Kendinden intihal, yazarın kendi önceki eserinden kaynak göstermeden yararlanmasıdır. Mevzuattaki yeri, tekrar yayım ve dilimlemeden farkı, TÜBİTAK m.9/1-g düzenlemesi, savunma ve emsal yargı kararı.
Kendinden intihal, yazarın daha önce yayımlanmış kendi çalışmasından usulüne uygun kaynak göstermeden yararlanmasıdır. Uluslararası yayın etiği metinlerinde self-plagiarism adıyla anılır. Türk mevzuatında ise kendinden intihal, akademik disiplin hukukunun en tartışmalı başlıklarından biridir. Bu yazıda kendinden intihalin tanımı, mevzuattaki yeri, tekrar yayım ve dilimlemeden farkı, kendi eserine atıf yapmamanın sonucu ile emsal bir yargı kararı ele alınmaktadır.
Kısa cevap: Kendinden intihal, bir yazarın önceki yayınından kaynak göstermeden yararlanmasıdır. YÖK ve ÜAK'ın yayın etiği yönergeleri bu davranışı ayrı bir ihlal olarak saymaz. Komisyonlar bunu çoğunlukla dilimleme veya tekrar yayım kapsamında değerlendirir. TÜBİTAK'a sunulan veya TÜBİTAK'ça desteklenen proje ve yayınlarda madde 9/1-g bunu doğrudan düzenler. Kasıt veya ağır ihmal varsa altı aydan bir yıla kadar yaptırım, yoksa yazılı uyarı uygulanır.
Kendinden İntihal Nedir?
Kendinden intihal, yazarın kendi önceki eserinden aldığı metni, veriyi veya sonucu yeni çalışmasında kaynak göstermeden kullanmasıdır. Klasik intihalden ayrılan yönü, alınan malzemenin bir başkasına değil yazarın kendisine ait olmasıdır.
Yayın etiği literatüründe kendinden intihal birkaç görünümde ortaya çıkar. Birincisi, önceki makaledeki paragrafların yeni makaleye atıfsız aktarılmasıdır. İkincisi, aynı veri setinin yeni bir çalışmaymış gibi sunulmasıdır. Üçüncüsü, yöntem bölümünün önceki yayından olduğu gibi alınmasıdır. Yöntem bölümünde belirli bir tekrar kaçınılmazdır; bu nedenle uluslararası uygulamada yöntem tekrarına daha esnek yaklaşılır.
Kendinden intihal kavramı Türk hukukunda doğrudan bir yaptırıma bağlanmış değildir. Buna karşılık aynı olay, komisyonlar tarafından başka bir tanımın kapsamında değerlendirilebilir. Bu yüzden kendinden intihal iddiasıyla karşılaşan akademisyenin ilk işi, iddianın hangi bende dayandırıldığını belirlemektir. Etik ihlal türlerinin tamamı için Etik İhlal Türleri, Cezaları, Savunma ve Dava yazısına bakılabilir.
Mevzuatta Kendinden İntihal Ayrı Bir Başlık Değildir
Kendinden intihal, 2547 sayılı Kanunun disiplin listesinde, YÖK Etik Yönergesinde ve ÜAK Etik Yönergesinde ayrı bir madde olarak yer almaz.
Sık Sorulan Sorular
Kendinden intihal nedir?
Kendinden intihal, yazarın daha önce yayımlanmış kendi çalışmasından usulüne uygun kaynak göstermeden yararlanmasıdır. Uluslararası yayın etiği metinlerinde self-plagiarism adıyla anılır. Klasik intihalden ayrılan yönü, alınan malzemenin başkasına değil yazarın kendisine ait olmasıdır.
Kendinden intihal Türk mevzuatında etik ihlal sayılır mı?
