K A R A R Şüpheli :K1 – X1Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekan Yardımcısı – Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkanı – Maliye Bölümü Başkanı Suçları : K1’ın; 1- Mali Hukuk Anabilim Dalında araştırma…
Bir öğretim üyesi hakkında mobbing iddiasıyla hem ceza soruşturması hem de disiplin soruşturması yürütülebilir. İki yol ayrı işler ve farklı sonuçlar doğurur. Aşağıdaki Danıştay 1. Daire kararı, mobbing iddiasıyla başlatılan soruşturmanın hangi noktalarda eksik kaldığını gösterir. Karar, disiplin cezası ile ceza soruşturması arasındaki sınırı da belirginleştirir.
Kısa cevap: Mobbing iddiası, öğretim üyesi hakkında disiplin soruşturmasına ve 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) bendindeki ceza soruşturmasına birlikte konu olabilir. Danıştay 1. Dairesi, fiiller ayrı ayrı nitelendirilmeden ve sorumlular belirlenmeden verilen men-i muhakeme kararını eksik inceleme nedeniyle bozmuştur. Disiplin soruşturması 2547 sayılı Kanunun 53/A ve devamı maddelerine göre ayrıca yürütülür; ceza soruşturmasının sürmesi cezayı engellemez.
Mobbing İddiasında Disiplin Cezası ile Ceza Soruşturması Nasıl Ayrılır
Disiplin cezası ile ceza soruşturması ayrı süreçlerdir; biri diğerinin yürütülmesine engel olmaz. Görevle ilgili suçlarda ceza soruşturması 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) bendindeki özel usule tabidir. Mobbing tek bir davranıştan doğmaz. Süreklilik gösteren bir davranış dizisi aranır. Akademik ortamda bu davranışlar iki ayrı hukuki sonuç üretir. Üniversite, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümlerine göre disiplin cezası verebilir. Aynı davranışlar Türk Ceza Kanunu bakımından görevi kötüye kullanma, hakaret veya tehdit suçunu oluşturabilir. İşin ceza yönü ise 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesindeki özel usule tabidir.
“Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.”
Aynı olayda verilen disiplin cezası ile ceza mahkemesi kararı birbirini kendiliğinden bağlamaz. Ceza yönünden hakkında karar verilmeyen akademisyen, disiplin yönünden yine sorumlu tutulabilir. Üniversitede mobbing
Sık Sorulan Sorular
Mobbing iddiasında soruşturmacı hangi işlemleri yapmak zorundadır?
Önce suça konu eylemleri tek tek belirler. Şikayetçinin, şüphelinin ve varsa tanıkların ifadelerini alır, lehe ve aleyhe bütün delilleri toplar. Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır. Ulaştığı kanaati gerekçesiyle birlikte fezlekede gösterir.
Fezlekede her isnat ayrı ayrı değerlendirilmeli midir?
Evet. Hangi fiilin hangi suça karşılık geldiği ve o suçla bağlantılı kişilerin kimler olduğu açıkça yazılır. Her suç yönünden ayrı bir men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme önerisi getirilir. Toplu ve genel bir değerlendirme eksik inceleme sayılır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Aşağıda Danıştay 1. Dairesinin kararı yer alır. Karar, bir üniversitede mobbing iddiasıyla yürütülen ceza soruşturmasını konu alır.
Şüpheli, X1 Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekan Yardımcısıdır. Aynı kişi Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkanı ve Maliye Bölümü Başkanı olarak da görev yapmıştır.
Şüpheliye üç ayrı suç isnat edilmiştir.
Şikayetçiye Yönelik Davranışlara İlişkin İlk İsnat
İlk isnat, Mali Hukuk Anabilim Dalında araştırma görevlisi olan şikayetçiye yöneliktir.
