Kademe ilerlemesinin durdurulması, öğretim elemanına verilen ağır bir disiplin cezasıdır. Danıştay Sekizinci Dairesi 20/10/2020 tarihli kararında bu cezayı ele aldı. Karara konu işlem bir okutman hakkında kurulmuştu ve alt ceza uygulanarak sonuçlanmıştı. Daire, işlem tarihinde yürürlükte olan kuralın esas alınmasını istedi. Aşağıda kararın gerekçesi ve bugünkü kurallar birlikte açıklanır.
Kısa cevap: Kademe ilerlemesinin durdurulması, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen disiplin cezalarından biridir. Devlet yükseköğretim kurumlarında aylıklı öğretim elemanının kademe ilerlemesi bir ila üç yıl durdurulur. Birinci derecenin son kademesindekilere bunun yerine brüt aylığın dörtte biri ile yarısı arasında kesinti uygulanır. Cezaya tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir; iptal davası altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası Hangi Kurala Dayanır
Öğretim elemanının disiplin sorumluluğu 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 53. maddesinde yer alır. Maddenin (b) fıkrası ceza türlerini sayar. İlk iki ceza uyarma ve kınamadır; bunları aylıktan veya ücretten kesme izler. Dördüncü sıra kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıdır. Son iki ceza ise üniversite öğretim mesleğinden ve kamu görevinden çıkarmadır. Liste kanunda yazılı olduğu için idare listenin dışına çıkamaz.
Cezanın içeriği aynı fıkranın dördüncü bendinde tanımlıdır. Öncelikle Devlet üniversitesinde ceza, kademedeki ilerlemeyi durdurur. Süre bir yıl ile üç yıl arasındadır ve süreyi fiilin ağırlığı belirler. Vakıf yükseköğretim kurumlarında ise ücretten kesinti yapılır; kesinti üç ile altı ay sürer. Oran, brüt ücretin 1/30'u ile 1/8'i arasındadır. Yani aynı fiil, kurumun türüne göre farklı sonuç doğurur.
“Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim elemanlarının bulundukları kademedeki ilerlemelerinin fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesintiye gidilmesidir.”
Kurum türüne ve kademeye göre uygulanan yaptırım kanunda şöyle ayrılır:
Sık Sorulan Sorular
Okutman kadrosu bugün hâlâ var mı?
Hayır. 2547 sayılı Kanunun 32 nci maddesi 2018 yılında 7100 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı ve okutman ile uzman kadroları öğretim görevlisi kadrosunda birleşti. Disiplin sorumluluğu bakımından sonuç değişmedi, öğretim görevlisi de 53 üncü maddedeki cezalara tabidir.
Yürürlüğü ertelenen bir iptal kararı hangi işlemlere uygulanır?
Erteleme süresi dolmadan kurulan işlemlere eski kural uygulanır. Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ve idari işlem, kurulduğu tarihteki hukuka göre denetlenir. İncelenen dosyada işlem erteleme süresi içinde kurulduğu için mahkemeden işin esasına girmesi istenmiştir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Yetki 2547 sayılı Kanun'un 53/Ç maddesinde dağıtılır ve açık bir sıra izler. Aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını birim disiplin kurulu verir. Buna göre birim disiplin kurulu, o birimin yönetim kuruludur. Soruşturmada görev alan üye oylamaya katılamaz; ceza verme yetkisi de devredilemez. Bu nedenle yetkisiz merci kararı tek başına iptal sebebidir.
“Aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezaları kişinin görevli olduğu birimdeki disiplin kurulu kararı ile verilir.”
Ceza Ne Zaman Uygulanmaya Başlar
Uygulama zamanı da kanunda yazılıdır ve ceza türüne göre değişir. Uyarma ile kınama, verildikleri tarihte sonuç doğurur. Aylıktan kesme ise farklı işler. Bu ceza daha sonra sonuç doğurur. Bu ceza, verildiği tarihi izleyen aybaşında uygulanır. Aynı kural kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için de geçerlidir. Ceza ayrıca üst disiplin amirine bildirilir.
Ceza Kişinin Özlük Haklarını Nasıl Etkiler
Bu ceza doğrudan özlük haklarına dokunur. İlerleme durduğu için kademe ve derece hareketi gecikir; bu gecikme sonraki terfi hesabını da etkiler. Ayrıca ceza özlük dosyasında yıllarca kalır. Kademe ve derece kavramları kademe ve derece ilerlemesi yazısında açıklanmıştır.
