Doçentlik uyuşmazlıklarında dosyanın çekirdeği idarede durur. Jüri raporları, komisyon kararı ve beyanname yalnız idarede bulunur. Bu belgeler gelmezse mahkeme puan tartışmasını denetleyemez. ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması bu yüzden davanın seyrini doğrudan etkiler.

Belge Gönderme Yükümlülüğü Nereden Gelir
İdari yargıda dosyayı mahkeme kurar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu yirminci maddesinde bunu açıkça yazar. Mahkemeler, baktıkları davaya ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar.
Aynı fıkra ikinci bir kural içerir. Mahkemeler gerekli gördükleri evrakın gönderilmesini isteyebilir. Bu istek taraflara ve ilgili diğer yerlere yöneltilebilir. Kanun, bu kararların süresi içinde yerine getirilmesini mecburi sayar.
Yükümlülük yalnız ara kararıyla doğmaz. Kanunun on altıncı maddesi işlem dosyasının aslını veya onaylı örneğini savunmayla birlikte göndermeyi zorunlu kılar. Yani idarenin ilk savunmasında dosya zaten mahkemede olmalıdır. Uygulamada ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması sorunu çoğu kez bu ilk adımda başlar.
Savunma Süresi ve Ek Süre Kuralı
Süreler kanunda bellidir. Taraflar, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verir. Bu süre haklı sebep bulunması hâlinde uzatılabilir.
Uzatmanın sınırı vardır. Süre yalnız bir defaya mahsus ve otuz günü geçmemek üzere uzatılır. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez.
Ara kararı süreleri için de benzer bir sınır işler. Yirminci madde, haklı sebeplerin bulunması hâlinde sürenin bir defaya mahsus uzatılabileceğini söyler. İkinci ve üçüncü ek süre talepleri kanuni dayanaktan yoksundur. ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması, art arda gelen süre talepleriyle uzatıldığında yargılama fiilen durur.
Ara Kararına Uyulmamasının Sonucu
Kanun bu ihtimali boş bırakmaz. Yirminci maddenin ikinci fıkrası doğrudan sonucu düzenler. Taraflardan biri ara kararının gereğini yerine getirmezse, bu durumun karara etkisi mahkemece önceden takdir edilir.
Takdirin ara kararında yazılması gerekir. Mahkeme, cevap verilmemesi hâlinde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar vereceğini ihtar eder. İhtar yapıldıktan sonra idare susmaya devam ederse karar mevcut dosya üzerinden verilir.
Bu sonuç idare aleyhinedir. Çünkü işlemin dayanağını gösterecek belgeler yalnız idarede bulunur. ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması hâlinde idare kendi savunmasının kanıtını dosyaya koymamış olur.
Ara Kararı Ne İşe Yarar
Ara karar, davayı bitirmeyen bir mahkeme kararıdır. Dosyadaki eksiği gidermek için verilir. Belge istemek en sık görülen kullanımıdır.
Ara karar tebliğ edilir. Tebligatta bir süre yazar. Süre içinde gereğin yerine getirilmesi zorunludur.
Mahkeme aynı konuda birden çok ara karar verebilir. Uygulamada ikinci veya üçüncü ara karara ihtar eklenir. İhtar, cevap gelmezse dosyadaki bilgiye göre karar verileceğini bildirir.
Ara karar tutanağı davacıya da tebliğ edilir. Davacı, ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması hâlini bu tutanaklarla belgeler. Tutanaklar sonraki aşamalarda delil olarak kullanılır.
Dosyanın Tekemmülü ve Karar Süresi
Kanun dosyaların inceleme sırasını da belirler. Dosyalar geliş tarihine göre incelenir. Tekemmül ettikleri sıra içinde karara bağlanır.
Öncelikli ve ivedi işler ayrıdır. Bu işler Danıştay için Başkanlar Kurulunca, diğer mahkemeler için Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir ve Resmî Gazetede ilan edilir.
Bunların dışındaki dosyalar için bir üst süre öngörülmüştür. Bu dosyalar tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır. Sürenin başlangıcı tekemmül anıdır.
