Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü ile düzenlenen eylemler kapsamında göreve içki içip geldiği iddiasıyla hakkında disiplin soruşturması açılarak görevden çıkarılan memur işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. Ankara 15.
Disiplin soruşturmasında şüphe, tek başına disiplin cezası vermeye yetmez. Bir eylemin sabit sayılabilmesi için her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı delil aranır. Delil bu ağırlığa ulaşmıyorsa şüphe ilgilinin lehine değerlendirilir. Aynı ölçüt akademik personel ve diğer kamu görevlileri bakımından birlikte geçerlidir.
Kısa cevap: Disiplin soruşturmasında şüphe, tek başına disiplin cezası verilmesine yeterli değildir; isnat edilen eylemin her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı delille kanıtlanması gerekir. İspat yükü idareye aittir ve delil bu ölçüye ulaşmazsa şüphe ilgilinin lehine değerlendirilir. Bu durumda verilen disiplin cezası hukuka aykırıdır; süresinde itiraz edilerek veya iptal davası açılarak kaldırılabilir.
Yükseköğretimde disiplin usulünü 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu düzenler. Kanunun 53/A maddesi soruşturmanın yürütülmesini, 53/C maddesi zamanaşımını, 53/F maddesi ise itirazı gösterir. Aşağıda önce delil ölçütü, ardından savunma usulü ve dava yolu ele alınmaktadır.
Disiplin Soruşturmasında Şüphe Neden Tek Başına Ceza Sebebi Olmaz?
Disiplin soruşturmasında şüphe, tek başına ceza sebebi olamaz; çünkü isnat edilen eylemin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle sabit olması gerekir. Anayasanın 38. maddesi masumiyet karinesini güvence altına alır. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. İdari yargı bu güvenceyi disiplin hukukuna da taşımıştır. Bu nedenle disiplin soruşturmasında şüphe, isnadın ispatlandığı anlamına gelmez.
Anayasanın 129. maddesi ikinci bir güvence getirir. Savunma hakkı tanınmadıkça kamu görevlisine disiplin cezası verilemez. İki hüküm birlikte okunduğunda sonuç açıktır. İdare, isnat ettiği eylemi somut delille ortaya koymak zorundadır.
Uygulamada sorun genellikle ispat ölçüsünde çıkar. İhbar, söylenti veya tek yönlü bir tutanak çoğu zaman kanaat oluşturur. Ancak kanaat ile ispat farklı şeylerdir. Soruşturma dosyası bu farkı kapatamıyorsa disiplin soruşturmasında şüphe ilgilinin lehine yorumlanır.
Bir polis memuru, göreve içki içerek geldiği iddiasıyla disiplin soruşturmasına konu olmuştur. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında değerlendirilen eylem nedeniyle memur görevden çıkarılmıştır. İşlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılmıştır. Ankara 15. İdare Mahkemesi E: 2012/948 K:2012/2199 sayılı dosyasında işlemi hukuka uygun bulmuş ve talebi reddetmiştir. Kararı kanun yoluna götüren memur ise içki içmediğini ileri sürmüştür.
Sık Sorulan Sorular
Şüphe tek başına disiplin cezası vermeye yeter mi?
Hayır. Bir eylemin sabit sayılabilmesi için kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı delil aranır. Deliller bu ağırlığa ulaşmıyorsa şüphe ilgilinin lehine yorumlanır. Ölçütün dayanağı Anayasanın 38 inci maddesindeki masumiyet karinesidir.
Disiplin dosyasında hangi deliller somut sayılır?
İmzalı belge, kamera kaydı, teknik ölçüm ve olayı bizzat gören tanığın anlatımı bu ağırlıktadır. Başkasından duyulan bilgi, isimsiz ihbar veya varsayım ise delil değeri taşımaz. Akademik dosyalarda benzerlik raporu, kaynakça ve yazışmalar birlikte incelenir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Danıştay 5. Dairesi E:2016/16937 K: 2017/21331 sayılı kararında delil durumunu ayrıca incelemiştir. Dosyada yalnızca alkolmetre ile yapılan bir ölçüm bulunmaktadır. Daireye göre eylemden tam olarak emin olunabilmesi için kan testi de yapılmalıdır. Kandaki alkol oranı ancak bu yolla tespit edilir.
