Yükseköğretim Elemanlarının Disiplin Cezalarına İlişkin Danıştay 8. Daire Kararı: Cezaların Niteliğine Göre Özgüllenmesi. Danıştay idari yargının en üst makamını oluşturduğundan kararlarının bu anlamda oldukça büyük bir önemi bulunmaktadır.
Yönetim görevinden ayırma, adı üzerinde, bir yöneticilik görevini sona erdiren disiplin cezasıdır. Bu nedenle ceza, ancak yöneticilik görevi bulunan kişiye verilebilir. Üzerinde idari görev olmayan bir öğretim üyesine görevinden ayırma cezası uygulanamaz. Danıştay Sekizinci Dairesi bu ayrımı bir kararında açıkça ortaya koymuştur. Karar, disiplin cezalarının cezanın niteliğine göre özgülenmesi ilkesini gösterir.
Bu yazıda önce Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı ve konu olay aktarılır. Ardından cezanın tanımı ve kime uygulanabileceği açıklanır. Sonra bugünkü mevzuatın durumu ele alınır. Son bölümde işleme karşı izlenecek itiraz ve dava yolları anlatılır. Süreler ve yetkili merciler ayrı başlıklarda gösterilir. Akademik personele verilebilecek yaptırımların tamamını akademisyenlerin alabilecekleri disiplin cezaları yazımızda topluca ele aldık.
Kısa cevap: Danıştay, yönetim görevinden ayırma cezasının yalnızca yöneticilik görevi bulunan öğretim elemanına verilebileceğini kabul etmiştir. İdari görevi olmayan öğretim üyesine kurulan cezayı iptal eden idare mahkemesi kararını onamıştır. Ceza bugün 2547 sayılı Kanunda ayrı bir disiplin cezası değildir. Yöneticilik görevi, aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlarda kanunun 53/D maddesi gereği kendiliğinden sona erer.
Danıştay Kararının Özeti
Uyuşmazlık bir devlet üniversitesinde başlamıştır. Su Ürünleri Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan bir akademisyen hakkında disiplin işlemi kurulmuştur. Dayanak, o tarihte yürürlükte olan disiplin yönetmeliğinin 7 nci maddesinin (g) bendidir. Akademisyen işlemin iptali istemiyle idare mahkemesine başvurmuştur. Mahkeme davayı kabul etmiş ve cezayı iptal etmiştir.
Karar konu olayda Su Ürünleri Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan bir akademisyene Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 7.maddesinin g bendi uyarınca yönetim görevinden ayırma disiplin cezası kesilmiştir. İlgili akademisyen bu cezayı bir idari işlem olmasından kaynaklı olarak idare mahkemesine götürmüş ve iptalini istemiş, idare mahkemesi de ilgili akademisyenin davasının haklı bularak disiplin cezasını iptal etmiştir. İdare mahkemesi bu iptali şu açıklamalara dayandırmıştır:
Disiplin Yönetmeliğinin 4/c maddesinde, yönetim görevinden ayırma cezasının, rektörlük, dekanlık, enstitü müdürlüğü, yüksek okul müdürlüğü, bölüm başkanlığı, anabilim dalı başkanlığı, bilim dalı başkanlığı veya sanat dalı başkanlığı görevinden ayırmak olarak tanımlandığı, yönetim görevinden ayırma cezasının niteliği gereği yöneticilik görevinde bulunanlara verilebilecek bir ceza olduğu, Su Ürünleri Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacıya üzerinde herhangi bir idarecilik görevi bulunmaması nedeniyle verilen cezada hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmemiştir.
Sık Sorulan Sorular
Yönetim görevinden ayırma cezası idari görevi olmayan öğretim üyesine verilebilir mi?
Hayır. Bu ceza yalnızca rektörlük, dekanlık, müdürlük ya da başkanlık gibi bir yönetim görevi yürüten kişiye uygulanabilir. Üzerinde idari görev bulunmayan öğretim üyesi bakımından sona erdirilecek bir görev yoktur. Danıştay Sekizinci Dairesi onadığı kararda bu sonucu benimsemiştir.
Yanlış türde disiplin cezası verilmesi tek başına iptal sebebi olur mu?
