Denklik Davasında Yargı Kararının Uygulanmaması ve Tazminat
Denklik Davası Kazanıldıktan Sonra Yargı Kararının Uygulanmaması
Denklik davası kazanıldıktan sonra aynı gerekçeyle yeni ret verilmesi, otuz günlük uygulama süresi ve yargı kararının uygulanmaması hâlinde tazminat yolu.
Denklik davasının kazanılması her zaman dosyayı bitirmez. İdare, yurt dışında kalış süresinden ret ve YÖK dosyalarında aynı gerekçeyle yeni bir ret kararı kurar. Bu durumda ortaya ikinci bir uyuşmazlık çıkar. Yargı kararının uygulanmaması, Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu bakımından ayrı sonuçlar doğurur.
Denklik Davası Kazanıldığında İdare Ne Yapmak Zorunda
İptal kararı, dava konusu işlemi geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırır. İdare, kararın gereğine göre yeni bir işlem kurmak zorundadır.
Anayasanın 138 inci maddesi bu zorunluluğu açıkça yazar:
"Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
Kural sadedir. İdarenin kararı beğenip beğenmemesi sonucu değiştirmez. Yargı kararının uygulanmaması bu nedenle takdir alanı içinde değildir.
Otuz Günlük Uygulama Süresi Nasıl İşliyor
Süreyi İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesi belirler. Maddenin birinci fıkrası şu hükmü içerir:
"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez."
Süre kararın idareye tebliğiyle başlar. Davacıya tebliğ tarihi ölçü değildir. Bu ayrım dilekçede gösterilmelidir.
Otuz gün geçtiğinde iki durum ortaya çıkar. Ya hiç işlem kurulmamıştır ya da karara aykırı bir işlem kurulmuştur. Yargı kararının uygulanmaması her iki hâlde de gündeme gelir.
Sık Sorulan Sorular
İdare iptal kararını kaç gün içinde uygulamak zorundadır?
İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesine göre idare gecikmeksizin işlem kurmak zorundadır. Bu süre, kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü hiçbir şekilde geçemez. Sürenin başlangıcı davacıya değil idareye yapılan tebliğdir.
İdare aynı gerekçeyle yeni ret kararı verebilir mi?
İptal kararı idarenin takdir alanını daraltır. Kararın gerekçesindeki eksiklik giderilmeden aynı sonuca varılması, kararı uygulamamak anlamına gelebilir. Bu durumda yeni işleme karşı ayrıca dava açılabilir.
Üniversiteden alınan olumsuz görüş kararı etkisiz kılar mı?
Başlangıç tarihi dosyanın en kritik verisidir. Bu tarih mahkeme kaleminden öğrenilebilir. Tebligat parçası dosyada yer alır.
Kalemden alınacak yazıda iki bilgi istenir. Kararın idareye gönderilme tarihi ve tebliğ tarihi.
Karar kesinleşmeden de uygulanır. Kanun kesinleşme şartı aramaz. İstinaf başvurusu tek başına uygulamayı durdurmaz.
Yürütmenin durdurulması kararları için de aynı süre geçerlidir. Madde bu kararları açıkça sayar.
Yürütmenin Durdurulması Kararı Uygulanmazsa Ne Olur
Yürütmenin durdurulması geçici bir koruma sağlar. Karar, işlemin etkisini yargılama boyunca askıya alır.
Kanun bu kararları da otuz günlük kurala bağlar. Madde metninde esasa ilişkin kararlarla birlikte anılırlar. İdare bu kararı da gecikmeksizin uygulamak zorundadır.
Yurt dışında kalış süresinden ret ve YÖK uyuşmazlıklarında bu koruma önemlidir. İşlem askıya alındığında başvuru yeniden incelenir. İdare, incelemeyi kararın gerekçesine göre yapar.
Uygulanmama hâlinde sonuç değişmez. Aynı tazminat yolu burada da açıktır. Dosyaya kararın örneği ve tebliğ belgesi eklenir.
Uygulamada bir ayrıntı gözden kaçar. Yürütmenin durdurulması kararı denklik verilmesi sonucunu doğurmaz. Karar yalnız ret işleminin etkisini askıya alır. Başvurunun yeniden incelenmesi gerekir.
Bu ayrım dilekçede açıkça yazılmalıdır. Talep, denklik verilmesi değil, kararın gereğine göre yeni bir işlem kurulmasıdır.