Danıştay Kararına Konu Olayda Ne Oldu
Davacı bir devlet üniversitesinde okutman olarak görev yapıyordu. Görev yeri Fen-Edebiyat Fakültesi Çeviri Bilimi Bölümü'ydü. Hakkında iki ayrı fiil isnat edildi. İlki, amirine ve maiyetindekilere karşı küçük düşürücü davranıştı. İkincisi ise hakaret ve tehdit iddiasıydı. İddialar iş arkadaşlarını ve iş sahiplerini de kapsıyordu.
Fakülte Yönetim Kurulu 25.02.2015 tarihinde karar verdi ve kararın sayısı 2015/08 olarak kayda geçti. Kurul, o tarihte yürürlükte olan disiplin yönetmeliğini uyguladı. Dayanak, yönetmeliğin 9. maddesinin (d) ve (l) bentleriydi. Öngörülen yaptırım kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıydı. Davacının önceki cezası yoktu; bu nedenle bir alt ceza uygulandı. Sonuçta yaptırım 1/30 oranında aylıktan kesmeye indi.
İdare Mahkemesi işlemi iptal etti. Gerekçe, Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararıydı. Yönetmeliğin dayanağı olan kanun cümlesi iptal edilmişti. Mahkemeye göre dayanağı kalmayan yönetmelik uygulanamazdı. Ancak mahkeme fiilin sübutunu tartışmadı. Soruşturma usulünü de bu aşamada incelemedi.
Mahkemenin yaklaşımı bir soruyu açıkta bıraktı. İşlem 2015 yılında kurulmuştu. İptal kararının yürürlüğü ise ertelenmişti. Bu durumda hangi metnin uygulanacağı tartışmalıydı. Temyiz incelemesi tam bu noktaya odaklandı.
Anayasa Mahkemesi Kararı Neyi İptal Etti
Anayasa Mahkemesi kararı 14/01/2015 tarihlidir ve iki numarayla anılır. Esas numarası 2014/100, karar numarası 2015/6'dır. İptal edilen hüküm 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci cümlesidir. Metin, 7 Nisan 2015 tarihli Resmî Gazete sayısında yayımlandı. Söz konusu gerekçe kanunilik ölçütüne dayanır. Disiplin işlemlerinin usul ve esasları kanunda gösterilmemişti. Mahkeme bunu Anayasa'nın 38., 128. ve 130. maddelerine aykırı buldu.
Mahkeme iptalin doğuracağı boşluğu da düşündü ve boşluğu kamu düzeni için sakıncalı gördü. Bu nedenle iptal hükmünün yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Dayanak Anayasa'nın 153. maddesidir. 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesi de aynı yetkiyi verir. Erteleme süresi 8 Ocak 2016 tarihinde doldu.
Daire Mahkeme Kararını Neden Bozdu
Daire önce tarihlere baktı; çünkü tarih burada belirleyiciydi. İptal edilen cümle 8 Ocak 2016 tarihine kadar yürürlükteydi. Dava konusu işlem ise 25 Şubat 2015 tarihinde kurulmuştu. Bu durumda kural hâlâ geçerliydi. Bu nedenle uyuşmazlık, işlem tarihindeki mevzuata göre çözülmeliydi. Daire, mahkemenin işin esasına girmesini istedi.
Karar 20/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla verildi. Ayrıca dosya, yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderildi. Kararın künyesi Danıştay Sekizinci Daire, E. 2016/5427, K. 2020/4496 biçimindedir. Karar metnine Danıştay karar arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Karşı Oyda Hangi Görüş Savunuldu
Bir üye çoğunluk görüşüne katılmadı ve gerekçesini ayrıca yazdı. Karşı oy, temyiz denetiminin sınırına dayanır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. maddesi bozma sebeplerini sayar. Ancak üyeye göre bu sebepler yoktu. Mahkeme kararı usul ve yasaya uygundu. Bu görüşe göre karar onanmalıydı.
İptal Kararının Zaman Bakımından Etkisi Nasıl Değerlendirilir
Anayasa'nın 153. maddesi açıktır ve iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini söyler. Yürürlük ertelenmişse eski kural bir süre daha uygulanır. Öte yandan idari işlem, kurulduğu tarihteki hukuka göre denetlenir. Daire bu iki ilkeyi birlikte kullandı.
