TÜBİTAK Etik İhlal Emsal Kararları ve Danıştay Kararları
TÜBİTAK Etik İhlal Emsal Kararları ve Danıştay İçtihatları
AYEK yaptırımlarına karşı açılan davalarda Danıştay'ın verdiği kararlar savunma, dava süresi, ölçülülük ve bilirkişi başlıklarında somut ölçütler ortaya koyar. Doğrulanmış karar künyeleriyle bu ölçütler tek tek incelenmiştir.
TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları, AYEK yaptırımlarının yargı önünde hangi ölçütlerle denetlendiğini gösterir. Danıştay'ın bu konuda yayımlanan karar sayısı azdır, çünkü davaların çoğu bölge idare mahkemesinde kesinleşir. Eldeki kararlar yine de savunma, süre, ölçülülük ve bilirkişi başlıklarında somut ölçütler ortaya koyar.
Emsal Kararların Etik Uyuşmazlıklardaki İşlevi
Etik ihlal iddiasında iki ayrı karar zinciri işler. AYEK inceleme yapar ve yaptırım önerir. Yönetmeliğin 10. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca öneri, Kurul tarafından Başkana sunulur ve Başkan kararıyla uygulanır. Bu yapı işlemi kesin ve yürütülebilir hâle getirir.
Yalnız öneride bulunabilen kurulların kararları ise dava konusu edilemez. TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları arasında bu ayrımı en açık gösteren karar 2013 tarihlidir. Danıştay Sekizinci Dairesi, 7 Kasım 2013 tarihli kararında bir üniversite etik kurulunun işlemini dava edilebilir görmemiştir. Karar 2011/7786 esas ve 2013/7707 karar numaralıdır. O uyuşmazlıkta kurul, bir TÜBİTAK projesinden üretilen makale hakkında etik ihlal saptamıştı. Kurulun yetkisi yaptırım önermekle sınırlıydı. Bu nedenle işlem icrai sayılmadı.
Aynı olayda iki merciin farklı sonuca vardığı da olur. 2013 tarihli karara konu uyuşmazlık, TÜBİTAK'ın 107K25 numaralı projesinden doğmuştu. Şikâyeti, projede araştırmacı olarak görev alan bir başka akademisyen yapmıştı. Üniversite etik kurulu, davacının makaleyi yayımlarken bu kişiyle işbirliğine gitmediğini saptadı. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Etik İnceleme ve Soruşturma Komisyonu ise aynı makale için 3 Şubat 2011 tarihli raporunda etik ihlal bulunmadığı sonucuna varmıştı.
Ayrım pratik sonuç doğurur. İşlemi tesis eden merci ve işlemin icrai niteliği doğru belirlenmezse dava esasa girilmeden reddedilebilir. AYEK kararına itiraz ve iptal davası yolunda ilk kontrol edilecek nokta budur.
AYEK Kararlarının Yargısal Denetim Ölçütleri
TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları içinde Yönetmeliğin kendisini tartışan tek karar 2025 tarihlidir. Danıştay Sekizinci Dairesi bu davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakmıştır. Karar 25 Haziran 2025 tarihli olup 2023/3944 esas ve 2025/6172 karar numaralıdır. Davacı, hakkındaki iki yıllık yaptırımın iptalini istemişti. Yönetmeliğin 9. ve 10. maddelerinin iptalini de aynı dilekçede talep etti.
Sık Sorulan Sorular
AYEK yaptırımına karşı açılan dava Danıştay'da temyiz edilebilir mi?
Kural olarak edilemez. Danıştay Sekizinci Dairesi bu davaları 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamı dışında görmüştür. Aynı sonuç 2022/2811, 2022/361 ve 2024/3795 sayılı kararlarda tekrarlanmıştır. Dava, bölge idare mahkemesinin istinaf kararıyla kesinleşir.
AYEK kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?
Yaptırım işlemine karşı açılacak iptal davası idare mahkemesinde görülür. Yaptırımla birlikte AYEK Yönetmeliği'nin maddelerinin de iptali isteniyorsa dava Danıştay'da ilk derece olarak görülebilir. Danıştay Sekizinci Dairesinin 2025/6172 sayılı kararı bu ikinci yoldan verilmiştir.
