Mütevelli Heyeti Kararlarının İptali Davası ve Süresi
Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kararlarının İptali ve Dava Yolu
Vakıf üniversitesinde mütevelli heyetin atama, görevden alma ve ücret kararları idari yargıda dava edilebilir. Altmış günlük süre, görev tartışması ve yürütmenin durdurulması şartları anlatılıyor.
Mütevelli heyet, vakıf üniversitesinin en yüksek karar organıdır. Atama, görevden alma, sözleşme ve ücret konularındaki kararları tek taraflıdır ve bağlayıcıdır. Bu nedenle mütevelli heyeti kararlarının iptali, menfaati zedelenen kişi tarafından idare mahkemesinde istenebilir. Dava süresi kural olarak altmış gündür ve yürütmenin durdurulması da talep edilebilir.
Mütevelli Heyeti Vakıf Üniversitesinde Hangi Yetkilere Sahiptir
Heyetin yetkileri kanunda sayılır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 5. maddesine göre heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder. Vakıf yönetim organının dışında en az yedi üyeden oluşur. Üyeler dört yıl için seçilir ve kendi aralarından bir başkan belirler.
Aynı madde görev listesini verir. Heyet, yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar. Atamaları ve görevden almaları onaylar. Kurumun bütçesini onaylar ve uygulamayı izler. Yöneticileri ise Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşünü alarak atar.
Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesi bu listeyi tamamlar. Heyet, öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini onaylar. Rektör heyetin tabii üyesidir, ancak kendisiyle ilgili konularda toplantıya katılamaz.
Yetki devri mümkündür. Ek 5. madde, heyetin yetkilerini kurum yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde devredebileceğini söyler. Devredilen yetkiyle rektörün yaptığı işlem de aynı hukuki rejime tabidir. Karar alma usulü Kanunun 61. maddesine bağlıdır. Toplantı nisabı üye tam sayısının yarıdan fazlasıdır. Kararlar, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla alınır. Yönetmeliğin 20. maddesine göre kararlar karar defterine yazılır ve başkan ile üyeler tarafından imzalanır.
Mütevelli Heyeti Kararlarının Hukuki Niteliği
Nitelik, kurumun hukuki kimliğinden çıkar. Vakıf yükseköğretim kurumu, kurucu vakıftan ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Bu kural 2547 sayılı Kanunun ek 6. maddesinde yazar. Anayasa'nın
Sık Sorulan Sorular
Mütevelli heyeti kararına karşı kimler dava açabilir?
Kararla menfaati ihlal edilen herkes dava açabilir. 2577 sayılı Kanunun 2. maddesi iptal davasını menfaati ihlal edilenlere tanır. Görevden alınan öğretim üyesi, ataması onaylanmayan aday, terfisi reddedilen idari personel ve ücret kararından etkilenen öğrenci bu kapsamdadır. Heyetin iç işleyişine ilişkin hazırlık kararları tek başına dava konusu olmaz.
Mütevelli heyeti kararı idari işlem sayılır mı?
Kişinin hukuki durumunu değiştiren heyet kararları idari işlem niteliğindedir. Danıştay Sekizinci Dairesi 17/03/2021 tarihli kararında (E. 2017/6130, K. 2021/1639) heyet kararıyla yapılan feshi kamu gücü kullanılarak tek taraflı tesis edilen bir idari işlem olarak niteledi. Heyetin özel hukuk alanında kalan alım ve kiralama işlemleri bu nitelendirmenin dışında kalabilir.
130. maddesi ise vakıf kurumlarını, mali ve idari konular dışında devlet üniversiteleriyle aynı hükümlere bağlar.
Kurum bir kamu hizmeti yürütür. Heyet bu hizmeti yürütürken tek taraflı irade açıklamasıyla hukuki sonuç doğurur. Karşı tarafın rızası aranmaz. Bu özellikler idari işlemin tanımıyla örtüşür.