Evet. Disiplin cezası bir idari işlemdir ve konu unsuru işlemin doğurduğu hukuki sonucu gösterir. Seçilen ceza türü ilgilinin statüsüne uymuyorsa konu unsuru sakatlanır. Fiil soruşturmada sabit görülmüş olsa bile işlem bu nedenle iptal edilebilir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Davalı idare kararı temyiz etmiştir. Danıştay istemi reddetmiş ve ilk derece kararını onamıştır. Böylece iptal kararı kesinleşmiştir. Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı, cezanın türü ile ilgilinin statüsü arasındaki bağı esas almıştır. Benzer bir uyuşmazlığı akademisyenin yönetim görevinden ayırma disiplin cezası davası yazımızda da inceledik.
Yönetim Görevinden Ayırma Cezası Nedir?
Ceza, karara konu dönemde yürürlükte olan yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (c) bendinde tanımlanmıştır. Tanıma göre ceza, kişiyi belirli yönetim görevlerinden ayırmayı ifade eder. Sayılan görevler rektörlük, dekanlık, enstitü müdürlüğü ve yüksekokul müdürlüğüdür. Bölüm başkanlığı, anabilim dalı başkanlığı, bilim dalı başkanlığı ve sanat dalı başkanlığı da listeye dahildir.
Cezanın sonucu sınırlıdır. Yalnızca idari görev sona erer. Kişinin öğretim üyeliği sıfatı devam eder. Maaş ve kadro ilişkisi de kural olarak sürer. Bu yönüyle görevinden ayırma cezası, kamu görevinden çıkarma cezasından açık biçimde ayrılır.
Ceza Kimlere Uygulanabilir?
Cevap cezanın tanımından çıkar. Ceza yalnızca yönetim görevi yürüten yükseköğretim elemanına verilebilir. Bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı veya dekan bu kapsamdadır. Buna karşılık yalnızca ders veren ve idari görevi bulunmayan bir öğretim üyesi kapsam dışındadır. Böyle bir kişi hakkında görevinden ayırma cezası kurulursa ortada ayrılacak bir görev yoktur. İşlem bu nedenle uygulanamaz hale gelir.
İdari İşlemin Konu Unsuru Neden Belirleyici Olur?
Konu unsuru belirleyicidir; çünkü verilen ceza türü ilgilinin hukuki statüsüne uymazsa işlem bu tek nedenle iptal edilir. İdari işlemin beş unsuru vardır. Bunlar yetki, şekil, sebep, konu ve amaçtır. Konu unsuru, işlemin doğurduğu hukuki sonucu anlatır. Disiplin cezalarında konu unsuru, verilen cezanın türüdür. Ceza türü ilgilinin hukuki statüsüne uymuyorsa konu unsuru sakat olur. Bu sakatlık tek başına iptal sebebidir.
Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı bakımından durum tam olarak budur. Davacının üzerinde herhangi bir idarecilik görevi bulunmamaktadır. Bu nedenle ona görevinden ayırma cezası verilmesi mümkün değildir. İdare mahkemesi de iptal kararını bu gerekçeye dayandırmıştır. Danıştay onama kararıyla aynı yorumu benimsemiştir.
Karardan Çıkarılacak Sonuç
Karar üç noktada yol gösterir. Birincisi, disiplin cezaları birbirinin yerine geçmez. İkincisi, her ceza kendi muhatabına özgülenmiştir. Üçüncüsü, fiil sabit olsa bile yanlış tür ceza hukuka aykırıdır. Bu ilkeler bugünkü disiplin düzeninde de geçerlidir. Karar ayrıca soruşturma raporunun sınırını gösterir. Rapor, ilgilinin görevini de doğru saptamalıdır. Görev tespiti yanlışsa ceza türü de yanlış seçilir.
2547 sayılı Kanun yükseköğretim elemanlarına verilecek disiplin cezalarını düzenlemiştir. Ayrıca Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nde de benzer hükümler mevcuttur. Buna ek olarak Yönetmelik’te 7.maddesi uyarınca yönetim görevinden ayırma disiplin cezası öngörülmüş ve altındaki bentlerde de hangi fiil ve hallerin bu disiplin cezasını gerekli kılacağı düzenlenmiştir.
Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı ışığında fiilin sübutu ile cezanın türü ayrı sorunlardır. Soruşturma raporunda fiil kanıtlanmış olabilir. Ancak seçilen ceza ilgilinin statüsüne uymuyorsa işlem ayakta kalmaz. Bu durumda idarenin yapabileceği tek şey, uygun ceza türünü yeniden değerlendirmektir. Yeniden değerlendirme de zamanaşımı süreleri içinde yapılmalıdır. Aksi halde yeni bir ceza kurulamaz.
Bugün Yürürlükte Olan Disiplin Düzeni Nasıldır?