Davacının temel iddiası dayanak sorunuydu. 278 sayılı Kanun'un bazı maddelerinin yürürlükten kaldırıldığını ve yaptırımların yönetmelikle belirlenmesinin suç ile cezaların kanuniliğine aykırı olduğunu ileri sürdü. Daire bu iddiayı kabul etmedi. Kararda, etik kurallara uyma zorunluluğunun yaptırıma bağlanmasının Kuruma verilen görevin doğal uzantısı olduğu belirtildi. Dava reddedildi ve karara karşı Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık bırakıldı.
Yaptırım İçin Aranan İki Şart
Yönetmeliğin 10. maddesinin ikinci fıkrası iki şartı birlikte arar. Eylem kast ya da ağır ihmal sonucu gerçekleşmiş olmalıdır. Etiğe aykırılık ayrıca inandırıcı ve yeterli belgelerle ispatlanmalıdır. Kurul, ihlalin kast veya ağır ihmalle işlenmediğine karar verirse yazılı uyarı verilir.
Yaptırım süreleri fiile göre ayrılmıştır. Kabul ve taahhüt beyanlarına uymamada süre bir yıldan üç yıla kadardır. Aşırma, uydurma, çarpıtma ve haksız yazarlıkta bir yıldan beş yıla kadar yaptırım uygulanır. Onay tarihinden itibaren beş yıl içinde yeni bir ihlal saptanırsa süre yarısı kadar artırılır. Yürürlükteki metin TÜBİTAK'ın resmî mevzuat sayfasında yayımlanmaktadır ve AYEK etik ihlal türleri ayrı bir yazıda ele alınmıştır.
Yaptırımın Doğurduğu Yan Sonuçlar
Yaptırım yalnız süreyle sınırlı kalmaz. Yönetmeliğin 10. maddesinin beşinci fıkrasına göre ilgili kişi yaptırım süresince Kurum süreçlerinde görev alamaz. Hakemlik, danışmanlık, editörlük, panelistlik ve raportörlük görevleri onay tarihinde sonlandırılır.
Altıncı fıkra yayınları düzenler. Kurum yayınlarında etiğe aykırı hususlar içerdiği tespit edilen yazılar geri çekilmiş sayılır. Bu durum aynı yayın aracılığıyla ve gerekçesiyle birlikte duyurulur. Yedinci fıkra ise kararın bildirilmesini öngörür. Yaptırım kararı, ilgilinin bağlı bulunduğu kurumun üst yöneticisine gizli belge formatında iletilir. Üniversitedeki disiplin süreci çoğu dosyada bu bildirimle başlar.
Savunma Hakkına İlişkin Kararlar
Savunma, dosyanın kaderini belirleyen aşamadır. 2025 tarihli kararda davacı, kendisine bildirilen ihlalin çifte yayım olarak nitelendiğini ve savunmasını bu hatalı zemin üzerinde yaptığını ileri sürmüştü. Daire bu itirazı kabul etmedi. Kararda, savunmanın sonuç kısmındaki ifadenin olayı ikrar niteliği taşıdığı belirtildi.
Kararın maddi olay bölümü süreci tarih tarih aktarır. Davacı 23 Haziran 2022'de TÜBİTAK'ın yayımladığı dergiye başvurmuş ve telif hakkı devri formunu imzalamıştı. 4 Temmuz 2022'de aynı nitelikteki makaleyle ikinci bir dergiye başvurdu. İkinci dergiden 1 Kasım 2022'de kabul geldi ve 800 dolar ödeme yapıldı. TÜBİTAK dergisi ise 16 Kasım 2022'de basım kararı verdi. Davacı 21 Kasım 2022'de geri çekme talebini iletti. Makale 28 Kasım 2022'de yine de çevrim içi basıldı. Dergi editörü iki yayın arasında yüzde 85 benzerlik saptadığını bildirdi.
Bu sonuç iki noktayı görünür kılar. Savunmada yazılan her cümle, sonraki yargılamada aleyhe delil olarak değerlendirilebilir. Nitelendirmeye itiraz ile eylemin kabulü aynı metinde bir arada durursa ikinci ifade öne çıkar. Etik ihlal savunmasının hazırlanması bu nedenle teknik bir metin yazma işidir.
Savunma alınmadığı iddiası da tek başına sonuç doğurmayabilir. Buna örnek, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30 Haziran 2021 tarihli kararıdır. Karar 2020/3830 esas ve 2021/3483 karar numaralıdır. Davacı, etik kurulda savunmasının alınmadığını ileri sürmüştü. Daire kararı bu gerekçeyle bozmadı. Bozma sebebi, alt ceza uygulanmamasıydı.
