T.C. HAKKARİ B E R A A T 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/66 Esas KARAR NO : 2021/10 Karar C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2020/375 GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BAŞKAN : Tuğrul DURMAZ 139844 ÜYE : Esma TÜREDİ KELEP…
Ardışık arama iddiası, ankesörlü telefon dosyalarının en ağır suçlama başlığıdır. Bu yazıda Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/66 Esas ve 2021/10 Karar sayılı beraat kararını tam metniyle bulacaksınız. Karar, ardışık arama kaydı ile tanık beyanının birlikte nasıl tartışıldığını gösterir. Mahkeme, sanık hakkındaki ardışık arama tespitini tek başına yeterli görmemiştir. Karara ekli karşı oy yazısı ise aynı delili farklı okumaktadır. Aşağıda önce hukuki çerçeveyi, sonra kararın tam metnini okuyacaksınız.
Metnin başında ardışık arama kavramını kısaca açıklıyoruz. Ardından Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ölçütlerini sıralıyoruz. Sonra tanık beyanlarının ardışık arama iddiası üzerindeki etkisini ele alıyoruz. Kararın tam metni bu bölümlerin ardından gelir. Yazının sonunda savunma pratiği ve beraat sonrası haklar yer alır.
Ardışık Arama Nedir
Ardışık arama, aynı ankesörlü ya da sabit hattan kısa aralıkla iki asker kişiye ulaşılmasıdır. Soruşturma dosyalarında ardışık arama tablosu HTS kayıtlarından çıkar. İki numaranın art arda aranması ardışıklık adını alır. İddia makamı ardışık arama tablosunu örgütsel haberleşmenin izi sayar. Ardışık arama kaydı bu nedenle çoğu dosyada tek başına delil gibi durur. Oysa kaydın kendisi arayanın kim olduğunu göstermez. Ankesörlü hat kamuya açıktır. O hattı herkes kullanmaktadır.
Ardışık arama tespiti iki farklı kaynaktan gelmektedir. Birinci kaynak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun düzenlediği tam HTS dökümüdür. İkinci kaynak emniyet birimlerinin hazırladığı özet tablolardır. Özet tablolar ardışık arama satırlarını atlar. Bu yüzden iki kaynak sık sık çelişir. Ardışık arandığı söylenen kişinin kendi dosyasında aynı kayıt çıkmaz. Savunmanın ilk işi bu çelişkiyi ortaya koymaktır. Ardışık arama beraat kararı örneklerimiz bu çelişkinin sonucu nasıl değiştirdiğini gösterir.
Yargıtay Ardışık Arama Ölçütlerini Nasıl Belirledi
Yargıtay 16. Ceza Dairesi ölçütleri 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı kararında sıraladı. Daire aynı yaklaşımı 2019/1582 Esas ve 2019/6838 Karar sayılı kararında da sürdürdü. Ölçütler ardışık arama saatini kapsar. Arama yerini de kapsar. Konuşma süresi ayrıca önem taşır. Gece ve mesai dışı aramalar örgütsel iletişim işareti sayar. Çok kısa görüşmeler randevu trafiğine işaret eder. Ardışık arama iddiasında bu başlıkların her biri ayrı ayrı tartışma konusu olur. Yargıtay ankesör kriterleri hakkındaki değerlendirmemiz ayrı bir yazıdadır.
Ölçütlerin tamamını karşılayan bir ardışık arama yine de kesin sonuç doğurmaz. Daire bir noktaya dikkat çeker. Aramayı kimin yaptığı belirsizdir. Bir asker kişiye kamuya açık hattan ulaşmak olağan bir davranıştır. Bu nedenle ardışık arama iddiası destekleyici delil ister. Ardışık arama iddiasında mahkemeler ByLock kaydı arar. Kod adı arar. Örgütsel toplantı bilgisi arar. Bunlar yoksa hâkim şüpheyi sanık lehine yorumlar. Ceza Muhakemesi Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasındaki (e) bendi bu sonucu düzenler.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Tanık Beyanı Ardışık Arama İddiasını Nasıl Etkiler
Ardışık arama dosyalarında tanık beyanı çoğu kez belirleyici olmaktadır. Etkin pişmanlıktan yararlanan tanıklar geniş anlatımlar vermektedir. Bu anlatımların bir kısmı sanığı doğrudan işaret etmez. Tanık, sanığı yalnızca devre arkadaşı olarak tanıdığını söyler. Bazı tanıklar sanığın örgütsel bir davranışına hiç şahit olmadığını belirtir. Böyle bir tabloda ardışık arama kaydı tek başına kalır. Hakkari dosyasında da mahkeme tam bu noktaya dayanmıştır.
Tanık beyanının değeri beyanın istikrarına bağlıdır. Beyanın dosyadaki diğer delillerle uyumu da önem taşır. Husumet iddiası varsa hâkim beyanı ihtiyatla karşılar. Duyuma dayalı anlatımlar tek başına mahkumiyete yetmez. Ardışık arama iddiasını destekleyen her beyan somut olaya bağlanmalıdır. Aksi hâlde beyan soyut kalır. Ardışık ankesör araması ve tanık beyanı beraat yazımız bu konuyu ayrıca ele alır.
Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin Beraat Kararı
Aşağıda kararın tam metni yer almaktadır. Metin iddianameden hükme kadar bütün aşamaları içerir. Karşı oy yazısı da sonunda aynen yer alır. Kişisel veriler karar metninde noktalarla gizli kalmıştır. Uzun alıntılar okuma kolaylığı için parçalara ayrılmıştır. Kelimeler ve hukuki veriler değişmemiştir.
