1- HASAR TESPİT ÇALIŞMASI NEDİR? Hasar tespiti, meydana gelen depremin binaya verdiği hasarı gözlemleme ve tespit etme işlemidir. Hasar tespiti, meydana gelen depremden sonra yapılan işlem olup yalnızca depremin binaya verdiği olumsuz etkiler incelenir.
Hasar tespit, bir yapıda oluşan zararın teknik ölçütlerle belirlenmesi işlemidir. Türk hukukunda birbirinden ayrı üç hasar tespit süreci vardır. Bunlar zorunlu deprem sigortası kapsamındaki eksper tespiti, afet sonrası idarece yapılan tespit ve riskli yapı tespitidir. Aşağıda üç sürecin usulü, süreleri ve itiraz yolları ayrı ayrı ele alınmıştır.
Hasar Tespit Süreçleri Hangi Kanunlara Dayanır
Birinci süreç sigorta hukukuna aittir. Zorunlu deprem sigortası 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununa dayanır. Sigortayı Doğal Afet Sigortaları Kurumu yürütür. Bu süreçte hasar tespit işini, kurum adına görevlendirilen sigorta eksperi yapar.
İkinci süreç idari niteliktedir. Afetten sonra yapılan hasar tespit çalışması 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Kanununa dayanır. Sonuç, yıkım kararına ve hak sahipliğine bağlanır. Bu yüzden tespit, idari işlem sayılır ve idari yargı denetimine tabidir.
Üç süreç aynı belgeyi üretmez ve aynı sonucu doğurmaz. Sigorta eksperinin raporu tazminat tutarını belirler. İdarenin hasar tespit tutanağı yıkım ve hak sahipliği kararına dayanak olur. Riskli yapı raporu ise dönüşüm sürecini başlatır.
Hasar Tespit Çalışması Nedir
Hasar tespit çalışması, depremin binaya verdiği zararın yerinde incelenmesidir. İnceleme yalnız son depremin etkilerini kapsar. Binanın bakımsızlığı, geçmiş afetlerin izleri ve yapının ekonomik ömrü hesaba katılmaz. Rapor hazırlanırken yapının fotoğrafları da çekilir.
Çalışmanın sonucunda yapıya bir hasar derecesi verilir. Uygulamada hasarsız, az hasarlı, orta hasarlı, ağır hasarlı ve yıkık dereceleri kullanılır. Derece, yapının kullanılabilir olup olmadığını gösterir. Aynı derece, sonraki bütün hukuki adımların çerçevesini çizer.
Hasar İhbarı Nedir ve Nasıl Yapılır
Zorunlu deprem sigortası bulunan yapı sahipleri, teminat kapsamındaki zararı kuruma bildirmelidir. Bildirim yapılmadan eksper görevlendirilmez. Bu nedenle ihbar, hasar tespit sürecinin ilk adımıdır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi veya acentesi.
E-Devlet üzerinden yapılan hasar bildirimi.
DASK’ın zorunlu deprem sigortası ile ilgili genel şartlarının B-1/1.1’e göre “Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç onbeş işgünü içinde DASK ’a veya Kurum nam ve hesabına sözleşmeyi yapan sigorta şirketine bildirimde bulunmak” gereklidir. Ancak güncel olarak DASK’ın yapmış olduğu açıklamaya göre genel şartlarda her ne kadar “Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 15 iş günü içinde DASK’a bildirme yükümlülüğü” olsa da kurumun sigortalıların haberdar olma zamanını tam olarak tespit edemeyeceğinden ilgili maddeyi sigortalı lehine değerlendirdiği kaydedildi.
Genel şartlara göre sigortalı, zararı öğrendiği günden itibaren onbeş iş günü içinde bildirimde bulunur. Kurum ise bu süreyi sigortalı lehine yorumladığını açıklamıştır. Açıklamanın gerekçesi, zararın öğrenildiği anın kesin olarak belirlenememesidir. Yine de gecikmeden bildirim yapılması hak kaybı riskini azaltır.
Kurumun bu açıklaması basına yansımıştır. Açıklamanın metni NTV haberinde aktarılmıştır. Genel şartların yürürlükteki metni ise kurumun kendi sitesinde yayımlanır.
Hasar İhbarında İstenen Bilgi ve Belgeler
Hasar bildirimi. Bildirim, kimlik numarası veya poliçe numarasıyla yapılır.
Güncel tapu bilgisi.
