Etik Açıdan Beklenmeyen Tutum ve Davranışlar İddiası
Doçent Adayında Etik Açıdan Beklenmeyen Tutum ve Davranışlar
Etik açıdan beklenmeyen tutum ve davranışlar bendi, doçentlik başvurularında ÜAK yönergesine dayanan genel bir etik ihlal iddiasıdır. Bendin sınırı, savunma usulü ve dava yolu bu yazıda incelenir.
Etik açıdan beklenmeyen tutum ve davranışlar, doçentlik başvurusunda ileri sürülen etik ihlal iddialarından biridir. Dayanağı kanun ya da yönetmelik değil, Üniversitelerarası Kurulun kendi yönergesidir. Bent hangi davranışın yasaklandığını saymaz; yalnızca akademik teamüllere aykırılık ölçütüne gönderme yapar. Bu belirsizlik, hem savunmanın hem de idare mahkemesindeki denetimin ana konusudur.
Beklenmeyen Tutum Bendinin Kaynağı
Bendin metni Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesindedir. Maddenin ilk fıkrası altı temel ihlali tanımlar. İntihal, sahtecilik, çarpıtma, tekrar yayım, dilimleme ve haksız yazarlık bu fıkradadır. İkinci fıkra ise "diğer etik ihlal türleri" başlığını taşır.
Söz konusu bent bu ikinci fıkranın (k) bendidir. Metin şöyledir: "Akademik teamüllere aykırı olarak bir doçent adayında etik açıdan beklenmeyen tutum ve davranışlarda bulunmak."
İlk fıkradaki altı ihlalin her birinin tanımı vardır. İntihal için atıf yapmama, dilimleme için bütünlüğü bozacak parçalama aranır. İkinci fıkranın (k) bendinde ise tanım yoktur. Bent, ölçütü "akademik teamül" kavramına bırakır.
Yönergenin dayanağı 3. maddede gösterilir. Burada 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 ve 24. maddelerine atıf yapılır. Yönergenin kapsamı ise 2. maddede dardır. Yalnızca doçentlik başvurusunda bulunan adayların çalışmaları kapsama girer.
Yönerge ile yönetmelik arasındaki bağ da burada kurulur. Doçentlik Yönetmeliği, etik aykırılık iddiasında izlenecek yolu Üniversitelerarası Kurula bırakır. Kurul da bu yolu yönergeyle düzenlemiştir. Bent bu nedenle adayın karşısına yönetmelik hükmü olarak değil, yönerge hükmü olarak çıkar.
Yayımlanan yönerge metninde kabul tarihi bulunmaz. Metinde yalnızca iki dipnot vardır. Biri 21 Aralık 2016 tarihli 238 sayılı toplantıya, diğeri 19 Aralık 2019 tarihli 248 sayılı toplantıya aittir. (k) bendinin hangi tarihte eklendiği metinden anlaşılmaz.
Bu Bent Neden Yalnız ÜAK Yönergesinde Var
Etik açıdan beklenmeyen tutum ölçütü YÖK'ün yönergesinde yer almaz.
Sık Sorulan Sorular
Etik açıdan beklenmeyen tutum ve davranışlar hangi düzenlemede yer alır?
Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4. maddesinin ikinci fıkrasının (k) bendinde yer alır. Bent, akademik teamüllere aykırılığı ölçüt alır ve yasaklanan fiilleri saymaz. Aynı ölçüt YÖK'ün yayın etiği yönergesinde bulunmaz.
Bu bent doçentlik dışındaki akademik süreçlerde uygulanır mı?
Hayır. Yönergenin 2. maddesi kapsamı doçentlik başvurusunda bulunan adaylarla sınırlar. Bendin metni de "bir doçent adayında" ifadesini kullanır. Profesörlük veya kadro süreçlerindeki etik iddialar YÖK yönergesi ve üniversite etik kurulları üzerinden yürür.
da 4. maddesinde aynı ihlal listesini kurar. Listede akademik teamül ölçütüne dayanan bir bent bulunmaz.
Fark, iki yönergenin kapsamından doğar. YÖK yönergesi unvanın kazanılması aşamasını ve sonrasını birlikte kapsar. ÜAK yönergesi ise yalnız doçentlik başvurusunu kapsar. Bendin lafzı da bunu doğrular, çünkü metin "bir doçent adayında" ifadesini kullanır.