Danıştay Sekizinci Dairesi bu sonucu açıkça yazdı. Dairenin 17/03/2021 tarihli kararı (E. 2017/6130, K. 2021/1639), mütevelli heyet kararıyla yapılan feshi şöyle nitelendirdi: "Dava konusu işlemin oluşturulma şekli ve süreci dikkate alındığında, kamu gücü kullanılarak, tek taraflı tesis edilen, idari yargının sınırları içinde hukuki etki ve sonucu bulunan bir idari işlem niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır."
İdari işlem sayılmanın sonucu belirgindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi iptal davasını tanımlar. İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırıysa iptal edilir. Davayı menfaati ihlal edilenler açar. Mütevelli heyeti kararlarının iptali bu maddeye dayanır.
Her karar bu kapsama girmez. Heyetin bir tedarikçiyle yaptığı alım sözleşmesi özel hukuk alanında kalabilir. İdari yargı denetimi, kamu gücü kullanılarak alınan ve kişinin hukuki durumunu değiştiren kararlar içindir.
Hangi Kararlara Karşı Dava Açılabilir
Mütevelli heyeti kararlarının iptali için önce dava edilebilir bir karar bulunmalıdır. Dava edilebilir karar, kişinin hukuki durumunu değiştiren karardır. Karar ayrıca kesin nitelik taşımalıdır. Heyetin iç çalışma düzenine ilişkin hazırlık işlemleri tek başına dava konusu olmaz. Öğretim elemanı, idari personel ve öğrenci, kendisini doğrudan etkileyen karara karşı dava açabilir. Senato ve yönetim kurulu kararları için ayrı bir yol vardır. Bu yol üniversite senatosu ve yönetim kurulu kararı iptal davası yazısında anlatılıyor.
Atama ve Görevden Alma Kararları
En sık dava edilen grup budur. Heyetin bir öğretim üyesinin atamasını onaylamaması kesin bir işlemdir. Görevden alma onayı da öyledir. Sözleşmenin heyet kararıyla feshi, Danıştay'ın yukarıdaki kararında idari işlem sayıldı. Devlet üniversitesindeki atanmama davasının işleyişi akademik kadroya atanmama davası yazısında yer alıyor. Vakıf üniversitesinde fark, kararı veren organın heyet olmasıdır.
Sözleşmenin süre sonunda yenilenmemesi de heyet onayına bağlıdır. Kararın sebebi ve gerekçesi dava dosyasında incelenir. Sebep gösterilmeyen veya sebebi gerçeğe uymayan karar, sebep unsuru yönünden sakattır.
Ücret ve Sözleşme Kararları
Ücret kararlarında sınır kanundadır. 2547 sayılı Kanunun ek 8. maddesine göre öğretim elemanına, unvanına göre devlet üniversitesinde ödenen tutardan az ücret verilemez. Heyetin bu tabanın altında ücret belirleyen kararı hukuka aykırıdır. Sözleşme bu kuralı aşamaz.
Ücret uyuşmazlığında iki yol ayrılır. Ücretin düşürülmesine ilişkin karar için iptal davası açılır. Ödenmeyen ücret ise alacak istemiyle takip edilir. İki talebin hukuki dayanağı farklıdır.
Öğrenci ücretleri de heyet kararıyla belirlenir. Bu karar öğrencinin hukuki durumunu doğrudan etkiler. Ücret artışının sınırı ve öğrencinin başvuru yolu bu yazının kapsamı dışındadır.
Mütevelli Heyeti Kararlarının İptali İçin Dava Süreci
Süreç kararın öğrenilmesiyle başlar. Karar yazılı olarak tebliğ edilmemişse ilgilinin kararı öğrendiği tarih belirleyici olur. Tebliğ evrakı ve karar defteri sureti bu aşamada kurumdan istenir. Kurum vermezse durum dilekçede belirtilir ve belgenin mahkemece istenmesi talep edilir.
Dava öncesinde idari başvuru seçeneği vardır. Dayanak İYUK'un 11. maddesidir. İlgili, dava süresi içinde kararın kaldırılmasını, geri alınmasını veya değiştirilmesini isteyebilir. Başvuru, işlemi yapan makama, yani heyete yapılır. Bu başvuru dava süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Süre kalan kısımdan yeniden işler. Geri alma kavramı idari işlemin geri alınması ve kaldırılması yazısında açıklanıyor.