Bugünkü düzen doğrudan 2547 sayılı Kanunun 53 ve 53/A-53/G maddelerinde yer alır; eski disiplin yönetmeliği 2017'de yürürlükten kaldırılmıştır. Karara dayanak yapılan yönetmelik artık yürürlükte değildir. Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırma işlemi 20 Ekim 2017 tarihli ve 30216 sayılı Resmî Gazete ile yapılmıştır. Disiplin fiilleri ve cezaları bugün doğrudan kanunda yer alır. Dayanak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53 üncü maddesidir.
Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrası öğretim elemanlarına verilebilecek cezaları sayar. Bunlar uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesmedir. Listeye kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme de girer. Son iki ceza üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarmadır. Bu listede yönetim görevinden ayırma yer almaz. Yani cezanın kendisi bugün ayrı bir disiplin cezası değildir.
“Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.”
Yöneticilik görevinin sona ermesi bugün başka bir yoldan gerçekleşir. Kanunun 53/D maddesi belirli cezalara bağlı bir sonuç öngörür. Aylıktan veya ücretten kesme cezası alanlar üç yıl boyunca yönetici kadrolarına atanamaz. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar için bu süre beş yıldır. Yasak rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü ve bölüm başkanlığı gibi görevleri kapsar. Cezanın verildiği tarihte bu görevlerde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer.
“Aylıktan veya ücretten kesme cezası alanlar üç yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezası alanlar beş yıl boyunca rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, meslek yüksekokulu müdürü, bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı, anasanat dalı başkanı, bilim dalı başkanı, sanat dalı başkanı, daire başkanı dengi ve üstü kadrolara atanamazlar. Söz konusu disiplin cezalarının verildiği tarihte bu görevlerde bulunanların görevleri kendiliğinden sona erer ve durum ilgili mercilere derhal bildirilir.”
Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı ile bugünkü düzen arasındaki fark uygulamada önemlidir. Eski düzende yöneticilik görevine son verilmesi doğrudan bir disiplin cezasıydı. Yeni düzende ise başka bir cezanın kanuni sonucudur. Bu nedenle dava dilekçesinde tartışılacak işlem de değişir. Artık asıl hedef, sonucu doğuran disiplin cezasının kendisidir.
Görevinden Ayırma İşlemine Karşı Hangi Yollar İzlenir?
Ceza verilirse tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir; itiraz zorunlu değildir, tüm ceza türlerinde de mevcut bir yol değildir. İtiraz edilmeden veya itirazın reddinden sonra altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İlk güvence savunma hakkıdır. Kanunun 53/A maddesine göre savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylem açıkça belirtilir. Yazıda ayrıca öngörülen disiplin cezası da gösterilir. Savunma için verilecek süre yedi günden az olamaz. İlgili, savunmadan önce soruşturma evrakını inceleyebilir. Bu kural 30 Temmuz 2026 tarihli değişiklikle güncellenmiştir. Savunma hakkının kapsamını yükseköğretim disiplin soruşturması ve savunma hakkı yazımızda ayrıntılı anlattık.
“Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile yedi günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilir.”
İkinci aşama idari itirazdır. Kanunun 53/F maddesi itiraz mercilerini gösterir. Uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, ilgilinin birimindeki disiplin kuruluna yapılır. Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında merci üniversite disiplin kuruludur. İtiraz süresi cezanın tebliğinden itibaren yedi gündür. İtiraz mercii altmış gün içinde karar verir. İtirazın kabulü halinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Üçüncü aşama iptal davasıdır. Dava süresi altmış gündür. Süre, işlemin veya itirazın reddine ilişkin kararın tebliğini izleyen günden başlar. Dayanak İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7 nci maddesidir. Dilekçede yürütmenin durdurulması da istenebilir. Bu istem, yöneticilik görevinin sona ermesi gibi telafisi güç sonuçlarda öne çıkar.
“Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”
Zamanaşımı Süreleri Nasıl İşler?
Kanunun 53/C maddesi iki ayrı süre öngörür. Birincisi soruşturmaya başlama süresidir. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bu süre bir aydır. Süre, fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten işlemeye başlar. Öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarında süre altı aydır. İkincisi ceza verme süresidir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse ceza verilemez. Öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiilde bu süre altı yıldır. Zamanaşımı uygulamasını akademik disiplin cezalarında zamanaşımı yazımızda örnek kararla inceledik.