İkinci bir fark daha vardır. YÖK listesinde "dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak etik ihlal isnadında bulunmak" bendi durur. ÜAK yönergesinde aynı bent 21 Aralık 2016 tarihli toplantıda kaldırılmıştır. Sonuç şudur: doçentlik sürecinde asılsız ihbarı karşılayan bir bent yoktur, adayın karşısında ise genel bir bent bulunur.
Bu tablo pratikte bir dengesizlik doğurur. Aday, tanımı olmayan bir bentle karşılaşır. İhbarı yapan kişi ise asılsız isnat bakımından yönergede karşılık bulmaz. Savunma dilekçesinde bu dengesizliğe ayrıca değinilir.
Hangi Davranışlar Bu Kapsamda Değerlendirilir
Etik açıdan beklenmeyen tutum ve davranışlar bendi hiçbir fiil saymaz. Bu yüzden kapsam, somut dosyalardaki iddialardan çıkarılır. İddialar çoğu kez adayın beyanına ve eser listesine ilişkindir.
Doçentlik dosyalarında bu bende bağlanan iddialar genellikle şu başlıklarda toplanır:
Eserin türünün başvuru beyannamesinde farklı kodlanması
Kitabın editörlü sayılıp sayılamayacağı konusundaki uyuşmazlık
Yazar sayısının veya bölüm katkısının basılı eserle örtüşmemesi
Derginin indeks durumunun beyanı
Aynı çalışmanın farklı başlıklarla listeye girmesi
Listedeki başlıkların ortak yanı beyandır. Hepsi, başvuru beyannamesindeki bir bilginin basılı eserle örtüşmediği iddiasına dayanır. Bendin metninde ise beyan sözcüğü geçmez. Kapsamın sınırı bu yüzden komisyonun somut dosyada kurduğu gerekçeyle belirlenir.
Bendin Diğer Bentlerle İlişkisi
Bu iddiaların çoğu aslında tanımlı bentlerin konusudur. Yanlış veya yanıltıcı beyan (j) bendinde ayrıca düzenlenmiştir. İndekslerde taranmayan bir dergiyi taranıyor gibi göstermek ise (l) bendindedir. Bu ayrımın ayrıntısı yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali yazısındadır.
Aynı fiil hem tanımlı bir bende hem (k) bendine dayandırılırsa çifte niteleme doğar. Savunmada bu nokta ayrıca ele alınır. Genel bendin, tanımlı bendin boşluğunu doldurmak için kullanılıp kullanılmadığı sorulur.
Bendin kapsamadığı bir alan da vardır. Yönergenin 5. maddesi bunu yazar. Evrensel olarak tanınan bilim kuramlarının, alanın temel bilgilerinin ve matematik teoremlerinin kullanılması etik ihlal sayılamaz. Bu sınır (k) bendi bakımından da geçerlidir.
Belirsiz Kavramın Kanunilik İlkesiyle İlişkisi
2547 sayılı Kanunun 24. maddesinin (ç) bendi bir yol gösterir. Buna göre doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir. Aynı Kanunun 65. maddesi daha da açıktır. Maddenin (a) fıkrasının 14 numaralı bendi 2016 yılında eklenmiştir. Bu bent, yayın etiği kurullarının oluşumunu, görevlerini ve çalışma usullerini yönetmelik konusu sayar.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesi ise iddia hakkındaki işlemleri Üniversitelerarası Kurulun belirleyeceği usul ve esaslara bırakır. Bu bir usul yetkisidir. Yeni bir ihlal türü yaratma yetkisi metinde geçmez. Buna rağmen etik açıdan beklenmeyen tutum ölçütü yönerge düzeyinde kalmıştır.
Anayasanın 2. maddesi hukuk devleti ilkesini kurar. 128. maddesinin ikinci fıkrası ise kamu görevlilerinin hak ve yükümlülüklerinin kanunla düzenlenmesini ister. Anayasa Mahkemesi bu ilkeyi yükseköğretim disiplin hukukunda uygulamıştır. Mahkeme, 2547 sayılı Kanunun 53. maddesini iptal etmiştir (E. 2014/100, K. 2015/6, 14.01.2015). Karar Resmî Gazete'de 7 Nisan 2015 tarihinde yayımlanmış ve dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir. İptalin ardından disiplin suç ve cezaları 6764 sayılı Kanunla 2547 sayılı Kanuna işlenmiştir.