Yükseköğretim Kurumları ve Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergelerinin 4. maddesindeki listelerde kendinden intihal yer almaz. Yönergelerdeki intihal tanımı yalnız başkalarına ait fikir, metot, veri ve eserleri kapsar. Buna karşılık aynı olay tekrar yayım veya dilimleme tanımı üzerinden değerlendirilebilir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
. Her iki listede intihal, sahtecilik, çarpıtma, tekrar yayım, dilimleme ve haksız yazarlık yer alır. Kendinden intihal bu listelerin hiçbirinde geçmez.
“Başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermek”
İntihal tanımı da bu boşluğu kapatmaz. Tanım açıkça "başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini" ifadesini kullanır. Yazarın kendi eseri bu ifadenin kapsamı dışındadır. Aynı sınır 2547 sayılı Kanunun 53/b maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendinde de görülür. Bent, başkalarına ait fikir, metot, veri veya eserlerden söz eder.
“Yayımlanmış veya yayına sunulmuş kendi çalışmasından usulüne uygun olarak kaynak göstermeden alıntı yapmak”
Yaptırım da ayrıca belirlenmiştir. Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre bu fiilde yaptırım altı aydan bir yıla kadardır. Karşılaştırma yapıldığında bu süre, uydurma ve aşırmada öngörülen bir yıldan beş yıla kadar süreden belirgin biçimde hafiftir. Kurumlar arasındaki bu fark için TÜBİTAK AYEK ve YÖK Etik Kurulu Farkları yazısı incelenebilir.
Sonuç olarak dosyanın hangi kurula gittiği belirleyicidir. TÜBİTAK destekli bir projede kendinden intihal doğrudan bir bende dayandırılabilir. Doçentlik başvurusunda veya üniversite soruşturmasında ise böyle bir bent yoktur.
Kendinden İntihal ile Tekrar Yayım ve Dilimleme Farkı
Tekrar yayımda yinelenen tek bir eser, dilimlemede bölünen tek bir araştırma, kendinden intihalde ise atıfsız kullanılan önceki bir eser söz konusudur. Kendinden intihal iddiası uygulamada nadiren bu adla karara bağlanır. Komisyonlar aynı olayı çoğunlukla tekrar yayım veya dilimleme tanımına oturtur. Üç kavram birbirine yakın görünse de unsurları farklıdır.
Tekrar yayımda ortada yinelenen bir eser vardır. Yönerge tanımı şudur: mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak. Burada iki şart birliktedir. Önce mükerrer bir yayın bulunmalı, sonra bu yayın atama veya yükselmede ayrı eser olarak sunulmalıdır.
Dilimlemede ise ortada bölünen tek bir araştırma vardır. Tanım, bir araştırmanın sonuçlarını bütünlüğü bozacak şekilde parçalara ayırıp birden fazla yayımlamayı ve bu yayınları ayrı eser olarak sunmayı gerektirir. Dilimlemenin üç unsuru birlikte aranır: tek bir araştırma, sonuçların parçalanması ve parçaların ayrı eser olarak sunulması.
Kendinden intihalde ise beyanname puanlaması şart değildir. Belirleyici olan, kendi önceki eserinden alınan kısma atıf yapılmamış olmasıdır. Bu ayrım savunmada doğrudan sonuç doğurur. Yayınlar beyannamede ayrı ayrı puanlanmamışsa tekrar yayım ve dilimleme tanımları karşılanmaz. Bu iki tür için Tekrar Yayım Etik İhlali Nedir? ve Dilimleme Etik İhlali Nedir? yazıları okunabilir.
Ceza karşılıkları da eşit değildir. Dilimleme 2547 sayılı Kanunun 53/b maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendindedir ve karşılığı aylıktan veya ücretten kesmedir. Mükerrer yayın ise dördüncü fıkranın (j) bendindedir; karşılığı kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesmedir. Yani nitelendirmenin değişmesi cezayı da bir derece değiştirir.
