Doçentlik unvanını almak ile doçent kadrosuna atanmak birbirinden farklı iki durumdur. Bu ayrım maaşınızı ve ek ödemelerinizi doğrudan etkiler. Danıştay, doçent unvanının hangi ödemeleri tek başına doğurduğunu ayrıntılı biçimde çözümledi. Karara göre bazı kalemler doçent unvanının kendisine, bazıları ise kadroya bağlıdır.

Doçent Unvanının Sağladığı Haklar

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu üniversite öğretim elemanlarının aylığını iki veriye bağlar. Bunlar devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ile katsayıdır.
Aylık hesabına ayrıca ek gösterge rakamları girer. Bu rakamları Kanuna ekli cetvel unvan ve derecelere göre gösterir. Kural, Kanunun 5. maddesinde yer alır.
Ek gösterge, aylığın en belirleyici bileşenidir. Rakam unvana ve dereceye göre değişir. Bu yüzden doçent unvanının aylığa yansıması gecikmez.
Öğretim elemanlarının aylıkları özlük hakları kapsamına girer. Unvan değişikliği aylıkta fark yaratır. Bu nedenle doçent unvanının kullanıldığı dönemde o unvana göre aylık almanız gerekir. Danıştay, dava konusu olayda bu yönde bir değerlendirme yaptı.
Talebin Konusu ve Olayın Seyri

Davacı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzman kadrosunda görev yapar. Kendisi 27.12.2007 tarihinde doçentlik unvanını aldı. Özlük haklarını 2914 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca istedi. Maaş ve döner sermaye ek göstergelerinin düzeltilmesini de talep etti.
Kişi bu nedenle dava açtı. Davacı, 27.12.2007 gününden başlayarak doçent unvanının sağladığı özlük ve parasal hakları yasal faiziyle istedi. Ancak idare mahkemesi bu talebi olduğu gibi kabul etmedi.
Mahkeme, istemi ek gösterge ve döner sermaye yönünden ayrı ayrı ele aldı. Dava konusu işlemin iptali istemini reddetti. Yoksun kalınan mali haklara ilişkin istemin 15.10.2008 gününden önceki kısmını süre aşımından reddetti.
Sonraki dönem için mahkeme davacıyı haklı buldu. Ek göstergesi nedeniyle maaşının eksik ödenen kısımlarını hüküm altına aldı. Döner sermaye ödemelerinin eksik kalan kısımları da aynı kapsama girdi. Mahkeme, ödemeye idareye başvuru tarihinden işleyecek yasal faizle hükmetti.
Danıştay’ın Açıklamaları ve Kararı

Danıştay, doçent unvanının haklarının ödenmesini 2914 ve 2547 sayılı Kanunlar üzerinden değerlendirdi. 8. D., E. 2010/2254 K. 2013/642 T. 5.2.2013 sayılı kararda dairenin açıklamaları kısaca şöyledir:
2914 sayılı Yasanın 5. maddesinde ifadesini bulan “aylık”; diğer bir ifadeyle “maaş” bu madde uyarınca standart olarak alınmakta olan ve makam tazminatı döner sermaye, ek ders ücreti gibi herkes için geçerli olmayan ödentilerin dışında kalan devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayının, ayrıca bu Yasaya ekli ek gösterge cetvelinde yer alan unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamlarının dikkate alındığı mali haklar bütünüdür.
Bu açıklamalar karşısında davacının “maaş” adı altında yaptığı istemin 2914 sayılı Yasanın 5. maddesinde ifadesini bulan “aylık” olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Doçentler için öngörülen mali haklar arasında; 2547 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca döner sermaye katkı payı, 2914 sayılı Yasanın 11. maddesinde ek ders ücreti, 12. maddesinde üniversite ödeneği, 14. maddesinde geliştirme ödeneği, yine aynı Yasanın Ek 1. maddesinde eğitim öğretim ödeneği, Ek 2. maddesinde de makam tazminatı gibi ödentiler yer almaktadır.
Bu madde uyarınca; öğretim elemanının doçent unvanı almış olması ve fiilen ders vermiş olması doçentlere ödenen ek ders ücretinden yararlanması için yeterli olup; derecesinin 3. derece olması şartı da bulunmamaktadır.
