İmar Planları Uyuşmazlıklarında Bilirkişi ve Mahkeme İlkeleri
İmar Planları Uyuşmazlıklarında Bilirkişi ve Mahkeme İlkeleri
İmar planları; çevreyi sağlıklı, düzenli, rahat, güvenli ve ekonomik bir yapıya kavuşturmak, yapılacak yatırımların yer seçimlerini ve gelişimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma kullanma dengesini…
İmar planları, çevreyi sağlıklı ve düzenli bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimini yönlendirmek ve toprağın koruma kullanma dengesini kurmak amacıyla hazırlanan plan bütünüdür. Bu planlar idari işlem niteliği taşır ve iptal davasına konu olur. Açılan davalarda mahkemeler ile bilirkişiler ortak bir ölçüt kümesi kullanır. Aşağıda önce bu ilkeler, ardından dava yolu ve bilirkişi incelemesi açıklanır.
İmar Planları Hangi Kanuna Dayanır
Temel metin 3194 sayılı İmar Kanunu sayılır. Kanun, planların hazırlanmasını, onayını ve uygulanmasını düzenler. Ayrıntılı kurallar ise Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alır. Bu yönetmelik plan türlerini, gösterimleri ve değişiklik şartlarını gösterir. Ayrıca büyükşehir belediyeleri bakımından özel yetki kuralları uygulanır.
Plan bir düzenleyici idari işlemdir. Yani belirli bir kişiye değil, genel ve soyut bir alana yönelir. Bu nitelik dava açma süresini ve denetim ölçütlerini doğrudan etkiler. İmar planları aynı zamanda mülkiyet hakkını sınırlayan sonuçlar doğurur. Bu nedenle yargısal denetim ölçütleri titiz biçimde uygulanır.
İmar Planları Kaç Kademeden Oluşur
Planlama kademeli bir düzen içinde yürür. Üst kademede mekânsal strateji planı yer alır. Onu çevre düzeni planı izler. Ardından nazım imar planı gelir. En altta uygulama imar planı bulunur. Alt kademedeki plan üst kademedeki plana aykırı olamaz.
Nazım imar planı arazi kullanım kararlarını ve yoğunlukları gösterir. Uygulama imar planı ise yapı adalarını, yolları ve yapılaşma şartlarını belirler. Ruhsat işlemleri bu son kademeye dayanır. Kademeler arasındaki uyumsuzluk iptal sebebi oluşturabilir. Bu ilişkiyi anlatan ayrıntılı metin için imar planları sayfamıza bakılabilir.
İmar Planlarına Hangi İlkeler Hâkimdir
Ayrıca imar planları ile ilgili açılan davalara ilişkin düzenlenen bilirkişi raporlarında ve mahkemekararlarının belirli bir sistematik ve istikrar içinde verilebilmesi bakımından söz konusu ilkeler çok önemli bir yer tutmaktadır.
söz konusu ilkenin amacı hukuki güvence sağlamaktır. İmar planları ve idarece yapılan düzenlemeler keyfi olmamalı, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasa’nın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35. madde ile Anayasal güvence altına alınan
mülkiyet hakkına
saygılı olmalıdır. Bununla birlikte, imar planları ve bunları uygulamak amacıyla işlemler yapılırken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak Anayasa ve kanunlarca belirlenen esas ve usullerin takip edilmesi gerekir (
www.ilkerduman.av.tr/
).
2- Açıklık İlkesi;herkes imar planları hakkında bilgi edinme ve bununla alakalı belgeleri edinme hakkına sahiptir. Zira bu imar planlarındaki aleniyet ilkesinin bir gereğidir. Başta İmar Kanunu olmak üzere birçok Kanun ve Yönetmelikte de aleniyeti sağlamak adına hükümler düzenlenmiştir. Planların hazırlanması aşamasında halkın katılımının sağlanarak görüş ve fikirlerinin alınması, onaylanan imar planlarının herkesin görebileceği yerlerde asılarak belirli sürelerle ilan edilmesi açıklığı sağlamak için yapılan işlemlerden birkaçıdır (Keleş Kentleşme Politikası, s.124,125, aktaran: Kalabalık, 2015, s.229).