Danıştay, polis memuruna isnat olunan eylemin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varmıştır. Bu gerekçeyle idare mahkemesi kararı bozulmuştur. Karar, disiplin soruşturmasında şüphe bulunduğunda cezanın ayakta kalamayacağını göstermektedir.
Karar tek bir uyuşmazlığa ilişkindir. Yine de ortaya koyduğu ölçüt geneldir. Teknik bir tespitin yapılabildiği hâllerde idare o tespiti yaptırmak zorundadır. Eksik incelemeyle kurulan işlem, disiplin soruşturmasının objektif yürütülmemesi sebebiyle de iptal edilebilir.
Yükseköğretimde Disiplin Soruşturmasını Kim Açar?
Disiplin cezası gerektiren bir fiili öğrenen disiplin amiri, soruşturmayı yazılı olarak başlatır. Üst disiplin amiri soruşturma açmışsa alt amir ayrıca soruşturma yapamaz. Daha önce açılmış soruşturmalar üst amirin dosyasıyla birleştirilir. Bu kural, aynı fiil için çok başlı soruşturma yürütülmesini önler.
Disiplin amiri soruşturmayı kendisi yürütebilir. Dilerse birim içinden soruşturmacı veya komisyon görevlendirir. Zorunlu hâllerde rektörlük aracılığıyla başka birimden soruşturmacı istenebilir. Soruşturmacının görev ve unvanı, soruşturulanın unvanının üstünde ya da onunla aynı düzeyde olmalıdır.
Bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin iddialar ayrı bir sıra izler. Soruşturma başlatılmadan önce etik kurul incelemesi zorunludur. Bu inceleme yapılmadan açılan soruşturma usul yönünden sakatlanır. Ayrıntı için yükseköğretim disiplin ceza soruşturması usulü yazımıza bakabilirsiniz.
Soruşturmacının Delil Toplama Yetkisi
Soruşturmacı bilgi ve belge toplar, ifade alır ve tanık dinler. Bilirkişiye başvurma, keşif yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisi de vardır. Görevlendirme kapsamında istediği belgeler kendisine gecikmeksizin verilir. Bütün soruşturma işlemleri ayrıca tutanağa bağlanır.
Soruşturmanın gizliliği esastır. Soruşturma, görevlendirme yazısının tebliğinden itibaren iki ay içinde tamamlanır. Süre yetmezse soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre isteyebilir. Disiplin amiri, zamanaşımı sürelerini de dikkate alarak karar verir.
Bu yetkiler aynı zamanda bir yükümlülük doğurur. Lehe olan deliller de toplanmak zorundadır. Yalnız aleyhe delil biriktiren dosya eksik incelemeye dayanır. Böyle bir dosyada disiplin soruşturmasında şüphe giderilmiş sayılmaz.
İfadeye Davet ile Savunmaya Davet Aynı Şey Değildir
Yükseköğretim Kanununun 53/A maddesi, 30 Temmuz 2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Yeni metin ifade ile savunmayı birbirinden ayırmıştır. İfadeye davet yazısını soruşturmacı gönderir. Savunmaya davet yazısını ise disiplin cezası vermeye yetkili makam gönderir.
İfadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilir. Yedi günden az olmamak üzere süre verilir. Bu sürede sözlü veya yazılı ifade verilmezse dosyadaki mevcut delillere göre işlem yapılır. Soruşturmacı, topladığı deliller kapsamında teklifini kurar.
2547 sayılı Kanunun 53/A maddesindeki ifadeye davet düzenlemesi şu şekildedir:
“Soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek yedi günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilir.”
Savunma Süresi ve Evrak İnceleme Hakkı
Savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylem ve karşılığı olan ceza gösterilir. Yine yedi günden az olmamak üzere süre verilir. Süresinde savunma yapılmazsa savunma hakkından vazgeçilmiş sayılır. Yazıda ayrıca soruşturma evrakının incelenebileceği bildirilir.
Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma istenen dosyalarda hak daha geniştir. İlgili kişi evrakı inceler, tanık dinletir ve disiplin kurulunda savunma yapar. Savunmasını kendisi veya vekili aracılığıyla sunabilir. Bu güvence hakkında yükseköğretim disiplin soruşturması ve savunma hakkı yazımız ayrıntı verir.
