Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama, üniversitenin tek yanlı iradesiyle kurduğu bir idari işlemdir. Üniversitelerarası Kurulun (ÜAK) verdiği doçentlik unvanı kadroya atanma hakkı doğurmaz. Kadro için ayrı bir ilan, jüri ve atama süreci işler. Bu süreçte verilen olumsuz karar, tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Mütevelli heyetin onay yetkisi de bu denetimin dışında kalmaz.
Vakıf Üniversitesinde Doçent Kadrosuna Atama Süreci Nasıl İşler
Süreci Anayasa çerçeveler. Anayasa'nın 130. maddesinin son fıkrasına göre vakıf üniversiteleri, öğretim elemanlarının sağlanması yönünden devlet üniversiteleri hükümlerine tabidir. Doçent kadrosuna atama bu alanın içindedir. 2547 sayılı Kanunun ek 8. maddesi de öğretim elemanı niteliklerini devlet üniversitesiyle eşitler.
Usulü Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği belirler. Açık doçent kadrosu Resmî Gazete'de ve üniversitenin sitesinde rektörlükçe ilan edilir. Başvuru süresi 15 günden az olamaz. Aday, dosyasını ilan süresi içinde rektörlüğe verir.
Rektör, son başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde üç profesör belirler. En az biri başka üniversiteden olmalıdır. Bölüm başkanı profesörse üçünden biri o olur. Profesörler bir ay içinde her aday için ayrı rapor yazar. Birden fazla aday varsa tercihlerini de bildirir. Rektör, yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü de aldıktan sonra kararını verir. Bu usul Yönetmeliğin 11. maddesinde yazılıdır.
Vakıf üniversitesinde bir adım daha vardır. 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesine göre mütevelli heyet, öğretim elemanlarının sözleşmelerini yapar ve atamalarını onaylar. Akademik organların olumlu bulduğu dosya, heyetin onayıyla sözleşmeye dönüşür.
Doçentlik Unvanı ile Doçent Kadrosu Arasındaki Fark
Unvan ve kadro iki ayrı idari işlemin sonucudur. Unvanı 2547 sayılı Kanunun 24. maddesine göre ÜAK verir. ÜAK, 5 kişilik jürinin raporlarına bakar. Adayın yeterli yayın ve çalışması varsa unvan verilir. Bu aşamada üniversitenin bir rolü yoktur.
Sık Sorulan Sorular
Doçentlik unvanı alan akademisyen kadroya atanmak zorunda mıdır?
Hayır. Doçentlik unvanı Üniversitelerarası Kurul tarafından verilir ve yalnızca doçent kadrolarına başvurma imkânı sağlar. 2547 sayılı Kanunun 24. maddesinin (e) bendine göre kadro için üniversitenin ilan, jüri ve atama süreci ayrıca işler. Unvan sahibi aday bu süreç sonunda atanmayabilir.
Vakıf üniversitesinde atanmama işlemine karşı dava süresi ne zaman başlar?
Süre, atanmama kararının yazılı olarak bildirildiği tarihi izleyen günden başlar ve altmış gündür. Dayanak 2577 sayılı Kanunun 7. maddesidir. Yazılı bildirim yoksa başlangıç tarihi tartışmalı hâle gelir; üniversiteden yazılı cevap istemek bu belirsizliği azaltır.
Kadro ise üniversitenin işlemidir. Aynı maddenin (e) bendi, doçentlik unvanına sahip olanların üniversitelerce ilan edilen doçent kadrolarına başvuracağını söyler. Unvan, başvuru için ön şarttır. Atanma için yeterli değildir. Yönetmeliğin 8. maddesi de doçent kadrosuna atanabilmek için unvanı almış olmayı arar, ötesini üniversitenin ek koşullarına bırakır.
Vakıfta kadro, devlet üniversitesindeki gibi bir memur kadrosu değildir. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23. maddesi, seçilen öğretim elemanlarının "uygun görülen akademik unvanlarla" görevlendirilmesinden söz eder. Doçent kadrosuna atama, uygulamada doçent unvanıyla yapılan bir iş sözleşmesi demektir. Bu fark ücret ve sosyal güvenlik yönünden sonuç doğurur. Atama işleminin hukuki niteliğini değiştirmez.