Genellik ve Hiyerarşi İlkeleri Nasıl Uygulanır
3- Genellik İlkesi; söz konusu ilke, bazı kişilere ayrıcalık göstermek ya da buna benzer özel amaçlarla imar planları ve parsel bazında plan değişikliğine gidilerek imar planlaması yapılamayacağı anlamına gelmektedir (Cambazoğlu, Ayaydın, 2011, s.245).
4- Hiyerarşi İlkesi; imar planları aralarında hiyerarşik bir ilişki içerisindedir. Söz konusu hiyerarşik ilişkide, normlar hiyerarşisinde olduğu gibi alt ölçekli plan üst ölçekli plana aykırı olamayacak ve bu sayede de planı, üst ölçekli plan doğrultusunda hazırlanan tüm arazi, en yüksek ölçekli plana uygun olarak kullanılacaktır (http://www.idarehukuku.net). Arazi kullanımının üst düzey mekansal strateji planları ile belirlenmesi ve yerel planların buna uygun olarak, yerleşim ve yoğunlukların neler olacağı ile alakalı doğru kararlar alabilmeleri için hiyerarşinin düzgün kurulması ve planlama yetkilerinin net bir biçimde belirlenmesi gerekmektedir (Ünal, 2008, s.27).
Planlama kademeleri üst kademeden alt kademeye doğru sıralanır. Bu sıra mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı biçimindedir.
Kamu Yararı İlkesi Planlamada Nasıl Değerlendirilir
5- Kamu Yararı İlkesi; Kamu yararı kavramı, şehir planlama, hukuk, kamu yönetimi gibi alanlarda sıkça gündeme gelen bir kavramdır. Kamu yararı, kişisel yararın üzerinde görülmektedir. Nitekim bu üstünlüğü vurgular şekilde hukuki düzenlemeler de yapılmıştır.
Planlama hukuki açıdan değerlendirildiğinde kamu yararı temel dayanak olur. Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı bir arada ele alınır. Yargısal denetimde bu üçlü, bilirkişi yol göstericiliğinde verilen kararların dayanağını oluşturur (Bal, 2010, s.27-33).
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği de kamu yararını vurgulayan hükümler içerir. 7. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi planların kamu yararı amacıyla yapılacağını belirtir. 14. maddenin birinci fıkrasının (d) bendi mekânsal strateji planlarında kamu yararı, kaynak kullanımında etkinlik, verimlilik ve saydamlığı esas alır. 26. maddenin birinci fıkrası ise plan değişikliklerini sınırlar. Değişiklik, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte olmalıdır. Ayrıca kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanmalıdır.
Zorunluluk ve Esneklik İlkeleri Arasındaki Denge
6- Zorunluluk İlkesi; söz konusu ilke gereğince onaylanmış imar planlarının dışına çıkılması olanaklı değildir. Kesinleşen planlar, hem idare hem de vatandaşlar açısından bağlayıcıdır. Planların kabul edilmesinden sonra 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. Maddesine göre idarelerin bu planları uygulama zorunluluğu doğar.
7- Esneklik İlkesi; imar planları ile hedeflenen amaca ulaşabilmek için asıl olan imar planlarının sık sık değiştirilmemesidir. Bu yüzden planlama öncesi hazırlık safhası çok titiz bir çalışmayı gerektirmektedir. Fakat ihtiyaçlar dolayısıyla ya da başka önemli sebeplerle imar planlarında değişikliğe gitme zorunluluğu doğabilir. İşte bu durumlar için imar planlarının esnek yani katı olmayan kurallarla düzenlenmesi gerekir (Akış, 1997, s.45).
Süreklilik ve Bilimsellik İlkeleri Ne Gerektirir
8- Süreklilik İlkesi; Mevzuatımızda imar planlarının hangi süre için yapılacağı hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısı ile planlar süreye bağlı olarak yürürlüğe girmemektedir (Bal, 2010, s.32). Her ne kadar imar planlarının uzun süreli planlanması gerekmekte ise de tıpkı esneklik ilkesinde de bahsedildiği gibi ülkelerin siyasi ve ekonomik durumlarına ya da farklı ihtiyaçlara göre süresi değişebilir.