Savunma alınmadan kurulan işlem ağır bir usul sakatlığı taşır. İdari yargı bu sakatlığı tek başına iptal sebebi sayar. Savunma hakkı kullandırılmadan disiplin soruşturmasında şüphe de giderilemez. Savunma, dosyadaki eksik halkayı kapatan ilk araçtır.
Savunma isteme yazısının içeriği de denetime tabidir. İsnat edilen eylem somut biçimde tarif edilmelidir. Hangi tarihte, nerede ve nasıl bir davranışın iddia edildiği yazılmalıdır. Soyut bir isnatla istenen savunma, savunma hakkını gerçek anlamda kullandırmaz.
Hangi Deliller Disiplin Soruşturmasında Şüpheyi Ortadan Kaldırır?
Somut delil, isnadı tek başına doğrulayabilen delildir. Teknik ölçüm, kamera kaydı, imzalı belge ve doğrudan görgüye dayanan tanık beyanı bu niteliktedir. Yazılı bir tutanak varsa tutanağı düzenleyenlerin dinlenmesi gerekir. Aksi hâlde tutanak tek yönlü bir beyandan ibaret kalır.
Kulaktan dolma bilgi, isimsiz ihbar ve varsayım delil sayılmaz. Aynı olayı anlatmayan çelişkili beyanlar da tek başına yeterli olmaz. Örneğin bir alkol iddiasında ölçüm yapılabiliyorsa ölçüm yaptırılmalıdır. Yapılabilecek bir tespit yapılmadıysa disiplin soruşturmasında şüphe sürüyor demektir.
Akademik dosyalarda delil çoğu zaman belgeye dayanır. İntihal iddiasında benzerlik raporu, kaynakça ve özgün metin karşılaştırılır. Mobbing iddiasında yazışmalar, görev dağılımı ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir. Delil zinciri kurulamıyorsa isnat sabit sayılamaz.
Tutanak ve Tanık Beyanı Nasıl Değerlendirilir?
Tutanak, düzenleyenlerin gözlemine dayanan ve kendiliğinden kesin delil sayılmayan bir belgedir; tanık beyanlarının ağırlığı ise görgüye dayanıp dayanmadığına ve diğer delillerle tutarlılığına göre belirlenir. Tutanak, düzenleyenlerin gözlemini yansıtan bir belgedir. Kendiliğinden kesin delil değeri taşımaz. Tutanağa itiraz edilmişse düzenleyenlerin ayrı ayrı dinlenmesi gerekir. Tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar kurulması eksik inceleme sayılır.
Beyanın kaynağı da önemlidir. Olayı başkasından duyduğunu söyleyen tanık, doğrudan görgü tanığı değildir. Husumet iddiası varsa bu iddia ayrıca araştırılmalıdır. Bütün bu değerlendirmeler soruşturma raporunda gerekçelendirilmelidir.
Disiplin Soruşturmasında Şüphe Varken Ceza Verilirse Ne Yapılır?
İlk yol idari itirazdır. Uyarma ve kınama cezalarına karşı, ilgilinin görevli olduğu birimin disiplin kuruluna itiraz edilir. Aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarına karşı itiraz üniversite disiplin kuruluna yapılır. İtiraz süresi, cezanın tebliğinden itibaren yedi gündür.
İtiraz mercii, itiraz tarihinden itibaren altmış gün içinde karar verir. İtirazı kabul ederse ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu hâlde ilgili merci en geç üç ay içinde yeni bir işlem kurabilir. Süreç için yükseköğretim disiplin soruşturmalarında itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
2547 sayılı Kanunun 53/F maddesi, itirazın kabulü hâlinde şu sonucu öngörür:
“İtirazın kabul edilmesi halinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar, ancak ilgili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından kabul gerekçesine uygun olarak en geç üç ay içerisinde yeni bir işlem tesis edilebilir.”
İkinci yol iptal davasıdır. İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesine göre dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gündür. Süre, cezanın tebliğ edildiği günü izleyen günden işlemeye başlar. Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması da istenebilir.