T.C. HAKKARİ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BERAAT KARARI.
DOSYA NO : 2020/66 Esas.
KARAR NO : 2021/10 Karar.
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2020/375.
Gerekçeli Karar
TÜRK MİLLETİ ADINA.
BAŞKAN : Tuğrul DURMAZ 139844.
ÜYE : Esma TÜREDİ KELEP 190409.
ÜYE : Gamze SUCU 198977.
C. SAVCISI : Buket BOZKURT TEK 219639.
KATİP : Kadir KURT 223140.
DAVACI : K.H.
SANIK : Oğlu, 14/11/1989 Kırşehir Doğumlu, Kırşehir, Merkez.
MÜDAFİİ : Av. ABDULLAH ENES BALTACI, 1071 Plaza, A Blok, Kat:9, No:68 Kızılırmak Mah. 1443 Cad, Çukurambar 06420 Çankaya/ Ankara.
GÖZALTI TARİHİ : 14/01/2020-17/01/2020.
TUTUKLAMA – TAHLİYE : 17/01/2020 – 11/06/2020.
SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma.
SUÇ TARİHİ : 14/01/2020 (yakalandığı tarih).
KARAR TARİHİ : 20/01/2021.
Türk Milleti adına yargılama yapmak ve hüküm vermekle yetkili bağımsız ve tarafsız Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gereği düşünüldü.
İddianame ve İddia Makamının Mütalaası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/13645 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında” Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma”suçunu işlediği iddiası ile Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 53/1, 58/9, 63; 3713 Sayılı TMK’nun 3 ve 5. sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile mahkememizde kamu davası açılmıştır.
İddia Makamının Esas Hakkındaki Mütalaası
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davasının açıldığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Sanık hakkında ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranmalarının olduğunun HTS kayıtları ile sabit olduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün bu yöntem ile asker kişiler ile örgüt içi haberleşme sağladığı, tanık …………….’ın sanık ile devre arkadaşı olması hasebiyle aynı ilde olduklarının anlaşıldığı ve tanığın o dönemde cemaat tarafından arandığını beyan ettiği …
(…) tanık …………….’ın da aynı şekilde o dönemde cemaat tarafından arandığını beyan ettiği göz önüne alındığında bu aramaların örgüt tarafından yapıldığı hususunda kuşku bulunmadığı, ayrıca tanık…………………’ın sanığın tanıklar……………………….’nun FETÖ/PDY örgütüne bağlı olduğunu bildiğinden sanığın da örgüte bağlı olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, yine tanık …………….’ün sanığın o dönemlerde kendisine FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde olmadığı için takım komutanı olan …………….’ın sanığa kendisine işkence etmesi emrini verdiğini …
(…) bunun üzerine sanığın kendisine fiziksel ve psikolojik işkenceler uyguladığını beyan ettiği, tanık …………….’ın da soruşturma aşamasında müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde tanık …………….ün beyanını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu, bu şekilde sanığın salt ikrara yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurduğu …
(…) söz konusu bağın süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği bu nedenle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa olunur. “Şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Sanığın ve Müdafiinin Savunması
SANIK ……………………… SAVUNMASINDA: Ben celse arasında savunma dilekçesi yollamıştım aynen tekrar ediyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bu aşamada tahliyemi talep ediyorum. “Şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK MÜDAFİİNDEN SORULDU: Tanık beyanlarına bir diyeceğimiz yoktur, ankesörlü aramalar kriterlere uygun değildir, dinlenmeyen tanıkların da dinlenmesini talep ediyoruz, bu aşamada müvekkilin tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz. “Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mütalaaya Karşı Sanık Savunması
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAAYA KARŞI SANIK SAVUNMASINDA: mütalaayı kabul etmiyorum, iddianamedeki HTS kayıtlarından sadece 2 tane aramanın ardışık arama olduğu belirtilmiştir ancak bu aramalar örgütsel değildir, …………….’yı tanımıyorum…………….. da beni tanımadığını dile getirmiştir, Şahıs beni Ankara’dan aramıştır ben o tarihte Iğdır’daydım, ayrıca rütbelerimiz farklıdır. …………….’ı aynı taburda çalıştığım için tanırım başka bir samimiyetim yoktur, İzmir Menteş’e geç katılan misafir öğrencilerin Ankara’dan İzmir’e otobüse bindikleri bilgisini vermek için beni aramışlardır. Ben o tarihte İzmir Menteş’deydim. Arama Ankara Aşti’de yapılmıştır, …………….’