Profesör unvanı başka bir üniversitede kullanılabilir mi sorusu sık sorulur. Soru genellikle iki kurum arasında geçiş yapan öğretim üyelerinden gelir. Bir üniversitede profesör kadrosuna atanan kişi, başka bir üniversitede doçent kadrosunda çalışmaya başlayabilir. Bu kişi yeni kurumunda profesör unvanını kullanmak ister. İdare çoğu zaman bu talebi reddeder. Aşağıda konuya ilişkin bir bölge idare mahkemesi kararı incelenir.
Kısa cevap: Başka bir üniversitede boş profesörlük kadrosuna atanan kişi, 2547 sayılı Kanunun 26/c maddesi uyarınca unvanını orada da kullanır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesinin kararına göre, doçent kadrosundaki kişi o kurumda profesör unvanını kullanamaz; unvan, atandığı kadroya bağlıdır. Kurum dışı çalışmalarda Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca, her unvan döneminde yükseköğretim kurumlarında fiilen iki yıl görev yapma şartı aranır.
Karar, unvan ile kadro ayrımını açık biçimde ortaya koyar. Ayrıca hangi kanun hükmünün hangi duruma uygulanacağını gösterir. Benzer uyuşmazlıklar için profesörlük kadrosuna atanmama davası yazımız da yol gösterir.
Profesör Unvanı Nasıl Kazanılır
Profesör unvanı, doçentlik unvanı alındıktan sonra en az beş yıl ilgili bilim alanında çalışılıp özgün yayın yapılarak ve profesörlük kadrosuna atanarak kazanılır. Unvanın kazanılma yolu kanunda yazılıdır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 26 ncı maddesi profesörlüğe yükseltilme ve atamayı düzenler. Adayın doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl çalışması gerekir. Bu çalışma, açık bulunan profesörlük kadrosuyla ilgili bilim alanında geçmelidir. Aday ayrıca doçentlik sonrasında özgün yayın veya çalışma yapmış olmalıdır. Bu yayınlardan biri başlıca araştırma eseri olarak gösterilir.
Üniversiteler bu asgari koşullara ek koşul da getirebilir. Ek koşullar Yükseköğretim Kurulunun onayıyla belirlenir. Amaç münhasıran bilimsel kaliteyi artırmaktır. Ek koşulların objektif ve denetlenebilir nitelikte olması aranır. Bilim disiplinleri arasındaki farklar da göz önünde bulundurulur. Bu nedenle bir üniversitenin koşulları başka bir üniversitenin koşullarından farklı olabilir.
Profesörlük Kadrosuna Atama Nasıl Yapılır
Atama süreci ilanla başlar. Profesörlük kadroları rektörlük tarafından ilan edilir. Başvuran adayların durumunu ve bilimsel niteliğini tespit için beş profesör seçilir. Seçimi üniversite yönetim kurulu yapar. Bu profesörlerden en az üçü başka bir üniversiteden veya yüksek teknoloji enstitüsünden olur. Her profesör her aday için ayrı bir rapor yazar.
Sık Sorulan Sorular
Profesör kadrosundan ayrılan kişi yeni kurumunda bu unvanı kullanabilir mi?
Kurum içinde kullanılan unvan, atanılan kadroya bağlıdır. Doçent kadrosuna atanan kişi yeni üniversitesinde doçent unvanını taşır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi bu yönde karar vermiştir. Unvan, kişiyle birlikte taşınan bağımsız bir sıfat gibi işlemez.
Profesör unvanı nasıl kazanılır?
Unvan, profesörlük kadrosuna atanmayla kazanılır. 2547 sayılı Kanun m. 26 doçentlik unvanından sonra en az beş yıl çalışmayı arar. Bu çalışmanın, ilan edilen kadronun bilim alanında geçmesi gerekir. Aday ayrıca doçentlik sonrasında özgün yayın veya çalışma sunar.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Birden fazla aday varsa raporlarda tercih bildirilir. Yönetim kurulu bu raporları göz önünde tutarak karar verir. Atamayı bu karar üzerine rektör yapar. Profesörlüğe yükseltilerek atanan kişi başka bir yükseköğretim kurumunda boş bulunan kadroya geçmek isteyebilir. Aynı kişi başka bir bilim dalındaki kadroya da başvurabilir. Kanun bu geçişlerde yine aynı esas ve usullerin uygulanmasını arar.