Unvanı reddedilen aday ile kadroya atanmayan aday farklı yol izler. İlkinde davalı ÜAK'tır ve konu doçentlik başvurusunun reddi yazısında anlatılıyor. İkincisinde davalı üniversitedir. İki işlem ayrı davalara konu olur. Biri hakkında verilen karar diğerini kendiliğinden etkilemez.
Atanmama İşleminin Hukuki Niteliği
Vakıf üniversitesi kanunla kurulan bir kamu tüzel kişisidir. Yönetmeliğin 5. maddesi bu niteliği açıkça yazar. Kamu tüzel kişisi öğretim üyesi seçerken tek yanlı irade kullanır. Bu nedenle vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama işlemi, iptal davasına konu olabilen bir idari işlemdir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetleneceğini söyler. Atanmama işlemi de bu beş unsur üzerinden incelenir. Kararı kimin verdiği yetki unsurudur. Jüri ve kurul aşamalarının işletilip işletilmediği şekil, dayanak gösterilen gerekçe ise sebep unsurudur.
Danıştay 8. Dairesi, bir vakıf üniversitesinde çalışan öğretim görevlisinin sözleşmesinin feshine ilişkin davada bu niteliği tartıştı (E. 2017/6130, K. 2021/1639, 17.03.2021). Kararda, kamu hizmeti için istihdam edilen akademik personel ile vakıf üniversitesi arasındaki sözleşmenin "idari hizmet sözleşmesi" niteliğinde olduğunun kabulü zorunlu görüldü. Daire bir noktaya daha dikkat çekti. Aynı kamu hizmetini yürüten personelin bir kısmını özel hukuka tabi kılan bir hüküm ne Anayasa'da ne 2547 sayılı Kanunda vardır. Bu gerekçe, sözleşme kurulmadan verilen atanmama kararı için de yol gösterir.
Atanmama dört farklı biçimde ortaya çıkabilir. Rektör hiçbir adayı atamamaya karar verebilir. Kadroya başka bir aday atanabilir. Başvuru, ek koşul sağlanmadı diye ilk aşamada reddedilebilir. Akademik organlar olumlu karar verse de heyet onay vermeyebilir. Dördü de idari işlemdir ve dava edilebilir.
Atamada Mütevelli Heyetinin Rolü
Mütevelli heyet vakıf üniversitesinin tüzel kişiliğini temsil eder. 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi heyete öğretim elemanlarının sözleşmelerini yapma ve atamalarını onaylama görevini verir. Heyet, uygun gördüğü ölçüde yetkilerini yöneticilere devredebilir.
Onay yetkisi akademik incelemenin yerine geçmez. Jüri, yönetim kurulu ve rektör akademik organlardır. Yönetmeliğin 23. maddesi seçim ve incelemeyi bu organlara bırakır. Heyet, bu organların olumlu bulduğu bir dosyayı onaylamazken kararına gerekçe göstermek zorundadır. Gerekçesiz veya bilimsel incelemeyle çelişen bir onay reddi, sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık iddiasına açıktır.
Yetkinin kimde olduğu da denetlenir. Danıştay 8. Dairesi, bir vakıf üniversitesinde akademik personelin sözleşmesinin feshine ilişkin davada mütevelli heyetin yetkilerini heyet başkanına devredemeyeceğine karar verdi (E. 2018/1941, K. 2022/971, 18.02.2022). Gerekçe, böyle bir devrin heyeti fiilen işlemez kılmasıydı. İşlem yetki yönünden hukuka aykırı bulundu. Aynı ölçüt atama onayı için de geçerlidir. Onay veya ret heyetin kendisinden çıkmalıdır. Heyet başkanının ya da bir komisyonun tek başına verdiği karar yetki yönünden tartışılır.
Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama kararının arkasında mütevelli heyet varsa dava dilekçesinde heyet kararının tarih ve sayısı istenir. Heyetin toplantı ve karar yeter sayısına Kanunun 61. maddesi uygulanır. Yeter sayı yoksa karar şekil yönünden de tartışılır.