Dilekçede eksik inceleme ile delil yetersizliği ayrı ayrı gösterilmelidir. Hangi tespitin yapılmadığı somut olarak yazılmalıdır. Mahkeme, dosyadaki delilin cezayı taşıyıp taşımadığını denetler. Denetim sonunda disiplin soruşturmasında şüphe saptanırsa işlem iptal edilir.
Disiplin Cezasını Vermeye Kim Yetkilidir?
Kanunun 53/Ç maddesi yetkiyi ceza türüne göre dağıtır. Uyarma ve kınama cezalarını sıralı disiplin amirleri verir. Aylıktan veya ücretten kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları birim disiplin kurulu kararıyla verilir. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları ise Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir.
Yetkili makam, soruşturmacının teklifiyle bağlı değildir. Teklif edilen cezayı aynen verebilir, hafifletebilir veya reddedebilir. Eksiklik görürse dosyayı iade eder. Yetkisiz makamın kurduğu işlem ise yalnız bu sebeple iptal edilir.
Zamanaşımı Süreleri Soruşturmayı Nasıl Sınırlar?
Kanunun 53/C maddesi iki ayrı zamanaşımı öngörür. Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında, fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarında bu süre altı aydır. Süre geçirilirse disiplin soruşturması açılamaz.
İkinci süre, fiilin işlendiği tarihten itibaren işler. Genel olarak iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiilde ise altı yıl geçmişse ceza verilemez. Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfide kullanılması hâlinde süre yeniden işlemeye başlar. Aynı sonuç, eserin kısmen veya tamamen yeniden yayımlanmasında da doğar.
Zamanaşımı süreleri ceza türüne göre şu şekilde değişir:
Ceza türü
Soruşturmaya başlama süresi
Ceza verme süresi
Uyarma, kınama, aylıktan/ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme
Öğrenmeden itibaren 1 ay
Fiil tarihinden itibaren 2 yıl
Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma
Öğrenmeden itibaren 6 ay
Fiil tarihinden itibaren 6 yıl
Kamu görevinden çıkarma
Öğrenmeden itibaren 6 ay
Fiil tarihinden itibaren 2 yıl
Zamanaşımı itirazı dosyanın esasından önce incelenir. Bu nedenle savunmada süre hesabı ilk sırada yer almalıdır. Karşılaştırma için akademik disiplin cezalarında zamanaşımı kararını inceleyebilirsiniz.
Aynı Fiile İkinci Bir Disiplin Cezası Verilebilir mi?
Kanunun 53/D maddesine göre aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemez. Fiil birden çok disiplin suçu oluşturuyorsa en ağır cezayı gerektiren hüküm uygulanır. Geçmiş çalışmaları olumlu olan veya ödül alan kişilere bir derece alt ceza uygulanabilir. Alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.
Tekerrür kuralı ayrı bir sonuç doğurur. Cezanın özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekrarlanan fiile bir derece ağır ceza uygulanır. Tekerrüre esas alınacak cezanın kesinleşmiş olması gerekir. Bu nedenle itiraz edilmeyen küçük bir ceza, sonraki dosyada ağırlaştırıcı etki yapabilir.
Ceza Davasındaki Beraat Disiplin Cezasını Kaldırır mı?
Ceza davasındaki beraat, disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; sonucu beraat kararının gerekçesine bağlıdır. Aynı fiil hem suç hem disiplin ihlali olabilir. Kanunun 53/A maddesine göre ceza soruşturması yürütülmesi, disiplin cezası verilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin zamanaşımı süreleri durur.
Beraat kararının etkisi ise gerekçesine göre değişir. Ceza mahkemesi eylemin hiç gerçekleşmediğini kesin biçimde saptamışsa, bu maddi tespit idari yargıyı da bağlar. Buna karşılık delil yetersizliğine dayanan beraat aynı sonucu doğurmaz. Yine de böyle bir karar, disiplin soruşturmasında şüphe iddiasını güçlendiren bir belge olur.
Görevden Uzaklaştırma Tedbirinde Şüphenin Rolü
Görevden uzaklaştırma bir ceza değil, ihtiyati tedbirdir. Kanunun 53/B maddesine göre tedbir, soruşturmanın herhangi bir aşamasında üç ay süreyle alınabilir. Sebepler sürüyorsa süre her defasında üç ay uzatılabilir. Görevinden uzaklaştırılan kişi hakkında on iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır.
