Ardışık arama iddiası, tek başına mahkûmiyete yetmez. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama dosyalarında beraat kararı da çıkabilir. Bu yazının konusu böyle bir dosyadır. Müvekkil hakkında 6 ardışık arama iddiası vardı. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi.
Kısa cevap: Yargıtay içtihadına göre ankesörlü ardışık arama kaydı, başka delille desteklenmiyorsa tek başına mahkûmiyet için yeterli sayılmaz. Suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse mahkeme, CMK 223/2-e uyarınca beraat kararı verir. Savcılığın beraat yönündeki mütalaası mahkemeyi bağlamaz, ancak delil tartışmasında dikkate alınır. Bu dosyada tek delil altı ardışık arama kaydıydı ve mahkeme beraate hükmetti.
Karar gerekçesinde şu tespitlere yer verilmiştir.
” …. sanığın örgüt üyeliğine ilişkin olarak dosya içerisinde bulunan tek delilin 6 adet ardışık arama kaydı olduğu; sanık ile birlikte ardışık olarak aranmış kişilerin sanığı tanımadıklarını belirttikleri, sanığı tanıdığını beyan eden tek tanığın ……. olduğu, bahsi geçen tanığın da beyanlarında, sanığın herhangi bir örgütsel faaliyetine rastlamadığını belirttiği, sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan başkaca bir delilin olmadığı anlaşılmıştır…. ” denilmiştir.
Mahkeme Ardışık aranan şahıslar arasında herhangi bir bağın olmaması , diğer ardışığın yakın arkadaşı olduğu ve aramanın ortak arkadaşlar tarafından yapılmış olabileceğini belirtilmiştir. Aynı Husus Savcılık mütalaasında da ” ….ardışık aramaların farklı günlerde ve bazı günler mesai saati içerisinde gerçekleştiği, sanık ile ardışık aranan tanıklar Kerem Demirtaş ve Hacı Osman Karabenli’nin aynı harp okulunda öğrenim gördüklerini, arkadaş olduklarını, kendilerini diğer arkadaşlarının ard arda aramış olabileceklerini savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu durumda sanığın ardışık aramalarının Yargıtay içtihatlarında aranan kriterlere uygun olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı, somut delil bulunmadığından sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur.” şeklinde ifade edilmiştir.
Aramaların salt ardışık olması sonuca yetmez. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin belirlediği ölçütler esas alınır. Bu ölçütler, dosyadaki tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilir. Hayatın olağan akışı da hesaba katılır. Kararın bir bölümü aşağıda sunulmuştur.
Savcılık Mütalaasıyla Ankesörlü Arama Dosyasında Mütalaanın Rolü
Esas hakkında mütalaa, iddia makamının son görüşüdür. Savcı, delilleri değerlendirip cezalandırma ya da beraat ister. Mütalaa mahkemeyi bağlamaz. Buna karşılık beraat yönündeki mütalaa güçlü bir sinyaldir. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama dosyalarında bu görüş, delil tartışmasını netleştirir.
Sık Sorulan Sorular
Ardışık arama kaydı tek başına mahkûmiyete yeter mi?
Hayır, Yargıtay içtihadına göre başka delille desteklenmeyen kayıt kesin kanaat için yeterli sayılmaz. Mahkûmiyet için suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olması gerekir. Bu dosyada mahkeme tek delil olan altı kaydı yeterli bulmamıştır.
Beraat kararı hangi hükme dayanır?
Suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse beraat, CMK 223/2-e bendine dayanır. Mahkeme şüpheyi sanığın lehine yorumlar. Bu dosyada hüküm de bu bende göre kurulmuştur.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Mütalaa alındıktan sonra savunma yapılır. Sanık ve müdafi, mütalaaya karşı beyanda bulunur. Bu aşama, kaçırılmaması gereken son fırsattır. Eksik kalan tanık ve belge talepleri burada yinelenir. Mahkeme, savunmayı dinledikten sonra hükmünü kurar.
Yargıtay Ankesör Kriterleri Nelerdir
Yargıtay, ankesörlü arama iddiasını sıkı ölçütlere bağlar. İlk ölçüt, aramanın örgütsel amaçla yapıldığının kanıtlanmasıdır. İkinci ölçüt, aramanın periyodik ve düzenli olmasıdır. Üçüncü ölçüt, arayan hattın mahrem imam kullanımına elverişli olmasıdır. Yargıtay ankesör kriterleri yazımız bu başlıkları ayrıntılı ele alır.
Ölçütlerin tamamı birlikte aranır. Tek bir arama ya da dağınık birkaç arama yeterli sayılmaz. Aramaların mesai saatleri içinde olması da şüphe doğurur. Örgütsel irtibatta gizlilik esastır. Mesai içindeki arama bu gizlilik kuralıyla bağdaşmaz.
