Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde alınan doçentlik unvanı Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz. Danıştay bu konuda açık bir karar vermiştir. Karara göre KKTC doçentlik unvanı, ülkemizdeki mevzuata göre değerlendirilir. Unvanın geçerliliği için ayrıca Üniversitelerarası Kurul kararı gerekir.
Uyuşmazlığın Konusu Nedir
Karara konu olayda davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktadır. Yakın Doğu Üniversitesi’nden doçentlik unvanı almıştır. Bu unvanın eşdeğerliğinin onaylanması için başvuruda bulunmuştur. Başvuru, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 27. maddesine dayanmaktadır.
Başvurusu kabul edilmemiştir. Davacı buna istinaden diğer hukuki yolları tüketmiştir. Ardından temyiz talebiyle Danıştay’a başvurmuştur.
Uyuşmazlık tek bir soruya indirgenebilir. KKTC doçentlik unvanı, Türkiye’de verilen doçentlik unvanı ile eş düzeyde sayılabilir mi?
Sorunun pratik önemi büyüktür. Unvan geçerli sayılmazsa doçent kadrosuna başvuru yapılamaz. Akademik kariyer bu noktada durur. Maaş ve ek gösterge de bundan etkilenir.
Uyuşmazlığın tarafları da bellidir. Bir yanda unvan sahibi aday vardır. Diğer yanda Üniversitelerarası Kurul bulunur. Çözüm yolu idari yargıdır.
Dosyanın seyri şu adımlardan geçmiştir.
Eşdeğerlik başvurusu yapılır
Başvuru kabul edilmez
İdare mahkemesinde dava açılır
Karar temyiz edilir
Danıştay kararı verir
Danıştay Kararının Esası
Danıştay kararında öncelikle kanun hükümleri ele alınmıştır. Kararın gerekçesinde şu değerlendirmelere yer verilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
KKTC’de alınan doçentlik unvanı Türkiye’de doğrudan geçerli midir?
Hayır. Danıştay kararına göre KKTC üniversitelerinin verdiği akademik unvanlar ülkemiz mevzuatına göre değerlendirilir. Unvanın geçerli sayılması için Üniversitelerarası Kurul kararı gerekir.
Yabancı ülkede alınan doçentlik unvanının şartları nelerdir?
2547 sayılı Kanunun 27. maddesi iki şart arar. Aday doktora veya tıpta uzmanlık unvanını kazanmış olmalıdır. Ayrıca unvan ve yetkiyle en az iki yıl yabancı ülkedeki öğretim ve araştırma kurumlarında çalışmış olmalıdır.
İnternet sitemizde yer alan bütün bilgiler Akademik Hukuk & Danışmanlıktarafından Türkiye Barolar Birliği'nin meslek kuralları ve Avukatlık Kanunu kapsamında paylaşılmaktadır.
Sitede yer alan hiçbir içerik bağlayıcı hukuki görüş niteliği taşımaz; reklam mahiyetinde yorumlanamaz.
2547 Sayılı Yasanın “Doçentlik Sınavı” başlıklı 24.maddesinde, doçentlik sınavının Üniversitelerarası Kurulca yılda bir kere açılacağı belirtildikten sonra, doçentlik sınavına katılabilmek için gerekli olan koşulları düzenlemiş olup, 27. maddesinde de, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını kazandıktan veya sanat dallarında belirli süre çalıştıktan sonra yabancı ülkelerde doçentlik unvanını veya yetkisini almış olanlardan, en az iki yıl bu unvan ve yetki ile yabancı ülkelerdeki öğretim ve araştırma kurumlarında çalışmış olanların bu unvanlarının Türkiye’de geçerli sayılmasının, Üniversitelerarası Kurul kararıyla olacağı, bunun için başvuran adayın çalıştığı yabancı ülkelerdeki yükseköğretim kurumunun, Türk yükseköğretim kurumu düzeyinde olduğunun Üniversitelerarası Kurulca belirlenmesi gerektiği belirtilerek, yabancı ülkelerde alınan doçentlik unvanının Türkiye’de tanınabilmesi koşulları açıklanmıştır.