Atanmama Kararına Karşı İdari Başvuru
Dava açmadan önce üniversiteye başvurmak zorunlu değildir. Ancak mümkündür. İYUK'un 11. maddesine göre ilgili, dava süresi içinde işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini işlemi yapan makamdan isteyebilir. Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama kararına karşı bu başvuru rektörlüğe ve mütevelli heyete yöneltilir.
Başvuru, işlemeye başlamış olan dava süresini durdurur. 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ret veya zımni ret üzerine süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Başvuru tarihine kadar geçen günler hesaba katılır. 60 günün tamamı yeniden başlamaz.
Başvurunun asıl yararı belge toplamaktır. Jüri raporları, kurul görüşü ve heyet kararı adaya çoğu zaman kendiliğinden verilmez. Bu belgeler 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na göre de istenebilir. Dava dilekçesi bu belgeler görülmeden yazılırsa iptal sebepleri eksik kalır.
İptal Davası Açma Süresi ve Görevli Mahkeme
Dava açma süresi 60 gündür. İYUK'un 7. maddesine göre süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Atanmama kararı adaya yazıyla bildirilmişse tebliğ tarihi esas alınır. Yazılı bildirim yoksa başlangıç, işlemin öğrenildiği tarihe göre tartışılır. Bu belirsizliği gidermek için üniversiteden yazılı cevap istenir.
Görevli yargı yeri konusunda vakıfta iki görüş vardır. Ücret ve tazminat alacaklarında İş Kanunu'na yapılan gönderme nedeniyle iş mahkemesini görevli sayan bir görüş vardır. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'ndeki bir karar incelemesi de bu yöndedir. Atama ve atanmama işlemi ise akademik alandadır. Anayasa'nın 130. maddesi bu alanı devlet üniversiteleri hükümlerine bağlar. Danıştay 8. Dairesinin yukarıda anılan 2021 tarihli kararı da aynı yöndedir. Bu nedenle vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama davası idare mahkemesinde açılır.
Yetkili mahkeme, İYUK'un 32. maddesine göre işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Davalı, vakıf üniversitesinin tüzel kişiliğidir. Mütevelli heyet bu tüzel kişiliğin organıdır. Ayrı bir davalı olarak gösterilmez.
Yürütmenin durdurulması istenebilir. İYUK'un 27. maddesi iki şartı birlikte arar. Bunlar telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılıktır. Aynı madde, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama işlemlerinin uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmayacağını yazar. Bu yüzden mahkeme, idarenin savunmasını almadan yürütmeyi durdurmaz. Kurumun ayrıntısı yürütmenin durdurulması yazısında anlatılıyor.
İptal Davasında İncelenen Hukuka Aykırılıklar
Mahkeme işlemi beş unsur üzerinden inceler. Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama davasında ise uyuşmazlık iki noktada toplanır. Birincisi ilana konulan ek koşullar, ikincisi bilimsel incelemenin nasıl yapıldığıdır. Genel çerçeve akademik kadroya atanmama davası yazısında yer alır. Burada vakıf üniversitesine özgü yönler öne çıkıyor.
Kadro İlanındaki Ek Koşulların Denetimi
2547 sayılı Kanunun 24. maddesinin (d) bendi üniversitelere ek koşul belirleme yetkisi verir. Yetkinin sınırları bellidir. Koşullar YÖK onayından geçmelidir. Yalnız bilimsel kaliteyi artırma amacı taşımalıdır. Objektif ve denetlenebilir nitelikte olmalıdır. Vakıf Yönetmeliği'nin 23. maddesi, vakıf üniversitesinin akademik yönden gerekli gördüğü ek şartları aramasına izin verir. Bu izin Kanundaki sınırları kaldırmaz.
Yönetmeliğin 3. maddesine 2021'de eklenen fıkra kişiye özel ilanı yasaklar. İlanda adayların lisansüstü tez adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamaz. Yalnızca belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemez. Bir ek koşul yalnızca bir adayın dosyasına uyuyorsa ilan bu hükümle çatışır. Konunun ayrıntısı kişiye özel akademik kadro ilanı yazısındadır.