Buradaki bağ açıktır. Dosya belgeler gelmeden tekemmül etmez. ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması, altı aylık sürenin başlamasını da geciktirir.
İspat Yükü Kimdedir
İdari işlem sebepsiz kurulamaz. Her işlemin arkasında, idareyi o işlemi yapmaya iten maddi veya hukuki bir sebep bulunmalıdır. Sebep gösterilemezse işlem hukuka aykırı hâle gelir.
İdari yargıda bu noktada bir denge gözetilir. Davacı, işlemin dayanağı belgelere çoğu zaman erişemez. Belgeler idarenin elindedir. Bu yüzden mahkeme, belgeyi getirtme yükünü idareye yükler.
ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması ise bu dengeyi bozar. Sonuç, işlemin sebep unsurunun ortaya konulamaması olur. Aşağıdaki karar bu akıl yürütmeyi somut bir dosyada göstermektedir.
Ankara On Yedinci İdare Mahkemesi Kararı
Doçentlik başvurusunun iptaline karşı açılan bir davada mahkeme, üç ayrı ara kararına rağmen davalı idareden cevap alamamıştır. Mahkeme, dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar vermiş ve yürütmenin durdurulmasına hükmetmiştir. Karar metni aşağıdadır.
Mahkeme gerekçesinde şu ifadeleri kullanmıştır: “Olayda, davada uyuşmazlığın çözümü için ilk olarak Mahkememizin 23/02/2021 tarihli ara kararı ile davalı idarenin savunmasının alınması ve ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için 30 gün süre verildiği, bu ara kararın 19/03/2021 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idare tarafından Mahkememize sunulan 25/03/2021 tarihli dilekçe ile 30 gün ek süre talebinde bulunulduğu, Mahkememizin 30/03/2021 tarihli kararı ile ek süre talebinin kabul edildiği halde davalı idarece bu süre içerisinde de savunma dilekçesi ve ara karara cevap verilmediği, ikinci olarak 10/06/2021 tarihli ara kararı ile ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için davalı idareye 20 gün süre verildiği, bu ara kararın 22/06/2021 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idare tarafından cevap verilmemesi üzerine üçüncü olarak 15/09/2021 tarihli ara kararı ile ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için davalı idareye 20 gün süre verildiği ve ara kararının yerine getirilmemesi halinde dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin ihtar edildiği, bu ara kararın 02/10/2021 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, ancak davalı idare tarafından bu güne kadar herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya gönderilmediği ve ara kararımıza cevap verilmediği görülmektedir.
Gelinen bu noktada, verilen üç ara kararına rağmen davalı idarece herhangi bir savunma yapılmadığı gibi istenilen bilgi ve belgeler de dosyaya sunulmadığından, dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, her idari işlemin, tesis edilmeden önce var olan, idareyi o işlemi yapmaya iten ve objektif hukuk kurallarınca benimsenmiş maddi veya hukuki sebeplere dayanılarak tesis edilmesi gerekmektedir. İdarenin sebepsiz işlem tesisi veya işlemin sebebini ortaya koyamaması durumunda işlem hukuka aykırı olacaktır.
Bu durumda, davacının doçentlik başvurusu için aranan asgari başvuru şartlarını taşıdığını iddia etmesi, davalı idarenin ise dava konusu işlemin tesisine dayanak olabilecek maddi ve hukuki olguları ortaya koyamaması sebebiyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlara yol açabileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Kararın omurgası iki cümlededir. İdare, işlemin dayanağı olabilecek maddi ve hukuki olguları ortaya koyamamıştır. Bu nedenle işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Gizlilik İstisnası Ne Kadar Dardır
Kanun tek bir istisna tanır. İstenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine ilişkinse verilmeyebilir. Yabancı devletlerle birlikte bu menfaatleri ilgilendiren belgeler de kapsamdadır.
İstisnanın kullanımı da sıkı şarta bağlıdır. Kararı Cumhurbaşkanı, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan verir. Karar gerekçesiyle birlikte bildirilir. Bir kurum başkanlığı kendi başına bu istisnaya dayanamaz.