Şüphelinin şikayetçiyi maddi zarara uğrattığı ileri sürülmüştür. Şüpheli, şikayetçinin yayınlarının yayımlanmadığını iddia etmiştir. Sağlık raporlarının usulsüz olduğunu da öne sürmüştür. Doktora tezinde etik ihlal bulunduğu iddiası da isnatlar arasındadır. Şikayetçinin yalan beyanda bulunduğu ve devamlı suç işlediği de ileri sürülmüştür. Bu iddialarla akademik çalışmalarının engellenmeye çalışıldığı belirtilmiştir. Araştırma görevlisi olarak görevine devamı da engellenmek istenmiştir.
Şüphelinin gerçek olmayan iddialarla dilekçeler verdiği belirtilmiştir. Bu dilekçeler üzerine şikayetçi disiplin cezası almış ve hakkında ceza soruşturması açılmıştır. Şüphelinin tamamlanmamış ve gizli soruşturma hakkında konuşmalar yaptığı iddia edilmiştir. Şikayetçi 30.7.2012 ve 1.8.2012 tarihli dilekçelerle bilgi ve belge istemiştir. Şüphelinin bu taleplerin karşılanmasını engellediği öne sürülmüştür.
İşletmelerin Vergilendirilmesi dersini veren kişi şikayetçidir. Buna rağmen adının ders programına yazılmadığı belirtilmiştir. Şikayetçiye danışmanlık görevi de verilmemiştir. Adı, bölümün mail listesinden ve imza listesinden çıkarılmıştır. Senelik izin dilekçesi işleme alınmamıştır. Mali Hukuk Anabilim Dalında ilan edilen yardımcı doçent kadrosuna maliye doktorası şartı konulmuştur. Bu şartın şikayetçinin başvurusunu engellediği ileri sürülmüştür.
Şikayetçi doktor raporuyla istirahatliyken evine tebligat yapılmıştır. Şüphelinin şikayetçiyi bölüm toplantısında azarladığı belirtilmiştir. Şikayetçiye bölümde kalıcı olmadığı söylenmiştir. Akademik ve özel hayatı eleştiri konusu yapılmıştır. Bu davranışların itibarını ve onurunu zedelediği ileri sürülmüştür. Şikayetçi göreviyle ilgili olmayan alanlarda çalıştırılmıştır. Psikolojik baskı ve yıldırma amacı taşıyan bu davranışlar bezdiri, yani mobbing olarak nitelendirilmiştir.
İsnat edilen bu davranışların tümü görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmiştir.
Tehdit ve Hakaret İddiaları Ayrı Suç Olarak Ele Alınır
İkinci isnat tehdide ilişkindir. Şüphelinin 30.7.2012 tarihinde İktisat Fakültesi Dekanlığından çıkarken şikayetçiyle konuştuğu belirtilmiştir. Öngördüğü cezanın verildiğini ve yeni disiplin soruşturmaları açılacağını söylemiştir. Kendi onayı olmadan şikayetçinin Üniversitenin hiçbir bölümünde çalışamayacağını da belirtmiştir. Anabilim Dalı Başkanı olduğu kürsüde de çalışamayacağını eklemiştir. Aralık ayı itibarıyla görev süresini uzatmayacağını ve akademik hayatını engelleyeceğini söylemiştir. Bu sözler tehdit olarak nitelendirilmiştir.
Üçüncü isnat hakarete ilişkindir. Şüphelinin annesinin ölümü nedeniyle bir ölüm ilanı parası ödenmiştir. Şikayetçi bu parayı talep etmiştir. Şüphelinin şikayetçiye alacağın tefeci faiziyle ödeneceği yönünde mesaj attığı belirtilmiştir. Telefon konuşmasında terbiyesiz ve hayvanlık etme sözlerini kullandığı ileri sürülmüştür. Ertesi gün odasında da terbiyesiz dediği iddia edilmiştir.
İncelenen Men-i Muhakeme Kararı ve İnceleme Nedeni
İncelenen karar, X1 Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 1.7.2020 tarih ve 2020/8 sayılı men-i muhakeme kararıdır.
Karara itiraz eden bulunmamaktadır.
İnceleme yasa gereği kendiliğinden yapılmıştır.