Üç kavramın ayırıcı unsurları ve dayandığı hükümler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
Kavram
Ayırıcı unsur
Mevzuat dayanağı
Tekrar yayım
Aynı yayının atama/yükselmede ayrı eser olarak sunulması
2547 s. K. m.53/b-4/j
Dilimleme
Tek araştırmanın sonuçlarının bütünlüğü bozacak ve uygun olmayan biçimde parçalanıp atama/yükselmede ayrı eser olarak sunulması
2547 s. K. m.53/b-3/g
Kendinden intihal
Önceki esere atıfsız yararlanma; YÖK/ÜAK'ta ayrı madde yok
Bu soruya mevzuat metni üzerinden verilecek cevap olumsuzdur. Yönergelerdeki ve Kanundaki intihal tanımı yalnız başkasına ait fikir, metot, veri ve eserleri kapsar. Yazarın kendi eserinden atıfsız yararlanması bu tanıma girmez.
Buna karşılık cevap "hiçbir sonuç doğmaz" biçiminde de değildir. Üç ihtimal gündeme gelir.
Birincisi, alınan kısım beyannamede ayrı bir eser olarak puanlanmışsa tekrar yayım veya dilimleme iddiası doğar. İkincisi, dosya TÜBİTAK'a gitmişse Yönetmeliğin m.9/1-g bendi doğrudan uygulanır. Üçüncüsü, önceki yayının telif hakkı dergiye devredilmişse dergi bakımından ayrı bir hak ihlali doğabilir.
Kendinden İntihal İddiasında Etik Komisyon Kararı ve Yargı Denetimi
Aşağıda, kendinden intihal iddiasının dilimleme olarak nitelendirildiği bir dosya ile bu nitelendirmenin yargı denetiminde bozulması özetlenmektedir.
Doçentlik adayı hakkında Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun 14 Nisan 2017 tarihli ve 2017/03 sayılı toplantısında “dilimleme” yoluyla etik ihlalde bulunduğuna karar verilmiş ve aday Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 7. Maddesi kapsamında başarısız sayılmıştır.
Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kararında “…Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde kendinden intihal eylemi etiğe aykırı eylemler arasında yer almamakla birlikte iddiaya konu olan fiil Anılan Yönergenin 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde dilimleme; “Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde, uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak,” olarak tanımlanmıştır ve adayın eylemi bu fiil ile ilişkilendirilmiştir.
…Sonuç Olarak; yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Adayın Al A3, A4, A5 ve A20 numaralı yayınlarında Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan “Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde, uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak,” şeklinde tanımlanan dilimleme yoluyla etik ihlalde bulunduğuna oybirliği ile karar verildi.” Yönünde ifadelerle alınan kararın gerekçeleri sunulmuştur.
Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun aldığı karara karşı Ankara 3. İdare Mahkemesinde açılan davada dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği, dava konusu işlemin uygulanması neticesinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı gerekçesiyle 24.01.2018 tarihinde dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda ifade edilen kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 3. İdare Mahkemesinde açılan davada şu gerekçeler ileri sürülmüştür;
Davacı yedek jüri üyelerinden birinin iddiası üzerine inceleme başlatılmış olduğu ve hakkında etik ihlal kararı alındığı, sınav jürilerinde asıl ve yedek ayrımının yapılmasının yegane sebebi asılın mazeret bildirmesi halinde yedeğe beklenmeksizin gönderilmesi hususunun olduğu, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı asıl üyeler herhangi bir mazeret bildirmeden ve bu mazeret gerekli makamlar tarafından kabul edilmeden yedek üyeye göndermiş ve davacının mağduriyetine sebep olduğu ve usul hatası yapıldığı,
ÜAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde kendinden intihal eylemi etiğe aykırı eylemler arasında yer almadığı, mevzuatta bulunmayan bir eylem olan kendinden intihal fiili ve bu fiilin yönergede bulunmadığı ifadesinin davacı hakkında alınan kararda da yer alması birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında alınan kararın iptali gerekmekte olduğu, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı bu duruma ilişkin hiçbir somut değerlendirme ve delil ortaya koyamadığı,
Dilimleme ise “Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak” şeklinde tanımlanmakta olduğu, bu tanımın esaslı unsurlarının “ortada sadece bir araştırma olması gerektiği”, “bu araştırmanın sonuçları parçalara ayrılıp kullanıldığı”, “bu parçalar terfilerde ayrı yayınlar olarak kullanılması gerektiği” olduğu, düzenlemenin lafzına bakıldığında bu unsurların hepsi aynı anda ve birlikte bulunması gerektiği, Komisyonun bir satırlık gerekçe ile bu durumların hiçbirini değerlendirmeden karar aldığı, söz konusu yayınlardaki örneklerin farklı zamanlarda toplanan ve farklı türlere ait bu örnekler üzerinde yapılan çalışmalar olduğunu ve sonuçları farklı makalelerde yayınlandığını,
Bu gerekçelerle Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talep edilmiştir.