İlk Kararda Ne Denilmişti
Yurt dışında kalış süresinden ret ve YÖK kararlarına karşı açılan davalarda ilk iptal gerekçesi çoğu kez benzerdir. Bu sitede daha önce yayımlanan bir dosyada mahkeme şu değerlendirmeyi yapmıştı:
"Hal böyle olunca yurt dışındaki bir yükseköğretim kurumundan alınan diplomaya denklik verilmesi talebinin, davacının durumuna göre tamamlama eğitimine veya seviye tespit sınavına tabi tutulmaksızın "sırf" davacının yurtdışında bulunma süresinin yetersiz olduğundan bahisle "tamamen" reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir."
Karar iki şey söyler. Birincisi, sürenin tek başına tam ret sebebi olamayacağıdır. İkincisi, idarenin telafi yollarını değerlendirmesi gerektiğidir.
Karardaki "seviye tespit sınavı" ifadesi eski terminolojidir. Yürürlükteki Yönetmelik bu işlemleri Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi başlığı altında toplar. Sistem ders tamamlama, staj tamamlama, proje ve sınav araçlarını içerir.
Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birlikte okunmalıdır. Hüküm fıkrası yalnız iptal sonucunu yazar. İdarenin ne yapacağını gösteren asıl bölüm gerekçedir.
Bu nedenle kararın tamamı dosyaya konulur. Yalnız hüküm fıkrasının sunulması eksik kalır.
Kararın kesinleşme durumu da belirtilir. Kesinleşme şerhi mahkeme kaleminden alınır. Şerh, uygulama talebinin gücünü artırır.
Kesinleşme beklenmeden de talep edilebilir. Kanun uygulamayı kesinleşme şartına bağlamamıştır. Şerh yalnız uygulamada ikna edici bir belge işlevi görür.
İkinci Ret Kararı Neden Hukuka Aykırı Bulundu
İlk kararın ardından idare yeni bir işlem kurdu. İşlem yine ret yönündeydi ve yine süreye dayanıyordu.
Bu ikinci işlem de dava konusu edildi. Mahkeme, üniversite görüşünün yargı kararının üstünde tutulmasını hukuka aykırı buldu. Kararda, ilk hükme uyularak tamamlama eğitimi veya seviye tespit sınavı kararlarından birinin alınmasının zorunlu olduğu ortaya konuldu.
Buradaki hukuki sonuç önemlidir. İdare, iptal kararından sonra takdir yetkisini yeniden kullanamaz. Kullanabileceği alan, kararın çizdiği sınırla daraltılmıştır.
Yargı kararının uygulanmaması iddiası bu noktada somutlaşır. İdare biçimsel olarak yeni bir işlem kurmuştur. Ancak işlemin içeriği kararın gereğini karşılamamaktadır.
Biçimsel Uygulama ile Gerçek Uygulama Farkı
Yeni bir yazı yazmak tek başına uygulama sayılmaz. Ölçü, kararın gerekçesindeki tespitlerin karşılanıp karşılanmadığıdır.
İptal gerekçesi eksik incelemeye dayanıyorsa idare o incelemeyi yapmalıdır. Aynı eksiklikle kurulan yeni işlem, kararı uygulamamak anlamına gelir.
Ayrım pratikte şöyle test edilir. İptal gerekçesindeki her tespit tek tek listelenir. Yeni işlemde bu tespitlerin karşılığı aranır.
Karşılığı bulunmayan tespit varsa eksiklik somutlaşır. Liste, dilekçenin en güçlü bölümünü oluşturur.
Listede her satır için kaynak gösterilir. Kararın hangi sayfasındaki hangi cümleye dayanıldığı yazılır. Böylece karşılaştırma denetlenebilir hâle gelir.
Karşılaştırma tablosu dilekçeye ek olarak konulabilir. Tabloda solda kararın tespiti, sağda idarenin işlemi gösterilir.
Tablo üç kolonu geçmemelidir. Üçüncü kolonda kısa bir değerlendirme notu yer alabilir. Daha geniş tablolar okumayı zorlaştırır.
Üniversite Görüşü Yargı Kararının Üstüne Çıkabilir mi
Denklik incelemesinde üniversitelerden görüş alınabilir. Yönetmelik bu imkânı tanır. Görüş, teknik bir değerlendirme aracıdır.
Görüşün hukuki değeri sınırlıdır. Bağlayıcı bir karar değildir. Bir iptal hükmünün gereğini ortadan kaldıramaz.