Bir de dengeleyici hüküm vardır. Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez. Yani gizlilik iddiası, savunmayı ispatsız bırakır. Jüri isimlerinin gizliliği ile dosyanın gizliliği ayrı konulardır; ayrım ÜAK'ın açıklanması gereken bilgileri gizli tutması yazısında ele alınmıştır.
Sonradan Sunulan Belgelerin Akıbeti
Geç kalan belge kendiliğinden dosyaya girmez. Kanunun yirmi birinci maddesi bu konuyu düzenler. Dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgeler, ancak vaktinde sunulamadığına mahkeme kanaat getirirse kabul edilir.
Kural idare için de geçerlidir. Üç ara kararına cevap vermeyen idarenin karar aşamasında sunduğu belge reddedilebilir. ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması sebebiyle geciken dosyada bu ihtimal ayrıca ileri sürülmelidir.
Kabul edilen belge diğer tarafa tebliğ edilir. Davacı bu belgeye karşı beyanda bulunma hakkını kullanır. Tebligat yapılmadan hüküm kurulması usul hatası doğurur.
Belge Göndermeyen Görevliler İçin Suç Duyurusu
Ara kararına uymamanın bir de kişisel sorumluluk yönü vardır. Mahkemeler, ihtara rağmen belge göndermeyen görevliler hakkında Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Doçentlik dosyalarında bu yola başvurulan örnekler bulunmaktadır.
Böyle bir kararın örneği ÜAK'ın davalara belge göndermemesi yazısında yayımlanmıştır. O dosyada mahkeme, iki ara kararına karşın belge alamamış ve yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir.
Savcılık ihbarı genel hükümlere göre inceler. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu iki yüz elli yedinci maddesinde görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösteren kamu görevlisinin sorumluluğunu düzenler. Suçun oluşup oluşmadığı somut olaya göre belirlenir.
İstinaf ve Heyet Halinde Görülen Davalarda Ara Kararı
Ara karar yetkisi her zaman heyete ait değildir. Kanun 2012 yılında bir kolaylık getirmiştir. Bölge idare mahkemelerindeki istinaf incelemelerinde ve heyet hâlinde görülen davalarda belge isteme kararı tek üye tarafından da verilebilir.
Kural, dosyanın hazırlanmasını hızlandırmayı amaçlar. Karar daire başkanı veya görevlendirilen üye tarafından verilebilir. Böylece her belge talebi için heyet toplanması gerekmez.
Bu ayrıntı süre hesabında işe yarar. Ara kararın kim tarafından verildiği, kararın bağlayıcılığını değiştirmez. Yerine getirilmesi yine mecburidir.
ÜAK'ın Mahkemeye Belge Sunmaması İptal Kararına Nasıl Yansır
Belge gelmeyen dosyada mahkeme boşluğu doldurmaz. İşlemin sebebi gösterilmediği için işlem denetlenemez hâle gelir. Bu durum çoğu kararda hukuka aykırılık sonucuna bağlanır.
Kararın gerekçesi de buna göre kurulur. Mahkeme, davacının iddiasını ve idarenin sessizliğini birlikte değerlendirir. Sessizlik tek başına haklılık doğurmaz; ancak ispat yükünü karşılayamayan taraf idare olur.
Karar sonrası aşamada da aynı sorun sürebilir. İdare, istinaf veya temyiz aşamasında belge sunmaya çalışabilir. Sonradan sunulan belgelerin kabulü ise ayrı bir değerlendirmeye tabidir.
Doçentlik Dosyalarında Hangi Belgeler İstenir
Ara kararıyla istenen belgeler dosyanın türüne göre değişir. Doçentlik uyuşmazlıklarında en sık istenen belgeler şunlardır:
Adayın başvuru beyannamesi ve eser listesi
Jüri üyelerinin değerlendirme raporlarının tamamı
Doçentlik Komisyonu veya etik komisyon kararı ve gerekçesi
Jüri kurulmasına ilişkin işlem ve yedek üye sıralaması
İtiraz dilekçesi ile idarenin cevap yazısı
Başvuru dönemine ait kriter tablosunun yürürlükteki metni
Bu belgeler olmadan bilirkişi de görev yapamaz. İncelemenin usulü doçentlik davalarında bilirkişi raporu yazısında ele alınmıştır.