X1 Üniversitesi Rektörlüğü 27.7.2020 tarih ve 86401 sayılı yazıyla soruşturma dosyasını göndermiştir. Yazı ekinde yukarıda belirtilen Kurul kararı da yer almıştır. Tetkik Hakimi K3'ün açıklamaları dinlenmiştir. Dosya, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelenmiştir.
Daire, dosyayı aşağıdaki gerekçelerle değerlendirmiştir.
Soruşturmacının 2547 Sayılı Kanuna Göre Yapması Gerekenler
Soruşturmacı, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) bendi uyarınca görevlendirilir. Öncelikle suç konusu eylemleri belirlemesi gerekir. Şikayetçinin, şüphelilerin ve varsa tanıkların ifadelerine başvurulur. İfadeler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa uygun biçimde alınır. Soruşturmacı lehte ve aleyhte tüm delilleri toplar. Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır.
“İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.”
Soruşturmacı, şikayet dilekçesinden başlayarak elde edilen tüm bilgi ve belgeleri değerlendirir. Ulaştığı kanaati gerekçesiyle birlikte fezlekede belirtir. Suçlarla illiyet bağı kurulamayan şüpheliler için karar verilmesine yer olmadığı önerilir. Eylemi suç oluşturmayan şüpheliler bakımından da aynı öneri getirilir. İlliyet bağı kesilen veya soruşturma şartı bulunmayan şüpheliler için kovuşturmaya yer olmadığı önerilir.
Atılı suçları işledikleri şüphesi bulunanlar hakkında lüzum-u muhakeme önerilir. İşlemedikleri kanaatine varılanlar hakkında ise men-i muhakeme önerilir. Soruşturmacı dosyayı fezlekeyle birlikte soruşturma emrini veren makama teslim eder. 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince yetkili kurul oluşturulur. Kurul, suçların şüphelilerle illiyet bağını irdeler ve gerekçeli karar verir.
İlk Kurul Kararının Bozulma Gerekçesi
Dosyanın incelenmesinden şu hususlar anlaşılmıştır. Soruşturma, Rektör Vekilinin 17.1.2014 tarih ve 735 sayılı yazısıyla başlatılmıştır. Soruşturma sonunda Rektörlükçe oluşturulan yetkisiz Kurul karar vermiştir. Bu Kurulun 16.11.2017 tarih ve 2017/111 sayılı men-i muhakeme kararı incelenmiştir. Karar, Dairemizin 10.4.2018 tarih ve E:2018/284, K:2018/522 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bozma kararında birçok eksiklik sayılmıştır. İsnat edilen suçlar ve bunlarla illiyet bağı olan şüpheliler açık biçimde belirlenmemiştir. Örneğin 30.7.2012 ve 1.8.2012 tarihli dilekçelerdeki bilgi talebinin karşılanmadığı iddiası incelenmemiştir. Asılsız iddialarla disiplin cezası uygulandığı ve ceza soruşturması açıldığı iddiaları da aynı durumdadır. İlgili kişiler ismen ve görev unvanlarıyla saptanmamıştır.
Hukuki nitelendirme yönünden de eksiklik görülmüştür. Etik ihlal ve devamlı suç işlendiği yolundaki iddia iftira suçuna karşılık gelmektedir. Bilgi edinme taleplerinin karşılanmaması ayrı bir görevi kötüye kullanma suçu oluşturabilir. Farklı zamanlarda işlenen her hakaret fiili de ayrı bir suça konu olabilir. Suçlar ve sorumlular yönünden açık bir ayrım yapılmamıştır. Bir kısım iddia ise hiç soruşturulmamıştır.
Delil ve Fezleke Yönünden Saptanan Eksiklikler
Delil yönünden de eksiklik bulunmuştur. Soruşturmada yalnızca şüphelinin ifadesiyle yetinilmiştir. Başka bilgi, belge ve delil toplanmamıştır. Tanık ifadelerine de başvurulmamıştır. Şikayetçinin soruşturmacıya sunduğu tarihsiz dilekçe 21 sayfadan ve 41 ekten oluşmaktadır. Bu dilekçedeki iddiaların tamamı irdelenmemiş ve araştırılmamıştır.