Ek koşul objektif mi? Mahkeme bunu bilirkişiyle ölçer. Danıştay 8. Dairesi, bir doçent kadrosu ilanındaki "Karaciğer transplantasyonu ve delta hepatit tedavisi konularında çalışmalar yapmış olmak" şartının objektifliğinin incelenmesi gerektiğine karar verdi (E. 2021/6675, K. 2022/1514, 09.03.2022). Daire, adayların başvuru tarihindeki dosyaları üzerinden ilgili bilim dalından bilirkişilerce yeni bir inceleme istedi. İlanın kendisine karşı dava yolu akademik kadro ilanına itiraz ve dava yazısında anlatılıyor.
Bilimsel Jüri Değerlendirmesinin Denetimi
Mahkeme jürinin yerine geçip bilimsel takdir yapamaz. İYUK'un 2. maddesi idari yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimiyle sınırlar ve yerindelik denetimini yasaklar. Denetlenen, takdirin nasıl kullanıldığıdır. Jüri Yönetmeliğin 11. maddesindeki usulle kurulmuş mu, raporlar gerekçeli mi, raporlar ile karar birbirini tutuyor mu? Mahkeme bunlara bakar.
Üç profesörden ikisi olumlu rapor yazmışken atama yapılmamışsa idarenin ayrı bir gerekçe göstermesi beklenir. Kurulun gerekçesiz görüşü veya rektörün gerekçesiz ret kararı sebep unsurunu sakatlar. Jüri üyelerinin adayla veya rakip adayla ilişkisi tarafsızlık itirazına konu olabilir. Jürinin işlevi doçentlik atamalarında jürinin rolü yazısında ayrıca ele alınıyor.
Birden fazla aday varsa karşılaştırma zorunludur. Danıştay 8. Dairesi, bir doçentlik kadrosuna hiçbir adayın atanmaması kararına ilişkin davada adayların bilimsel çalışma ve nitelikleri yönünden karşılaştırılmasını istedi (E. 2016/7805, K. 2020/402, 30.01.2020). Bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen ret kararı bozuldu.
Davanın Kazanılmasının Sonuçları
İptal kararı işlemi kurulduğu tarihten itibaren ortadan kaldırır. Atanmama kararı hiç verilmemiş sayılır. Ancak mahkeme adayı kadroya atayamaz. İYUK'un 2. maddesi idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesini yasaklar. Atama yetkisi rektörde, onay yetkisi mütevelli heyette kalır.
Üniversite kararın gereğini yerine getirmek zorundadır. İYUK'un 28. maddesine göre idare, kararın tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde işlem tesis eder. Bu işlem iptal gerekçesine göre değişir. Jüri usulsüz kurulmuşsa yeni jüri oluşturulur. Ek koşul hukuka aykırı bulunmuşsa inceleme o koşul dışlanarak yenilenir. Mütevelli heyet gerekçesiz onay vermemişse dosya heyetin önüne yeniden gelir.
Kadro bu arada başka adaya verilmişse durum karışır. Rakip adayın ataması da dava konusu edilmişse iptal kararı o atamayı da kapsar. Yalnızca atanmama işlemi dava edilmişse üniversitenin yeni incelemede kadroyu nasıl açacağı ayrı bir sorun olur. Bu nedenle dilekçede, varsa rakip adayın atama işleminin de iptali istenir.
Atanmama nedeniyle uğranan ücret kaybı iptal davasında karşılanmaz. Bu kayıp için tam yargı davası açılır veya istem iptal davasıyla birlikte ileri sürülür. Kaybın hesabında adayın atanmış olsaydı alacağı ücret esas alınır. Vakıf üniversitesinde bu ücret, 2547 sayılı Kanunun ek 8. maddesindeki emsal ücret güvencesinin altında olamaz.