Dilekçe İYUK'un 3. maddesindeki şekle uyar. Dava konusu karar tarih ve sayısıyla gösterilir. Yazılı bildirim tarihi ayrıca yazılır. Hukuka aykırılık sebepleri işlemin beş unsuru üzerinden anlatılır. Yetki unsurunda heyetin nisabı ve yetki devri kontrol edilir. Şekil unsurunda karar defteri kaydı ve imzalar sorgulanır. Sebep unsurunda görevden almanın dayanağı incelenir. Genel çerçeve idari işlem iptal davaları yazısında bulunuyor.
Belgeler dilekçeye eklenir. İş sözleşmesi, heyet kararı, tebliğ evrakı, varsa disiplin dosyası ve yazışmalar bu listede yer alır. Mahkeme, kurumdan işlem dosyasını ister. Kurumun savunması davacıya tebliğ edilir ve cevap hakkı doğar.
Karar sonrası kanun yolu açıktır. İdare mahkemesi kararına karşı bölge idare mahkemesinde istinaf yoluna gidilir. Bu aşama idari yargıda istinaf yazısında anlatılıyor. Temyiz yolunun açık olup olmadığı İYUK'un 46. maddesine göre belirlenir. Kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar bu maddede sayılır.
Dava Açma Süresi ve Görevli Mahkeme
Süre İYUK'un 7. maddesinde yazar. Mütevelli heyeti kararlarının iptali davası idare mahkemesinde altmış gün içinde açılır. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Altmış gün geçince dava süre yönünden reddedilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkeme kendiliğinden gözetir.
Sürenin başlangıcı uygulamada tartışma yaratır. Heyet kararı çoğu zaman rektörlük yazısıyla duyurulur. Bu durumda süre rektörlük yazısının tebliğinden işler. Sözlü bildirim süreyi başlatmaz, ancak öğrenme tarihi konusunda ispat sorunu doğurur. Bildirim tarihlerinin belgeyle saklanması bu sorunu azaltır.
Yetkili mahkeme İYUK'un 32. maddesine göre belirlenir. Kural, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Kamu görevlisi sayılan davacılar için 33. madde son görev yeri mahkemesini gösterir. İki kural çoğu olayda aynı mahkemeye çıkar.
Görevli yargı yeri konusunda iki görüş vardır. Birinci görüş iş mahkemesini görevli sayar. Dayanağı, Yönetmeliğin 23. maddesinin aylık bakımından 4857 sayılı İş Kanunu'na yaptığı göndermedir. İkinci görüş, yürütülen kamu hizmetine ve sözleşmenin idari niteliğine dayanarak idari yargıyı işaret eder. Danıştay Sekizinci Dairesi 2021 tarihli kararında ikinci görüşü benimsedi. Uyuşmazlık Mahkemesi de 26.10.2020 tarihli kararında (E. 2020/479, K. 2020/626) öğretim üyesinin alacak istemli davasında idari yargıyı görevli saydı. Bu tartışma dilekçede görev itirazına hazırlıklı olmayı gerektirir.
Yürütmenin Durdurulması Talebi
Dava açmak kararı durdurmaz. İYUK'un 27. maddesinin birinci fıkrası bunu açıkça söyler. Görevden alınan öğretim üyesi, dava sürerken görev dışında kalır. Bu nedenle mütevelli heyeti kararlarının iptali istemiyle birlikte yürütmenin durdurulması da istenir.
İki şart birlikte aranır. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğmalıdır. İşlem ayrıca açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Mahkeme, kurumun savunmasını aldıktan sonra gerekçeli karar verir. Savunma süresi geçince de karar verilebilir. Kavramın çerçevesi yürütmenin durdurulması nedir yazısında anlatılıyor.
Atama işlemlerinde bir sınır vardır. Maddeye 2014 yılında bir cümle eklendi. Buna göre kamu görevlileri hakkındaki atama ve görevlendirme işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Bu işlemlerde savunma alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Vakıf üniversitesi öğretim elemanının bu cümle kapsamında olup olmadığı statü tartışmasına bağlıdır.