Fezleke bakımından da eksiklik saptanmıştır. Fezleke 19.4.2016 tarihli yazı ekinde Rektörlüğe sunulmuş ve tarihsizdir. İddiaların bir kısmının kanıtlanmadığı belirtilmiştir. Bir kısmının ise İktisat Fakültesi Dekanlığı ile ilişkili olduğu ifade edilmiştir. Bu gerekçeyle ceza verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı yolunda usule aykırı teklif getirilmiştir. Hangi iddiaların kanıtlanmadığı ve hangilerinin Dekanlıkla ilgili olduğu açıklanmamıştır.
Fezlekedeki öneriye rağmen Dekanlıkla ilgili iddialar ve sorumluları soruşturmaya dahil edilmemiştir. Dilekçe ekindeki belgeler değerlendirilmeliydi. Şikayetçi ve şüpheliye ifade istem yazısı gönderilerek yeniden ifadeleri alınmalıydı. Bütün iddialar birlikte incelenmeli ve aydınlatılmalıydı. Fezlekede Soruşturma Komisyonu Başkanının imzası da bulunmamaktadır.
Yetki yönünden de aykırılık vardır. Suç tarihinde K1, İktisat Fakültesi Dekan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Son soruşturmanın açılıp açılmamasına Rektörün başkanlığındaki Kurul karar vermeliydi. Bu Kurul, Rektörce görevlendirilen iki rektör yardımcısından oluşur. Oysa kararı, öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik yetkisiz Kurul vermiştir. Eksiklikler tamamlanarak ivedilikle yeniden soruşturma yapılması için dosya Rektörlüğe iade edilmiştir.
İkinci Soruşturmada Giderilmeyen Eksiklikler
Anılan karar üzerine soruşturma yeniden yapılmıştır. Ancak kararımızda belirtilen eksikliklerin tamamı giderilmemiştir. İsnat edilen suçlar ve bunlarla illiyet bağı olan şüpheliler yine açık biçimde belirlenmemiştir. Dekanlıkla ilgili iddialar ayrıştırılmamıştır. Sorumluları da şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmemiştir.
Eksik kalan iddialar somut olarak sayılabilir. Mali Hukuk Anabilim Dalında ilan edilen yardımcı doçent kadrosuna Maliye doktorası şartı konulmuştur. Şikayetçinin bu şartla başvurusunun engellendiği ileri sürülmüştür. Görev yeri değişikliği ve ücretsiz izin talepleri uygun bulunmamıştır. Yıllık izin talebi işleme konulmamıştır. Dilekçelerdeki bilgi talebi de karşılanmamıştır.
Asılsız iddialarla disiplin cezası uygulandığı ve ceza soruşturması açıldığı da ileri sürülmüştür. İlgili kişiler ismen ve unvanlarıyla saptanmamış, şüpheli sıfatıyla kapsama alınmamıştır. Etik ihlal ve devamlı suç işlendiği iddiası iftira suçuna karşılık gelmektedir. Bilgi edinme taleplerinin karşılanmaması ayrı bir görevi kötüye kullanma suçu oluşturabilir. Her hakaret fiili de ayrı bir suça konu olabilir.
Suçlar ve sorumlular yönünden açık bir ayrım yine yapılmamıştır. Şikayetçinin dilekçelerindeki iddialar irdelenmemiştir. Şüphelinin bu iddialara karşı ayrıntılı savunmaları da değerlendirilmemiştir. Genel bir değerlendirmeyle ve eksik incelemeyle fezleke düzenlenmiştir. Yetkili Kurul da şüphelinin men-i muhakemesine karar vermiştir.
Yeniden Yapılacak Soruşturmada İzlenecek Yol
Buna göre şüphelilerle ilgili eksiklikler giderilmelidir. Şikayetçinin bütün iddiaları araştırılmalıdır. İddialarla illiyet bağı bulunanlar ismen ve görev unvanlarıyla saptanmalıdır. Bu kişiler şüpheli sıfatıyla soruşturma kapsamına alınmalıdır. Dekanlıkla ilgili iddialar da bu soruşturmada incelenmelidir.