Delil, her türlü şüpheden uzak olmalıdır. Bu kural Ceza Muhakemesi Kanunu metnindeki ispat hükümlerine dayanır. Hukuka aykırı yolla elde edilen bulgu delil sayılmaz. Anayasa da 38. maddesinde aynı yasağı öngörür. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama dosyalarında bu çerçeve belirleyicidir.
Tanık Beyanının Delil Değeri
Ardışık arandığı ileri sürülen kişiler tanık olarak dinlenir. Tanıklar sanığı tanımadıklarını söylerse iddia zayıflar. Tanıyanlar ise örgütsel bir faaliyet görüp görmediklerini anlatır. Olumsuz beyanlar, aramanın örgütsel niteliğini çürütür. Tanık beyanı ve ardışık arama yazımız benzer bir dosyayı inceler.
Tanıkların birbirini tanıması da önemlidir. Aynı harp okulunda okuyan kişiler doğal olarak arkadaştır. Ortak arkadaşların art arda araması olağandır. Bu açıklama, hayatın olağan akışına uygundur. Ardışık ankesör beraat kararı yazımız aynı yaklaşımı gösterir.
Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Karar Künyesi
Kararı veren mahkeme Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesidir.
Dosya numarası 2021/38 Esas olarak kayıtlıdır.
Karar numarası 2021/273 biçimindedir.
Cumhuriyet savcılığı esas numarası 2021/84 olarak görünmektedir.
Metin, gerekçeli karar niteliğindedir.
Karar, Türk Milleti adına verilmiştir.
Sanığın kimlik bilgileri karar örneğinde gizlenmiştir.
Müdafi olarak Avukat Abdullah Enes Baltacı görev yapmıştır.
Gözaltı tarihi 08/12/2020 ile 10/12/2020 arasıdır ve yeri Hakkaridir.
Tutuklanma tarihi 10/12/2020 olarak kayıtlıdır.
Tahliye tarihi 18/01/2021 olarak görünmektedir.
Atılı suç, silahlı terör örgütüne üye olmaktır.
Atılı suç tarihi 08/12/2020 olarak gösterilmiştir.
Atılı suç yeri Hakkaridir.
Karar tarihi 21/09/2021 olarak kayıtlıdır.
Yukarıda kimliği yazılı sanık hakkında mahkemede yargılama yapılmıştır.
Yargılama sonunda gereği düşünülmüştür.
İddianame ve Esas Hakkındaki Mütalaa
Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/84 esas sayılı iddianameyi düzenledi. İddianamede sanığın cezalandırılması istendi. Dayanak maddeler Türk Ceza Kanunu 314/2, 53/1, 58/9 ve 63 olarak gösterildi. Terörle Mücadele Kanunu 5/1 maddesi de eklendi. İstem, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna dayandırıldı.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açıldığı belirtildi. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildi.
Mütalaaya göre sanık hakkında ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranmalar vardır. Bu aranmalar HTS kayıtlarıyla sabittir. Buna karşılık aramalar incelendiğinde farklı bir tablo çıkar. Sanık subay, yani üsteğmen olarak görev yapmaktadır. Sanıkla farklı rütbelerdeki tanıkların da ardışık aranma kaydı bulunmaktadır. Aramalar farklı günlerde ve bazı günler mesai saati içinde gerçekleşmiştir. Ardışık aranan tanıklar aynı harp okulunda öğrenim gördüklerini söylemiştir. Tanıklar arkadaş olduklarını ve diğer arkadaşlarının kendilerini art arda aramış olabileceğini savunmuştur. Bu savunma hayatın olağan akışına uygundur. Bu durumda sanığın ardışık aramaları Yargıtay içtihatlarındaki ölçütlere uymamaktadır. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı somut delil yoktur. Bu nedenle sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunmuştur.
Mahkemenin Gerekçesi
Mahkeme, tüm hususları bir bütün olarak değerlendirmiştir. Sanığın örgüt üyeliğine ilişkin tek delil 6 adet ardışık arama kaydıdır. Sanıkla birlikte ardışık aranan kişiler onu tanımadıklarını belirtmiştir. Sanığı tanıdığını beyan eden tek tanık Hacı Osman Karabenlidir. Bu tanık da sanığın herhangi bir örgütsel faaliyetine rastlamadığını söylemiştir. Dosyaya yansıyan başka bir delil bulunmamaktadır.
Mahkeme ardından bir Yargıtay ilamına dayanmıştır. İlam, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli kararıdır. Kararın esas numarası 2018/5526, karar numarası 2019/6842 olarak kayıtlıdır.
