Başkasına Tez Yazdırma Cezası ve Unvanın Geri Alınması
Başkasına Tez Yazdırma Cezası ve Unvanın Geri Alınması
7592 sayılı Kanunla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen Ek Madde 47, tezini başkasına yazdıran kişinin unvanını geri alıyor ve çalışmayı hazırlayanlara adli para cezası getiriyor.
Başkasına tez yazdırma, 9 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanunla birlikte hem idari hem cezai yaptırıma bağlandı. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen Ek Madde 47'ye göre tezini, makalesini, kitabını veya projesini başkasına yazdıran kişi üniversite öğretim mesleğinden çıkarılır. Bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar geri alınır. Çalışmayı hazırlayanlar ile aracılık edenler için ise beş bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
7592 Sayılı Kanun Akademik Sahteciliğe Karşı Neyi Değiştirdi
Bu fiiller daha önce ağırlıklı olarak disiplin ve etik kuralları üzerinden değerlendiriliyordu. Yeni madde, konuyu ilk kez açık bir kanun hükmüyle adli para cezasına da bağladı. Böylece tez piyasasının hem alıcısı hem satıcısı ceza hukuku alanına çekildi.
Aynı kanunun 14 üncü maddesi ise geçici madde 85 ile kaydı silinen öğrencilere dönüş yolu açtı. Bu düzenlemenin şartları öğrenci affına ilişkin yazıda ayrıntılı biçimde anlatılmaktadır. İki hüküm aynı kanun metninde yer alır. Öğrenciye ikinci şans verilirken başkasına tez yazdırma yoluyla derece elde edenlere ağır sonuçlar getirilmiştir.
Ek Madde 47 Hangi Fiilleri Kapsıyor
Madde, kişisel emek ve akademik birikim dışında başkalarına yazdırılan çalışmalarla derece veya unvan alınmasını yasaklar. Kapsama giren çalışmalar tez, makale, kitap ve proje olarak sayılmıştır. Başkasına tez yazdırma kavramı bu yüzden yalnız doktora teziyle sınırlı değildir. Doçentlik dosyasındaki bir makale veya kitap bölümü de aynı hükme tabidir.
Ücret unsuru aranmaz. Çalışmanın para karşılığında ya da karşılıksız hazırlatılması arasında fark yoktur. Kısmen yazdırma da tamamen yazdırma gibi kapsam içindedir. Sonuç yönünden ise önlisans, lisans ve lisansüstü diploma dereceleri ile akademik unvanların tamamı maddenin uygulama alanına girer.
Sık Sorulan Sorular
Başkasına tez yazdıran kişinin diploması iptal edilir mi
Evet. 2547 sayılı Kanunun Ek Madde 47 hükmüne göre bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar geri alınır. Kararı, dereceyi veren üniversite ya da unvanı veren Üniversitelerarası Kurul idari işlemle uygular. İşleme karşı altmış gün içinde iptal davası açılabilir.
Başkası adına tez yazan kişiye hangi ceza verilir
Başkası adına tez, makale, kitap veya proje üreten kişiye beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir. Bu işlere aracılık edenler de aynı hükme tabidir. Fiili meslek edinenlerde ceza on bin günden az, yirmi bin günden fazla olamaz.
Çalışmayı başkasına yazdırarak derece veya unvan alan kişi
Çalışmayı başkası adına hazırlayan veya üreten kişi
Bu işlere aracılık eden kişi ve kuruluşlar
Hazır çalışmayı kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan alan kişi
Hangi Katkılar Kapsam Dışında Kalıyor
Madde, anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkıları açıkça kapsam dışında bırakmıştır. Ölçüt, katkının akademik değerlendirme içerip içermemesidir. Saha çalışmasında anket uygulatmak bu nedenle tek başına ceza doğurmaz. Ancak bulguların yorumunun veya metnin yazımının devredilmesi bu istisnaya sığmaz. Dil düzeltmesi ve istatistik desteği gibi ara durumlar ise tartışmaya açıktır.
Yapay Zekâya Yazdırılan Metin Kapsama Girer mi
Madde metni "başkaları" ifadesini kullanır ve kişileri esas alır. Yapay zekâ araçlarıyla üretilen metinler Ek Madde 47'de ayrıca sayılmamıştır. Bu araçların kullanımı bugün daha çok etik mevzuatı ve üniversite yönergeleri üzerinden ele alınır.
Metnin bir kişi tarafından bu araçlarla üretilip teslim edilmesi ise ayrı bir durumdur. Böyle bir olayda fiili işleyen yine bir kişidir. Öğrencinin hangi araçları kullanabileceğini şimdilik üniversitelerin kendi yönergeleri belirler.