Zamanaşımına İlişkin Kararlar
Süre, bu alandaki en sert sonuçları doğuran başlıktır. Danıştay Sekizinci Dairesinin 19 Nisan 2022 tarihli kararı bunu gösterir. Karar 2021/2737 esas ve 2022/2811 karar numaralıdır. Dosyada dava, süre aşımı nedeniyle reddedilmişti. Davacıya 3001 programındaki projesi nedeniyle iki yıllık yaptırım uygulanmıştı. Yaptırımın dayanağı aşırma iddiasıydı.
İdare mahkemesi süreyi kararında tek tek hesaplamıştır. Dava açma süresi 20 Nisan 2018 tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlamıştı. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamındaki başvuru süreyi bir defaya mahsus durdurmuştu. İşleyen 35 günün mahsubuyla kalan 25 gün içinde açılmayan dava reddedildi.
Disiplin zamanaşımı ayrı bir tartışmadır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24 Mart 2022 tarihli kararındaki karşı oy bu noktayı işler. Karar 2021/3774 esas ve 2022/963 karar numaralıdır. Karşı oyda, üniversitenin fiili en geç 6 Haziran 2016 tarihli yazıyla öğrendiği kabul edilmiştir. 2547 sayılı Kanun'un 53/C maddesindeki altı aylık süre bu tarihte başlamıştır. Soruşturma 20 Şubat 2018'de başlatıldığı için zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır. Karşı oyda aktarılan madde metni iki ayrı süre öngörür. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında soruşturmaya bir ay içinde başlanmalıdır. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasında bu süre altı aydır. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse ceza verilemez. Çıkarma cezasını gerektiren fiilde bu süre altı yıldır.
Maddede bir de yeniden başlama kuralı bulunur. Bilimsel eser akademik atama ve terfilerde kullanılırsa süreler yeniden işlemeye başlar. Aynı sonuç, eserin kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde de doğar. Karşı oy, dosyada böyle bir durumun bulunmadığını belirtmiştir.
Ölçülülük iki ayrı düzlemde tartışılır. Birincisi AYEK'in seçtiği yaptırım süresidir. İkincisi, kararın üniversiteye bildirilmesinden sonra verilen disiplin cezasıdır. İki merci arasındaki ayrım AYEK ile YÖK etik kurulu farkları yazısında ayrıntılıdır.
Aleyhe düzenlemenin geçmişe uygulanması ilk düzlemde iptal sebebi sayılmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesinin 27 Ocak 2022 tarihli kararı bu yöndedir. Karar 2022/53 esas ve 2022/361 karar numaralıdır. Dosyada davacıya beş yıllık yaptırım uygulanmıştı. İdare mahkemesi, makalelerin yayımlandığı tarihte yürürlükteki metinde yaptırımın bir yıldan üç yıla kadar olduğunu saptadı. Sonradan yürürlüğe giren ağır düzenlemenin uygulanmasını hukuki güvenlik ve geçmişe yürümezlik ilkelerine aykırı buldu. İşlem iptal edildi ve karar kesinleşti.
İkinci düzlemde alt ceza tartışması öne çıkar. 2021/3483 sayılı kararda Daire, idarenin takdir yetkisinin yargı denetimine tabi olduğunu belirtti. Soruşturmacının alt ceza önerdiği ve davacının sicilinin olumlu olduğu dosyada iyi hal indirimi yapılmamasını hukuka aykırı buldu. Ancak bu bozma nihai sonucu değiştirmedi. Bölge idare mahkemesi ilk kararında ısrar etti. İdari Dava Daireleri Kurulu ısrar kararını 2022/963 sayılı kararıyla oyçokluğuyla onadı.
Aşırma ve haksız yazarlık iddiaları teknik inceleme gerektirir. İntihal tartışması içeren dosyalarda mahkemeler aynı ölçüte döner. Danıştay Sekizinci Dairesinin 8 Ekim 2020 tarihli kararı ölçütü açıkça kurar. Karar 2016/8077 esas ve 2020/4219 karar numaralıdır. Uyuşmazlık, TÜBİTAK destekli bir projeden üretilen makaleden doğmuştu. Yazar hakkında haksız yazarlık kararı verilmişti.