ın da beyanları bu beyanımı doğrular. Bu aramalar mesai saatimin içinde yapılmıştır. Bu nedenle bu arama örgütsel bir arama değildir. HTS kayıtlarında 14 tane tekil arama vardır. Bu aramaların hiç biri örgütsel amaçlı değildir. Üzerinden uzun zaman geçtiği için neden arandığımı bilmiyorum. Kocaeli ile tek bağlantım fizik tedavi gören annem ile ilgilidir. İlgili kroki ve muayene evrağı dosya içinde vardır. Iğdır aramaları ise Iğdır’ın merkezinde bulunan bayiden yapılmıştır. 350 metre ilerisinde Askerlik şubesinin, 200 metre ilerisindeki Ağız Diş Sağlığı merkezi vardır. Ağız Diş Sağlığı’na giden askerler tarafından yapılmıştır. Bu aramalar da mesai saatleri içindedir. Ankara aramaları genelde Aşti’den yapılmıştır, bu esnada ben İzmir Menteş’deydim, geç kalan öğrencilerin bilgisini vermek için arandım. Iğdır’da ki aramaların tümü 13 nolu ankesörlü hattan yapılmıştır. İzmir araması da bir tanedir ve İzmir otogarından yapılmıştır. Bu aramalar örgütsel değildir arayan kişiler belli değildir. Bu nedenle savcılık mütalaasını kabul etmiyorum. Aramalar periyodik değilidir. Konuşmalar uzun sürmüştür. Tüm bu konuşmalar mesai saatleri içinde yapılmış, uzun konuşmalardır ve örgütsel değildir. ……………. beyanında sadece harp okulundan devrem olduğu için tanıdığını söylemiştir. ……………. etkin pişmanlıktan yararlanmıştır örgüt ile bağlantım olsaydı söylerdi, ……………. beni tanımadığını belirtmiştir ben de tanımıyorum, ……………. ise örgütsel bir davranışıma şahit olmadığını belirtmiştir. Hüseyin’in beyanları çelişkilidir itibar edilmemesi gerekmektedir, ayrıca ……………. ile aynı evde kalmadım buna ilişkin faturayı da mahkemeye sundum. Ayrıca H……………. ifadesinde bizim için alt devrelere eziyet ettiğini duyduğunu belirtmiştir ancak kimden duyduğuna ilişkin bir beyanı yoktur kendini kurtarmak için böyle bir beyanda bulunmuştur. …………….ın beyanları doğru değildir ben üstlerimin emirlerini uyguladım, şahsın yaşadıklarının kat kat fazlasını ben üst devrelerimden gördüm. Mahkeme sırasında şerefsiz diye hitap etmiştir bana duyduğu husumetten kaynaklı hakkımda aleyhte beyanda bulunduğunu düşünüyorum, mahkeme beyanında benim örgütsel bir faaliyetime tanık olmadığını söylemiştir. Ben iki defa alay disiplin kuruluna bir kere de yüksek disiplin kuruluna çıktım. 2. Sınıfın sonunda puanım 31 puana düştüm 88 puanım kırıldı, disiplin puanına göre puanım iade edildi aradan uzun zaman geçtiği için yanlış hatırladığım için öyle beyanda bulundum. Şahsın söyledikleri doğru ise örgüt üyesi olmadığım ortadadır. Terör suçlamasını kabul etmiyorum. 17 yıldır zor şartlar altında TSK üyesi olarak beraatimi talep ediyorum. “Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mütalaaya Karşı Müdafi Savunması
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAAYA KARŞI SANIK MÜDAFİİ SAVUNMASINDA: Mütalaayı kabul etmiyoruz, müvekkilimin savunmasına iştirak ediyoruz. Ardışık aramalar örgütsel değildir Yargıtay kriterlerine uygun değildir. 2. Ardışık arama Aşti’den yapılmıştır bu arama da askeri personel tarafından yapılmıştır, arama yapıldığı zaman Menteş askeri kampının olduğu sıradadır, müvekkilimi askeri öğrencilerin aradığı açıktır. Arama 69 saniyelik uzun aramadır. 69 saniye olması da kriterlere uygun değildir. …………….’ın beyanı çıkarımdan ibarettir. Müvekkilimin örgütsel bir faaliyetine tanık olmadığını söylemiştir, tek başına kaldığına ilişkin faturaları dosyaya sunduk. …………….’nın söz konusu eylem ile ilgili beraat kararı verilmiştir, ……………. buradaki ifadesinde şaka yaptığını söylemiştir. Bu nedenle …………….’ın ifadesine itibar edilemez……………..’ın beyanı ise husumetten kaynaklıdır. Söz konusu puan iadesi yönetmelikten dolayıdır buna ilişkin de açıklamayı yaptık, müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. “Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Tanık Beyanları ve Deliller
Dosyada dinlenen on tanığın yeminli beyanları, karar metninde kişisel veri gerekçesiyle gizli kalmıştır.
Sanık beyanı, sorgu zaptı, sanık adli sicil-nüfus kayıt örnekleri, sanık hakkında havuz sorgusu, ankesör-sabit hat arama raporu, tahkikat evrakları ve tüm dosya kapsamı.
Olay ve Delillerin Değerlendirilmesi
Öncelikle sanığa isnat edilen ardışık aramanın etraflıca irdelenmesi gerektiği düşünülmüş, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar ile 2019/1582 Esas ve 2019/6838 Karar sayılı karalarında Askeri Mahrem Yapılanmanın ve bu yapılanma içerisinde iletişim metotlarının etraflıca izah edildiği görülmüştür.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin Ardışık Arama Değerlendirmesi
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı kararında özetle.