Tez Yazdıran Kişiyi Bekleyen Yaptırımlar
Başkasına tez yazdırma fiili tespit edilen kişi üniversite öğretim mesleğinden çıkarılır. Bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar geri alınır. Maddedeki ifade emredici niteliktedir; hüküm, idareye yaptırım uygulamama yönünde bir seçenek tanımamaktadır.
Sonuçlar bununla bitmez. Hazır çalışmayı kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan alan kişiye ayrıca beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir. Tezini yazdıran akademisyen böylece hem kadrosunu hem unvanını kaybeder. Bunun üzerine bir de ceza mahkemesinde yargılanır.
Akademik Kadroda Olmayan Mezunlar Ne ile Karşılaşır
Maddenin kapsamı akademisyenlerle sınırlı değildir. Önlisans ve lisans dereceleri de metinde sayılmıştır. Bir kamu kurumunda çalışan yüksek lisans mezunu da bu yüzden kapsam içindedir.
Meslekten çıkarma yaptırımı bu kişilere uygulanmaz. Çünkü ortada bir öğretim kadrosu yoktur. Buna karşılık diploma derecesi geri alınır. Hazır çalışmayı kullanan kişi için öngörülen adli para cezası da ayrıca gündeme gelir.
Derecenin geri alınması iş hayatını da etkiler. Kadro ya da ek gösterge o dereceye bağlıysa idare yeni bir işlem kurar. Lisansüstü derece şartıyla girilen bir görevde bu durum ayrı bir uyuşmazlık doğurur.
Unvanın Geri Alınması Nasıl Uygulanır
Unvanın geri alınması, unvanı veren merci tarafından tesis edilen bir idari işlemdir. Lisansüstü diploma ve derece üniversite tarafından, doçentlik unvanı ise Üniversitelerarası Kurul tarafından geri alınır. İşlem, unvana bağlı kadroyu, maaşı ve akademik hakları da etkiler. Başkasına tez yazdırma nedeniyle unvanı geri alınan kişinin akademik kayıtları da bu karara göre düzeltilir.
Geri alma zincirleme sonuç doğurabilir. Doktora derecesi iptal edilen kişinin bu dereceye dayanan doçentlik ve profesörlük unvanları da tartışmalı hale gelir. İntihal nedeniyle doçentlik unvanının geri alınmasına ilişkin uyuşmazlıklar bu zincirin nasıl işlediğini göstermektedir.
İşlemin dayanağı somut olmalıdır. Hangi çalışmanın kime ve hangi katkıyla hazırlatıldığı delillerle ortaya konulmadan tesis edilen bir geri alma işlemi hukuka aykırı olabilir.
Geri Alma İşlemi Ne Zaman Sonuç Doğurur
Geri alma kararı ilgiliye tebliğ edilmeden sonuç doğurmaz. Dava açma süresi de tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Bu yüzden tebliğ tarihi dosyada ayrıca kayda geçer.
İşlem tebliğ edildiğinde unvana bağlı haklar kural olarak sona erer. Maaş farkı ve ek ödemeler bu tarihten sonra kesilir. Geçmişe dönük ödeme istenip istenemeyeceği ise ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma Ne Anlama Gelir
Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde düzenlenen en ağır disiplin yaptırımları arasındadır. Bu ceza, kişinin akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere görevinden çıkarılması sonucunu doğurur. Kişi öğretim üyeliğine, öğretim görevliliğine veya araştırma görevliliğine dönemez.
Bu ceza kamu görevinden çıkarma ile karıştırılmamalıdır. Kamu görevinden çıkarma kişiyi bütün kamu görevlerinden uzaklaştırır. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ise akademik kadrolara özgüdür. Yaptırımın dava boyutu öğretim üyesinin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin yazıda ayrı bir örnek üzerinden incelenmiştir.
Tezi Hazırlayanların ve Aracılık Edenlerin Cezası
Ek Madde 47, başkasına tez yazdırma ilişkisinin arz tarafını da cezalandırır. Tezi, makaleyi, kitabı veya projeyi başkası adına yapan ve üreten kişiler madde kapsamındadır. Bunlara aracılık edenler de aynı kapsama girer. Bu kişilere beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir. Ücret alınmamış olması cezayı ortadan kaldırmaz. Arkadaşına karşılıksız tez yazan kişi de madde kapsamındadır.
Fiilin meslek edinilmesi cezayı ağırlaştırır. Bu işi meslek haline getiren kişiler için ceza on bin günden az, yirmi bin günden fazla olamaz. Hüküm, ilan vererek çalışan tez yazım merkezlerini doğrudan hedef almaktadır.