Emsal Kararlarda Atanmama Uyuşmazlıkları
Vakıfa özgü kararların ortak noktası statü tartışmasıdır. Danıştay 8. Dairesinin 2021 tarihli kararı, vakıf akademik personelinin ilişkisini idari hizmet sözleşmesi olarak niteledi. İstinafın görev yönünden ret kararı bozuldu. Aynı Dairenin 2022 tarihli kararı, heyetin yetkisini başkanına devredemeyeceğini söyledi ve işlemi yetki yönünden sakat buldu.
Yönetmeliğin 23. maddesi de yargı denetiminden geçti. Danıştay 8. Dairesi, maddenin son cümlesindeki "özlük hakları" ibaresini iptal etti (E. 2008/8234, K. 2011/2452, 29.04.2011). İptal kaydı Yönetmeliğin resmî metnine dipnot olarak işlenmiştir. Bu karar, akademik statü konularının İş Kanunu'na değil 2547 sayılı Kanuna bağlı kaldığını gösterir.
Devlet üniversitesi kararları da vakıf uyuşmazlığında kullanılır. Anayasa'nın 130. maddesi iki kurum türüne aynı hükümleri uygulatır. Bu yüzden ek koşul, jüri ve bilirkişi ilkeleri ortaktır. Bu kararların özetleri atama ve kadro ile ilgili Danıştay kararları yazısında toplanıyor.
Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama davasında mahkemenin ilk sorusu görev, ikinci sorusu yetkidir. Görev sorusu Anayasa'nın 130. maddesi ve Danıştay'ın statü kararlarıyla cevaplanır. Yetki sorusu ek 5. madde ve heyetin karar belgesiyle çözülür. Bu iki soru aşıldıktan sonra dava, devlet üniversitesindeki atanmama davasıyla aynı zemine oturur.
Vakıf Üniversitesinde Doçent Kadrosuna Atanmama Konusunda Avukat Desteği
Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Atanmama işleminiz hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Mütevelli heyetinin atama takdiri sınırsız mıdır?
Hayır. 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi heyete atamaları onaylama görevi verir, ancak seçim ve değerlendirme Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23. maddesine göre akademik organlara aittir. Akademik organların olumlu sonuçlandırdığı bir dosyanın gerekçesiz reddi sebep unsuru yönünden denetlenir. Heyetin yetkisini başkanına devretmesi de Danıştay 8. Dairesince yetki yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.
Kadro ilanına konulan ek şartlar iptal ettirilebilir mi?
Evet. 2547 sayılı Kanunun 24. maddesinin (d) bendine göre ek koşul Yükseköğretim Kurulunun onayından geçmeli, bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik olmalı ve objektif, denetlenebilir nitelik taşımalıdır. Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 3. maddesi de yalnızca belirli bir adayı tanımlayan şartları yasaklar. Bu sınırları aşan koşul, ilanla birlikte iptal davasına konu edilebilir.
Dava kazanılırsa atama kendiliğinden yapılır mı?
Hayır. İptal kararı atanmama işlemini ortadan kaldırır, fakat mahkeme adayı kadroya atayamaz. 2577 sayılı Kanunun 28. maddesine göre üniversite, kararın tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde iptal gerekçesine uygun yeni bir işlem yapmak zorundadır.
Vakıf üniversitesinde doçent kadrosuna atanmama davası hangi mahkemede açılır?
Dava, üniversitenin bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır. Anayasa'nın 130. maddesi öğretim elemanlarının sağlanmasını devlet üniversiteleri hükümlerine bağladığı için atama işlemi idari yargının alanındadır. Ücret alacaklarında iş mahkemesini görevli sayan görüş bu işlemi kapsamaz.
Evet, ancak iki şart birlikte aranır. 2577 sayılı Kanunun 27. maddesine göre işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç zarar doğması gerekir. Atama işlemleri uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığı için mahkeme kararı idarenin savunmasını aldıktan sonra verir.
Vakıf Üniversiteleri
Kapatılan Vakıf Üniversitesinde Akademik Personel Hakları ve Tazminat
Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitesinde çalışan akademisyenin sözleşmesi hangi tarihte sona erer, alacağını kimden ister ve hangi mahkemeye başvurur.