Uyuşmazlığın teknik yönü kararda ayrıntılıdır. Proje, başvuru aşamasında çok araştırıcılı olarak belirlenmişti. Katkı oranları yüzde 40, yüzde 30 ve yüzde 30 varsayımıyla kabul edilmişti. İki araştırmacının başka üniversitelere atanmasıyla öngörülen deneysel katkı sağlanamadı. Projenin yüzde 60'lık bölümü yürütücü ile bir araştırmacı tarafından üstlenildi.
İdare mahkemesi bu tabloyu kendi değerlendirmesiyle çözerek işlemi iptal etmişti. Daire bunu eksik inceleme saydı. 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesine göre, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülemeyen konularda bilirkişiye başvurulur. Aynı gün verilen 2016/8159 esas ve 2020/4218 karar sayılı karar da aynı yöndedir.
Bilirkişi raporu davacı lehine de sonuç doğurabilir. Danıştay Sekizinci Dairesinin 14 Haziran 2024 tarihli kararı buna örnektir. Karar 2024/3127 esas ve 2024/3795 karar numaralıdır. Dosyada mahkeme, rapordaki tespitler çerçevesinde etik ihlal bulunmadığı sonucuna vardı. Haksız yazarlık nedeniyle verilen üç yıllık yaptırım iptal edildi. İstinaf başvurusu reddedildi. Temyiz istemi ise incelenemedi.
Yürütmenin Durdurulması Kararlarından Örnekler
Yürütmenin durdurulması, yaptırımın etkisini dava sonuçlanana kadar askıya alır. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi iki şartı birlikte arar. İşlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğmalıdır.
Yayımlanan TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları bu konuda sınırlı veri sunar. İncelenen dosyaların üçünde Danıştay, dosya tekemmül ettiği için yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar vermemiştir. 2021/3483, 2021/6051 ve 2022/963 sayılı kararlar bu ifadeyi taşır.
Bunun bir nedeni yapısaldır. İdare mahkemelerinin ve bölge idare mahkemelerinin yürütmeyi durdurma kararları emsal veri tabanlarında yayımlanmaz. Uygulamadaki asıl pratik bu yüzden dışarıdan görünmez. İstem, dava dilekçesiyle birlikte ve gerekçeli biçimde ileri sürülür. İki şartın ayrı ayrı açıklanması beklenir. Yaptırımın proje, burs ve başvuru haklarına etkisi bu noktada somut olarak anlatılır.
Görünen sonuçlardan biri yine de kayda değerdir. Danıştay Sekizinci Dairesinin 8 Aralık 2021 tarihli kararına bakılabilir. Karar 2021/7337 esas ve 2021/6051 karar numaralıdır. Dosyada bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu kabul etmişti. Uyuşmazlık, bir makalenin teşekkür bölümündeki ifadelerden doğmuştu. İlgiliye üç yıllık yaptırım uygulanmıştı.
Davacı Lehine Sonuçlanan Davalarda Ortak Özellikler
Davacı lehine sonuçlanan TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları birbirine benzeyen gerekçelere dayanır. 2024/3795 sayılı kararda teknik iddia, mahkemenin aldığı bilirkişi raporuyla çürütülmüştür. 2022/361 sayılı kararda yaptırım, fiil tarihinde yürürlükte olmayan ağır bir düzenlemeye dayandırılmıştır. 2021/3483 sayılı kararda idare, elindeki hafifletici verileri gerekçe göstermeden bir yana bırakmıştır.
Ortak noktaları da açıktır. Hiçbirinde etik ilkelerin içeriği tartışma konusu olmamıştır. Denetim, işlemin nasıl kurulduğu üzerinden yürümüştür.
Aleyhe sonuçlanan dosyalarda iki durum öne çıkar. Eylem savunmada ikrar edilmişse mahkeme teknik tartışmaya girmemektedir. Dava süresi kaçırılmışsa esas hiç incelenmemektedir. Bu iki engel, dosyanın en başında kurulan zeminden doğar.
Emsal Kararlara Nasıl Erişilir?
TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları iki resmî sistemden aranır. Danıştay Karar Arama sistemi daire ve kurul kararlarını verir. UYAP Emsal Karar sistemi aynı kararları Yargıtay kararlarıyla birlikte tarar.