Unvan ile Kadro Arasındaki Fark
Profesörlük unvanı profesörlük kadrosuna atanmayla kazanılır ve 2547 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi gereği kişiden geri alınamaz. Ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesinin 2020/1701 K. sayılı kararına göre yükseköğretim kurumu içinde kullanılacak unvanı, kişinin o kurumda atandığı kadro belirler. Akademik unvanların kazanılma biçimi birbirinden farklıdır. Doçentlik unvanı, belirli şartların sağlanması ve merkezî değerlendirmede başarı ile kazanılır. Doktor öğretim üyesi unvanı ise ilgili kadroya atanmayla elde edilir. Profesör unvanı da kadroya atanmaya bağlıdır. Bu nedenle profesör unvanı, kişiye ömür boyu bağlanan bağımsız bir sıfat değildir. Profesör unvanı başka bir üniversitede kullanılabilir mi sorusunun cevabı da kadro ile birlikte düşünülür.
Ayrım pratikte önemli sonuçlar doğurur. Profesör kadrosundan ayrılan kişi, başka bir kurumda doçent kadrosuna atanabilir. Bu kişi yeni kurumunda doçent kadrosunun gereklerine göre görev yapar. Unvan farkı özlük haklarına ve akademik yetkilere de yansır. Konu için alt unvanlı akademik kadroya başvuru yazımıza bakabilirsiniz.
Ankara 7. İdare Mahkemesi davanın reddine karar verdi. Kararın tarihi 16/10/2019, esas numarası E:2019/567 ve karar numarası K:2019/2339 idi. Davacı vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurdu. Vekile göre davacı, X1 Üniversitesi Rektörlüğünün 20/04/2015 tarih ve 45250738-903.02/884 sayılı işlemiyle profesör unvanını almıştı. İşlemin dayanağı Yükseköğretim Kanununun 26 ncı maddesiydi.
Vekilin ilk iddiası iki yıl şartına ilişkindi. İddiaya göre unvanın alındığı yükseköğretim kurumunda iki yıl çalışma şartı aranmıyordu. İkinci iddia davalı idarenin niteliğiyle ilgiliydi. Davalı da bir yükseköğretim kurumu olduğuna göre, başka bir yükseköğretim kurumunda alınan unvan burada da kullanılabilmeliydi. Üçüncü iddia kadro ile unvanın farklı şeyler olduğuydu. Vekile göre doçent kadrosunda fiilen görev yapmak, profesörlük unvanını kullanmaya engel değildi.
Savunmanın Özeti
Davalı idare istinaf istemine karşı görüşünü sundu.
İdareye göre mahkeme kararında hukuka aykırılık yoktu. Bu nedenle idare, talebin reddine karar verilmesini istedi.
Mahkemenin İncelemesi
Hüküm veren daire, dosyayı Türk Milleti adına inceledi.
İncelemeyi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi yaptı. Dairenin usul dayanağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesiydi. Dava dosyası bu çerçevede incelenerek işin gereği görüşüldü.
Dava, bir doçentin unvan kullanma talebiyle ilgilidir. Davacı, X2 Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalında doçent kadrosunda görev yapmaktadır. Davacı daha önce X1 Üniversitesi Rektörlüğünün 20/04/2015 tarih ve 45250738-903.02/884 sayılı işlemiyle profesör kadrosuna atanmıştır. Bu nedenle doçent kadrosunda görev yaparken profesör unvanını kullanmak istemiştir. Başvurusu 08/01/2019 tarih ve E.403944 sayılı işlemle reddedilmiştir. İtirazı da 19/02/2019 tarih ve E.449668 sayılı işlemle reddedilmiştir. Dava, bu iki işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesi davayı reddetti. Gerekçeye göre profesör unvanına ataması yapılan kişi için bir şart aranır. Bu kişi, atandığı kurumdan ayrıldıktan sonra unvanı kullanabilmek için o kurumda en az iki yıl görev yapmalıdır. Davacı bu koşulu taşımıyordu. Bu nedenle başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmedi.