Fezlekede hangi fiilin hangi suça karşılık geldiği belirtilmelidir. Her suçla illiyet bağı bulunan şüpheliler gösterilmelidir. Her suç yönünden men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme önerisi getirilmelidir. Yetkili Kurul da her suç bakımından ayrı karar vermelidir.
Sürecin uzunluğu ayrıca değerlendirilmiştir. Soruşturma, Rektör Vekilinin 17.1.2014 tarihli talimatıyla başlamıştır. İlk Kurul kararı 16.11.2017 tarihinde alınmıştır. Bu karar Dairemizin 10.4.2018 tarihli kararıyla bozulmuştur. Yeniden yapılan soruşturma 1.7.2020 tarihli Yetkili Kurul kararıyla sonuçlandırılmıştır. Aradan geçen süre ciddi bir gecikme oluşturmaktadır. Bu nedenle yeni soruşturmanın ivedilikle tamamlanması gerekir.
Danıştay Birinci Dairenin Bozma Kararı ve Gecikme Uyarısı
Açıklanan nedenlerle Yetkili Kurulun kararı bozulmuştur. Bozulan karar, eksik incelemeye dayalı soruşturma raporuna dayanmaktadır. Karar, X1 Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 1.7.2020 tarih ve 2020/8 sayılı men-i muhakeme kararıdır.
Daire ayrıca zamanaşımına sebebiyet verilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Daire kararının gerekleri ivedilikle ve eksiksiz yerine getirilmelidir. Aksi durum ilgililerin sorumluluğunu doğurur. Eksiklikler tamamlandıktan sonra yeniden fezleke düzenlenir. Yetkili Kurul da bu fezleke üzerine yeni bir karar verir.
Verilecek kararın türüne göre şikayetçiye ve şüphelilere bildirim yapılır. Yazılı tebligat alındılarıyla birlikte dosya Dairemize gönderilir. İtiraz edilmişse itiraz dilekçeleri de eklenir. Dosya, karar ekli olarak X1 Üniversitesi Rektörlüğüne iade edilmiştir. Karar 10.11.2020 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.
Danıştay 1. Daire, E. 2020/1249 K. 2020/1472 T. 10.11.2020
Eksik Soruşturma Mobbing Dosyasında Hangi Sonuçları Doğurur
Karar, iki ayrı soruşturmanın da eksik incelemeye dayandığını ortaya koymuştur. Soruşturmacı her iddiayı hangi suça karşılık geldiği yönünden ayrı değerlendirmemiştir. İddialarla illiyet bağı bulunan kişiler ismen ve unvanıyla belirlenmemiştir. Bu eksiklik mobbing dosyalarında sık görülür. Mobbing iddiası tek bir işlemden doğmaz. Uzun süreye yayılan çok sayıda işlem söz konusudur. Her işlem için ayrı bir sorumlu ve ayrı bir hukuki nitelendirme gerekir. Ayrım yapılmazsa hem ceza soruşturması hem disiplin cezası süreci sakat kalır. Görevi kötüye kullanma disiplin cezası yazımız bu sorunu ayrıca ele alır.
Şikayetçi Akademisyen Mobbing İddiasında Hangi Yollara Başvurabilir
Mobbing iddiası bulunan akademisyen üç ayrı yolu birlikte kullanabilir. Disiplin cezası talebi içeren şikayet dilekçesi doğrudan rektörlüğe verilebilir. Bu başvuru üzerine yürütülen inceleme disiplin cezası verilmesiyle sonuçlanabilir. İkinci yol, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi kapsamındaki ceza soruşturması istemidir. Yetkili kurulun men-i muhakeme kararı Danıştay incelemesine tabidir. Üçüncü yol ise idareye karşı açılacak tam yargı davasıdır. Uğranılan maddi ve manevi zarar bu davada istenir. Disiplin cezası verilmemesi, tazminat isteminin kendiliğinden reddini gerektirmez. Akademik personel disiplin soruşturması ve iş yerinde mobbing tazminatı yazıları bu yolları ayrıntılandırır.