Aynı Yasanın 12. maddesinde düzenlenen üniversite ödeneği ise; kadro şartına bağlı olup; kişinin bu mali haktan yararlanabilmesi için doçent unvanını almış olmanın yanında doçent kadrosuna atanmış olması gerekmektedir.
Yasanın Ek-1. maddesinde düzenlenen eğitim öğretim ödeneği de geliştirme ödeneği gibi ek göstergeye bağlı olarak ödendiği için; kişinin doçent unvanı almış fakat bu kadroya atanmamış olması halinde bu ödenekten yararlanabilmesi için 3. derecede bulunması gerekmektedir.
Yine aynı Yasanın Ek 2. maddesinde düzenlenen makam tazminatı ise; anılan yasaya ekli makam tazminatı cetvelinde yazılı kadro ve görev unvanlarına atananlara ödeneceği için kişinin bu tazminattan yararlanabilmesi için kadro şartını sağlaması gerekmektedir.
Döner sermaye katkı payı, 2547 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş olup; bu düzenleme uyarınca kişinin doçentler için öngörülen döner sermaye katkı payından yararlanması için doçent unvanı almış olması yeterli olup, derecesinin 3. derecede bulunulması da gerekmemektedir.
Bu durumda; davacının kadro şartına bağlı özlük haklarından yararlanamayacağı açık olmakla birlikte 3. dereceye, görev unvanına ve ek göstergeye bağlı mali haklardan yararlanacağı anlaşılmakta olup; mali hakların bir kısmına ilişkin hüküm kurmayan İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Karardan Çıkan Unvan Kadro Ayrımı Nedir
Karar tek bir ayrımı esas alır. Bazı ödemeler doçent unvanının kendisinden doğar. Bazıları ise kadroya atanmanızı bekler.
Ayrımın ölçütü ilgili maddenin lafzıdır. Madde “kadrosunda bulunanlara” diyorsa kadro şarttır. Madde unvandan söz ediyorsa unvan yeter.
Bu ölçütü bugün de kullanabilirsiniz. Doçent unvanının doğurduğu mali hakları tartışırken önce madde metnini okuyun.
Ayrımın üçüncü bir katmanı daha vardır. Bazı kalemler derece şartına bağlıdır. Ek göstergeye bağlı ödemeler bu gruba girer.
Üç soruyu sırayla sorun.
Madde unvandan mı söz ediyor?
Kadro şartı arıyor mu?
Derece şartı var mı?
Cevaplar, o kalemi isteyip isteyemeyeceğinizi gösterir.
Hangi Ödeme Neye Bağlıdır
Karardaki değerlendirme, doçent unvanının hangi kaleme yettiğini şu şekilde ortaya koyar.
Ek ders ücreti için unvan ve fiilen ders verme yeter.
Döner sermaye katkı payı için unvan yeter.
Üniversite ödeneği için doçent kadrosuna atanmanız şarttır.
Eğitim öğretim ödeneği ek göstergeye bağlıdır; kanun burada üçüncü dereceyi arar.
Geliştirme ödeneği de ek göstergeye bağlıdır.
Makam tazminatı için cetveldeki kadro ve görev unvanına atanmanız şarttır.
Liste, davanızın kapsamını belirlemede yol gösterir. Kadro şartına bağlı bir kalem için açtığınız dava sonuç vermez. Buna karşılık doçent unvanının doğurduğu kalemleri rahatlıkla talep edersiniz.
Bu ayrım dilekçenize de yansımalıdır. Talepleri kalem kalem numaralandırın. Her kalem için dayanak maddeyi yazın. Böylece mahkeme her istem hakkında ayrı hüküm kurar.
Kararda da bu eksikliği görürsünüz. İdare Mahkemesi mali hakların bir kısmı hakkında hüküm kurmamıştı. Danıştay bu yönü isabetsiz buldu.
Derece Yükselmesi Hangi Şarta Bağlıdır
Bir başka kural 2914 sayılı Kanunun 6. maddesindedir. Doktora yapanlara madde bir derece yükselmesi tanır. Tıpta uzmanlık belgesi alanlar için de aynı sonuç doğar.
Doçentlik yönünden madde daha dardır. Kanun, doçentlik unvanını alarak doçent kadrosuna atananlardan söz eder. Yani derece yükselmesini kadro şartına bağlar.