“FETÖ Askeri Mahrem Yapılanmasında, öncelikle iletişimde Randevulaşma sisteminin esas alındığı, Randevulaşma sisteminin bir örgüt mahrem sorumlusunun, bir öğrenci ile(askeri personel) kontrol, buluşma veya toplantı amacı ile bir araya gelmesi ve bir sonraki görüşmenin o gün netleştirilmesi olduğu, örgütsel gizliliğin sağlanmasını teminen “dışardan bir telefon bulup arama” metodunun örgüt içinde özel bir iletişim şeklinin ortaya çıkmasına yol açtığı …
(…) her ne kadar iletişimde esas olan usulün “Randevulaşma Sistemi” olduğu kabul edilse de örgütün mahrem sorumlularının, sevk ve idaresi altındaki askeri personel ile deşifre olmayı engellemek maksadı ile irtibat kurma yollarından birisinin de; “Kamuya açık ve birbirinden bağımsız Market, Büfe, Kırtasiye, İddia Bayii ve Lokanta gibi işletmelerde bulunan ve ücret karşılığı kullanılan sabit (kontörlü/voip) hatlar ile Türk Telekom’a ait Ankesörlü telefon hatlar” olduğunun tespit edildiği …
(…) örgütsel gizliliğin sağlanması için örgütün askeri mahrem yapılanmasında; Ardışık Arama (Yakın zaman diliminde birbirini takip eden peşi sıra), Periyodik Arama (Farklı tarih ve zaman diliminde belirli gün aralığı dahilinde) ve Tek Arama şeklinde iletişimin gerçekleştirildiği ve irtibat sağlandığının saptandığı, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar sırasında elde edilen bilgilerden …
(…) FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün “Mahrem Yapısı” içerisinde faaliyet gösteren örgüt mensuplarının, kendi sorumlulukları altında bulunan asker şahısların telefon numaralarını, deşifre edilmelerinin önlenmesi ve örgütsel faaliyetlerinin sürdürülebilir olması amacıyla şifreleme metotları kullanarak kaydettiklerinin de tespit edildiği, bu metotların özetle On (10) Rakamına Tamamlama; Sondan İkili Rakam Bloklarını Çapraz Yer Değiştirme; Rakam Bloklarını Ters Yazma; Sondan 4 üncü Rakamı Dört (4) Arttırma; Sondan 2 nci ve 4 üncü Rakamı Yer Değiştirme; Telefon Numarasını Oluşturan Rakamlara Bir Ekleme Bir Çıkarma; Telefon Numarasını Oluşturan Rakamları Kredi Kartı Numarasına Benzetme; Telefon Numarasını Oluşturan Rakamları Servis Sağlayıcı Operatör Kodunun İl Alan Koduna Değiştirme; 99’a Tamamlama ve 100’e Tamamlama; Çaprazlama metodu; şeklinde olduğu …
(…) sonuç olarak; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine sızmış mensuplarının çok az kısmına kriptolu haberleşme programı Bylock, Eagle vb. gibi programlar yüklediği, geri kalan mensupları ile özellikle geçmiş yıllarda kullandıkları bir sistem olan büfe, market ve benzeri yerlerdeki ücretli telefonlar veya kontörlü telefonlar ile haberleştikleri …
(…) örgütsel irtibatta asıl olan iletişim metodunun yüz yüze görüşme olduğu ve bir sonraki görüşmenin tarih ve yerinin bu esnada belirlendiği, bu mümkün olmaz ise tedbir anlamında her asker şahsın farklı ankesör ya da sabit hatlardan(market-büfe-bakkal vb.) aranmak(GEZEREK) suretiyle örgütsel iletişimin kurulduğu, arama işleminin genellikle tek taraflı ve kısa süreli olduğu …
(…) sadece sorumlu şahısların ARAMA işlemini yaptığı (askeri şahıs tarafından karşı arama yapılmadığı, askeri personelin de çok sık olmamakla birlikte mahrem sorumlusuna ulaşmak istedikleri durumlarda aradığı), sorumlu şahıs tarafından aranan askeri personelin büyük kısmının rütbe/makam olarak genelde denk olduklarının tespit edildiği (Örneğin; aranan Astsubay ise ardışık aranan kişide Astsubay …
(…) Subay ise ardışık aranan da Subay gibi), aynı şekilde kuvvetlerin de denk olduğu (Örneğin; aranan jandarma ise ardışık Jandarma, aranan KKK personeli ise ardışık KKK personelinin arandığı gibi), genel olarak her sivil yöneticinin sorumluluğunda birden fazla hücre bulunduğu ve hücrelerin 2-3 asker şahıstan (askeri öğrenci ve/veya muvazzaf personel) oluştuğu …
(…) bu asker şahısların da aynı Kuvvete mensup olup aynı rütbede bulundukları (istisnai olarak farklı rütbe ve/veya Kuvvetlere mensup asker şahıslardan bir hücre oluşabildiği, örneğin; sivil sorumlunun astsubaylardan oluşan grubunun yanında astsubaylıktan subaylığa geçen askeri personelle de ilgilenebileceği), tek ankesör ya da sabit hattan (market-büfe-bakkal vb.) farklı asker şahısların aranmasının; arka arkaya arama(ARDIŞIK ARAMA) şeklinde olması durumunda …
(…) aramanın örgütsel olduğu kanısını güçlendirdiği, ayrıca aynı ankesör/sabit(büfe-market vb.) hattan arka arkaya (ARDIŞIK) arama yapılmasının; mahrem sorumlu şahsın tedbirsizliği ve işin kolayına kaçmasından kaynaklandığı, daha çok gizliliğe uymayan MAHREM İMAMLAR tarafından yapıldığı, aramaların kısa olmasının nedeninin ise askeri personelin daha önceden yeri ve zamanı kararlaştırılan görüşmeye gelinmemesi gerektiği veya gelip gelemeyeceğinin teyit edilmesi ya da görüşmeye gelmeyen kişiye gelecek görüşme yer ve zamanının bildirilmesi veya daha önceden kararlaştırılan yer ve tarihin değişmesinden dolayı yapılan aramalar olmasından kaynaklı olduğu …