Belirlilik ilkesi bu noktada devreye girer. Kişi, hangi davranışının yaptırıma yol açacağını önceden bilebilmelidir. Tanımı olmayan bir bent bu bilgiyi vermez. Ölçüt, kararı veren organın o dosyadaki değerlendirmesine bağlı kalır.
Yönerge ise Resmî Gazete'de yayımlanmaz. Yürürlük tarihi de metinde gösterilmez. Yaptırım doğuran bir kuralın bu biçimde düzenlenmesi, savunmanın ilk dayanağıdır.
Takdir Yetkisinin Sınırı ve Gerekçe Zorunluluğu
Komisyon, bilimsel değerlendirme yaparken takdir yetkisi kullanır. Bu yetki bağlı yetki değildir. Sınırsız da değildir. Yargısal denetim, yetkinin hukuka ve kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmadığıyla ilgilenir.
İdari işlem beş unsurdan oluşur. Bunlar yetki, şekil, sebep, konu ve maksattır. Etik ihlal kararına karşı açılan davada iddia bu unsurlar üzerinden kurulur. En sık tartışılan unsur sebeptir, çünkü fiilin varlığı ve niteliği burada denetlenir.
Yönerge kararın oluşumuna dair sayısal kurallar koyar. Komisyonlar en az beş üye ile toplanır. Karar, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla alınır. Toplantıda çekimser oy kullanılamaz. Karara muhalif kalan üye karşı oy gerekçesini yazmak zorundadır.
Bu kurallar kararın denetlenebilirliğini artırır. Yönergenin 13. maddesi komisyon kararlarını kural olarak gizli sayar. Gizlilik, kararın gerekçesiz kalmasını haklı çıkarmaz. Dava dosyasına gelen kararda hangi belgenin hangi sonuca yol açtığı görülmelidir.
Komisyon Uygulamasından Örnekler
Somut dosyalar bendin nasıl işletildiğini gösterir. Mart 2019 döneminde spor bilimleri alanındaki bir başvuruda iddia jüri üyesinden gelmiştir. İddiaya göre kitap bölümünün yer aldığı kitap editörlü bir yayın değildir. Ayrıca bölümün tek yazarlı basıldığı ileri sürülmüştür. İddia hem (j) hem (k) bendine dayandırılmıştır.
Savunma 12 Şubat 2020 tarihinde istenmiştir. Sağlık ve Spor Bilimleri Komisyonu oybirliğiyle etik ihlal bulunmadığına karar vermiştir. İddiayı ileri süren üye jüriden çıkarılmış, süreç kaldığı yerden sürmüştür. Dosyanın ayrıntısı akademik teamüllere aykırılık komisyon kararı yazısındadır.
İkinci dosya Mart 2020 dönemine aittir. Beşeri ve iktisadi coğrafya alanındaki adayın makalelerinin yayımlandığı dergi tartışma konusu olmuştur. İddiaya göre dergi ULAKBİM indeksinde taranmamaktadır. Bu kez üç bent birlikte ileri sürülmüştür. Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Komisyonu yine ihlal bulunmadığına karar vermiştir. Bu dosyanın özeti indeks beyanına ilişkin etik komisyon kararı yazısındadır.
İki dosyada da etik açıdan beklenmeyen tutum iddiası tek başına ileri sürülmemiştir. Bent, tanımlı bir iddianın yanına eklenmiştir.
Örnekler bir noktayı daha gösterir. İhbar, sürecin içindeki jüri üyesinden gelebilir. İncelemenin sonucu bu durumda jüri bileşimini de etkiler. Her iki dosyada da iddia sahibi üye jüriden çıkarılmış ve askıya alınan süreç yeniden işlemiştir.
Bu Gerekçeyle Verilen Kararların Zayıf Noktaları
Etik açıdan beklenmeyen tutum gerekçesiyle verilen kararlarda ilk sorun sebep unsurudur. İdari işlemin sebebi belirli ve belgeye bağlı olmalıdır. Kararda hangi fiilin, hangi tarihte ve hangi belgeyle tespit edildiği görülmelidir.