Ankara 3. İdare Mahkemesi 24.01.2018 tarihli YD kararında “…Adayın özgeçmişinde yer alan ve dava kapsamında bahsedilen A1 ve A4 yayınlarındaki örnekler aynı yerden toplanmakla beraber söz konusu örnekler farklı zamanlarda toplanan farklı örneklerdir ve farklı türlere ait bu örnekler üzerinde yapılan çalışmaların sonuçları ayrı ayrı yayınlanmıştır. Örneklerin aynı yerden toplanması bu çalışmalarda dilimleme yoluyla etik ihlaline yol açmaz. A3 ve A5 yayınlarında kullanılan örnekler doktora tezi sırasında toplanmıştır ancak tümü tez kapsamında çalışılmamıştır. Dolayısıyla örneklerin toplanma zamanı değil, doktora tezi kapsamında yürütülen çalışmaların yapıldığı zaman önemlidir. Bu örnekler üzerinde filogenetik sınıflandırmayı sağlayacak moleküler çalışmalar doktora tezi sonrasında yürütülmüştür. Bu nedenle dilimlemeye yönelik herhangi bir etik ihlali söz konusu değildir. Yani her yayın için yeterli miktarda deneysel veri ve sonuç mevcuttur ve araştırmanın sonuçları araştırmanını bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayrılıp birden fazla yayın olarak sunulmamıştır.
Bu durumda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının Ekim 2015 döneminde doçentlik başvurusunda dilimleme yoluyla etik ihlali yapılmadığı sonucuna varıldığından; dava konusu işlemde hukuki isabet görülmemiştir.” Yönünde karar alarak davacının ileri sürdüğü gerekçelerle Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun kararında hukuki isabet görmemiştir.
Kendinden İntihal İddiasında Savunma Nasıl Kurulur?
Savunma uygulamada dört eksende kurulur: mevzuat dayanağı, tanımın unsurları, verinin niteliği ve usul kuralları. Yukarıdaki karar, savunmanın hangi eksende kurulacağını göstermektedir. Uygulamada dört başlık öne çıkar.
Birincisi mevzuat dayanağıdır. Kendinden intihal, yönergelerde etiğe aykırı eylemler arasında sayılmamıştır. Karar bu adla kurulmuşsa dayanaksızlık itirazı ileri sürülür.
İkincisi tanımın unsurlarıdır. Karar dilimleme veya tekrar yayım tanımına dayandırılmışsa tanımın bütün unsurları tek tek tartışılır. Dilimlemede tek bir araştırmanın bulunması, sonuçların parçalanması ve parçaların ayrı eser olarak sunulması birlikte aranır. Unsurlardan biri yoksa ihlal doğmaz.
Üçüncüsü verinin niteliğidir. Örneklerin aynı yerden toplanmış olması tek başına dilimleme anlamına gelmez. Belirleyici olan, çalışmaların hangi zamanda ve hangi yöntemle yürütüldüğüdür. Her yayın için yeterli deneysel veri ve bağımsız sonuç bulunup bulunmadığı gösterilir.