(…) aramaların genellikle mesai saatleri dışında yapıldığı, sorumlu şahsın, askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle arayarak bu bütün içerisinde hedeflerin kaybolmasının amaçlandığı, genellikle on beş gün, ayda veya iki ayda bir kez iletişime geçilerek buluşmalar ve toplantıların gerçekleştirildiği, bu görüşmede bir sonraki buluşma tarihinin kararlaştırıldığı …
(…) bir aksaklık olmadığı müddetçe yeniden bir aramaya ihtiyaç duyulmadığı, bazen mahrem sorumlu tarafından, sorumlu bulunan gruplarla ilgili grup içerisinde bulunan tek şahsın arandığı ve bu şahıstan gruptaki diğer şahsa veya şahıslara bilgi vermesini istediği, aramanın sadece büfe, lokanta, market vs. kontörlü arama yapılabilen yerler olmadığı …
(…) ayrıca ankesörlü telefonlar ile kontörü olmadığından bahisle rica yolu ile işyerlerinde mevcut sabit hattan da arama işlemi yapılabildiği, genel olarak Yüzbaşı ve üstü rütbedeki subaylarda, “birebir sorumluluk” esasının geçerli olmasından dolayı birden fazla asker şahsın oluşturduğu hücre sisteminin tercih edilmediği, mahrem yapı sorumlusunun kural olarak sorumlusu olduğu asker şahıs/şahıslarla aynı ilde ikamet ettiği ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurduğu …
(…) istisnai olarak sözde TSK Yapılanmasının bölge esaslı teşkilatlanması nedeniyle yakın ilde bulunan hatlarla da iletişim kurulabildiği, mahrem yapı sorumlusunun sorumlu olduğu örgüt mensubu asker şahısları aramasından sonra belirlenen buluşma yerinde aranılan hatların takılı bulunduğu cihazların götürülmemesi veya götürülse bile kapatılmasına yönelik tedbir uygulanmaya çalışıldığı, ancak istisnai durumların olabileceği …
(…) bu tedbirin ortak yer baz istasyonundan sinyal verilmesini ve/veya dinleme yapılmasını önleme amaçlı olduğu, daha önceden kararlaştırılan noktaya gelinmediği takdirde ya da mahrem imam il dışında ise ve periyodik zamanlarla bir araya geliniyorsa (2 haftada bir Cumartesi gibi) bir gün önce mahrem imamın arayarak çağrı bıraktığı …
(…) arama işlemi sonrasında gizlilik (son aradığı numaranın telefon hafızasında kalmasını önlemek) ve sözde tedbir amaçlı olarak ilgisiz rastgele numaraların çevrildiği, redial (geri arama) tuşu ile son aranan kişinin tespitinin önlenmeye çalışıldığı, sivil yönetici unsurun sorumlusu olduğu asker şahsın numarasının son iki rakamını kendi telefon rehberinde “10” …
(…) “100” veya “99” rakamına tamamlayacak şekilde kayıt etmesinin en fazla başvurulan tedbir yöntemlerinden biri olduğu, bu nedenle yanlışlıkla numaraların şifrelenmiş haliyle yapılan aramaların da gerçekleşebildiği, yapılanmada her yönetici sivil unsurun deşifre olmamak amacıyla kendi tedbir ve iletişim metodunu kendisinin belirlediği, (Bu metotlardan birisine örnek vermek gerekirse kısa süreli arama …
(…) cevapsız çağrı bırakma, aynı hattan parça parça kısa süreli arama vb.), mahrem yapı içerisindeki irtibatın ve şifreleme tekniğinin deşifre olmaması amacıyla çok sayıda şifreleme tekniğinin kullanıldığı anlaşılmıştır.
Ankesörlü Hat Kullanımının Anlamı
Günümüzde iletişim aracı olarak cep telefonlarının kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun ve kabul edilen bir gerçek olmasına karşın, kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat ve ankesörlü hatlar üzerinden asker şahıslarla GEZEREK ya da ARDIŞIK şeklinde yapılan aramaların; örgütün “gizlilik” ve “deşifre olmama” kuralına uygun olarak Askeri Mahrem Yapılanmasının irtibat kurma yöntemlerinden biri olup FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün MAHREM İMAMLARI tarafından örgütsel amaçlı, örgütsel haberleşmeyi sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır.
Bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı …
(…) her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağında kuşku yoktur.” hususları ifade edilmiştir.
Dosyanın Somut Olarak Değerlendirilmesi
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanığın aşamalardaki savunmasında iddianame ile üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın 30/12/2019 tarihli inceleme tutanağı ile sanığın 09/11/2012 21:22 ‘de, 12/12/2013 09:24’de, 22/05/2014 18:26’da kendisi gibi askeri personel olan ……………. ile …
(…) 06/07/2014 20:13 ve 20:14’de ve 29/08/2014 21:55’de kendisi gibi askeri personel olan ……………. ile ardışık olarak arandığı; söz konusu ardışık aramalardan 1., 2., ve 4.
Grup ardışık aramaların ardışık arama olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim sanık ile kaydı tespit edilemeyen bir numaranın arandığının anlaşıldığı, 3.