Kararın Dayandığı Kanun Hükümleri
Kararın ilk dayanağı doktor öğretim üyeliğine ilişkin hükümdür. Kanunun 23 üncü maddesine göre açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdürler üç profesör veya doçent tespit eder. Bu kişilerden biri o birimin yöneticisi, biri de kurum dışından olur. Adaylar hakkında yazılı görüş istenir. Atamayı rektör en çok dört yıl süreyle yapar.
Atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi bitenler yeniden atanabilir. Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için doktora derecesi aranır. Tıp, diş hekimliği, eczacılık ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanı da bu şartı karşılar. Belli sanat dallarında yeterlik kazanmış olmak da yeterli sayılır. Yükseköğretim kurumları bu kadro için Kurul onayıyla ek koşul belirleyebilir.
İkinci dayanak doçentlik ve atamaya ilişkin hükümdür. Kanunun 24 üncü maddesine göre doçentlik başvuruları yılda en az iki kez yapılır. Takvimi Üniversitelerarası Kurul belirler. Adayın lisans diploması sonrasında doktora veya uzmanlık unvanı alması gerekir. Merkezî yabancı dil sınavından en az elli beş puan da şarttır. Uluslararası geçerliliği kabul edilen bir sınavdan denk puan da yeterli sayılır.
Doçentlik bilim alanı belli bir yabancı dille ilgiliyse kural değişir. Aday bu durumda sınavı başka bir yabancı dilde vermek zorundadır. Aday ayrıca yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışma yapar. Ölçütleri, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu belirler. Belirlemede her bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınır.
Başvuru sonrasında jüri kurulur. Üniversitelerarası Kurul adayın alanından beş kişilik bir jüri ve iki yedek üye tespit eder. Alanda yeterli öğretim üyesi yoksa jüri üç üyeyle kurulabilir. Asıl ve yedek üyeler ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını hazırlar. Raporlar Üniversitelerarası Kurula gönderilir.
Asıl üye geçerli bir mazeretle rapor veremezse yedek üyenin raporu sıraya göre esas alınır. Jüri üyelikleri, jüri ve değerlendirmeye esas alınan raporlar elektronik ortamda erişime açılır. Başvuru sonucu da aynı yolla görünür hâle gelir. Bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır. Kural, 15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanunla getirilmiştir.
Değerlendirme sonucunda yeterli yayın ve çalışmaya sahip görülen adaya doçentlik unvanı verilir. Kararı Üniversitelerarası Kurul verir. Adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir. Yönetmeliği Yükseköğretim Kurulu çıkarır. Ayrıntı için doçentlik yönetmeliği kriterleri yazımız yol gösterir.
Doçentlik unvanına sahip olmak kadro için tek başına yetmez. Yükseköğretim kurumları doçent kadrosuna atama için ek koşul belirleyebilir. Ek koşullar, Yükseköğretim Kurulu onayıyla ve objektif ölçütlerle konur. Ek koşullar arasında sözlü sınav yer alabilir. Bu sınavı, Üniversitelerarası Kurulun oluşturduğu jüriler yapar.
Doçentlik unvanı olanlar ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Rektör, adayların durumunu incelemek üzere üç profesör tespit eder. Bu profesörlerden en az biri üniversite dışından olur. Varsa ilgili birim yöneticisi de bu kişiler arasında yer alır. Her profesör her aday için ayrı bir rapor yazar. Yönetim kurulunun kararı üzerine atamayı rektör yapar.
Üçüncü dayanak profesörlüğe yükselme ve atamaya ilişkin hükümdür. Kanunun 26 ncı maddesi bu konuyu düzenler. Maddeye göre profesörlüğe yükseltilerek atanmak için doçentlik unvanından sonra en az beş yıl çalışmak gerekir. Çalışmanın, açık bulunan profesörlük kadrosuyla ilgili bilim alanında geçmesi aranır. Aday ayrıca ilgili bilim alanında özgün yayın veya çalışma yapmış olmalıdır.