9- Bilimsellik İlkesi; imar planları hazırlanırken bilimsel veriler dikkate alınmalıdır. Bu veriler de genellikle yönetmeliklerle düzenlenmektedir. Özellikle açılan iptal davalarında, planların hazırlanmasında güncel verilerin esas alınması hususuna önem verilmektedir.
Katılım İlkesi Planlama Sürecinde Nasıl Sağlanır
10- Katılım İlkesi; gerek imar planlarının hazırlanması gerekse onaylanması aşamalarında, bireylerin çeşitli yollarla katılım sağlaması planların meşruiyeti açısından önemli bir husus olup, mevzuatta yapılan düzenlemeler ve idarelerin faaliyetleriyle de bireysel katılımların desteklenmesi gerekmektedir. Planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemlerin kullanılması gerektiği de Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Ayrıca planların hazırlanmasında ilgili resmi kurum ve kuruluşlardan görüş alınması da yine açılan iptal davalarında önem arz etmektedir.
Bu düzenlemeler olmasaydı bile bireylerin katılımı hukuken mümkün olurdu. 5393 sayılı Belediye Kanunu 20. maddesinin dördüncü fıkrasına göre belediye meclisi toplantıları herkese açıktır. Ayrıca dilekçe hakkı kullanılarak planlar hakkında bilgi alınabilir ve talepler ilgili makamlara iletilebilir (Kalabalık, 2015, s.245).
İmar Planları Nasıl Onaylanır ve İlan Edilir
Onay yetkisi kural olarak belediye meclisindedir. Belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise il özel idaresi yetkilidir. Büyükşehirlerde nazım imar planını büyükşehir belediyesi onaylar. Bazı alanlarda ise bakanlık yetkisi devreye girer. Yetkisiz makamca onaylanan plan yetki unsuru yönünden sakat olur.
Onaydan sonra ilan aşaması başlar. İmar planları onay tarihinden itibaren bir ay süreyle ilan edilir. İlan hem belediyenin ilan yerlerinde hem ilgili idarenin internet sayfasında yapılır. Bu bir aylık süre içinde planlara itiraz edilebilir. İlanın usulüne uygun yapılmaması dava süresinin işlemesini engeller.
İmar Planlarına İtiraz Süresi Ne Kadardır
İtiraz bir aylık ilan süresi içinde yapılır. Dilekçe belediye başkanlığına verilir. Belediye meclisi itirazları on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. İtirazın reddi üzerine dava yolu açılır. İtiraz zorunlu bir dava şartı değildir ve doğrudan dava da açılabilir.
Süre kaçırılırsa hak kaybı doğar. Buna karşılık plan uygulanmaya başladığında yeni bir dava imkânı doğabilir. Uygulama işlemi üzerine ilgililer planı, uygulama işlemini veya ikisini birden dava edebilir. İtiraz ve dava süreçlerinin ayrıntısı için imar planına itiraz ve iptal davası yazımız incelenebilir.
İmar Planlarının İptali İçin Dava Nasıl Açılır
Görevli yargı kolu idari yargıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu dava açma süresini idare mahkemelerinde altmış gün olarak belirler. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar. İdareye başvuru yapılmışsa süre başvurunun reddi üzerine yeniden işler. Bu nedenle ilan tarihinin belgelenmesi önem taşır.
Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. İmar, kamulaştırma, yıkım ve ruhsat uyuşmazlıkları bu kurala tabidir. Davacının hukuki yararının bulunması aranır. Taşınmaz maliki, komşu parsel sahibi ve bazı hâllerde meslek odaları dava açabilir. Dava dilekçesinde iptal sebepleri somut biçimde gösterilmelidir.
İptal sebepleri idari işlemin beş unsuruna göre kurulur. Yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarındaki hukuka aykırılık iptal sonucu doğurabilir. İmar planları bakımından en sık tartışılan unsur sebep unsurudur. Planın hangi bilimsel veriye ve ihtiyaç analizine dayandığı burada incelenir. Kamu yararı bulunmayan parsel bazlı değişiklikler de sık iptal edilir.
İmar Planları Davalarında Bilirkişi İncelemesi Nasıl Yapılır
İdari yargıda bilirkişi ve keşif konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Mahkeme, özel ve teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurur. Buna karşılık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişi görevlendirilemez. Yani bilirkişi hukuki nitelendirme yapmaz. Bilirkişinin görevi teknik veriyi mahkemeye açıklamaktır.