Grup ardışık aramanın askeri personel olan ……………. ile yapıldığı; ancak tanığın rütbesinin astsubay olduğu, sanık ile tanığın rütbesinin denk olmadığı,…………….’nın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlendiği, tanığın mahkeme huzurundaki beyanında sanığı tanımadığını beyan ettiği, 5 .grup ardışık aramanın sanık ile aynı rütbede olan ……………. ile arandığının anlaşıldığı …
(…) tanık …………….’in mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlendiği, tanığın mahkeme huzurundaki beyanında sanığı tanımadığını beyan ettiği, sanık hakkında yapılan araştırmada dosyada mevcut ardışık arama kayıtlarından başka bir arama kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanığın ardışık olarak arandığı iddiasıyla cezalandırılması talep edilmiş ise de; ardışık aramaların Yargıtay ilamlarında belirtilen kriterleri taşımadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Tanık………………’ın sanığın tanıklar ……………… ile birlikte evde kaldıklarını, bu eve bir kez gittiğini ve birlikte namaz kıldıklarını ve tanık ………………’nun FETÖ/PDY örgütüne bağlı olduğunu bildiğinden sanığın da örgüte bağlı olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, yargılama aşamasında tanık sıfatıyla ………………nın dinlediği, tanıkların mahkeme huzurundaki beyanında sanık ile aynı evde kalmadıklarını beyan ettikleri görüldüğü …
(…) tanık …………….’in beyanlarında geçtiği üzere sanık ve tanıkların aynı evde kaldıkları ve söz konusu evin örgüt evi olduğu hususunda dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, tanık ………………’ın, tanık ………………’nun FETÖ/PDY örgütüne bağlı olduğu şeklindeki düşüncesinden hareketle sanığın da örgüte bağlı olduğunu çıkarımına ulaşmış olabileceği kanaati mahkememizce hasıl olmakla, sanığın örgüt evinde tanıklar ………………u ve………………le birlikte kaldığı hususu mahkememizce şüpheli kalmıştır.
Tanık ………………n sanığın okul dönemindeyken kendisine FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde olmadığı için takım komutanı olan………………’ın sanığa kendisine işkence etmesi emrini verdiğini, bunun üzerine sanığın kendisine fiziksel ve psikolojik işkenceler uyguladığını beyan ettiği, sanık savunmasında tanığa komutanlarının emri doğrultusunda askeri eğitim verdiğini, hakkında kişisel bir husumeti olabileceğini savunmakla tanığın beyanlarını kabul etmediği görülmüştür. Sanığın disiplin puanları incelendiğinde savunmasında geçtiği üzere 120 ile başlayan disiplin puan’ın 2. Sınıf sonunda 31’e düştüğü, dahan sonrasında disiplin yönetmeliğine göre sanığın disiplin puanına, puan eklenmek suretiyle 90 puan ile 3. sınıfa başladığı, sonuç itibariyle 88 puan ile mezun olduğu, sanığın, tanığın beyanında geçen askeri eğitimleri, tanığın FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde yer almadığı için, kasıtlı olarak tanığı yıldırmak, askeri okuldan uzaklaştırmak amacıyla yapıldığına dair dosya kapsamında delil elde edilmediği, bu cihette sanık hakkındaki tanık tarafından ileri sürülen iddialar şüphe düzeyinde kalmıştır.
Böylece, her ne kadar; sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, Terörle Mücadele Kanunu 5/1, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9 ve 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak eksin ve inandırıcı deliller elde edilemediği …
(…) yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir ki, ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği, dosyada sanığın mahkumiyetine yeterli …
(…) kesin, inandırıcı delilin bulunmadığı, dolayısıyla sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı C.M.K’nın 223/2-e.maddesine göre beraatine karar vermek gerekmiştir.
İzah edilen gerekçelerle aşağıdaki hüküm Türk Milleti Adına tesis edilmiştir.
Hüküm
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
(1) Her ne kadar; sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, Terörle Mücadele Kanunu 5/1, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9 ve 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden atılı suçtan 5271 sayılı Cmk’nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATINA.
(2) Sanığa şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirdiği süre nedeniyle CMK. 142/1-2 maddesi uyarınca; İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa …
(…) en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanmak üzere; Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabileceğinin ve CMK. 141/1.e maddesindeki “Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler” hakkının hatırlatılmasına.
(3) Sanık duruşmalarda kendisini müdafii ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 8.200,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak SANIĞA VERİLMESİNE.
(4) Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 Sayılı Kanun’un 16. maddesi gereğince soruşturmada görev alan kolluk birimine bildirilmesine.
(5) Sanık hakkında beraat kararı hükmedildiğinden sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA.
(6) Sanığın beraatine karar verilmiş olmakla, CMK’nın 327/1 maddesi gereğince sanığın kusurundan ileri gelen yargılama gideri bulunmadığından, yapılan tüm yargılama giderlerinin CMK’nın 324-330. maddeleri gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına.
Kanun Yolu
Dair yüze karşı verilen kararın tefhiminden, yoklukta verilen kısa karara ait gerekçeli kararın tebliğinden itibaren verilen hüküm yedi gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere katibe yapılacak sözlü başvuru veya ceza infaz kurumuna veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle istinafa tabii olup Van Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere …
(…) Cumhuriyet Savcısının huzurunda, sanık ve sanık müdafinin yüzüne karşı mütalaaya aykırı (Üye Hakim Esma TÜREDİ KELEP-190409’in sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönünde karşı oyu ile) oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı.
20/01/2021.
Başkan 139844. ¸ e-imzalıdır.
Üye 190409. ¸ e-imzalıdır.
Üye 198977. ¸ e-imzalıdır.
Katip 223140. ¸ e-imzalıdır.
Karşı Oy Yazısı
Sanık hakkında somut mahkumiyet gerekçesi açıklanmadan önce Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/7162 E. Ve 2017/4786 K. Sayılı kararından alıntı yapılarak FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün yapısı ve tanımı ile ilgili kısa açıklamalara yer verilmiş akabinde sanıkla ilgili mahkumiyet gerekçesi açıklanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/7162 E. Ve 2017/4786 K. Sayılı Kararında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile ilgili aynen.
