmiş görev döneminde yapılmayan bir işin sonradan aranması, öğretim üyesinin önceden bilemeyeceği bir ölçüt yaratır.
Süreli atamanın kendisi kazanılmış hak vermez, görev süresi kanun gereği sona erer. Yeniden atanmama kararı ise bir idari işlemdir ve yargı denetimine tabidir.
Kazanılmış Hak ve Haklı Beklenti Ayrımı
İki kavram sık karışır. Kazanılmış hak, yürürlükteki kurala uygun biçimde kişi lehine doğmuş ve kişiselleşmiş bir durumdur. Atama tamamlanmış ve unvan verilmişse böyle bir hak vardır.
Bir kadroya başvurmuş olmak ise kazanılmış hak doğurmaz. İlan bir yarışmadır ve kadro sayısı sınırlıdır. Aday şartları taşısa bile atanacağını ileri süremez.
Adayın dayanacağı şey başkadır. İlan tarihinde yürürlükte olan kurala göre ölçülmeyi bekler ve bu beklenti idarenin kendi ilanından doğar. Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi de hukuki güvenlik ve belirlilik gereklerini içerir.
Unvan ile kadro da birbirinden ayrılır. Doçentlik unvanını Üniversitelerarası Kurul verir. Kanun'un 24. maddesi bu unvanı yeterli yayın ve çalışmaya sahip adaya tanır. Unvan bir kez alındıktan sonra kişiye bağlı kalır.
Doçent kadrosu ayrı bir aşamadır. Aynı maddenin (e) bendi, unvan sahibinin ilan edilen kadroya başvurmasını öngörür. Üniversitenin ek koşulu bu ikinci aşamada devreye girer. Kriter değişikliği bu yüzden unvanı değil, o kadroya atanmayı etkiler.
Ayrım dava dilekçesinde işe yarar. İstem atanma üzerine değil, ilan tarihindeki ölçüte göre değerlendirilme üzerine kurulur. Bu kuruluş talebi daha savunulabilir kılar.
Puan ve Yayın Şartlarının Ağırlaştırılması
Ağırlaştırmanın biçimleri bellidir. Toplam puan barajı yükselir, dergi çeyrekliği için Q1 veya Q2 şartı gelir, birinci isim yazarlık aranır. Bazı yönergeler bunlara atıf sayısı, proje yürütücülüğü ya da tez danışmanlığı ekler.
Ağırlaştırma tek başına hukuka aykırı değildir, çünkü kanun ek koşula açıkça izin verir. Denetim, koşulun içeriğine ve konuluş biçimine yönelir.
Ölçülebilir Şart ile Takdire Bağlı Şart
Kanun nesnellik ve denetlenebilirlik arar. Puan, sayı, indeks adı ve süre gibi ölçütler bu şartı karşılar. Aday bunları önceden hesaplayabilir, mahkeme de sonradan denetleyebilir.
Takdire bağlı ifadeler ise zorlanır. Yeterli bilimsel olgunluk ya da alana katkı gibi kalıplar ölçüye gelmez ve jüriye sınırsız alan bırakır. Aynı belge iki farklı kurulda iki farklı sonuç doğurabilir.
Geçiş hükmünün yokluğu ayrı bir sorundur. Yeni yönerge belli bir sürede tamamlanacak bir yükümlülük getiriyorsa, sürenin yürürlük tarihinden başlaması beklenir. Aksi hâlde adaydan geçmişte yapılamayacak bir iş istenmiş olur.
Kişiye Özgü Kriter Belirlenmesi Yasağı
Yönetmelikte bu konuda açık hüküm vardır. 3. maddeye 9 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle eklenen üçüncü fıkra, ilanda tez adlarının bir kısmının ya da tamamının yazılmasını yasaklar. Sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemez.
Yasak ilan metnine yöneliktir, ancak aynı sonuç yönerge üzerinden de doğabilir. Kriterlere tek bir adayın karşıladığı şart eklenirse ilan görünüşte genel kalır, sonuç ise kişiselleşir.
İddianın dayanağı somut verilerdir. Değişikliğin tarihi ile ilanın tarihi arasındaki mesafeye bakılır. Eklenen şartın kaç adayı elediği ölçülür. Şartın bilim alanıyla ilgisi de tartışılır. Konunun ilan boyutu kişiye özel akademik kadro ilanı yazısında ele alınmıştır.
Kriter Değişikliğine Karşı Düzenleyici İşlem Davası
Yönerge genel ve soyut bir metindir. Belirli bir kişiyi değil, o üniversitedeki bütün adayları ilgilendirir. Bu niteliği nedeniyle doğrudan iptal davasına konu olur.
Davacı olabilmek için menfaat ilgisi aranır. Kanun'un 2. maddesi iptal davasını menfaatleri ihlal edilenlere tanır. Yönerge ise o üniversitedeki kadrolara başvuracak herkesi bağlar. İlgili bilim alanındaki bir akademisyenin menfaati bu nedenle vardır. Aday ilana başvurmuşsa ilgi daha da somutlaşır.
Süre 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde yazılıdır. İdare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Aynı maddenin dördüncü fıkrası düzenleyici işlemler için ayrı bir başlangıç koyar. Süre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işler.