Aramada kurumun tam adı kullanılmalıdır. TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu ifadesiyle yapılan tarama, sonuç sayısının tek haneli kaldığını gösterir. Kısaltmayla arama yapmak sonuçları daraltır. Etik ihlal türünün adı da ayrı bir arama sözcüğü olarak denenebilir.
Sayının düşük kalmasının hukuki bir nedeni vardır. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi temyize açık davaları tek tek saymıştır. Danıştay, AYEK yaptırımına karşı açılan davaların bu kapsamda olmadığını üç ayrı kararında belirtmiştir. Maddenin ilgili bendi, belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran işlemleri temyize açar. Danıştay, AYEK yaptırımını bu bent kapsamında görmemiştir. Yaptırım kişinin mesleğine değil, Kurumla olan ilişkisine son verir. Proje, burs ve başvuru hakları belirli bir süre için askıya alınır. Bu davalar istinaf aşamasının sonuçlanmasıyla kesinleşir ve Danıştay'a ulaşmaz. TÜBİTAK kararlarına karşı iptal davası planlanırken bu sınır hesaba katılmalıdır.
Tek istisna düzenleyici işlemdir. Yaptırımla birlikte Yönetmelik maddelerinin de iptali istenirse dava Danıştay'da ilk derece olarak görülür. 2025/6172 sayılı karar bu yoldan doğmuştur.
TÜBİTAK Etik İhlal Emsal Kararları Konusunda Avukat Desteği
TÜBİTAK etik ihlal emsal kararları bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mevcut belgeler ve varsa idari ya da yargısal kararlar da bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Etik ihlal dosyanız hakkında size özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Etik ihlal davasında bilirkişi incelemesi zorunlu mudur?
Uyuşmazlık teknik bilgi gerektiriyorsa mahkemenin bilirkişiye başvurması gerekir. Danıştay Sekizinci Dairesi, 2020/4219 sayılı kararında mahkemenin katkı oranı ve benzerlik değerlendirmesini kendi başına yapmasını eksik inceleme saymıştır. Dayanak, 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesidir.
Yaptırım süresi fiil tarihinden sonra ağırlaştırılan düzenlemeye göre belirlenebilir mi?
Bu yönde tesis edilen bir işlem iptal edilmiştir. Danıştay Sekizinci Dairesinin 2022/361 sayılı kararına konu dosyada, fiil tarihinde bir yıldan üç yıla kadar olan yaptırım sonradan beş yıla çıkarılmıştı. İdare mahkemesi bunu hukuki güvenlik ve geçmişe yürümezlik ilkelerine aykırı bulmuştur.
AYEK kararından sonra üniversite ayrıca disiplin soruşturması açabilir mi?
Açabilir. Danıştay kararlarına yansıyan uygulamada AYEK tespiti üniversiteye bildirilmekte ve ayrı bir disiplin süreci başlatılmaktadır. 2021/3483 ve 2022/963 sayılı kararlara konu dosyada bu zincir çıkarma cezasıyla sonuçlanmıştır. Dayanak, 2547 sayılı Kanun'un 53/b-5 maddesidir.
Yeni bir etik ihlal tespit edilirse yaptırım süresi değişir mi?
Değişir. Yönetmeliğin 10. maddesine göre yaptırım kararının onay tarihinden itibaren beş yıl içinde yeni bir ihlal tespit edilirse süre yarısı kadar artırılır. Bu artırım için yeni tespitin de yaptırım gerektirir nitelikte olması aranır.
Etik ihlal dosyasında hafifletici sebepler dikkate alınmak zorunda mıdır?
İdarenin alt ceza takdiri yargı denetimine tabidir. Danıştay Sekizinci Dairesi, 2021/3483 sayılı kararında olumlu sicil ve soruşturmacının alt ceza önerisi bulunan dosyada indirim yapılmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Bölge idare mahkemesi ısrar etmiş, İdari Dava Daireleri Kurulu ısrar kararını onamıştır.
Vakıf Üniversiteleri
Kapatılan Vakıf Üniversitesi Ücret İadesi ve Eğitim Ücretinin Geri Alınması
Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitesine ödenmiş ücretin muhatabı tasfiye hâlindeki tüzel kişiliktir. Alacak kaydı, garantör üniversitenin sorumsuzluğu, icra yasağı, faiz ve zamanaşımı mevzuat hükümleriyle anlatılıyor.