Yakın Doğu Üniversitesinde Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin “Doçentliğe Yükseltilme ve Atanma” başlıklı S maddesinde, doçentlik sınavının T.C Üniversitelerarası Kurul’un tespit edeceği esaslara göre bu kurul tarafından yılda bir defa açılacağı, 10. maddesinde, T.C Üniversitelerarası Kurulun doçentlik sınavına katılabilme şartlarını yerine getiren adayların bildikleri bilim dallarına uzmanlık ve araştırma dallarına göre doçentlik sınavı jürilerini ad çekme usulü ile seçeceği, 12. maddesinde ise, doçentliğe atanabilmek için 2547 sayılı T.C Yükseköğretim Kanununun 24.maddesi uyarınca T.C Üniversitelerarası Kurulunca açılacak doçentlik sınavında başarı göstererek doçentlik unvanını almış bulunmak veya 27. maddesi gereğince Üniversitelerarası Kurulca doçentlik sınavında başarı göstererek doçentlik unvanını almış bulunmak veya 27.maddesi gereğince Üniversitelerarası Kurulca doçentlik sınavını başaranlarla eş düzeyde sayılmış olmak gerekeceği hükme bağlanmıştır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde eğitim-öğretim faaliyeti gösteren üniversitelerin, Üniversitelerarası Kurul’da temsil edildikleri gibi, söz konusu üniversitelere ülkemizde yapılmakta olan öğrenci seçme sınavı ile öğrenci alındığı, başka bir anlatımla bu üniversitelerin ülkemizdeki yükseköğretim mevzuatına tabi oldukları ortada bulunmasına göre, bu üniversitelerce verilecek akademik unvanların da ülkemizdeki mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının 24. maddesinde belirlenen koşullara uygun olarak sınava hiç girmediği de ortadadır.
Açıklanan nedenlerle Ankara 8.İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 23.9.2005 gününde oy birliği ile karar verildi.
Karardan Çıkan Üç Ölçüt Nedir
Karar üç ölçüt ortaya koymaktadır. Bu ölçütler bugün de yol göstericidir. Ölçütler kurumun statüsü üzerinden kurulmuştur.
KKTC üniversiteleri Üniversitelerarası Kurul’da temsil edilmektedir.
Bu üniversitelere ülkemizdeki öğrenci seçme sınavıyla öğrenci alınmaktadır.
Bu nedenle verdikleri akademik unvanlar ülkemiz mevzuatına göre değerlendirilir.
Sonuç açıktır. KKTC doçentlik unvanı, yabancı ülke unvanı gibi ele alınmamaktadır. Bu üniversiteler ülkemizdeki yükseköğretim mevzuatına tabidir.
Karar bir dördüncü noktaya daha değinmiştir. Davacı, kanunda belirlenen koşullara uygun olarak sınava hiç girmemiştir. Bu tespit sonucu doğrudan etkilemiştir.
Ölçütlerin sırası da anlamlıdır. Önce kurumun statüsü belirlenir. Sonra unvanın hangi usulle verildiği incelenir. En sonda adayın kişisel durumu değerlendirilir.
Kararın Mantığı Neye Dayanıyor
Kararın mantığı basit bir eşitlik fikrine dayanır. Aynı mevzuata tabi kurumlar aynı ölçütlerle değerlendirilir. Aksi hâlde iki farklı yol doğar.
Birinci yol, Türkiye’deki adayın izlediği yoldur. Bu yolda başvuru, jüri ve eser incelemesi vardır. İkinci yol ise doğrudan tanıma yoludur.
İkinci yolun kabulü ilk yolu anlamsız kılar. Karar bu sonucu engellemektedir.
Kararın Pratik Sonucu Nedir
Netice itibariyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde doçentlik unvanı almış olmak eşdeğerlik açısından bir anlam ifade etmemektedir. Zira bu unvanların Türkiye’de geçerliliği için mutlaka Kurul kararı gerekmektedir.