Faaliyetin şirket üzerinden yürütülmesi de koruma sağlamaz. Madde, tüzel kişiler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesindeki güvenlik tedbirlerine atıf yapar. Bu tedbirler faaliyet izninin iptaline ve kazanç müsaderesine kadar uzanabilir.
Adli Para Cezası Kaç Liraya Karşılık Gelir
Adli para cezası, gün sayısı ile bir gün karşılığı tutarın çarpılmasıyla hesaplanır. Gün karşılığı tutarı hâkim belirler. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesine göre bu tutar yirmi ile yüz Türk lirası arasındadır. Hâkim, kişinin ekonomik ve şahsi hâllerini gözeterek karar verir.
Bu hesapla beş bin günlük ceza 100.000 ile 500.000 lira arasında kalır. On bin günlük ceza ise 200.000 ile 1.000.000 lira arasında bir tutara karşılık gelir. Meslek edinenler için üst sınır olan yirmi bin gün ise 2.000.000 liraya kadar çıkabilir. Mahkeme, ödeme için bir yıla kadar süre verebilir veya cezayı taksitlendirebilir.
Bazı haberlerde düzenleme hapis cezası olarak duyurulmuştur. Ek Madde 47'de öngörülen yaptırım hapis değil, adli para cezasıdır. Ancak ödenmeyen adli para cezası infaz aşamasında hapse çevrilebilir. Haberlerdeki hapis vurgusu bu ihtimalden kaynaklanmaktadır.
Başkasına Tez Yazdırma ile İntihal Arasındaki Fark Nedir
İntihal, başkasına ait fikir veya bulguların kaynak gösterilmeden kullanılmasıdır. Başkasına tez yazdırma ise çalışmanın kısmen veya tamamen başka bir kişi tarafından üretilmesidir. İlkinde kişi metni kendisi yazar fakat kaynak göstermez. İkincisinde metnin gerçek üreticisi zaten başkasıdır.
Yaptırım rejimleri de ayrışır. İntihal ve benzeri fiiller etik ihlal türleri içinde disiplin ve etik soruşturmalarıyla ele alınır. Bu yolda da sonuç ağır olabilir; tez intihali tespit edildiğinde tez ve diploma iptal edilebilir. Ek Madde 47 ise başkasına tez yazdırma fiilini bunlara ek olarak ceza hukuku alanına taşımıştır. Aynı dosyada iki fiilin birlikte tartışılması da mümkündür.
Ek Madde 47 Yürürlükten Önceki Tezlere Uygulanır mı
Ceza yaptırımı yönünden cevap açıktır. Anayasanın 38 inci maddesindeki suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi gereği adli para cezası, 9 Ağustos 2026'dan önceki fiillere uygulanamaz. Başkasına tez yazdırma fiilinin işlendiği tarih bu yüzden savunmanın ilk inceleyeceği noktadır.
Unvanın geri alınması yönü ise ceza değil idari işlemdir. Gerçeğe aykırı bilgiyle elde edilen statülerin geri alınması idare hukukunda ayrı ilkelere göre değerlendirilir. Eski tarihli tezler bakımından bu yetkinin sınırını yargı kararları çizecektir. Hakkında eski bir çalışma nedeniyle soruşturma açılan kişinin bu ayrımı savunmasında mutlaka işlemesi gerekir.
Soruşturma Süreci Nasıl İşler
Başkasına tez yazdırma iddiası iki ayrı düzlemde soruşturulur. Üniversite veya YÖK bünyesinde disiplin soruşturması yürütülür. Adli boyut ise Cumhuriyet başsavcılığının yürüttüğü ceza soruşturmasına konu olur. İki süreç birbirinden bağımsız ilerler ve farklı usul kurallarına tabidir.
Süreç çoğu zaman bir ihbar ya da şikâyet ile başlar. İhbar; jüri üyesi, meslektaş veya öğrenci gibi herkesten gelebilir. Basında çıkan bir haber de incelemeyi başlatabilir. İdare, iddiayı ciddi görürse önce ön inceleme yapar. Bu aşamada soruşturma açılıp açılmayacağına karar verilir.
Disiplin ayağında soruşturmacı atanır, deliller toplanır ve ilgiliye savunma hakkı tanınır. Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Sürecin aşamaları, süreleri ve itiraz yolları akademik personel disiplin soruşturması yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Dosyanın kaderini çoğu zaman deliller belirler. Benzerlik raporları, yazışmalar, ödeme kayıtları ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir. Fiil, varsayıma değil somut delile dayanmalıdır. Tezin danışman gözetiminde yazıldığını gösteren süreç kayıtları savunmada güçlü bir dayanaktır.
Savunmada Hangi Noktalar Öne Çıkar
Savunma önce fiilin tarihine bakar. Adli para cezası yalnız 9 Ağustos 2026'dan sonraki fiiller için gündeme gelir. Bu tarihten önceki bir tez, ceza yönünden dava konusu olmaz.