Bu ayrım pek çok dosyada gözden kaçar. Doçent unvanının parasal sonuçlarını isterken derece yükselmesini ayrıca değerlendirin.
Derece, ek göstergeyi belirleyen veridir. Ek gösterge ise birçok ödemenin tabanını oluşturur. Bu nedenle derece bilginiz dosyada net durmalıdır.
Hizmet belgesi bu bilgiyi gösterir. Belgede kadro unvanı ve derece ayrı ayrı yer alır. İki veriyi birbirine karıştırmayın.
Karardan Sonra Mevzuat Nasıl Değişti
Karar 5.2.2013 tarihlidir. Bu tarihten sonra ödeme rejimi birkaç kez değişti. Kararın ölçütü geçerliğini korur; ancak kalem listesi bugün farklıdır.
Kanuna 5/11/2014 tarihli ve 6564 sayılı Kanun Ek Madde 3 hükmünü ekledi. Bu madde yükseköğretim tazminatını düzenler ve ödemeyi kadro şartına bağlar.
Aynı Kanun Ek Madde 4 hükmünü de ekledi. Bu madde akademik teşvik ödeneğini düzenler ve ödemeyi yine kadroya bağlar.
Döner sermayeye ilişkin 2547 sayılı Kanunun 58. maddesini ise 2/1/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanun değiştirdi.
Bu değişiklikler karardaki ayrımı ortadan kaldırmaz. Aksine kadro esasını daha da görünür kılar. Yeni bir talepte bulunmadan önce ilgili maddenin güncel metnini okuyun.
Yükseköğretim tazminatı oranlarını kanun kadroya göre saptar. Profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadroları için oran yüzde yüzdür. Araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadroları için oran yüzde yüz on beştir.
Akademik teşvik ödeneğinde de kadro esası işler. Doçent kadrosunda görev yapanlar için kanun yüzde doksan oranını uygular. Ödemeyi, akademik teşvik puanı otuz ve üzerinde olanlar alır.
Her iki tazminatı da ayrı hesaplarsınız. Zam, tazminat ve döner sermaye ek ödemesi hesabında bu kalemler yer almaz.
Ayrıca maaş hesabında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kaynaklı ek ödeme kalemleri de yer alır. Akademisyen ücretinin bileşenleri için akademisyen maaşları yazısını inceleyin.
Kadroya Atanma Süreci Nasıl İşler
Unvan ile kadro arasındaki köprü ilan sürecidir. Doçentlik unvanına sahip kişiler ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Bu kural 2547 sayılı Kanunun 24. maddesinin (e) fıkrasında yer alır.
Başvuran adayların durumunu incelemek üzere rektör üç profesör belirler. Varsa biri ilgili birim yöneticisi olur. En az birini de o üniversite dışından seçer.
Profesörler her aday için ayrı rapor yazar. Birden fazla aday varsa tercihlerini bildirir. Üniversite yönetim kurulu bu raporları değerlendirir. Karar üzerine rektör atamayı yapar.
Yükseköğretim kurumları ek koşul da belirler. Ek koşullar için Yükseköğretim Kurulunun onayını alır. Koşullar nesnel ve denetime açık olmalıdır.
Kadroya atanma tarihi bordronuza yansır. Doçent unvanının kadro şartına bağlı sonuçları bakımından bu tarih dönüm noktasıdır. Kadro şartına bağlı kalemler bu tarihten sonra doğar.
Süre Aşımı Riski Nerede Doğar
Karara konu olayda mahkeme, doçent unvanının geçmişe dönük parasal sonuçlarının bir kısmını reddetti. Ret sebebi süre aşımıdır. Bu sonuç, benzer dosyalar için uyarı taşır.
Parasal haklarda süre iki noktadan işler. Birincisi ilk uygulama tarihidir. İkincisi ise idareye başvuru tarihidir.
Bordro her ay yeni bir uygulamadır. Bu nedenle talebiniz tümüyle düşmez. Ancak geçmiş dönem için sınır doğar.
Karara konu olayda sınır tarihi 15.10.2008 günüdür. Mahkeme, bu tarihten önceki dönemi süre aşımından reddetti. Sonraki dönem için ise davacıyı haklı buldu.