Telafisi güç zarar somut anlatılır. Ders yükünün başkasına devri, proje yürütücülüğünün düşmesi ve doçentlik başvurusunda kadro şartının kaybı belgeyle gösterilir. Soyut mağduriyet anlatımı yeterli olmaz.
Karar teminat karşılığında verilebilir, ancak durumun gereğine göre teminat aranmayabilir. Yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki karara, tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defa itiraz edilebilir. İtiraz mercii yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Aynı sebeplerle ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez. İtiraz usulü yürütmenin durdurulması kararı ve itiraz yazısında ayrıntılı anlatılıyor.
Rektör ve Dekan Atamalarında Mütevelli Heyetinin Sınırları
Rektörü heyet atar, ancak tek başına değil. Yönetmeliğin 22. maddesi usulü belirler. Rektör, Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alındıktan sonra heyet tarafından dört yıl için atanır. Rektörlerin yaş haddi altmış yedidir. Olumlu görüş alınmadan yapılan atama yetki ve şekil yönünden sakattır.
Dekan ve diğer yöneticiler de aynı kurala tabidir. Ek 5. madde, yöneticilerin YÖK'ün olumlu görüşüyle heyetçe atanacağını söyler. Rektörlerin ve dekanların görevden uzaklaştırılması ise farklı bir yola bağlıdır. Dayanak 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesidir. Bu karar, disiplin amirinin teklifi üzerine Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından verilir. Heyet bu tedbiri kendisi alamaz.
Yöneticinin mevzuata aykırı atanması kurum için de sonuç doğurur. Ek 11. madde bu durumu uyarma yaptırımını gerektiren fiiller arasında sayar. Heyet üyelerinin görevden alınması ayrı bir konudur. Bu konu, faaliyet izni denetimini ele alan yazının kapsamındadır.
YÖK Denetiminin Mütevelli Heyeti Kararlarına Etkisi
Heyet kararları YÖK'ün gözetimi altındadır. Yönetmeliğin 20. maddesi bildirim yükümlülüğü koyar. Heyetin oluşumuna ilişkin kararlar ve üye değişiklikleri en geç bir ay içinde YÖK'e bildirilir. Bütçe ve harcama yetkisine ilişkin heyet kararları da YÖK'e gönderilir. Kurumlar, Yükseköğretim Denetleme Kurulunca genel denetime tabi tutulur.
Denetim, iptal davasının yerine geçmez. YÖK, mütevelli heyeti kararlarının iptali yetkisine sahip değildir. Ek 11. maddedeki yaptırımları kuruma uygular. Heyetin mevzuata aykırı oluşturulması bu fiiller arasındadır. Öğretim elemanı atamalarının ve disiplin işlemlerinin mevzuata aykırı yürütülmesi de öyledir. Yaptırım kademesi uyarmadan faaliyet izninin kaldırılmasına kadar uzanır.
İki yol birlikte yürütülebilir. Öğretim üyesi, heyet kararına karşı idare mahkemesinde dava açar. Aynı zamanda YÖK'e şikâyette de bulunabilir. YÖK ile heyet arasında hiyerarşi değil gözetim ve denetim ilişkisi vardır. Bu nedenle YÖK'e yapılan şikâyetin dava süresini durdurup durdurmayacağı tartışmalıdır. Güvenli yol, altmış günlük süreyi YÖK cevabını beklemeden kullanmaktır.
Denetim sonucu faaliyet izni geçici olarak durdurulursa heyet başkanı ve üyelerinin görevi sona erer. Yönetmeliğin 26. maddesine göre yönetimi üstlenen devlet üniversitesinin rektörü geçici heyet başkanı olur. Bu dönemde alınan kararlar da idari işlemdir ve aynı yolla dava edilir.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 2021 tarihli kararı bu alandaki temel örnektir. Olayda bir vakıf üniversitesi, öğretim görevlisinin sözleşmesini mütevelli heyet kararıyla feshetti. İdare mahkemesi davayı görev yönünden reddetti ve bölge idare mahkemesi bu kararı onadı. Danıştay, kararı bozdu ve işin esasının idari yargıda incelenmesi gerektiğini söyledi.