İkinci sorun teamül kavramının ispatıdır. Teamül yazılı bir kural değildir. Bir davranışın alandaki yerleşik uygulamaya aykırı olduğu iddiası, o uygulamanın gösterilmesini gerektirir. Bu gösterim yapılmadan verilen karar gerekçesiz kalır.
Üçüncü sorun zamanaşımıdır. Yönergenin 12. maddesi ikili bir sistem kurar. İntihal, sahtecilik ve çarpıtma incelemeleri süreye bağlı değildir. Diğer ihlallerde eylemin üzerinden on yıl geçmişse inceleme yapılamaz. Ayrıca eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde inceleme başlatılmalıdır. (k) bendi bu ikinci grubun içindedir. Sürelerin işleyişi etik ihlallerde zamanaşımı yazısında ayrıntılıdır.
Dördüncü sorun bilirkişi seçimidir. Yönergenin 9. maddesi bazı kişilerin görevlendirilmesini yasaklar. Adayın tez danışmanları, doçentlik jürisinde görev almış üyeler ve aynı üniversitedeki öğretim üyeleri bu kapsamdadır. Aday ile aralarında husumet bulunanlar da görevlendirilemez.
Savunmada Öne Çıkarılacak Argümanlar
Savunma süresi kısadır. Yönergenin 10. maddesi on beş gün verir. Süre içinde savunma yapılmazsa komisyon mevcut belgelerle karar verir. Gerekli görülürse savunma sözlü olarak da alınabilir.
Savunma, etik açıdan beklenmeyen tutum iddiasının hangi fiile bağlandığını netleştirmekle başlar. Ardından şu başlıklar yazılı olarak işlenir:
İhbarın inandırıcı bilgi ve belgeye dayanıp dayanmadığı
Fiilin tarihi ve iki yıllık inceleme süresinin durumu
Aynı fiilin tanımlı bir bentle çakışıp çakışmadığı
İddia edilen teamülün alandaki karşılığı ve kaynağı
İhbarı yapan jüri üyesinin dosyadaki konumu
Yayıncı, editör ve indeks kayıtlarından oluşan belgeler
Savunmanın nasıl kurulduğu da sonucu etkiler. Metin, iddiayı reddetmekle yetinmez. Her iddia için ayrı bir belge ve ayrı bir açıklama sırası kurulur. Yönergenin 9. maddesi bilirkişilerden en geç iki hafta içinde rapor ister. Savunmanın da bu incelemeye yetecek açıklıkta olması beklenir.
Belge toplamak savunmanın ağırlık merkezidir. Editör yazışmaları, yayınevi beyanı ve derginin ilgili dönemdeki indeks kaydı dosyaya konur. Savunmanın genel çerçevesi için etik ihlal türleri ve savunma yazısına bakabilirsiniz.
Etik İhlal Kararının Doğurduğu Sonuçlar
Sonuçlar 14 Ekim 2025 tarihinde değişti. Doçentlik Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle 7. maddenin yedinci fıkrası yeniden yazıldı. Yeni metne göre etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın başvurusu iptal edilir. Aday, müracaat dönemi esas alınarak en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir.
Aynı fıkra bir şeffaflık kuralı da getirdi. Etik ihlal tespiti içeren jüri raporu adayın erişimine açılır. Diğer jüri üyelerinin raporları açılmaz. Yeniden başvuran aday, tespite konu yayınlarını belirtmekle yükümlüdür. Değişikliğin tamamı 14 Ekim 2025 Doçentlik Yönetmeliği değişikliği yazısında incelenmiştir.
Süreç doçentlikle bitmeyebilir. Yönergenin 11. maddesi, durumun disiplin işlemleri için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilmesini öngörür. 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesi de bir sıra kuralı koyar. Yayın etiğine ilişkin disiplin cezası gerektiren fiillerde, soruşturma öncesinde etik kurul incelemesi zorunludur.