Tedbir süresince aylığın veya ücretin üçte ikisi ödenir. Göreve iade zorunlu hâle gelirse kesilen üçte bir de ödenir. Kamu görevinden çıkarma önerilmeyen dosyalarda tedbir derhal kaldırılır. Konu hakkında görevden uzaklaştırma yazımızda ayrıntı bulunur.
Tedbirin dayanağı kuvvetli belirti olmalıdır. Yalnız bir ihbara dayanan uzaklaştırma ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz. Disiplin soruşturmasında şüphe düzeyindeki bir isnat, süresiz bir tedbiri haklı kılmaz.
Disiplin Cezaları Özlük Dosyasından Ne Zaman Silinir?
Disiplin cezaları ilgilinin özlük dosyasında saklanır. Uyarma ve kınama cezalarında uygulama tarihinden itibaren beş yıl geçmesi aranır. Aylıktan veya ücretten kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında süre on yıldır. Süre dolunca atamaya yetkili amire başvurularak silme talep edilebilir.
Talep kendiliğinden kabul edilmez. İlgilinin bu süre içindeki davranışları isteği haklı kılacak nitelikte görülürse silme yapılır. Kayıt silinse bile idari yargı kararıyla iptal aynı sonucu vermez. İptal kararı işlemi başından itibaren ortadan kaldırır.
Mülga Disiplin Yönetmeliği Yerine Hangi Kurallar Uygulanır?
Mülga yönetmeliğin yerine öğretim elemanlarının disiplin soruşturması ve cezalarında 2547 sayılı Kanunun 53 ve devamı maddeleri uygulanır. İdari personelin (memurların) cezalarında ise 657 sayılı Kanunun 125'inci maddesi uygulanır. Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırma işlemi, 20 Ekim 2017 tarihli ve 30216 sayılı Resmî Gazete ile yapılmıştır. Bugün uygulanacak kurallar doğrudan 2547 sayılı Kanunun 53 ve devamı maddelerindedir. Mülga yönetmeliğe dayanan savunma örnekleri bu nedenle güncelliğini yitirmiştir.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Süreler, yetkili kurullar ve savunma usulü artık kanun metninden okunur. Güncel ceza listesi için yükseköğretim disiplin suç ve cezaları yazımız kullanılabilir. Karar örneklerine ise Danıştay karar arama sisteminden ulaşılabilir.
Disiplin Soruşturmasında Şüphe Konusunda Avukat Desteği
Disiplin soruşturmasında şüphe bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Disiplin soruşturmasında şüphe hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Tutanağı düzenleyen kişilerin ayrı ayrı dinlenmesi gerekir. Aksi hâlde belge tek yönlü bir beyandan ibaret kalır. Tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden kurulan işlem eksik incelemeye dayanır.
Soruşturmacı yalnız aleyhe delilleri toplayabilir mi?
Hayır. Lehe olan delilleri toplamak da yasal bir yükümlülüktür. Yalnızca aleyhe delil biriktiren dosyada şüphe giderilmiş sayılmaz. Bütün soruşturma işlemlerinin ayrıca tutanağa bağlanması gerekir.
Disiplin soruşturması ne kadar sürede tamamlanır?
Görevlendirme yazısının tebliğinden başlayarak iki aylık süre işler. Bu süre yetmezse soruşturmacı gerekçe göstererek ek süre isteyebilir. Disiplin amiri talebi, zamanaşımı sürelerini de gözeterek karara bağlar.
Görevden uzaklaştırma hangi şüphe düzeyini gerektirir?
Tedbir için kuvvetli belirti düzeyinde bir dayanak aranır. Tek bir ihbara dayanan uzaklaştırma ölçülülükle bağdaşmaz. Tedbir soruşturmanın her aşamasında üç ay için alınabilir, sebepler sürüyorsa uzatılabilir. Bu süre içinde aylığın üçte ikisi ödenir.
Delil yetersizliği iddiası dava dilekçesinde nasıl gösterilir?
Eksik inceleme ile delil yetersizliği ayrı başlıklar altında yazılır. Yapılabilecek hangi tespitin yapılmadığı somut olarak belirtilir. Mahkeme, mevcut delilin cezayı taşımaya yetip yetmediğini inceler. Dilekçede yürütmenin durdurulması da istenebilir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.