Örgütün Yapısına İlişkin Alıntı
“Kendisini kısaca “Hizmet” olarak tanımlayan FETÖ/PDY; Paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen …
(…) gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan …
(…) bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan suigeneris bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet ettiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için Bylock gibi haberleşme araçlarının kullandığı …
(…) görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu …
(…) bu amacla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli istihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme …
(…) yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı derdest olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanıkların savunmaları ve gizli-açık tanık anlatımları, örgüt lider ve yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları …
(…) Emniyet Genel Müdürlüğünün örgüt hakkındaki raporu, Dairemizin ilk derece olarak 2015/3 ve temyiz incelemesi sonucu verilen 2017/1443 esas sayılı dosyalardaki deliller ve kabul gerekçesi gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında.
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt kuruluşundan 15 Temmuz sürecine kadar örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisine haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekilmeyeceklerinin anlaşılması karşısında; tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından 5237 sayılı TCK’nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.” ifadelerine yer vermiştir.
Karşı Oyda Ardışık Arama Değerlendirmesi
Öncelikle sanığa isnat edilen ardışık arama metodunun etraflıca irdelenmesi gerektiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar ile 2019/1582 Esas ve 2019/6838 Karar sayılı karalarında ve istikrar bulmuş bir çok kararında Askeri Mahrem Yapılanmanın ve bu yapılanma içerisinde iletişim metotlarının etraflıca izah edildiği görülmektedir. Şöyle ki.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı kararında özetle.
Karşı oy yazısında, yukarıda gerekçe bölümünde tam metniyle aktarılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı kararına aynen atıf yapılmıştır. Aynı yazıda ankesörlü hat kullanımına ilişkin iki değerlendirme de tekrar yer almıştır. Gereksiz tekrarı önlemek için bu bölüm burada yeniden aktarılmamıştır.
Karşı Oyda Dosyanın Değerlendirilmesi
Dosyamız sanığı kapsamında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; 30/12/2019 tarihli inceleme tutanağı ile sanığın 09/11/2012 21:22 ‘de, 12/12/2013 09:24’de, 22/05/2014 18:26’da kendisi gibi askeri personel olan …………….ile ardışık olarak arandığı; 02/01/2020 tarihli HTS analiz raporu ile sanığın ardışık olarak arandığı 0507 328 86 28 nolu GSM hattının sanık tarafından kurumlara iletişim bilgisi olarak verilmesi ve sanığın ikametinin bulunduğu illerde telefonun baz vermesi nedeniyle sanık tarafından kullanılmış olabileceğinin değerlendirildiği; bu kayıtlardan da görüleceği üzere sanığın Kocaeli …
(…) Ankara, İzmir ve Iğdır illerinden 2012-2016 yılları arasında ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranmalarının olduğunun dosya arasında bulunan HTS kayıtları ile sabit olduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün bu yöntem ile asker kişiler ile örgüt içi haberleşme sağladığı, bu aramalardan özellikle Ankara’dan 09/11/2012, 22/05/2014 ve 29/08/2014 tarihlerinde yapılan ve Iğdır ilinden yapılan 06/07/2014 tarihlerindeki aramaların mesai gün ve saatleri dışında yapılmış olması ve tanık……………. sanık ile devre arkadaşı olması hasebiyle aynı ilde oldukları …
(…) tanığın o dönemde cemaat tarafından arandığını beyan ettiği, tanık …………….’ın da aynı şekilde o dönemde cemaat tarafından arandığını beyan ettiği göz önüne alındığında bu aramaların Yargıtay kararlarında belirtilen örgütsel arama kriterlerine uyduğu, tanık …………….’ın sanığın tanıklar……………. ile birlikte evde kaldıklarını, bu eve bir kez gittiğini ve birlikte namaz kıldıklarını ve tanık …………….’nun FETÖ/PDY örgütüne bağlı olduğunu bildiğinden sanığın da örgüte bağlı olduğunu düşündüğünü beyan ettiği …
(…) tanık Oğuzhan …………….’ün sanığın o dönemlerde kendisine FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde olmadığı için takım komutanı olan …………….’ın sanığa kendisine işkence etmesi emrini verdiğini, bunun üzerine sanığın kendisine fiziksel ve psikolojik işkenceler uyguladığını beyan ettiği, tanık …………….ın da soruşturma aşamasında müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde tanık …………….ün beyanını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurduğu …
(…) söz konusu bağın süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği bu nedenle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmakla sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uygulanarak cezalandırılması gerektiği görüşünde bulunduğumdan “sanığın beraatine karar verilmesi” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye 190409 Katip 233140. ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır.
Karardan Çıkan Sonuçlar
Karar, ardışık arama iddiasının hangi hâllerde çürüdüğünü üç noktada gösterir. Birincisi ardışık arama sayısının azlığıdır. Dosyada yalnızca iki arama ardışık sayılmıştır. İkincisi aramaların mesai saati içinde ve uzun süreli olmasıdır. Üçüncüsü aramaların yapıldığı yerin sanığın bulunduğu ilden farklı olmasıdır. Mahkeme bu üç noktayı birlikte tarttı. Sonuçta ardışık arama kaydı örgütsel irtibatın kanıtı saymadı.
Kararda tanık beyanlarının değeri de ayrıntılı yer aldı. Bir tanık sanığı yalnızca devre arkadaşı olarak tanıdığını söyledi. Başka bir tanık sanığın örgütsel bir faaliyetine şahit olmadığını belirtti. Sanık, aleyhine beyan veren tanıkla arasında husumet bulunduğunu ileri sürdü. Mahkeme bu beyanları ardışık arama tespitiyle birlikte ele aldı. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi sonuca yön verdi.