Süreci İzlemek İçin Pratik Adımlar
Dosya UYAP üzerinden izlenir. Ara karar tarihi not alınır. Tebliğ tarihi ayrıca yazılır. Süre bu tarihten sayılır.
Süre dolunca dosya kontrol edilir. Cevap yoksa dilekçe verilir. Dilekçede bir süre tablosu yer alır. Tablo tarihleri sırayla gösterir.
Sonra yeni bir ara karar istenir. İhtar konulması ayrıca talep edilir. İhtar metni dilekçeye yazılır. Mahkeme bu metni kararına ekleyebilir.
Üçüncü kez cevap gelmezse karar istenir. Dosyadaki bilgiye göre hüküm kurulması talep edilir. Talep kısa tutulur. Uzun anlatım gerekmez.
Yürütmenin durdurulması talebi de yenilenir. Gecikme zararı birkaç cümleyle anlatılır. Dönem takvimi örnek olarak verilir.
Her adım yazılı yapılır. Sözlü görüşme kayıt bırakmaz. Yazılı talep dosyada durur. Karar aşamasında bu kayıtlar okunur.
Aynı Sorun Başka Kurumlarda da Görülür
Sorun tek bir kuruma özgü değildir. Üniversiteler de aynı davranışı gösterebilir. Yükseköğretim Kurulu dosyaları için de benzer sorunlar yaşanır.
Kural her idare için aynıdır. Ara kararın gereği yerine getirilir. Süre içinde belge gönderilir. Aksi hâlde sonuç idare aleyhine doğar.
Bu yüzden dilekçe dili sade tutulur. Belge listesi net yazılır. Her belge ayrı satırda sayılır. Böylece ara karar da net kurulur.
Belge adı tam yazılır. Tarih varsa eklenir. Sayı varsa o da yazılır. Genel ifade işe yaramaz. Mahkeme neyi isteyeceğini bilmelidir. İdare de neyi göndereceğini bilmelidir. Net liste iki tarafın işini kolaylaştırır. Kısa liste daha hızlı sonuç verir.
Davacı Dilekçesinde Neyi İstemeli
Belge talebi dilekçede açıkça yazılmalıdır. Genel bir istek yerine, her belge ayrı bir madde hâlinde sayılır. Böylece ara kararı da aynı sırayla kurulur.
Dilekçede ihtar talebi de yer almalıdır. Mahkemeden, cevap verilmemesi hâlinde dosyadaki bilgiye göre karar verileceğinin ihtar edilmesi istenir. İhtar, ikinci fıkranın uygulanmasının ön şartıdır.
Sürelerin denetlenmesi de istenmelidir. ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması durumunda, ek süre taleplerinin kanuni sınırı aştığı dilekçeyle gösterilir. Bu gösterim, sonraki taleplerin reddini kolaylaştırır.
Yürütmenin Durdurulması ile İlişkisi
Belgesizlik, yürütmenin durdurulması talebini güçlendirir. Mahkeme, açık hukuka aykırılık ile giderilmesi güç zarar ölçütlerini birlikte arar. Sebebi gösterilemeyen işlemde ilk ölçüt kolayca karşılanır.
Doçentlikte zaman kaybı ayrıca önem taşır. Başvuru dönemleri yılda iki kez açılır. Esas kararı beklerken birden çok dönem geçebilir. Bu nedenle talep dilekçede baştan yer almalıdır.
Asgari şart ve etik ihlal kararlarına karşı izlenecek yol ayrı yazılarda anlatılmıştır. Asgari koşul kararları için doçentlik asgari koşul itiraz ve dava, etik kararlar için ÜAK etik ihlal kararına itiraz ve iptal davası yazıları incelenebilir. Sürecin dayanağı olan kurallar ise doçentlik yönetmeliği nedir ve nasıl uygulanır yazısında toplanmıştır.

İdarenin Belge Sunmaması Konusunda Avukat Desteği
ÜAK'ın mahkemeye belge sunmaması karşısında izlenecek hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, dosyadaki belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Devam eden bir dosyada idarenin mahkemeye belge sunmaması sorunuyla karşılaştıysanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya soru sorma sayfamız üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.