Yine aynı şekilde unvanın alındığı yükseköğretim kurumu Türkiye’dekiyle aynı düzeyde olmalıdır. Ayrıca bu ülkelerde verilecek olan unvanlar ülkemizdeki mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmelidir. Kaldı ki davacı şartlara uygun olarak sınava da girmemiştir.
Karar, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Dosya yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmiştir. Karar 23.9.2005 gününde oy birliğiyle verilmiştir.
Dolayısıyla KKTC doçentlik unvanının Türkiye’de eşdeğerlik kazanması bu koşullarda mümkün olmamıştır.
Yabancı Ülkede Alınan Doçentlik Unvanı Nasıl Geçerli Sayılır
Konunun kanuni dayanağı 2547 sayılı Kanunun 27. maddesidir. Madde, 17/8/1983 tarihli düzenlemeden bu yana değişmemiştir. Hüküm iki şart aramaktadır.
Adayın doktora veya tıpta uzmanlık unvanını almış olması gerekir.
Unvan veya yetkiyle en az iki yıl yabancı ülkede çalışılmış olması gerekir.
İki şart sağlansa bile unvan kendiliğinden geçerli olmaz. Geçerlilik ancak Üniversitelerarası Kurul kararıyla doğar. Kurul ayrıca bir tespit yapar. Adayın çalıştığı yükseköğretim kurumunun Türk yükseköğretim kurumu düzeyinde olduğu belirlenmelidir.
Aynı düzen profesörlük unvanı için de geçerlidir. Bu kural 2547 sayılı Kanunun 28. maddesinde yer alır. Unvanların korunmasına ilişkin 29. madde de ayrıca dikkate alınmalıdır.
İki Yıllık Çalışma Şartı Nasıl Hesaplanır
İki yıllık süre unvanın alınmasından sonra işler. Süre, unvan ve yetkiyle çalışılan döneme aittir. Öğrencilik veya izin dönemleri bu süreye girmez.
Sürenin belgeyle gösterilmesi gerekir. Görev yazısı, sözleşme ve hizmet dökümü kullanılır. Belgelerde başlangıç ve bitiş tarihleri açık olmalıdır.
Ayrıca çalışılan kurumun niteliği önemlidir. Kanun, öğretim ve araştırma kurumundan söz eder. Bu nitelik taşımayan yerlerdeki çalışma sayılmayabilir.
Kararın Dayandığı Mevzuat Sonradan Nasıl Değişti
Karar 2005 yılında verilmiştir. O tarihte doçentlik bir sınav usulüyle yürütülüyordu. Bugün ise durum farklıdır.
22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanun 24. maddeyi baştan değiştirmiştir. Madde başlığı “Doçentlik sınavı” iken “Doçentlik ve atama” olmuştur. Üniversitelerarası Kurulca yapılan sözlü sınav da kaldırılmıştır.
15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanun ise başvuru sayısına dokunmuştur. Başvurular artık yılda en az iki kez yapılmaktadır.
Buna karşılık 27. madde değişmemiştir. KKTC doçentlik unvanı bakımından kararın dayandığı hüküm hâlâ yürürlüktedir. Kararın ölçütleri bu yönüyle güncelliğini korumaktadır.
Bir başka değişiklik de jüri bilgilerine ilişkindir. 7243 sayılı Kanun bu konuda yeni bir cümle eklemiştir. Jüri üyelikleri ve raporlar elektronik ortamda erişime açılmaktadır. Bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılmaktadır.
Kararın okunmasında bu ayrım gözetilmelidir. 2005 tarihli metindeki “doçentlik sınavı” ifadesi bugünkü sistemi anlatmaz. Bugün geçerli olan usul eser incelemesidir.
Yine de kararın özü korunmaktadır. KKTC doçentlik unvanı hâlâ Kurul kararına bağlıdır. Kurum düzeyi şartı da yürürlüktedir. Değişen yalnız unvanın kazanılma usulüdür.