“a) Profesörlüğe yükseltilerek atamada; 1) Doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl süreyle, açık bulunan profesörlük kadrosu ile ilgili bilim alanında çalışmış olmak, 2) Doçentlik unvanını aldıktan sonra, ilgili bilim alanında özgün yayınlar veya çalışmalar yapmış olmak, gerekir.”
Başvuru dosyasında yayınlardan biri başlıca araştırma eseri olarak belirtilir. Üniversiteler asgari koşulların yanında ek koşul da belirleyebilir. Ek koşullar Yükseköğretim Kurulunun onayına bağlıdır. Amaç yine bilimsel kaliteyi artırmaktır. Bilim disiplinleri arasındaki farklılıklar burada da göz önünde bulundurulur.
Maddenin ikinci fıkrası atama usulünü gösterir. Profesörlük kadroları rektörlük tarafından ilan edilir. Yönetim kurulu, kadronun bilim alanıyla ilgili beş profesör seçer. Bunlardan en az üçü başka bir üniversiteden veya yüksek teknoloji enstitüsünden olur. Raporlar üzerine yönetim kurulu karar verir ve rektör atamayı yapar.
Maddenin üçüncü fıkrası geçişleri düzenler. Profesörlüğe yükseltilerek atanan kişi, başka bir yükseköğretim kurumunda boş bulunan profesörlük kadrosuna atanabilir. Aynı kişi, başka bir bilim dalındaki profesörlük kadrosuna da geçebilir. Ancak her iki hâlde de yükseltme ve atamaya ilişkin esas ve usullere uyulur. Kanun bu noktada kısayol tanımaz.
Dördüncü dayanak unvanların korunmasına ilişkin hükümdür. Kanunun 29 uncu maddesine göre öğretim üyeleri, kazandıkları akademik unvanlardan yoksun bırakılamaz. Başka bir işe geçenler, emekli olanlar veya görevden ayrılanlar akademik unvanlarını taşıyabilir. Ancak burada bir sınır vardır. Profesörlük, doçentlik veya doktor öğretim üyesi unvanını kazananlar, her unvan dönemi içinde yükseköğretim kurumlarında fiilen iki yıl görev yapmalıdır. Aksi hâlde bu unvanı, yükseköğretim kurumları dışındaki çalışmalarında kullanamazlar.
“Öğretim üyeleri, bu kanunda yazılı hükümler dışında kazanmış oldukları akademik unvanlardan yoksun bırakılamazlar. Başka bir işe geçmek, emekli olmak veya çekilmek ya da işten çekilmiş sayılmak yoluyla öğretim görevinden ayrılanlar, akademik unvanlarını taşıyabilirler. Ancak profesörlük, doçentlik veya doktor öğretim üyesi unvanlarını kazananlar her unvan dönemi içinde yükseköğretim kurumlarında fiilen iki yıl görev yapmadıkları takdirde yükseköğretim kurumları dışındaki çalışmalarında bu unvanı kullanamazlar.”
Dairenin Değerlendirmesi
Dosyanın incelenmesinden şu durum anlaşılmıştır. Davacı, X2 Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalında doçent kadrosunda görev yapmaktadır. Davacı, X1 Üniversitesi Rektörlüğünün 20/04/2015 tarih ve 45250738-903.02/884 sayılı işlemiyle profesörlük kadrosuna atanmıştır. Bu nedenle söz konusu unvanı, doçent kadrosunda görev yaptığı davalı idarede de kullanmak istemiştir. Talebinin reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Daire, kanun hükümlerini birlikte değerlendirdi. Doçentlik unvanı, belirli şartların sağlanması ve ulusal düzeydeki sınavda başarı ile kazanılır. Doktor öğretim üyesi unvanı, ilgili kadroya atama ile elde edilir. Profesör unvanı ise beş yıllık çalışma şartıyla profesör kadrosuna atanmayla kazanılır. Buna göre unvanın kullanımı, yükseköğretim kurumları içinde ilgili kadroya atanmaya bağlıdır.