Hasar yerinin açık adresi. Adres, eksperin yönlendirilmesi için gereklidir.
Sigortalının sabit ve cep telefonu.
Hasar Tespit İşlemi Nasıl Yapılır
İhbardan sonra kurum adına bağımsız görevliler yönlendirilir. Görevliler, ilgili branşta ruhsatı bulunan sigorta eksperleridir. Eksper, yapıyı yerinde inceler ve raporunu düzenler. Rapor, hasarın kapsamını ve tazminat hesabına esas verileri içerir.
İnceleme yalnız son depremin etkileriyle sınırlıdır. Son deprem ifadesi, kısa aralıklarla gerçekleşen artçı sarsıntıları da kapsar. Buna karşılık yıllar önceki bir depremin izleri değerlendirmeye alınmaz. Bakımsızlıktan ve ekonomik ömrün dolmasından doğan zararlar da kapsam dışındadır.
Afet Sonrası Hasar Tespiti Nasıl Yürütülür
Afetten sonra idare, bölgedeki yapıları teknik ekiplerle tarar. Bu çalışma sigortadan bağımsızdır. Poliçesi olmayan yapı da tespite girer. Amaç, yapının kullanılabilirliğini ve yıkım ihtiyacını belirlemektir.
Tespit iki aşamada yapılır. İlk aşama, can güvenliğini ölçen hızlı incelemedir. İkinci aşama, kesin hasar tespit çalışmasıdır. Kesin sonuçlar listeler hâlinde askıya çıkarılarak ilan edilir.
İlan, ilgililere tebliğ yerine geçer. Bu nedenle listelerin takip edilmesi önem taşır. Enkaz kaldırma sırasında doğan sorunlar için enkaz kaldırmadan zarar görenler yazısı incelenebilir.
Hasar Tespit Sonucuna İtiraz Nasıl Yapılır
Sonuca katılmayan malik itiraz edebilir. İtiraz, ilan süresi içinde ilgili idareye dilekçeyle verilir. Kurumun afetzedeler için hazırladığı bilgilendirme metninde bu süre otuz gün olarak duyurulmuştur.
İtiraz üzerine yapı yeniden incelenir. İnceleme, ilk tespiti yapan ekipten farklı teknik elemanlarca yürütülür. İtiraz sonucu da yazılı olarak bildirilir. Dilekçe biçimi için deprem hasar tespit dilekçe örneği yazısına bakılabilir.
Riskli Yapı Tespiti Hasar Tespitinden Nasıl Ayrılır
Riskli yapı tespiti 6306 sayılı Kanuna dayanır. Tespit, Bakanlıkça lisans verilen kurum ve kuruluşlarca yapılır. Malik veya kanuni temsilcisi tespit talebinde bulunabilir. Talep için afet yaşanmış olması şart değildir.
Sonuç riskli çıkarsa yapı tapu kaydına şerh edilir. Malikler yıkım için süre alır. Süre içinde yıkım yapılmazsa idare yıkımı gerçekleştirir. Kavramların ayrımı için rezerv yapı alanı, riskli alan ve riskli yapı yazısı yol gösterir.
Bu süreç dönüşüm hukukuna bağlanır. Kira yardımı ve diğer destekler de aynı kanun kapsamında verilir. Ayrıntı için afet riski kanunu kapsamında kentsel dönüşüm yazısı incelenebilir.
Riskli Yapı Tespitine İtiraz Nasıl Yapılır
Riskli yapı raporu maliklere tebliğ edilir. Tebliğden itibaren onbeş gün içinde itiraz edilebilir. İtirazı, üniversitelerce görevlendirilen üyelerin bulunduğu teknik heyet inceler. Heyetin kararı üzerine rapor kesinleşir ya da iptal edilir.
Kesinleşen rapora karşı iptal davası açılabilir. Dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülür. Süreç için riskli yapı tespitine itiraz ve dava yazısı ayrıntı verir.
Hasar Tespit Raporu Hangi Hukuki Sonuçları Doğurur
Rapor tek başına teknik bir belge değildir. Ağır hasar kaydı, yapının yıkımına dayanak olur. Aynı kayıt, afetzedenin hak sahipliği talebini de belirler. Orta veya az hasar kaydı ise güçlendirme yolunu açar.
Sigorta tarafında sonuç farklıdır. Eksper raporu, ödenecek tazminatın tutarını belirler. Poliçe teminatı ve sigorta bedeli üst sınır olarak uygulanır. Bu nedenle iki raporun sonuçları birbirinin yerine geçmez.