İmar planları davalarında bilirkişi kurulu genellikle üç kişiden oluşur. Şehir plancısı, harita mühendisi ve inşaat mühendisi sık görevlendirilen meslek gruplarıdır. Keşif çoğu dosyada rapordan önce yapılır. Keşifte taşınmazın konumu, çevredeki yapılaşma ve altyapı durumu yerinde görülür. Tarafların keşifte hazır bulunma hakkı vardır.
Rapor taraflara tebliğ edilir. Taraflar, eksik gördükleri hususların tamamlanmasını iki hafta içinde isteyebilir. İtiraz dilekçesinde raporun hangi teknik verisinin neden hatalı olduğu gösterilmelidir. Genel itiraz cümleleri sonuç doğurmaz. İtiraz usulü için idari yargıda bilirkişi raporuna itiraz yazımız yol gösterir.
Bilirkişi Raporunda Hangi Ölçütler Aranır
Rapor üç ölçüt üzerinden kurulur. Bunlar şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararıdır. Rapor önce planın üst kademe planla uyumunu inceler. Ardından nüfus, donatı alanı ve ulaşım verilerini değerlendirir. Danıştay karar arama sistemi üzerinden benzer uyuşmazlıklardaki ölçütler de izlenebilir.
Raporun gerekçeli olması aranır. Vardığı sonucun hangi veriye dayandığı açıkça yazılmalıdır. Kaynak gösterilmeyen değerlendirme denetlenemez. Mahkeme raporu serbestçe değerlendirir ve bağlı değildir. Yetersiz görülen raporda ek rapor ya da yeni bilirkişi kurulu istenebilir.
Yürütmenin Durdurulması Kararı Hangi Şartlarda Verilir
İptal davası tek başına planın uygulanmasını durdurmaz. Bu nedenle yürütmenin durdurulması ayrıca istenir. Kanun iki şartın birlikte gerçekleşmesini arar. İşlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zarar doğurmalıdır. Ayrıca işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır.
İmar planları davalarında bu şartlar somut verilerle anlatılır. Yapılaşmanın başlaması ve ağaç varlığının yok olması sık ileri sürülen zararlardır. Karara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde bir kez itiraz edilebilir. Ayrıntı için yürütmenin durdurulması kararı ve itiraz yazımıza bakılabilir.
İmar Planı İptal Edilirse Sonuç Ne Olur
İptal kararı işlemi baştan itibaren ortadan kaldırır. Yani plan hiç yapılmamış sayılır. İptalden önceki plana dönülür ya da idare yeni plan yapar. İdare kararı gecikmeksizin uygulamakla yükümlüdür. Uygulama süresi kararın idareye tebliğinden itibaren otuz gündür.
İptal, plana dayanan uygulama işlemlerini de etkiler. Plana dayanılarak verilen ruhsatların hukuki dayanağı zayıflar. Buna karşılık her iptal kararı yapının otomatik yıkımı sonucunu doğurmaz. Sonuç, yapının durumuna ve idarenin işlemlerine göre değişir. İmar planları uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için imar hukuku sayfamız incelenebilir.
KAYNAKÇA:
1- AKIŞ Ercüment, 1997, Belediyenin İmar Planını Değiştirmesi ve Hukuki Sonuçları, Çağdaş Yerel Yönetimler, Cilt 6 Sayı 4 Ekim 1997.
2- BAL Burçak, 2010, İdari Bir İşlem Türü Olarak İmar Planı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara.
8- http://www.idarehukuku.net/baslik/Imar-Hukuku/Imar-Plani/Plan-Hiyerarsisi.html, Plan Hiyerarşisi,
Anahtar kelimeler: imar planlarına hakim olan ilkeler, imar planı, imar planları, plan, imar, ilke, hiyerarşi, kamu yararı, aleniyet.
İmar Planları Konusunda Avukat Desteği
İmar planları bakımından izlenecek hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
İmar planları hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya çevrim içi soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
İmar ve Gayrimenkul Hukuku
İmar Avukatı
İmar avukatı; imar hukuku alanında uzman olan, imar uyuşmazlıklarında ve idari davalarda tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.