Dava Dilekçesinde Hangi Noktalar Öne Çıkar?
Dilekçede ilk sırada cezanın türü tartışılır. İlgilinin o tarihte hangi görevde bulunduğu belgeyle gösterilir. Görevlendirme yazısı, atama onayı veya birim yazısı bu amaçla kullanılır. Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı uyarınca üzerinde idari görev yoksa ceza uygulanamaz. Ardından soruşturma usulü denetlenir. Soruşturmacının unvanı, savunma süresi ve evrak incelemesi ayrı ayrı ele alınır. Zamanaşımı süreleri de dilekçede ayrıca hesaplanır.
İkinci sırada sebep unsuru gelir. Soruşturma raporunda hangi fiilin sabit görüldüğü açıkça yazılmalıdır. Fiilin hangi kanun hükmüne karşılık geldiği de gösterilmelidir. Rapor bu bağlantıyı kurmuyorsa işlem gerekçesiz kalır. Danıştay kararlarına Danıştay resmî sitesi üzerinden ulaşılabilir. Süreç adımlarını akademik personel disiplin soruşturması yazımızda sıraladık.
Görevden Uzaklaştırma ile Görevinden Ayırma Aynı Şey midir?
Hayır, ikisi farklı işlemdir; görevden uzaklaştırma soruşturma sırasında alınabilen geçici bir tedbirdir, görevinden ayırma ise aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının kanuni sonucudur. Kişi bu cezalara bağlı olarak üç ya da beş yıl yöneticiliğe atanamaz. İki işlem sık karıştırılır. Görevden uzaklaştırma bir ceza değildir. Kanunun 53/B maddesine göre ihtiyati bir tedbirdir. Görevi başında kalmasında sakınca görülen kişi hakkında alınır. Tedbir, disiplin ya da ceza soruşturmasının her aşamasında uygulanabilir. Süresi üç aydır. Sebepler sürerse tedbir her defasında üç ay uzatılır.
Tedbirin sonuçları da farklıdır. Görevden uzaklaştırılan kişiye aylığının üçte ikisi ödenir. Göreve iade zorunlu olursa kesilen üçte bir de kendisine verilir. Tedbir alındıktan sonra on iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Kamu görevinden çıkarma önerilmemişse tedbir soruşturma sonunda derhal kaldırılır. Görevinden ayırma ise bir yaptırımdır ve sonucu kalıcıdır.
Görevden uzaklaştırma ile görevinden ayırma arasındaki temel farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
Ölçüt
Görevden Uzaklaştırma
Görevinden Ayırma
Niteliği
Geçici tedbir
Aylıktan kesme veya kademe durdurma cezasının kanuni sonucu
Süresi
3 ay, sebep sürerse uzatılabilir
Görev hemen sona erer; atanma yasağı 3-5 yıl sürer
Mali sonucu
Aylığın 2/3'ü ödenir; iade halinde kesilen 1/3 ödenir
İdari göreve bağlı tazminat ve ödenekler kesilir
Cezayı Vermeye Kim Yetkilidir?
Yetki kuralları kanunun 53/Ç maddesinde yer alır. Uyarma ve kınama cezaları sıralı disiplin amirleri tarafından verilir. Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları disiplin kurulu kararıyla verilir. Öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarında yetki Yüksek Disiplin Kuruluna aittir. Rektörler ve dekanlar hakkında da bu kurul karar verir. Disiplin cezası verme yetkisi devredilemez. Yetkisiz makamın kurduğu işlem bu nedenle iptal edilir.
Alt Ceza ve Tekerrür Kuralları Nasıl Uygulanır?
Temel ilkeler kanunun 53/D maddesinde toplanmıştır. Aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemez. Fiil birden çok suç oluşturuyorsa en ağır ceza uygulanır. Ceza silinme süresi içinde aynı fiil yeniden işlenirse bir derece ağır ceza verilir. Tekerrüre esas cezanın kesinleşmiş olması gerekir. Geçmiş çalışmaları olumlu olan veya ödül alan kişiye bir derece alt ceza uygulanabilir. Alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.
Bu kurallar dava dilekçesinde ayrı birer başlık olur. Yetki, usul ve ölçü hataları çoğu kez birlikte bulunur. Disiplin sürecinin genel işleyişini yükseköğretim kurumlarında disiplin soruşturması yazımızda anlattık.
Ceza Özlük Dosyasından Ne Zaman Silinir?