Katkının türü de tartışılır. Anket ve veri toplama desteği kanun metninde açıkça dışarıda bırakılmıştır. Dosyadaki yardımın bu sınırda kalıp kalmadığı ayrıca incelenir.
Asıl belirleyici olan delildir. Tez izleme komitesi tutanakları, danışman yazışmaları ve ara sürümler yazım sürecini gösterir. Bu kayıtlar iddiayı çürütmek için kullanılır. Savunma yazılı olarak ve süresi içinde verilir; biçim için savunma dilekçesi örneğine bakılabilir.
Tez Danışmanının Sorumluluğu Nedir
Ek Madde 47 danışmanı ayrı bir kişi grubu olarak saymaz. Madde, çalışmayı yapan, üreten ve aracılık eden kişileri hedef alır. Danışmanın metni bizzat yazması hâlinde bu kapsama girmesi mümkündür.
Yalnızca gözetim görevini savsaklamak ise farklı bir konudur. Bu durum disiplin hukuku içinde ele alınır. Fiilin niteliği her dosyada ayrı belirlenir.
Unvanın Geri Alınması Kararına Karşı Dava Yolu
Unvanın geri alınması, meslekten çıkarma ve diploma iptali kararları birer idari işlemdir. Bu işlemlere karşı iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesine göre dava, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde açılmalıdır. Süre hak düşürücüdür; geçirilmesi halinde dava esasa girilmeden reddedilir.
Yetkili mahkeme kural olarak işlemi tesis eden merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Üniversitelerarası Kurul veya YÖK işlemlerinde bu, uygulamada Ankara idare mahkemeleri anlamına gelir.
Adli para cezası yönü ise ceza mahkemesinde görülür. İdari dava ile ceza davası birbirini beklemek zorunda değildir. Başkasına tez yazdırma dosyalarında savunmanın iki yargı kolunda tutarlı biçimde kurulması bu yüzden ayrıca planlanmalıdır.
Yürütmenin Durdurulması Kararı Ne Sağlar
Yürütmenin durdurulması, işlemin sonuçlarını dava bitene kadar askıya alır. Karar verilirse kişi görevine ve unvanına geri döner. Talep, dava dilekçesinde açıkça yazılır.
Mahkeme iki şartı birlikte arar. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç zarar doğurması gerekir. Meslekten çıkarma dosyalarında bu ikinci şart çoğu zaman kolay ortaya konur.
Başkasına Tez Yazdırma Konusunda Avukat Desteği
Başkasına tez yazdırma bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Başkasına tez yazdırma hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Hayır, maddede öngörülen yaptırım adli para cezasıdır. Bazı haber başlıklarındaki hapis vurgusu bu yönüyle yanıltıcıdır. Ancak ödenmeyen adli para cezası infaz aşamasında hapse çevrilebilir.
Kanun yürürlüğe girmeden önce yazılan tezlere de uygulanır mı
Adli para cezası yönünden uygulanmaz. Anayasanın 38 inci maddesi suç ve cezaların geriye yürümesini yasaklar, kanun ise 9 Ağustos 2026'da yürürlüğe girmiştir. Unvanın geri alınması idari işlem niteliğinde olduğundan bu yönün sınırlarını yargı kararları belirleyecektir.
Tez için anket uygulatmak veya veri toplatmak kapsama girer mi
Girmez. Madde, akademik değerlendirme içermeyen anket uygulaması ve veri toplama gibi katkıları açıkça dışarıda bırakmıştır. Buna karşılık verilerin yorumlanmasının veya metnin yazımının başkasına bırakılması kapsam içinde kalır.
Unvanın geri alınması kararına karşı ne yapılabilir
Karar idari işlem olduğu için idare mahkemesinde iptal davası açılır. 2577 sayılı Kanunun 7 nci maddesine göre dava süresi tebliğden itibaren altmış gündür. Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması da istenebilir.
Tez danışmanı bu madde kapsamında sorumlu tutulur mu
Ek Madde 47 danışmanı ayrı bir kişi grubu olarak saymaz. Danışman metni bizzat yazmışsa çalışmayı üreten kişi sıfatıyla kapsama girmesi mümkündür. Yalnızca gözetim görevinin savsaklanması ise disiplin hukuku içinde değerlendirilir.
Disiplin Soruşturması
İntihal Oranı Yüzde Kaç Olmalı?
İntihal oranı için mevzuatta yüzde sınırı yoktur. Üniversite yönergelerindeki benzerlik eşikleri, Turnitin raporunun hukuki değeri ve Danıştay'ın atıf odaklı yaklaşımı incelendi.