Akademisyen bu üç yolu tek başına veya birlikte kullanabilir:
Yol
Nasıl Başlar
Olası Sonuç
Disiplin şikayeti
Rektörlüğe dilekçe verilir
Disiplin cezası uygulanabilir
Ceza soruşturması istemi
Savcılığa veya disiplin amirine şikayet; 2547 sayılı Kanun md. 53/c usulüyle inceleme ve ilk soruşturma yapılır
Yetkili kurul lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme kararı verir; men-i muhakeme Danıştayca kendiliğinden incelenir
Tam yargı davası
Önce idareye başvurulur (2577 sayılı Kanun md. 13: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 5 yıl); başvuru reddedilir veya 30 gün içinde cevap verilmezse dava açılır
Maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir
Mobbing Dosyalarında Zamanaşımı Neden Belirleyici Olur
Zamanaşımı belirleyicidir; disiplin cezası fiil tarihinden itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarmayı gerektiren fiilde altı yıl geçtikten sonra verilemez. Ceza soruşturmasında ise Türk Ceza Kanunundaki dava zamanaşımı işler. Kararda soruşturmanın 2014 yılında başladığı belirtilmiştir. Dosya 2020 yılında henüz sonuçlanmamıştır. Daire bu gecikmeyi ciddi bulmuş ve zamanaşımı riskine dikkat çekmiştir. Ceza soruşturmasında dava zamanaşımı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işler. Disiplin cezası bakımından ise 2547 sayılı Kanundaki süreler uygulanır. Soruşturmaya süresinde başlanmazsa disiplin cezası verilemez hale gelir. Bu nedenle şikayet tarihi ile idarenin fiili öğrendiği tarih ayrıca izlenir. Akademik disiplin cezalarında zamanaşımı konulu karar incelemesi süreleri somut olaylarla gösterir. Süre geçmişse verilen disiplin cezası iptal davasında bu yönden de tartışılır.
Disiplin Cezası Konusunda Avukat Desteği
Disiplin cezası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mevcut belgeler ile varsa idari veya yargısal kararlar da dikkate alınır. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Disiplin cezası hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Eksik incelemeye dayanan men-i muhakeme kararı ne olur?
Karar bozulur ve dosya soruşturmayı yürüten makama iade edilir. Eksiklikler giderilerek yeni bir fezleke düzenlenir, yetkili kurul da yeniden karar verir. Bozmanın gereği yerine getirilmezse ilgililerin sorumluluğu doğar.
Mobbing iddiası olan akademisyen hangi yollara başvurabilir?
Üç yol birlikte kullanılabilir. Rektörlüğe disiplin şikayeti verilebilir, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi kapsamında ceza soruşturması istenebilir ve idareye karşı tam yargı davası açılabilir. Her yolun süresi ve yetkili mercii farklıdır.
Hayır. Disiplin yönünden ceza çıkmaması, uğranılan zararın tazmini istemini kendiliğinden reddettirmez. Tam yargı davasında idarenin hizmet kusuru ile zarar arasındaki bağ ayrıca değerlendirilir. Toplanan deliller bu dava için de dosyaya sunulur.
Soruşturmanın uzaması hangi riski doğurur?
Zamanaşımı riski doğar. Ceza yönünden süreler Türk Ceza Kanununa, disiplin yönünden ise 2547 sayılı Kanuna göre işler. Soruşturmaya süresinde başlanmazsa disiplin cezası verilemez hâle gelir. Bu nedenle şikayet tarihi ile fiilin öğrenildiği tarih ayrı ayrı izlenir.
Yetkisiz kurulun verdiği karar geçerli midir?
Hayır, yetki sakatlığı tek başına bozma sebebidir. Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurul, şüphelinin unvanına göre kanunda gösterilmiştir. Dekan yardımcısı bakımından karar, rektörün başkanlık ettiği kurula aittir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.