Yargıtay İlamındaki Ölçütler
İlama göre asker bir şahsın aranması belirli koşullarda delil olur. Arama, örgütün gizlilik ve deşifre olmama kuralına uygun yapılmalıdır. Ayrıca örgütün talimatıyla ve örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla gerçekleşmelidir. Kullanılan hat, kamuya açık ve birbirinden bağımsız işletmelerde bulunmalıdır. Market, büfe, kırtasiye ve lokanta bu işletmelere örnektir. Arayan kişinin mahrem imam olduğu da ortaya konmalıdır. Bütün bunlar her türlü şüpheden uzak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmelidir. Mahkemenin ayrıca tam bir vicdani kanaate ulaşması gerekir. Ancak bu koşullarda arama, örgütle bağlantıyı gösteren hukuka uygun delil sayılır.
Mahkeme bu ölçütleri somut dosyaya uygulamıştır. Sanığın suçu işlediğine ilişkin tek delil 6 adet ardışık arama kaydıdır. Sanık 26.08.2013 tarihinde aranmıştır. Sonraki Yargıtay kararları doğrultusunda ardışık sayılabilecek ilk aranma 03.09.2014 tarihindedir. Bu durum, emsal kararlardaki periyodik aranma ölçütüne uymamaktadır. Söz konusu delil, ardışık arandığı iddia olunan kişilerin beyanlarıyla da doğrulanmamıştır. Sabit hatlardan başka sebeplerle yapılabilecek sınırlı sayıdaki aramalar başka delillerle desteklenmemiştir. Bu nedenle mahkeme, sanığın suçu işlediğine ilişkin tam bir vicdani kanaate ulaşamamıştır.
Mahkeme, ardışık arama kayıtlarını kesin kanaate elverişli delil saymamıştır. Sanığın huzurda alınan savunması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Savunmanın aksine, mahkûmiyet yönünde vicdani kanı oluşturacak yoğunlukta kanıt bulunmamıştır. Ceza yargılamasında mahkûmiyet için suçun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerekir. Kanıtlar da hukuka uygun elde edilmiş olmalıdır. Ceza adaletinde olasılıklara ve varsayımlara göre karar verilemez. Aksi düşünce, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesine aykırı olur. Aynı düşünce Anayasanın 36. maddesindeki adil yargılanma ilkesine de aykırıdır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi de bu sonucu destekler. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraat kararı verilmesi gerekmiştir.
Hüküm Fıkrası
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan kamu davası açılmıştı. İstem, 5237 sayılı Kanunun 314/2 ve 58/9. maddelerine dayanıyordu. İsteme 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddesi de eklenmişti. Buna karşılık sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunamamıştır. Bu nedenle sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
“Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,”
Sanığın beraatine karar verilmiştir. Bu nedenle sanığın kusurundan ileri gelen bir yargılama gideri yoktur. Yapılan tüm yargılama giderleri, 5271 sayılı Kanunun 324 ile 330. maddeleri gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmıştır. Dayanak ayrıca aynı kanunun 327/1. maddesidir.
Beraat eden sanık kendisini vekille temsil ettirmiştir. Bu nedenle sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Tutar, karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 8.200,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın Maliye Hazinesinden alınarak sanığa verilmesine karar verilmiştir.
Beraat Kararından Sonra Tazminat Hakkı
Sanık bu dosyada bir süre tutuklu kalmıştır. Beraat kararı kesinleşince koruma tedbiri nedeniyle tazminat hakkı doğar. Hak, 5271 sayılı Kanunun 141. maddesine dayanır. İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama sonucu beraat eden kişi bu yolu kullanabilir.
“Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,”
Süre kısadır ve dikkat ister. İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılır. Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl geçirilemez. Süre kaçırılırsa tazminat hakkı düşer. Bu nedenle kesinleşme şerhli karar örneği hemen alınmalıdır.
“Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.”
Beraat Kararı Kesinleşmezse Ne Olur
Beraat kararına karşı istinaf yolu açıktır. Cumhuriyet savcısı bu yola başvurabilir. Süre, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gündür. Bölge adliye mahkemesi dosyayı yeniden inceler. Karar onanırsa beraat kesinleşir.
Savcılık beraat yönünde mütalaa vermişse istinaf ihtimali azalır. Buna karşılık kesinleşme yazısı beklenmeden işlem yapılmamalıdır. Kesinleşme, tazminat ve göreve iade süreçlerinin başlangıcıdır. Ankesör ihraç ve göreve iade kararı yazımız bu aşamayı anlatır. Güncel içtihat için Yargıtay sayfası izlenebilir.
Ardışık Arama Dosyasında Savunma Nasıl Kurulur
Savunma; HTS kayıtlarının çözümlenmesi, ardışık aranan kişilerin tanık olarak dinletilmesi ve hattın kime ait olduğunun araştırılması adımlarıyla kurulur. İlk adım HTS kayıtlarının çözümlenmesidir. Aramaların tarihleri, saatleri ve aralıkları tablo hâline getirilir. Periyodik bir düzen yoksa bu durum açıkça gösterilir. Mesai saatindeki aramalar ayrıca işaretlenir. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama tartışması bu tablo üzerinden yürür.