Ardışık Arama Dosyasında Savunma Nasıl Kurulur
Savunmanın ilk adımı arama tablosunu satır satır çıkarmaktır. Her arama için tarih, saat, süre ve hat numarası ayrı ayrı listeye girmelidir. İkinci adım, ardışık arama iddiasına konu hattın konumunu haritayla göstermektir. Kroki hattın kışlaya yakınlığını ortaya koyar. Hastaneye ve otogara olan mesafeyi de gösterir. Üçüncü adım, sanığın o tarihteki görev yerini belgelemektir. İzin durumu da aynı ölçüde önem taşır. Nöbet çizelgesi, izin belgesi ve birlik yazısı bu noktada işe yarar.
Dördüncü adım, ardışık arandığı söylenen kişinin beyanına ulaşmaktır. Bu kişi çoğu zaman sanığı tanımadığını açıkça söyler. Beşinci adım, tam HTS dökümünün dosyaya gelmesini istemektir. Emniyet özet tablosu ile BTK dökümü arasındaki fark burada ortaya çıkar. Altıncı adım, dosyada başka örgütsel delil olmadığını vurgulamaktır. Ardışık arama dosyalarında bu altı başlık savunmanın iskeletini kurar. Ankesörden aranan hattın başkasına ait olması hâli ayrı bir savunma başlığıdır.
Ardışık Arama İddiasında Sık Görülen Hatalar
İlk hata ardışık arama tablosunu bütünüyle kabul etmektir. Tablo çoğu kez tek yönlüdür. İkinci hata krokiyi dosyaya geç sunmaktır. Geç sunulan belge etkisini yitirir. Üçüncü hata ardışık arama dosyasındaki tanık beyanını okumadan duruşmaya girmektir. Dördüncü hata ardışık arama iddiasına soyut itiraz yöneltmektir. Somut belge olmadan yapılan itiraz sonuç getirmez. Beşinci hata istinaf dilekçesini gerekçesiz yazmaktır. Altıncı hata tazminat süresini kaçırmaktır.
Ardışık Arama ile Periyodik Arama Farkı
Ankesör dosyalarında üç arama türü geçer. Birincisi ardışık aramadır. İkincisi periyodik aramadır. Üçüncüsü tek aramadır. Ardışık arama tespiti kısa aralıkla iki kişiye ulaşmayı anlatır. Periyodik arama ise belirli gün aralıklarıyla tekrarlanan aramadır. Tek arama tabloda yalnız kalan aramadır. İddianameler çoğu kez üçünü aynı torbaya koyar. Oysa her birinin ispat değeri farklıdır. Ardışık arama iddiası en ağır olanıdır. Tek arama ise tek başına sonuç doğurmaz. Savunma bu ayrımı dilekçede açıkça yapmalıdır.
Ankesör Dosyasında Hangi Belgeler Toplanır
Ardışık arama dosyasında belgeleri baştan listelemek işi kolaylaştırır. İlk belge tam HTS dökümüdür. İkincisi hattın konumunu gösteren krokidir. Üçüncüsü birlik yazısıdır. Dördüncüsü nöbet ve izin çizelgesidir. Beşincisi tanık listesidir. Altıncısı varsa sağlık raporudur. Yedincisi ardışık arandığı söylenen kişinin ifadesidir. Bu belgeler dosyaya erken girmelidir. Geç sunulan belge çoğu kez etkisini yitirir. Savunma her talebi ayrı dilekçeyle sunmalıdır. Böylece mahkeme her isteği ayrı ayrı karara bağlar.
Ankesör Kararına Karşı İstinaf ve Temyiz Yolu
Mahkumiyet kararına karşı ilk yol istinaftır. Dilekçeyi kararı veren mahkemeye verirsiniz. Süre yedi gündür. Yüze karşı okunan kararda süre tefhimle başlar. Yokluğunuzda verilen kararda süre tebliğle işler. Dosyayı bölge adliye mahkemesinin ceza dairesi inceler. Daire duruşma açar. Yeni belge de kabul eder. İstinaf sonucu aleyhinize çıkarsa temyiz yolu doğar. Temyiz süresi on beş gündür. Dilekçede ardışık arama gerekçesini tek tek yazmanız şarttır. Soyut itiraz sonuç getirmez. HTS çelişkisini ayrı bir başlık altında anlatın.
Beraat Sonrası Tazminat ve Göreve İade
Beraat kararı kesinleşince tutuklulukta geçen süre tazminat konusu hâline gelir. Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devamı maddeleri bu talebi düzenler. Talebi zarara uğrayan kişi kendi oturduğu yerdeki ağır ceza mahkemesine götürür. Kararda bu yol ayrıca yer aldı. Kamu görevinden çıkarılan kişiler için göreve iade yolu da gündeme gelmektedir. Ankesör ihraç göreve iade kararı örneğimiz bu süreci anlatır. Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun tanımı için Türk Ceza Kanununun 314. maddesine bakabilirsiniz. Benzer kararların tam metnine Yargıtay karar arama sisteminden ulaşabilirsiniz.
Ardışık Arama Davasında Avukat Desteği
Ardışık arama dosyalarında teknik veri ile ceza hukuku birlikte yürür. Ardışık arama tablosunu okumak ayrı bir emek ister. Kroki hazırlamak ve tanık anlatımını tartmak da öyledir. Akademik Hukuk ve Danışmanlık, ankesör ve ardışık arama dosyalarında savunma çalışması yürütmektedir. Kanun yolu aşamasında da dosya takibi yapar. Sorularınızı Online Hukuki Danışmanlık üzerinden iletebilirsiniz. Dosyanıza ilişkin kısa bir değerlendirme için ücretsiz soru formumuzu da kullanabilirsiniz. Bu yazı genel bilgi verir ve somut dosya için sonuç vaadi taşımaz.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.