Silme kuralı kanunun 53/G maddesinde yer alır. Her ceza özlük dosyasında saklanır. Uyarma ve kınama için süre beş yıldır. Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında süre on yıldır. Süre, cezanın uygulandığı tarihten işler. Süre dolunca atamaya yetkili amire yazılı istek verilir. Amir bu süre içindeki davranışlara bakar. Davranışlar isteği haklı kılarsa ceza dosyadan silinir.
Ceza Yargılaması Disiplin Sürecini Durdurur mu?
Kural olarak durdurmaz. Aynı fiil için hem ceza soruşturması hem disiplin soruşturması yürütülebilir. Kanunun 53/A maddesi bunu açıkça söyler. İdare ceza davasının sonucunu beklemek zorunda değildir. Yine de dosya gerektiriyorsa ceza davası bekletici mesele yapılabilir. Bu halde disiplin zamanaşımı süreleri durur. Süreler, bekleme sona erince yeniden işler.
Görevin sona ermesi de soruşturmayı engellemez. Kişi emekli olsa bile soruşturma sürer. Verilen ceza özlük dosyasında saklanır. Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ise şarta bağlıdır. Bu cezalar, kişi kamu görevine dönerse uygulanır. Aynı kural vakıf yükseköğretim kurumunda göreve başlama halinde de geçerlidir.
Görevinden Ayırma Kararı Kadroyu Etkiler mi?
Danıştay’ın yönetim görevinden ayırma cezası kararı kapsamındaki ceza kadroyu sona erdirmez. Öğretim üyeliği sıfatı yerinde kalır. Görevinden ayırma yalnız idari görevi bitirir. Ders yükü ve bilimsel çalışma sürer. Buna karşılık yönetici ek ödemesi kesilir. Bu yönüyle görevinden ayırma parasal sonuç da doğurur. Dilekçede bu kayıp ayrıca gösterilir.
Belge toplamak kolaydır. Önce görev yazısı istenir. Sonra kurul kararı ve tebliğ belgesi eklenir. Soruşturma raporunun tamamı da dosyaya konur. Görevinden ayırma işleminin dayanağı bu belgelerden çıkar. Belgeler eksikse mahkemeden ara kararla istenmesi talep edilir.
Görevinden Ayırma Konusunda Avukat Desteği
Disiplin uyuşmazlığında izlenecek yol yalnız mevzuatla belirlenmez. İlgilinin görevi, soruşturma evrakı ve verilen cezanın türü de rol oynar. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi soru sorma sayfamız üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Yönetim görevinden ayırma bugün hâlâ ayrı bir disiplin cezası mıdır?
Hayır. 2547 sayılı Kanun m. 53'te sayılan cezalar arasında bu yaptırım yer almaz. Dayanak yapılan 1982 tarihli disiplin yönetmeliği 20 Ekim 2017 tarihli Resmî Gazete ile yürürlükten kalkmıştır. Yöneticilik görevi bugün başka bir cezanın kanuni sonucu olarak biter.
Hangi disiplin cezaları yöneticilik görevini kendiliğinden sona erdirir?
Aylıktan veya ücretten kesme cezası alanlar üç yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar beş yıl yönetici kadrolarına atanamaz. Yasak rektörlük, dekanlık, müdürlükler ile bölüm ve anabilim dalı başkanlıklarını kapsar. Ceza tarihinde bu görevlerde bulunanların görevi kendiliğinden biter.
Görevden uzaklaştırma ile görevinden ayırma arasındaki fark nedir?
Görevden uzaklaştırma ceza değil, soruşturma sürerken alınan geçici bir tedbirdir. 2547 sayılı Kanun m. 53/B uyarınca uygulanır ve sebep ortadan kalktığında kaldırılır. Görevinden ayırma ise yaptırımdır ve idari görevi kalıcı biçimde bitirir.
Disiplin cezası verme yetkisi hangi makamdadır?
Uyarma ve kınama cezalarını sıralı disiplin amirleri verir. Aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında karar disiplin kuruluna aittir. Öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarında yetki Yüksek Disiplin Kurulundadır. Bu yetki devredilemez.
İdari görevin varlığı davada hangi belgelerle kanıtlanır?
Görevlendirme yazısı, atama onayı ve birim yazısı ilk sırada sunulur. Bu belgeler ceza tarihinde ilgilinin hangi görevde bulunduğunu gösterir. Belgeler idarede kalmışsa mahkemeden ara kararla getirtilmesi istenebilir. Soruşturma raporunun tamamı da dosyaya eklenir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.