İkinci adım tanık listesidir. Ardışık arandığı belirtilen kişilerin dinlenmesi istenir. Tanıkların sanıkla ilişkisi tek tek sorulur. Ortak arkadaş çevresi varsa bu bağ ortaya konur. Ankesörden aranan hattın başkasına ait olması yazımız ayrı bir savunma başlığını ele alır.
Üçüncü adım hattın kime ait olduğunun araştırılmasıdır. Hattın abone bilgisi ve kullanım geçmişi istenir. İşyerinin konumu ve müşteri yoğunluğu da sorulur. Kamuya açık bir hattan yapılan arama başka sebeplere dayanabilir. 17-25 Aralık öncesi beraat kararları yazımız dönemsel farkı açıklar.
Dosyalarda Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, HTS kayıtlarının incelenmeden kabul edilmesidir. Kayıtlar çoğu zaman ham hâlde dosyaya girer. Ayrıntılı çözümleme yapılmazsa çelişkiler görülmez. İkinci hata, tanık talebinin gecikmesidir. Talep, mütalaa aşamasından önce yapılmalıdır.
Üçüncü hata, emsal kararların dosyaya sunulmamasıdır. Yargıtay ölçütleri karar örnekleriyle birlikte anlatılmalıdır. Dördüncü hata ise süre takibindeki ihmaldir. Kesinleşme ve tazminat süreleri ayrı ayrı izlenir. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama dosyalarında bu takip sonucu doğrudan etkiler.
Beraat Kararının İdari Süreçlere Etkisi
Ankesör iddiası çoğu zaman idari işlemlere de dayanak yapılır. Kamu görevinden çıkarma ve güvenlik soruşturması bunların başında gelir. Beraat kararı, bu işlemler için güçlü bir belge oluşturur. İdare, aynı olguyu yeniden değerlendirmek zorunda kalır. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama sonucu verilen beraat, idari dosyaya sunulmalıdır.
Buna karşılık beraat, idari işlemi kendiliğinden kaldırmaz. İlgili, ayrıca idareye başvurup iptal davası açar. Ceza yargılamasındaki maddi tespitler idari yargıyı etkiler. Özellikle olayın gerçekleşmediği yönündeki tespit bağlayıcı sayılır. Bu nedenle gerekçeli kararın tamamı dosyaya konulmalıdır.
Dosya Hazırlığında İzlenecek Sıra
Öncelikle iddianame ve ekleri okunur. Ardından HTS kayıtları tarih sırasına dizilir. Daha sonra tanık listesi ve beyanları karşılaştırılır. Bu üç adım tamamlanmadan savunma yazılmaz. Savcılık mütalaasıyla ankesörlü arama tartışmasında hazırlık sırası sonucu belirler.
Duruşma öncesinde emsal kararlar derlenir. Benzer olgulara dayanan beraat kararları örnek olarak sunulur. Kararların tarih ve numaraları dilekçede açıkça yazılır. Mahkeme, karşılaştırma yapabilmek için bu bilgiye ihtiyaç duyar. Eksik künye, emsalin değerlendirilmesini güçleştirir.
Son aşamada mütalaaya karşı beyan hazırlanır. Beyanda her ölçüt tek tek ele alınır. Periyodiklik, örgütsel amaç ve hattın niteliği ayrı başlıklarda tartışılır. Tanık beyanlarındaki çelişkiler de burada gösterilir. Böylece dosyadaki delil tablosu bütün hâlinde ortaya konur.
Hayır, mütalaa iddia makamının görüşüdür ve mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme delilleri kendisi değerlendirir. Yine de beraat yönündeki mütalaa, delil tartışmasında dikkate alınan bir görüştür.
Beraat kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?
İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Cumhuriyet savcısı da beraat kararına karşı bu yola başvurabilir. İdari başvuru ve dava sürelerini ayrıca takip etmek gerekir.
Tutuklu kalan kişi beraatten sonra tazminat isteyebilir mi?
Evet, tutuklandıktan sonra beraat eden kişi CMK 141/1-e uyarınca tazminat isteyebilir. Bu istem, CMK 142/2 uyarınca 6384 sayılı Kanun çerçevesinde Tazminat Komisyonuna yapılır. Süre, kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç aydır ve her hâlde kesinleşmeden sonra bir yıldır.
Beraat kararı idari işlemi kendiliğinden kaldırır mı?
Hayır, beraat idari işlemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşlemin türüne göre, örneğin disiplin cezası veya KHK ile ihraç, öngörülen başvuru yolu ve süreler ayrıca izlenmelidir. Gerekçeli kararın tamamı idari dosyaya sunulmalıdır.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.