Geriye dönük talepte gecikme doğrudan kayıp doğurur. Bu nedenle unvanı aldığınız anda başvurunuzu yapın. Başvuru yazınızı kayıt altına aldırın. Doçent unvanının parasal sonuçlarını isterken beklemek hak kaybına yol açar.
İdareye Başvuru ve Dava Yolu
İlk adım kuruma yazılı başvurudur. İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi bu yolu düzenler. İdare otuz gün içinde cevap vermezse yasa bu sessizliği ret sayar.
Bu tarihten sonra dava açma süresi işler. Genel süre, aynı Kanunun 7. maddesine göre altmış gündür. Ayrıca 11. madde uyarınca üst makama da başvurabilirsiniz.
Dava türünü de doğru seçin. Ret işleminin iptalini istersiniz. Yoksun kaldığınız parasal haklar için tam yargı talebini eklersiniz. Faiz başlangıcını dilekçenize ayrıca yazın.
Karara konu olayda mahkeme faiz başlangıcını da belirledi. Ödemeye, idareye başvuru tarihinden işleyecek yasal faizle hükmetti. Bu nedenle başvuru tarihinizi dosyada açıkça gösterin.
Dosyanıza Hangi Belgeleri Koymalısınız
Dosyayı ödeme kalemleri üzerinden kurarsınız. Doçent unvanının parasal sonuçlarını isteyen bir dosyada şu belgeler gerekir.
Doçentlik belgesi ve tarihini gösteren yazı.
Kadro ve derece bilgisini gösteren hizmet belgesi.
Aylık bordroları.
Döner sermaye ödeme cetvelleri.
Ders yükü ve fiilen verilen dersleri gösteren yazı.
İdareye yaptığınız başvurunun kaydı.
Bordroları dönem dönem karşılaştırın. Fark tablosu hazırlamak işinizi kolaylaştırır. Tabloda her kalemi ayrı satır olarak gösterin.
Tabloda şu sütunlar yer alır.
Ödeme adı.
Dayanak madde.
Ödenen tutar.
Ödenmesi gereken tutar.
Fark tutarı.
Dönem bilgisi.
Tablo, bilirkişi incelemesinde de kolaylık sağlar.
Sık Yapılan Hatalar Nelerdir
Uygulamada birkaç hata sürekli tekrar eder. Bunları önlerseniz dosyanızın sonucu değişir. Hataların çoğu dilekçe aşamasında doğar.
Kadro şartına bağlı kalemleri de talep etmek.
Başvuru tarihini belgelememek.
Faiz talebini dilekçeye yazmamak.
Derece şartını gözden kaçırmak.
Güncel madde metni yerine eski metne dayanmak.
Doçent unvanının doğurduğu haklar talebini kalem kalem kurduğunuzda dosyanız güçlenir. Genel bir “tüm özlük hakları” talebi belirsiz kalır. Belirsiz talep, eksik hüküm riskini artırır.
Dilekçenizi hazırlarken şu sırayı izleyin.
Unvan tarihini yazın.
Kadro durumunuzu belirtin.
Talep ettiğiniz kalemleri sayın.
Her kalemin dayanağını gösterin.
Fark tutarını özetleyin.
Unvanı başka kurumda kullanma sorusu ayrı bir konudur. Bu konuyu profesör unvanının başka üniversitede kullanımı yazısı ele alır. Kadro ilanı ve atama süreci için akademik kadro ilanı ve atama süreci yazısına bakın. Vakıf üniversitelerindeki farklı düzeni ise vakıf üniversitesi öğretim üyesi özlük hakları yazısı anlatır.
Unvanı kazanma süreci de bu tartışmanın önündeki aşamadır. Süreç için Doçentlik Yönetmeliği ve kriterleri yazısını inceleyin. Yönetmeliğin tam metnini Resmî Gazete üzerinden okuyabilirsiniz.

Doçent Unvanının Sağladığı Haklar Konusunda Avukat Desteği
Doçent unvanının sağladığı haklar bakımından hangi hukuki yolu izleyeceğiniz; ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari ya da yargısal kararlara göre değişir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Doçent unvanının parasal sonuçları hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme istiyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Dilerseniz ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmedeki hukuki değerlendirme, paylaştığınız bilgi ve belgelere dayanır.