Dördüncüsü usuldür. Jüri görevlendirmesindeki hatalar, savunma hakkının kısıtlanması ve gerekçesiz karar başlıkları ayrıca ileri sürülür. Savunmanın yapısı için Etik Kurul Savunma Örneği ve İntihal Savunması Nasıl Hazırlanır? yazıları incelenebilir.
Kendinden İntihal Kararına İtiraz ve İptal Davası
Etik komisyon kararı tebliğ edildikten sonra iki yol birlikte değerlendirilir. Önce dosyaya esas bilirkişi ve uzman raporlarının bir örneği talep edilir. Rapor olmadan yapılan itiraz çoğu zaman sonuç vermez.
İtiraz, dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle tebliğden itibaren altmış günlük süre ayrıca takip edilir. Doçentlik başvurusuna ilişkin kararlarda dava, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına karşı idare mahkemesinde açılır. Dilekçede yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülür.
Doçentlik Yönetmeliğinde 14 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan değişiklik bu süreci de etkiler. Yeni m.7/7'ye göre etik ihlal kararı verilen adayın başvurusu iptal edilir ve aday en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Etik ihlal tespiti içeren jüri raporu adayın erişimine açılır. Yeniden başvuruda etik ihlale konu yayınların beyan edilmesi zorunludur. İtiraz ve dava pratiği için ÜAK Etik İhlal Kararına İtiraz ve İptal Davası ve Doçentlik Etik İhlal İtirazı Nasıl Yapılır? yazılarına bakılabilir.
“Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın başvurusu iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir.”
Kendinden İntihal İddiasında Avukat Desteği
Kendinden intihal bakımından izlenecek hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, dosyadaki belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Kendinden intihal hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
TÜBİTAK kendinden intihali nasıl düzenler?
TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu Yönetmeliğinin 9. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, yayımlanmış veya yayına sunulmuş kendi çalışmasından usulüne uygun kaynak göstermeden alıntı yapmayı etiğe aykırı sayar. Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre yaptırım altı aydan bir yıla kadardır.
Kendinden intihal ile dilimleme arasındaki fark nedir?
Dilimlemede tek bir araştırmanın sonuçları bütünlüğü bozacak şekilde parçalara ayrılır ve parçalar akademik yükselmede ayrı eser olarak sunulur. Üç unsur birlikte aranır. Kendinden intihalde ise beyanname puanlaması şart değildir; belirleyici olan kendi önceki eserinden alınan kısma atıf yapılmamasıdır.
Kendi eserine atıf yapmamak intihal midir?
Mevzuattaki intihal tanımı yalnız başkasına ait eserleri kapsadığı için kendi eserine atıf yapmamak bu tanıma girmez. Ancak alınan kısım beyannamede ayrı eser olarak puanlanmışsa tekrar yayım veya dilimleme iddiası doğabilir. Dosya TÜBİTAK'a gitmişse Yönetmeliğin m.9/1-g bendi doğrudan uygulanır.
Kendinden intihal iddiasında hangi savunma ileri sürülür?
Savunma dört eksende kurulur. Kararın mevzuat dayanağı sorgulanır, dayanak alınan tanımın unsurları tek tek tartışılır, her yayın için bağımsız veri ve sonuç bulunduğu gösterilir ve jüri görevlendirmesi ile gerekçe bakımından usul denetimi yapılır.
Kendinden intihal kararına karşı dava süresi kaç gündür?
Etik komisyon kararının tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Doçentlik başvurusuna ilişkin kararlarda dava Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına karşı açılır. İtiraz dava açma süresini kendiliğinden durdurmadığı için altmış günlük süre ayrıca takip edilmelidir.
Doçentlik
Doçentlik Bilgi Sistemi
DBS'ye e-Devlet ile giriş, özgeçmiş ve yayın yükleme, beyanname, ücret ödeme, jüri raporlarının tebliği ve sonuca karşı başvuru yolları.