Disiplin yolu ayrı işler. 2547 sayılı Kanunun 53. maddesi disiplin suç ve cezalarını sayar. Etik ihlal tespiti kendiliğinden disiplin cezası anlamına gelmez. Kurum kendi soruşturmasını yürütür ve kendi delillerini toplar. Aday bu aşamada ayrıca savunma verir. İki sürecin sonuçları birbirinden farklı olabilir.
İtiraz ve İptal Davası Yolu
İlk basamak Doçentlik Komisyonudur. Doçentlik Yönetmeliğinin 8. maddesi, adayların ve jüri üyelerinin sürece ilişkin her türlü itirazını bu komisyona bırakır. İtiraz dava süresini kendiliğinden durdurmaz, bu yüzden takvim ayrıca izlenir.
Tebligat kuralı 2547 sayılı Kanunun 24. maddesindedir. Jüri bilgileri, raporlar ve başvuru sonucu elektronik ortamda erişime açılır. Bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır. Altmış günlük dava süresi bu tarihten işler ve dayanağı 2577 sayılı Kanunun 7. maddesidir.
Aday, dava açmadan önce üst makama başvurabilir. 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi bu başvuruda süreyi durdurur. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Yürütmenin durdurulması istemi de dilekçede yer alabilir. Kanunun 27. maddesi bunun için açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar şartlarını birlikte arar.
Davalı idare Üniversitelerarası Kurul Başkanlığıdır. Yetkili mahkeme sorunu dosyanın niteliğine göre tartışılır. Bu tartışmanın ayrıntısı etik ihlal davalarında yetkili mahkeme yazısındadır. Etik açıdan beklenmeyen tutum iddiasına dayanan işlem iptal edilirse süreç geriye döner. İdare, sakatlığın doğduğu andan itibaren işlemi yeniler. İtiraz aşamasının ayrıntısı doçentlik etik ihlal itirazı yazısındadır.
İptal kararının uygulanması da süreye bağlıdır. 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi idareye otuz gün verir. İdare kararın gereğini bu süre içinde yerine getirir. Yeni değerlendirme yine olumsuz sonuçlanabilir. Aday bu ihtimalde ikinci işleme karşı yeniden dava açar.
Etik Açıdan Beklenmeyen Tutum Konusunda Avukat Desteği
Etik açıdan beklenmeyen tutum bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mevcut belgeler ve varsa idari ya da yargısal kararlar da bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Doçentlik etik dosyanız hakkında size özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Bu iddiada savunma için kaç gün verilir?
Yönergenin 10. maddesi on beş gün verir. Süre içinde savunma verilmezse komisyon mevcut bilgi ve belgelere göre inceleme yapar. Gerekli görülen hâllerde savunma sözlü olarak da alınabilir.
Bu ihlal iddiasında zamanaşımı süresi nedir?
Yönergenin 12. maddesine göre eylemin üzerinden on yıl geçtikten sonra inceleme yapılamaz. Ayrıca eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde inceleme başlatılmalıdır. Süresiz inceleme yalnızca intihal, sahtecilik ve çarpıtma için geçerlidir.
Etik ihlal kararı verilirse aday ne zaman yeniden başvurabilir?
Doçentlik Yönetmeliğinin 7. maddesine göre başvuru iptal edilir ve aday en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Süre müracaat dönemi esas alınarak hesaplanır. Aday yeni başvurusunda tespite konu yayınları belirtmek zorundadır.
Karara karşı dava süresi ne zaman başlar?
2547 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca bilgiler erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır. Altmış günlük süre bu tarihten işlemeye başlar. Üst makama başvuru yapılırsa 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca süre durur.
Jüri üyesinin ihbarı tek başına etik ihlal kararı doğurur mu?
Hayır. Yönergenin 10. maddesi komisyondan önce iddianın inandırıcı bilgi ve belgeye dayanıp dayanmadığını tespit etmesini ister. Doçentlik dosyalarında bu bende dayanan ihbarların savunma sonrasında ihlal bulunmadığı kararıyla sonuçlandığı örnekler vardır.
Doçentlik
Derleme Makale Doçentlik Başvurusunda Sayılır mı?
Derleme makale ÜAK doçentlik şart tablolarında ayrı bir puan kalemi olarak yer almaz; tanım özgün makaleyi esas alır. Beyanname kurgusu, asgari puan riski, itiraz ve iptal davası yolu.