Dairenin gerekçesi şu cümlede toplanır: "İdari sözleşme, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için yapılan sözleşmedir. İdari sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünde görevli yargı yeri de idari yargıdır." Daire, vakıf kurumu ile davacı arasındaki sözleşmeyi idari hizmet sözleşmesi olarak niteledi. Buna göre sözleşmenin feshine ilişkin işlem de idari yargının görev alanına girer.
Karar tekil bir uyuşmazlığa ilişkindir. Buna karşılık iki genel sonuç çıkarılabilir. Heyet kararı, kamu gücü kullanılarak tek taraflı tesis edilen bir işlemdir. Bu işlemin hukuka uygunluğu iptal davasıyla denetlenir.
Yönetmeliğin 23. maddesi de yargı denetiminden geçti. Danıştay Sekizinci Dairesi 29/4/2011 tarihli kararıyla (E. 2008/8234, K. 2011/2452) maddenin son cümlesindeki "özlük hakları" ibaresini iptal etti. Bu iptal, öğretim elemanının haklarının yalnız İş Kanunu'na bırakılmadığını gösterir. Mütevelli heyeti kararlarının iptali davalarında bu karar, statü tartışmasında dayanak olarak kullanılır.
Öğretide karşı görüş de vardır. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nde yayımlanan bir inceleme, Uyuşmazlık Mahkemesinin 2020 tarihli kararını eleştirir. Yazarlara göre öğretim elemanı iş sözleşmesiyle çalışır ve iş mahkemesi görevlidir. Görev sorunu her dosyada yeniden değerlendirilir.
Mütevelli Heyeti Kararları Konusunda Avukat Desteği
Mütevelli heyeti kararlarının iptali bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Mütevelli heyeti kararlarının iptali hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Mütevelli heyeti kararına karşı dava hangi sürede açılır?
Dava süresi altmış gündür. Süre, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesine göre yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Dava açmadan önce aynı Kanunun 11. maddesine göre heyete başvurulursa süre durur; otuz gün içinde cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır ve kalan süre yeniden işler.
Dava idare mahkemesinde mi iş mahkemesinde mi açılır?
Görev konusunda iki görüş bulunur ve içtihat tam olarak yerleşmiş değildir. Danıştay Sekizinci Dairesi 2021 tarihli kararında sözleşmeyi idari hizmet sözleşmesi sayarak idari yargıyı görevli gördü. Öğretide öğretim elemanının iş sözleşmesiyle çalıştığını ve iş mahkemesinin görevli olduğunu savunan görüş de vardır. Dilekçe hazırlanırken güncel içtihat kontrol edilir.
Yürütmenin durdurulması hangi hallerde istenir?
İşlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zarar doğuracaksa ve işlem açıkça hukuka aykırıysa istenir. Dayanak 2577 sayılı Kanunun 27. maddesidir. Mahkeme kural olarak kurumun savunmasını aldıktan sonra karar verir. Görevden alma kararlarında ders yükünün ve akademik görevlerin kaybı somut belgeyle gösterilir.
YÖK mütevelli heyeti kararını iptal edebilir mi?
Hayır, YÖK heyet kararını doğrudan iptal edemez. YÖK, denetim sonucunda 2547 sayılı Kanunun ek 11. maddesindeki yaptırımları kuruma uygular; bunlar uyarmadan faaliyet izninin kaldırılmasına kadar gider. Kararın hukuka aykırılığını tespit edip ortadan kaldırma yetkisi idare mahkemesinindir.
Dava açmadan önce mütevelli heyetine itiraz edilebilir mi?
Evet, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi buna izin verir. Dava süresi içinde heyetten kararın kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi istenebilir. Bu başvuru dava süresini durdurur ve ret hâlinde süre kaldığı yerden devam eder. Başvuru zorunlu değildir; doğrudan dava da açılabilir.
Vakıf Üniversiteleri
Kapatılan Vakıf Üniversitesinde Akademik Personel Hakları ve Tazminat
Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitesinde çalışan akademisyenin sözleşmesi hangi tarihte sona erer, alacağını kimden ister ve hangi mahkemeye başvurur.