Sonucun pratik anlamı vardır ve derdest dosyaları doğrudan ilgilendirir. Erteleme süresinde kurulan cezalar kendiliğinden sakat sayılmaz. Mahkeme yine de fiilin sübutunu inceler ve soruşturmanın usulünü de denetler. Cezanın ölçülü olup olmadığına ayrıca bakar. Ayrıntı için yükseköğretim disiplin cezasında uygulanacak temel ilkeler yazısına bakılabilir.
Öğretim Elemanının Disiplin Sorumluluğu Bugün Hangi Metinde Yer Alır
Kurallar 2016 yılında değişti; 6764 sayılı Kanun, 2547 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerini yeniden yazdı. Kanuna 53/A ile 53/G arası maddeler eklendi. Böylece fiiller ve cezalar artık kanunda sayılır. Zamanaşımı, yetki ve itiraz da kanunda yer alır. Böylece kanunilik eksikliği giderildi.
Eski yönetmelik ise yürürlükten kalktı ve yerini kanun hükümleri aldı. Kaldırma işlemi 20 Ekim 2017 tarihli Resmî Gazete sayısında yayımlandı. Bu nedenle bugünkü uyuşmazlıklarda o yönetmeliğe dayanılamaz. Karara konu olayda ise yönetmelik hâlâ yürürlükteydi. Bu fark, tarih denetimini zorunlu kılar.
Okutman Kadrosuna Ne Oldu
Okutman kadrosu bugün yoktur; 2547 sayılı Kanun'un 32. maddesi 2018 yılında yürürlükten kaldırıldı. Kaldırma, 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanun ile yapıldı. Bu kapsamda okutman ve uzman kadroları öğretim görevlisi kadrosunda birleşti. Aynı uyuşmazlık bugün öğretim görevlisi için görülür.
Kadro adı değişti, sorumluluk değişmedi; öğretim görevlisi de 53. maddedeki cezalara tabidir. Fiil listesi unvana göre farklılaşmaz. Ceza türleri de aynıdır. Ancak bir ayrıntı farklıdır. Yalnız kurul görüşmesine katılamayacak üyeler unvana göre belirlenir.
Eski tarihli bu karar bugün de yol gösterir. Her disiplin davasında hangi tarihteki kuralın uygulanacağı sorulur. Mevzuat, işlem ile yargılama arasında değişmiş olabilir. O halde bu soru ayrıca tartışılır. Daire burada işlem tarihini esas aldı.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasında Zamanaşımı Nasıl İşler
Zamanaşımı 53/C maddesinde düzenlenir ve kanun iki ayrı süre öngörür. Birincisi soruşturmaya başlama süresidir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında bu süre bir aydır. Süre, fiilin öğrenildiği tarihte başlar. İkincisi ceza verme süresidir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçerse ceza verilemez.
Ağır cezalarda süreler daha uzundur; üniversite öğretim mesleğinden çıkarmada süreler altı ay ve altı yıldır. Ceza yargı kararıyla iptal edilirse hesap yeniden yapılır. Bu durumda kalan süre içinde yeni ceza kurulabilir. Süre dolmuşsa idare en geç üç ay içinde karar verir. Ayrıntı akademik disiplin cezalarında zamanaşımı yazısındadır.
Soruşturmada İfade ve Savunma Hakkı Nasıl Kullanılır
Soruşturma usulü 53/A maddesindedir ve 2026 yılında değişti. Değişiklik, 30/7/2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanun ile yapıldı. Metin, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete sayısında yayımlandı. Madde başlığı artık ifade almayı da anıyor. Savunma hakkı da aynı başlıkta yer alıyor.
İfade ile savunma ayrı aşamalardır; ifadeye davet yazısında iddialar açıkça yazılır. İlgiliye en az yedi gün süre verilir. Süre içinde ifade verilmezse dosyadaki delillere bakılır. Soruşturmacı daha sonra ceza teklifini hazırlar.
Savunmaya davet yazısının içeriği de bellidir ve teklife esas alınan eylemi gösterir. Bu eyleme karşılık gelen ceza da bildirilir. İlgiliye en az yedi gün süre tanınır. Yazıda evrak inceleme hakkı ayrıca hatırlatılır. Süresinde savunma yapılmazsa bu haktan vazgeçilmiş sayılır. Kapsam, üniversitede disiplin soruşturması ve savunma hakkı yazısında anlatılır.