Daire, 29 uncu maddenin kapsamını da belirledi. Maddedeki iki yıl kuralı, unvanların yükseköğretim kurumları dışındaki kullanımına ilişkindir. Kural, kurum içindeki unvan kullanımını düzenlemez. Bu tespit kararın kilit noktasıdır. Davacının kazanılmış hak iddiası da bu tespitle karşılanmıştır.
Profesör unvanının kurum içi ve kurum dışı kullanımı arasındaki fark aşağıdaki tabloda özetlenir.
Ölçüt
Kurum İçi Kullanım
Kurum Dışı Kullanım
Dayanak
Ankara BİM 4. İDD, E.2020/506 K.2020/1701 (2547 md. 23, 24, 26 ve 29'un birlikte yorumu)
2547 md. 29, ikinci fıkra
Koşul
İlgili unvan kadrosuna fiilen atanmış olmak
Her unvan dönemi içinde yükseköğretim kurumlarında fiilen iki yıl görev yapmak
Sonuç
Kurum içinde, kişinin o kurumda atandığı kadronun unvanı kullanılır
Şart sağlanmazsa unvan kurum dışı çalışmalarda kullanılamaz
Davacı, profesörlük kadrosuna atandığı için unvanı kullanma hakkı kazandığını ileri sürmüştür. Daireye göre profesör unvanı, ancak profesör kadrosuna atanmayla kullanılabilir. Davacı ise X2 Üniversitesinde doçent kadrosuna açıktan atanmış ve bu kadroda görev yapmaktadır. Bu görevi yaparken profesör unvanı başka bir üniversitede kullanılabilir mi sorusuna olumsuz cevap verilmiştir. Bu nedenle ret işleminde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Mahkeme kararı da sonucu itibarıyla yerinde bulunmuştur.
Daire istinaf başvurusunu reddetti. Karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulundu. Yargılama giderleri başvuruda bulunan üzerinde bırakıldı. Fazladan yatırılan 54,40 TL karar harcı ile posta avansından artan tutarın iadesine karar verildi. Karar, 09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verildi.
Karardan Çıkan Pratik Sonuçlar
İlk sonuç unvan ile kadronun ayrılmasıdır. Profesör unvanı başka bir üniversitede kullanılabilir mi sorusunda kurum içi kullanım, atanılan kadroya bağlıdır. Doçent kadrosunda görev yapan kişi kurum içinde doçent unvanını taşır. Bu kişi başka bir üniversitede profesör kadrosuna atanmış olsa bile sonuç değişmez. Unvan, kişiyle birlikte taşınan bir sıfat gibi işlemez.
İkinci sonuç 29 uncu maddenin sınırıdır. Maddedeki iki yıllık fiilî görev şartı kurum dışı kullanımla ilgilidir. Serbest çalışma, muayenehane ve danışmanlık gibi faaliyetler bu kapsamdadır. Kurum içi unvan kullanımı bu hükme dayandırılamaz. Dilekçenizde bu ayrımı açıkça kurmanız gerekir.
Üçüncü sonuç geçiş planlamasıyla ilgilidir. Profesör kadrosundan ayrılıp başka bir kuruma geçmeyi düşünen öğretim üyesi, hedef kurumda profesörlük kadrosu ilanını bekler. İlan yoksa alt kadroya geçiş unvan kaybı sonucunu doğurur. Kurumlar arası geçiş için öğretim elemanı naklen atama ve kurumlar arası geçiş yazımıza bakabilirsiniz.
Dava Açmadan Önce Yapılacaklar
Dava açmadan önce kuruma yazılı başvuru yapılır, ret gerekçesi istenir, atama belgeleri toplanır ve altmış günlük dava süresine dikkat edilir. Profesör unvanı başka bir üniversitede kullanılabilir mi sorusunda ilk adım yazılı başvurudur. Unvan kullanma talebinizi kuruma dilekçeyle iletin. Dilekçeye atama işleminin tarihini ve sayısını ekleyin. Kurumun cevabı ret ise gerekçeyi yazılı olarak isteyin. Gerekçe, açacağınız davanın çerçevesini belirler.
İkinci adım süre hesabıdır. Dava süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre işler. İdare mahkemelerinde genel dava süresi altmış gündür. Süre, işlemin yazılı bildirimiyle başlar. İdareye yapılan itiraz bu süreyi kendiliğinden durdurmaz.