Bugün Doçentlik Unvanı Nasıl Alınır
Süreç bugün eser incelemesi üzerine kuruludur. Ayrıntılar Doçentlik Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
Başvurular Mart ve Ekim aylarının yirminci günü başlar.
Aday doktora veya uzmanlık unvanına sahip olmalıdır.
Merkezî yabancı dil sınavından en az elli beş puan aranır.
Belirlenen asgari sayı ve nitelikte yayın şartı vardır.
Her aday için beş asıl ve iki yedek üyeden jüri kurulur.
Beş üyeli jüride en az üç olumlu rapor gerekir.
Jüri üyeleri raporlarını sisteme yükler. Her üyeye azami bir ay süre verilir. Gerekirse bir aya kadar ek süre tanınır.
Değerlendirme iki aşamalıdır. Önce etik ve asgari şart incelenir. Sonra eserlerin niteliği değerlendirilir.
Başarılı adaya Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu kararıyla unvan verilir. Ayrıca doçentlik belgesi düzenlenir. Sürecin bütünü için Doçentlik Yönetmeliği ve kriterleri yazısı incelenebilir.
Unvan Eşdeğerliği ile Diploma Denkliği Aynı Şey Değildir
Uygulamada iki kavram sık karıştırılır. Aralarındaki fark hem merci hem sonuç yönünden belirgindir.
Unvan eşdeğerliği doçentlik ve profesörlük unvanına ilişkindir ve Üniversitelerarası Kurul karar verir.
Diploma denkliği lisans ve lisansüstü diplomalara ilişkindir ve Yükseköğretim Kurulu karar verir.
İki sürecin sonuçları da farklıdır. Denklik belgesi bir diplomanın karşılığını gösterir. Unvan eşdeğerliği ise akademik bir statü sağlar.
Başvuru mercileri de ayrıdır. Yanlış mercie yapılan başvuru süre kaybına yol açar. Bu durumda dosya yetkili makama gönderilir.
KKTC doçentlik unvanı tartışması birinci gruba girer. KKTC’den alınan doktora diploması ise ikinci gruba girer. Doktora denkliği için KKTC doktora denklik başvurusu yazısı incelenebilir.
Üniversitelerarası Kurul kararı bir idari işlemdir. Bu işlem kesin ve yürütülmesi zorunlu niteliktedir. Buna karşı iptal davası açılabilir.
İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesine göre dava açma süresi altmış gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Aynı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava süresi içinde idareye başvurulabilir. Bu başvuru süreyi durdurur.
Dilekçede iki nokta ayrı ayrı tartışılmalıdır. Birincisi kurumun düzey tespitidir. İkincisi ise iki yıllık çalışma şartının değerlendirilmesidir. Koşulları varsa yürütmenin durdurulması da istenir.
Ret kararının gerekçesi dikkatle okunmalıdır. Gerekçe iki farklı temele dayanabilir.
Kurumun düzey şartını karşılamadığı gerekçesi
Çalışma süresinin eksik olduğu gerekçesi
Her gerekçe ayrı bir savunma gerektirir. Birinci gerekçede kurumun statüsü belgelenir. İkinci gerekçede ise süre dökümü sunulur.
Gerekçesiz bir ret kararı ayrı bir sakatlık doğurur. İdari işlemler gerekçeli olmalıdır. Gerekçe yoksa bu husus dilekçede ayrıca belirtilir.
Başvuruda Hangi Belgeler Hazırlanır
Dosyanın belge düzeni sonucu doğrudan etkiler. Aşağıdaki belgeler ilk aşamada toplanmalıdır.
Doçentlik unvanına ilişkin belge ve karar
Doktora veya uzmanlık belgesi
Çalışma sürelerini gösteren resmî yazılar
Görev yapılan kurumun statüsüne ilişkin belgeler
Yayın listesi ve atıf dökümü
Yabancı dil sınavı sonuç belgesi
Belgelerin tarih sırasıyla düzenlenmesi gerekir. İki yıllık çalışma şartı, tarih aralıklarıyla açıkça gösterilmelidir. Yabancı dildeki belgelerin yeminli tercümesi eklenir.