Soruşturmanın kendi süresi de vardır; görevlendirme yazısının tebliğinden itibaren iki ay işler. Ancak süre yetmezse soruşturmacı gerekçeli ek süre ister. Disiplin amiri, gerekçeyi ve zamanaşımını birlikte tartar. Soruşturmanın gizliliği ise esastır.
Adli Soruşturma ile Disiplin Soruşturması Nasıl Ayrılır
İki süreç birbirinden bağımsızdır ve aynı fiilden ceza soruşturması da açılmış olabilir. Bu durum disiplin soruşturmasına engel değildir. Ceza da verilebilir ve yerine getirilebilir. Gerekirse ceza kovuşturması bekletici mesele yapılır. O halde disiplin zamanaşımı süreleri durur.
Görevden Uzaklaştırma Tedbiri Ne Zaman Uygulanır
Görevden uzaklaştırma 53/B maddesinde düzenlenir. Tedbir, görevi başında kalması sakıncalı görülen personel için alınır. Süresi üç aydır. Sebepler sürerse tedbir her defasında üç ay uzatılabilir. Soruşturmayı yürüten kişi tedbiri teklif edebilir. Tedbir bir ceza değildir, geçici bir önlemdir.
Alt Ceza ve Tekerrür Uygulaması Sonucu Nasıl Değiştirir
Temel ilkeler 53/D maddesinde toplanır ve ilk kural açıktır; aynı fiile birden fazla ceza verilemez. Örneğin fiil birden çok suç oluşturursa en ağır ceza uygulanır. Geçmiş hizmetleri olumlu olan personele bir derece alt ceza verilebilir. Ödül veya başarı belgesi de bu sonucu doğurabilir. Alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir. Karara konu olayda kurul bu yolu seçti.
Kanun bir de benzer fiil kuralı getirir. Kanunda sayılan fiillere nitelik ve ağırlıkça benzeyen eylemler cezasız kalmaz. Ancak idare, fiilin hangi maddeye benzediğini açıkça yazmak zorundadır. Gerekçesiz benzetme, denetlenebilirlik ölçütünü zedeler. Bu nedenle dilekçede gerekçe eksikliği ayrıca ileri sürülür.
Tekerrür ise cezayı ağırlaştırır; ceza özlük dosyasından silinmeden aynı fiil tekrarlanırsa bir derece ağır ceza verilir. Ayrı fiillerde aynı derece cezanın üçüncü uygulaması da aynı sonucu doğurur. Ancak tekerrüre esas ceza kesinleşmiş olmalıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının bir üstü kamu görevinden çıkarmadır.
Kanun bir istisna daha getirir. Personel birinci derecenin son kademesinde olabilir. O halde kademe ilerlemesinin durdurulması uygulanamaz. Bunun yerine brüt aylığın 1/4'ü ile 1/2'si arasında kesinti yapılır. Tekerrürde ise kamu görevinden çıkarma gündeme gelir. Benzer bir uyuşmazlık kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası yazısında incelenir.
Ceza Özlük Dosyasından Ne Zaman Silinir
Silme kuralı 53/G maddesindedir ve disiplin cezaları özlük dosyasında saklanır. Uyarma ve kınamada süre beş yıldır. Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında süre on yıldır. Bu süre dolunca atamaya yetkili amire başvurulur. Amir, bu süredeki davranışları değerlendirir. Talep haklı görülürse ceza silinir.
Yetkili makamın karar seçenekleri de sınırlıdır. Makam, eksik soruşturma dosyasını iade edebilir. Teklif edilen cezayı aynen verebilir veya hafifletebilir. Teklifi tümüyle reddetmesi de mümkündür. Ret hâlinde yeni işlem en geç üç ay içinde kurulur.
Cezaya Karşı İtiraz ve Dava Yolu Nasıl İşletilir
İtiraz 53/F maddesinde düzenlenir; bu cezaya karşı itiraz üniversite disiplin kuruluna yapılır. Üst kuruluş personeli için mercii Yüksek Disiplin Kuruludur. Öte yandan itiraz süresi yedi gündür. Süre, cezanın tebliğinden itibaren işler. İtiraz mercii altmış gün içinde karar verir.
İtiraz kabul edilirse ceza tüm sonuçlarıyla kalkar. Ancak kurul, kabul gerekçesine uygun yeni bir işlem kurabilir. Bunun için en geç üç ay vardır. Süreç, yükseköğretim disiplin soruşturmalarında itiraz yazısında anlatılır.