Rapor ayrıca sorumluluk davalarında delil olur. Yapı denetimi ve müteahhit sorumluluğu tartışmalarında dosyaya sunulur. Konunun tazminat boyutu için deprem tazminat davası yazısı incelenebilir.
Hasar Tespit İşlemine Karşı Dava Nasıl Açılır
İdarece yapılan hasar tespit işlemi bir idari işlemdir. Bu işleme karşı iptal davası açılabilir. Dava, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yürür. Görevli yargı yeri idare mahkemesidir.
Dava süresi kural olarak altmış gündür. Süre, işlemin yazılı bildirim tarihinde başlar. İlan yoluyla duyurulan işlemlerde ilan süresinin bitişi esas alınır. Kanunun m. 11 hükmü, dava açmadan önce idareye başvurma imkânı tanır.
Yıkım riski varsa yürütmenin durdurulması da istenir. Talep dava dilekçesinde açıkça yazılır. Aksi hâlde dava sonuçlanmadan yapı yıkılabilir. Bu durumda iptal kararı pratik sonuç doğurmayabilir.
Sigorta Uyuşmazlığında Hangi Yol İzlenir
Eksper raporuna ve ödenen tazminata itiraz eden sigortalı önce kuruma başvurur. Talep kısmen ya da tamamen reddedilirse tahkim yolu açılır. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 hükmüne dayanır.
Tahkim yerine dava yolu da seçilebilir. Bu yolda uyuşmazlık adli yargıda görülür. İki yol aynı anda yürütülmez. Seçim yapılmadan önce süre ve masraf karşılaştırması yapılması yerinde olur.
Hasar Tespit Sürecinde Toplanacak Belgeler
Dosyanın gücü belgeye bağlıdır. Tapu kaydı ve yapı ruhsatı ilk sırada gelir. Zorunlu deprem sigortası poliçesi ve prim ödeme belgeleri eklenir. Eksper raporu ile idarenin hasar tespit tutanağı ayrı ayrı istenir.
Yapının depremden önceki ve sonraki fotoğrafları da toplanır. Varsa yapı denetim kuruluşunun raporları dosyaya konur. Kira yardımı talep edilecekse ikametgâh ve kira sözleşmesi gerekir. Konu için kentsel dönüşüm kira yardımı yazısı incelenebilir.
Kat Mülkiyetinde Hasar Tespiti Nasıl Sonuç Doğurur
Apartmanlarda tespit tek bir bağımsız bölüm için değil, yapının tamamı için yapılır. Bu nedenle sonuç bütün kat maliklerini etkiler. İtiraz hakkı ise her malik için ayrı doğar. Bir malikin itirazı diğerlerinin hakkını ortadan kaldırmaz.
Yıkım ve güçlendirme kararlarında kat malikleri kurulu devreye girer. 6306 sayılı Kanun m. 6, maliklerin en az üçte iki çoğunluğuyla karar almasını öngörür. Karara katılmayan maliklerin arsa payları için kanunda ayrı bir usul düzenlenmiştir.
Kiracılar Bu Süreçte Ne Yapabilir
Kiracı yapının maliki değildir. Buna rağmen ağır hasar kaydı kira ilişkisini doğrudan etkiler. Yapı kullanılamaz duruma gelirse kira sözleşmesi sona erebilir. Kiracının taşınma giderleri ve zarar talepleri ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Hasar Tespit Konusunda Danıştay Kararı
Danıştay 11. Daire E. 2002/920 K. 2004/893 Sayılı Karar
Aşağıdaki karar, ilk tespitle sonraki tespit arasındaki çelişkiyi ele alır. Uyuşmazlık, konutu yıkılan davacının hak sahibi sayılıp sayılmayacağıdır.