Eksik belge en sık görülen ret sebebidir. Bu nedenle başvuru öncesi kontrol listesi yapılmalıdır. KKTC doçentlik unvanı dosyalarında kurum statüsü belgesi özellikle önemlidir.
Dosyada şu bilgiler bir sayfada özetlenmelidir.
Unvanın verildiği tarih
Unvanı veren kurum
Kurumun bağlı olduğu mevzuat
Çalışma dönemi
Toplam süre
Görev unvanı
Belge numaraları
Bu özet sayfası hem başvuruda hem davada işe yarar. Bilgiler belgelerle birebir uyumlu olmalıdır.
Belgeler şu sırayla dizilir.
Kimlik ve iletişim
Öğrenim belgeleri
Unvan belgesi
Görev yazıları
Yayın listesi
Tercümeler
Sürecin Takibinde Dikkat Edilecek Noktalar
Başvurudan önce üç noktanın netleştirilmesi yararlıdır.
Unvanın hangi kurum tarafından ve hangi usulle verildiği
Kurumun ülkemiz mevzuatına tabi olup olmadığı
Unvanla fiilen çalışılan sürenin kaç yıl olduğu
KKTC doçentlik unvanı bakımından ikinci nokta belirleyicidir. Karar, KKTC üniversitelerini ülkemiz mevzuatına tabi saymıştır. Bu tespit, unvanı yabancı ülke unvanı olmaktan çıkarmaktadır.
Üçüncü nokta çoğu dosyada gözden kaçar. Süre hesabı, unvanın verildiği tarihten sonra başlar. Bu tarih belgeyle sabit olmalıdır.
İlgili hesaplama aracı: Doçentlik Puanı Aracı ile ÜAK doçentlik başvurusu için asgari puan ve şart kontrolü yapılabilir.
KKTC Doçentlik Unvanı Konusunda Avukat Desteği
KKTC doçentlik unvanı bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
KKTC doçentlik unvanı hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya soru sorma sayfamız üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Kurul, adayın çalıştığı yabancı yükseköğretim kurumunun Türk yükseköğretim kurumu düzeyinde olup olmadığını belirler. Bu tespit yapılmadan unvan geçerli sayılmaz. Değerlendirme kurumun statüsü üzerinden yürütülür.
Unvan eşdeğerliği ile diploma denkliği arasındaki fark nedir?
Unvan eşdeğerliği doçentlik ve profesörlük unvanına ilişkindir ve Üniversitelerarası Kurul karar verir. Diploma denkliği ise lisans ve lisansüstü diplomalara ilişkindir ve Yükseköğretim Kurulu karar verir. İki süreç ayrı başvuru ve ayrı dava konusudur.
Kararın dayandığı kanun hükmü değişti mi?
2547 sayılı Kanunun 24. maddesi 7100 sayılı Kanunla 2018 yılında baştan değiştirilmiştir. Buna karşılık yabancı ülkede alınan doçentlik unvanını düzenleyen 27. madde değişmemiştir. Kararın dayandığı temel hüküm yürürlüktedir.
Eşdeğerlik talebi reddedilirse hangi süre içinde dava açılır?
İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi uyarınca dava açma süresi altmış gündür. Süre, ret kararının yazılı bildirimini izleyen günden başlar. Aynı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava süresi içinde idareye başvurulması süreyi durdurur.
KKTC’de alınan doktora diploması için hangi yol izlenir?
Doktora diploması unvan eşdeğerliği değil denklik konusudur. Başvuru Yükseköğretim Kuruluna yapılır. Ret kararına karşı da idari yargıda iptal davası açılabilir.
Doçentlik
Doçentlik Davası Devam Ederken Başvuru Yapılması
Doçentlik davası devam ederken yeniden başvuru yapmak mümkündür. Yeni başvuruyu davanın kesinleşmesine bağlayan yönetmelik hükmü Danıştay tarafından iptal edildi. Bekleme dönemleri, hukuki yarar ve yürütmenin durdurulması bu yazıda ele alınıyor.