Üçüncü adım delil hazırlığıdır. Atama işleminin onaylı örneği dosyanın temelini oluşturur. Görev süresini gösteren hizmet belgesi de gerekir. Kurumun ret yazısı ve itiraza verdiği cevap ayrıca eklenir. Benzer nitelikteki mahkeme kararları dilekçeye örnek olarak konulabilir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar
Bazı öğretim üyeleri emeklilik sonrası unvan kullanımını sorar. Emekli olan öğretim üyesi akademik unvanını taşımaya devam edebilir. Ancak yükseköğretim kurumları dışındaki çalışmalarda iki yıl kuralı işler. Kural, her unvan dönemi için ayrı ayrı değerlendirilir. Kurum dışı faaliyetlerde bu şartı önceden kontrol edin.
Bir diğer soru vakıf üniversitelerine geçişle ilgilidir. Vakıf yükseköğretim kurumları da yükseköğretim kurumu sayılır. Bu nedenle aynı kadro ve unvan mantığı orada da uygulanır. Özlük konuları için vakıf üniversitesi öğretim üyesi özlük hakları yazımız ayrıntı verir.
Profesör Unvanının Başka Bir Üniversitede Kullanılması Konusunda Avukat Desteği
Profesör unvanı başka bir üniversitede kullanılabilir mi sorusunda dosyanıza özgü bir değerlendirme isteyebilirsiniz. Bunun için Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi ücretsiz soru formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Kanunun 29 uncu maddesindeki iki yıl şartı neyi kapsar?
Bu şart, unvanın yükseköğretim kurumları dışındaki kullanımına ilişkindir. Serbest çalışma, muayenehane veya danışmanlık gibi faaliyetlerde unvanı kullanmak için her unvan döneminde fiilen iki yıl görev yapmak gerekir. Yükseköğretim kurumu içinde hangi unvanın taşınacağı bu hükümle belirlenmez.
Öğretim üyesi kazandığı akademik unvandan yoksun bırakılabilir mi?
Kural olarak hayır. 2547 sayılı Kanun m. 29, öğretim üyelerinin kazandıkları akademik unvanlardan yoksun bırakılamayacağını söyler. Başka bir işe geçenler, emekli olanlar veya görevden ayrılanlar da unvanlarını taşıyabilir. Kurum içi kullanım ise kadroyla birlikte değerlendirilir.
Başka üniversitedeki profesörlük kadrosuna geçiş nasıl yapılır?
2547 sayılı Kanun m. 26, boş bulunan kadroya geçişte yine yükseltme ve atama usulünün uygulanmasını ister. Kadro rektörlükçe ilan edilir. Üniversite yönetim kurulu, en az üçü başka kurumdan olmak üzere beş profesör belirler. Her profesör her aday için ayrı rapor yazar.
Alt unvanlı kadroya geçen öğretim üyesi hangi riski üstlenir?
Hedef kurumda profesörlük kadrosu ilan edilmemişse alt kadroya geçiş unvan kaybı sonucunu doğurur. Kişi yeni kurumunda o kadronun gereklerine göre görev yapar. Bu durum özlük haklarına ve akademik yetkilere de yansır. Geçiş planı bu nedenle ilan takvimine göre kurulur.
Unvan kullanma talebi reddedilirse dava hangi sürede açılır?
İdare mahkemelerinde genel dava süresi altmış gündür ve süre işlemin yazılı bildirimiyle başlar. 2577 sayılı Kanun m. 11 uyarınca üst makama yapılan başvuru bu süreyi durdurur. Başvurunun dava süresi içinde yapılmış olması gerekir. Ret gerekçesini yazılı olarak istemek dosyanın çerçevesini belirler.
Akademik Kadro
Akademisyen Ek İş Yapabilir mi? Dış Görev, Danışmanlık, Şirket ve YouTube Geliri
Devlet üniversitesindeki öğretim elemanı hangi dış işleri izinle yapabilir? Döner sermaye, görevlendirme, teknopark şirketi, YouTube geliri, disiplin ve dava yolu.