“…Dosyanın incelenmesinden, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda, davacıya ait konutun bulunduğu binanın, orta hasarlı olarak tespit edildiği, enkaz kaldırma işlerinin ihale edildiği … İnşaat Hafriyat Turizm ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yanlışlıkla yıkımına başlanıldığının öğrenilmesi üzerine, davacının da aralarında bulunduğu bazı kat maliklerince 12.11.1999 tarihinde … Kaymakamlığına başvuruda bulunularak yıkımın durdurulduğu, ancak aynı günün akşamında meydana gelen … Depremi sonucunda yapılan hasar tespit çalışmalarında, tespite konu binanın bu kez ağır hasarlı olarak saptandığı, fakat hasar tespit tutanağının açıklamalar kısmına “”… İnş. Yıkmıştır”” şerhinin düşüldüğü, daha sonra adı geçen şirket tarafından, … Depremi sonrasında davalı idarece düzenlenen 27.12.1999 günlü ağır hasar tespit raporuna istinaden 2000 yılı Nisan ayında bina tamamen yıkılarak enkazının kaldırıldığı, bunun üzerine davacının, kalıcı konutlardan hak sahibi kılınması yolundaki talebinin, taşınmazın ilk tespitinin orta hasarlı şeklinde olması ve … İnşaat Şirketince yıkılmış olması gerekçe gösterilerek reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen yasa ve yönetmelik hükümleriyle güdülen amacın; sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, afetlerin genel hayata etki derecesi ve oluşturduğu ekonomik kaybın boyutu da dikkate alınarak, afete maruz kalan vatandaşların afet bölgesinde en temel ihtiyaç olarak ortaya çıkan konut ihtiyaçlarını gidermek ve böylece afet sebebiyle konutları oturulamayacak derecede hasar gören veya yıkılan kişilerin, bir an önce normal hayat düzenine kavuşturulması olduğu görülmektedir.
Olayda her ne kadar, davacının konutunun bulunduğu bina hakkında yapılan ilk tespitin orta hasarlı şeklinde olduğu, daha sonra yıkım olayının doğrudan depremden kaynaklanmadığı belirtilerek hak sahipliği istemi reddedilmiş ise de, kat maliklerinden …’nin talebi üzerine 19.8.1999 tarihinde meydana gelen … depremi sonrasında, … Asliye Hukuk Mahkemesince 1999/4467 sayılı, dosya ile mahallinde yapılan tespitte, bilirkişi sıfatıyla … mühendisi … tarafından düzenlenen 7.10.1999 günlü raporda; binanın 3 adet kolonunun kirişlerden ayrıldığı, beton kopmalarının gözlendiği şeklindeki tespitlere yer verilerek, sonuçta yıkılması gereken binalardan olduğu kanaatinin belirtilmesi ve ayrıca … depremi sonrasında davalı idarece düzenlenen 27.12.1999 günlü hasar tespit raporunda, söz konusu binanın ağır hasarlı binalar arasında gösterilmiş olması ve bu tespite dayanılarak binanın tamamının yıkılarak enkazının kaldırılmış olması karşısında, tespite konu binanın esasen başlangıçta ağır hasarlı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Durum böyle olunca, taşınmazın ağır hasar tespitine bağlı olarak, diğer bir ifadeyle afet sonucu yıkıldığının kabulü gerekir.
Diğer taraftan, doğrudan afet sonucu olmasa dahi, afet sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yürütülen ve bu nedenle afetten ayrı olarak değerlendirilmesi mümkün görülmeyen enkaz kaldırma çalışmaları sonucu konutları oturulamayacak derecede hasar gören veya yıkılan ilgililerin de, normal hayat düzenlerine kavuşturulması bakımından, anılan yönetmelik hükümleri uyarınca hak sahibi kabul edilmeleri sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir.
Bu durumda, yukarıda belirtildiği şekilde konutu yıkılan davacının, kalıcı konutlardan hak sahibi kabul edilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen hasar tespit işleminde hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle iptali gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir…”
Kararın Sonucu Ne Anlama Gelir
Karar iki noktayı belirginleştirir. Birincisi, yapının gerçek durumu tek bir tutanakla sınırlı biçimde okunamaz. Mahkeme, mahkeme tespiti ve sonraki hasar tespit raporunu birlikte değerlendirmiştir. İkincisi, enkaz kaldırma çalışmasından doğan yıkım da afetten ayrı düşünülmemiştir.
Pratik sonuç şudur. Hasar tespit sonucuna itiraz edilirken elde bulunan bütün teknik belgeler birlikte sunulmalıdır. Delil tespiti dosyaları, bilirkişi raporları ve fotoğraflar bu kapsamdadır. Tek bir tutanağa dayanan ret kararı, karşı delille tartışmaya açılabilir.
Hasar Tespit Uyuşmazlıklarında Avukat Desteği
Hasar tespit uyuşmazlıkları bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Hasar tespit süreci hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya çevrim içi soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
İmar ve Gayrimenkul Hukuku
İmar Avukatı
İmar avukatı; imar hukuku alanında uzman olan, imar uyuşmazlıklarında ve idari davalarda tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.