Yetkili mahkeme Kanun'un 32. maddesine göre belirlenir. Bu madde işlemi yapan merciin bulunduğu yer mahkemesini yetkili sayar. Yönergeyi senato kabul ettiği için bu yer üniversitenin bulunduğu ildir. Senato ve yönetim kurulu kararlarına karşı davanın genel çerçevesi üniversite senatosu kararı iptal davası yazısındadır.
Dilekçede yürütmenin durdurulması da istenebilir. Kanun'un 27. maddesi bunun için iki şartı birlikte arar. İşlem açıkça hukuka aykırı olmalı ve uygulanması hâlinde telafisi güç zarar doğmalıdır.
Delil toplamak davadan önce başlar. Senato karar örneği, onay yazısı ve eski yönerge metni istenir. Üniversitenin internet arşivi de kaynak olur. Bilgi edinme başvurusu bu belgelere ulaşmanın pratik yoludur.
Bireysel Atama İşlemiyle Birlikte İtiraz
Altmış günlük süre kaçmışsa yol kapanmaz. Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası bu hâli ayrıca düzenler ve düzenleyici işlemin uygulanması üzerine dava açılmasına izin verir. Dava düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birden yöneltilebilir.
Fıkra bir cümle daha içerir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayalı işlemin iptaline engel değildir. Aday bu sayede kendi dosyasındaki karara karşı açtığı davada kriteri tartışabilir.
Bu davada süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar ve altmış gündür. Kanun'un 11. maddesi aynı süre içinde idareye başvuru yolunu açar. Başvuru, işlemeye başlamış dava süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır.
İptal kararı geçmişe etkilidir ve iptal edilen işlem hiç yapılmamış sayılır. Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi işlemi iptal edilirse, o kritere dayanan değerlendirme de dayanaksız kalır.
Sonuç kendiliğinden doğmaz. Düzenleyici işlemin iptali, ona dayanan bireysel işlemleri otomatik olarak kaldırmaz. Kesinleşmiş bir işlemden etkilenen adayın ayrıca dava açması ya da idareye başvurması gerekir.
Kararın kapsamı da okunmalıdır. Mahkeme yönergenin tamamını iptal edebileceği gibi yalnız bir maddesini veya fıkrasını da iptal edebilir. Kısmi iptalde yönergenin geri kalanı yürürlükte kalır.
İdarenin yükümlülüğü Kanun'un 28. maddesinde yazılıdır. İdare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem yapmak zorundadır. Bu süre kararın tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Pratik sonuç dosyanın aşamasına bağlıdır. Değerlendirme sürerken iptal gelirse üniversite eski kritere göre yeniden değerlendirme yapar. Kadroya atama yapılmışsa yeniden ilan gündeme gelebilir. Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi konusundaki davalarda bu ayrım, talep sonucunun nasıl yazılacağını belirler.
Üniversite Akademik Atama Kriterlerinin Değiştirilmesi Konusunda Avukat Desteği
Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Yönergenin yürürlük tarihi, ilanın tarihi ve dosyadaki belgeler de bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Kriter değişikliği hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Kadroya başvurmuş olmak kazanılmış hak sayılır mı?
Sayılmaz. Başvuru tek başına atanma hakkı doğurmaz, çünkü ilan sınırlı sayıda kadro için açılan bir yarışmadır. Adayın ileri sürebileceği husus, ilan tarihinde yürürlükte olan kurala göre değerlendirilmesi gerektiğidir.
Yeni kriter yönergesine karşı dava süresi ne kadardır?
Süre altmış gündür. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasına göre ilanı gereken düzenleyici işlemlerde bu süre ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Süre geçse bile kriterin uygulandığı bireysel işleme karşı açılacak davada hukuka aykırılık ileri sürülebilir.
Atama kriterleri yönergesini nereden bulabilirim?
Yükseköğretim Kurulu Personel Dairesi Başkanlığı, onayladığı yönergeleri kendi sitesinde üniversite bazında yayımlar. Üniversitelerin personel daire başkanlığı sayfalarında da güncel metin bulunur. Metnin ilk sayfasındaki senato karar tarihi ile YÖK onay tarihi kontrol edilmelidir.
Kriter değişikliği belirli bir adayı hedefliyorsa ne yapılabilir?
Yönetmeliğin 3. maddesinin üçüncü fıkrası, ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara yer verilmesini yasaklar. Aynı sonucu doğuran yönerge değişiklikleri de bu yasak çerçevesinde tartışılabilir. İddia, değişikliğin zamanlaması ve şartın kaç adayı elediği gibi somut verilerle desteklenir.
Dava açtığımda atama işlemi durur mu?
Dava açılması tek başına yürütmeyi durdurmaz. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesini arar. Bu nedenle yürütmenin durdurulması ayrıca ve gerekçeli olarak istenmelidir.
Akademik Kadro
Doktor Öğretim Üyesi Jüri Raporu Eksikliği ve Gerekçesizlik
Doktor öğretim üyesi kadrosunda jüri üç öğretim üyesinden oluşur ve her aday için ayrı yazılı görüş verir. Raporun eksik kalması, gerekçesiz olması ve raporlar arasındaki çelişki, atama işleminin hukuka aykırılığını gösteren en somut noktalardır.