Kesinleşen ceza yargı denetimine tabidir. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi altmış günlük süre öngörür. Süre, kesinleşen cezanın tebliğini izleyen günden işler. Bu nedenle dava idare mahkemesinde açılır. Dilekçede yürütmenin durdurulması da istenebilir.
Dava Dilekçesinde Hangi Sakatlıklar İleri Sürülür
İptal sebepleri beş unsurda toplanır ve bunlar yetki, şekil, sebep, konu ile amaçtır. Yetki yönünden karar mercii tartışılır. Şekil yönünden savunma ve soruşturma usulü öne çıkar. Sebep yönünden fiilin sübutu sorgulanır. Son olarak konu yönünden ceza türü ve süresi denetlenir.
Ölçülülük iddiası ayrı bir başlıktır; dilekçede önce fiilin somut ağırlığı anlatılır. Daha hafif bir suç tipi varsa gösterilir. Geçmiş hizmetler ve ödüller de eklenir. Böylece alt ceza talebi somut hale gelir. Mahkeme bu unsurları birlikte tartar.
Dava Dosyasına Hangi Belgeler Sunulur
Dosyanın omurgası soruşturma evrakıdır ve sırası bellidir. Soruşturma oluru ve görevlendirme yazısı ilk sırada gelir. İfade tutanakları ile tanık beyanları da eklenir. Soruşturma raporu ve ceza teklifi dosyada bulunmalıdır. Ayrıca savunmaya davet yazısı istenir. Disiplin kurulu kararı ile tebliğ belgesi son halkadır.
Alt ceza talebi ayrı belgelerle desteklenir. Ödül ve başarı belgeleri bu talebi güçlendirir. Olumlu değerlendirme kayıtları da işe yarar. Geçmiş disiplin durumu özlük kayıtlarından görülür. Böylece ölçülülük denetimi somut zemine oturur.
Zaman çizelgesi de dosyaya eklenir; fiilin öğrenildiği tarih zamanaşımı için önemlidir. Görevlendirme yazısının tebliği soruşturma süresini başlatır. Savunma davetinin tarihi ise usul denetimini kolaylaştırır. Böylece süre itirazları somut belgeye dayanır.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Konusunda Avukat Desteği
Kademe ilerlemesinin durdurulması bakımından izlenecek yol somut olaya göre değişir. Mevzuatın yanında dosyadaki belgeler ve varsa idari kararlar da tartılır. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi avukata soru sorma formu üzerinden de iletebilirsiniz.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ne zaman sonuç doğurur?
Ceza, verildiği tarihi izleyen aybaşında uygulanmaya başlar. Uyarma ve kınama ise verildikleri tarihte sonuç doğurur. Ceza ayrıca üst disiplin amirine bildirilir ve özlük dosyasına işlenir.
Geçmiş hizmetleri olumlu olan personele alt ceza verilebilir mi?
Evet. 53/D maddesine göre geçmiş hizmetleri olumlu olan ya da ödül veya başarı belgesi alanlara bir derece alt ceza uygulanabilir. Alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam takdir eder. Talebi desteklemek için ödül ve olumlu değerlendirme belgeleri dosyaya konulur.
Disiplin cezası özlük dosyasından ne zaman silinir?
Uyarma ve kınamada süre beş yıl, aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulmasında on yıldır. Süre dolunca atamaya yetkili amire yazılı başvuru yapılır. Amir bu süredeki davranışları değerlendirir ve talebi haklı görürse cezayı siler.
Disiplin soruşturması kaç ay içinde tamamlanmalıdır?
Soruşturma, görevlendirme yazısının tebliğinden itibaren iki ay içinde bitirilir. Süre yetmezse soruşturmacı gerekçesini yazarak ek süre ister. Disiplin amiri talebi, zamanaşımı sürelerini de gözeterek karara bağlar.
Daha önce ceza almış olmak yeni cezayı ağırlaştırır mı?
Ağırlaştırabilir. Ceza özlük dosyasından silinmeden aynı fiil tekrarlanırsa bir derece ağır ceza uygulanır. Ayrı fiillerde aynı derecedeki cezanın üçüncü kez gerekmesi de aynı sonucu doğurur. Tekerrüre esas alınacak cezanın kesinleşmiş olması aranır.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.