İdare, olumsuz bir görüşe dayanarak kararı uygulamaktan kaçınamaz. Böyle bir tutum yargı kararının uygulanmaması sonucunu doğurur. Görüşün dosyaya sonradan alınması da bu sonucu değiştirmez.
Görüş isteme yazısının tarihi de incelenmelidir. İptal kararından sonra alınan bir görüş, kararın gereğini erteleme aracı olarak kullanılamaz.
Dilekçede bu kronoloji gösterilir. Karar tarihi, tebliğ tarihi, görüş isteme tarihi ve yeni işlem tarihi sırayla yazılır.
Yargı Kararının Uygulanmaması Hâlinde Tazminat Yolu
Kanun bu duruma ayrı bir yaptırım bağlar. İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin üçüncü fıkrası şu hükmü içerir:
"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir."
Hüküm iki tür zararı kapsar. Maddi zarar ve manevi zarar birlikte istenebilir.
Maddi zarar, yurt dışında kalış süresinden ret ve YÖK dosyalarında somutlaşabilir. Kaçırılan kadro ilanı, geciken atama veya çalışılamayan dönem bu kapsamda değerlendirilir. Zararın belgeyle gösterilmesi gerekir.
Manevi zarar ise gecikmenin kişilik hakları üzerindeki etkisine dayanır. Talep miktarı dilekçede ayrıca belirtilir.
Zarar Nasıl Hesaplanır
Hesap somut belgelere dayanır. Denklik dosyalarında şu kalemler kullanılabilir.
Denklik şartı arayan bir ilana başvurulamadığını gösteren belge
Atama veya sözleşme tarihinin gecikmesini gösteren yazı
Bu dönemde elde edilemeyen ücret farkına ilişkin hesaplama
Yeniden yapılan başvuru ve tercüme masrafları
Dava ve vekâlet giderleri
Kalemlerin her biri ayrı satırda gösterilir. Toplam tutar dilekçenin sonuç kısmında yazılır.
Faiz talebi de ayrıca ileri sürülür. Talep, dilekçede açıkça belirtilmezse hükmedilmeyebilir.
Zamanaşımı da gözetilir. Tazminat istemi, zararın öğrenilmesinden sonra makul sürede ileri sürülür. Gecikme, talebin bir bölümünün reddine yol açabilir.
Zararın devam ettiği hâllerde durum farklıdır. Süregelen zarar her ay yeniden doğar. Bu ihtimalde talep, dava tarihine kadar hesaplanır.
Islah yoluyla miktar artırımı da mümkündür. Yargılama sırasında zarar büyürse talep güncellenir. Islah bir kez yapılabildiği için zamanlaması önem taşır.
Tazminat Davası Kime Karşı Açılır
Bu soruda tereddüt sık yaşanır. Kanun cevabı açıkça verir. Maddenin dördüncü fıkrası şöyledir:
"Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir."
Dava kişiye karşı açılmaz. Husumet idareye yöneltilir. Yurt dışında kalış süresinden ret ve YÖK süreçlerinde davalı Yükseköğretim Kuruludur.
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetki bakımından işlemin kurulduğu yer esas alınır. Yargı kararının uygulanmaması nedeniyle açılan davalarda dosyaya ilk kararın örneği ve tebliğ belgesi eklenir.
Başvurudan önce idareye yazı yazmak da yararlıdır. Yazıda kararın gereğinin yerine getirilmesi istenir. Bu yazı, gecikmenin başlangıcını belgelendirir.
Kararın Gereğinin Yerine Getirilmesi İçin İdareye Nasıl Yazılır
Yazı kısa ve belgeye dayalı olmalıdır. İçeriğinde şu bilgiler bulunur.
Kararı veren mahkeme, esas ve karar numarası ile karar tarihi
Kararın idareye tebliğ edildiği tarih
Kararın gereği olarak yapılması istenen işlem
Otuz günlük sürenin dolduğu tarih
Yazı kayıt altına alınacak bir yolla gönderilir. Elden verilecekse evrak kaydı alınır. Elektronik yolla gönderilecekse gönderi kaydı saklanır.
Talebe cevap verilmezse dosya güçlenir. Yargı kararının uygulanmaması iddiası böylece belgeyle desteklenmiş olur.
Cevap gelirse içeriği incelenir. Cevapta yeni bir inceleme yapılacağı bildiriliyorsa süre takibi sürdürülür.
İkinci Davada Hangi Deliller Öne Çıkar
Delil listesi ilk davadan farklıdır. Artık tartışma denklik şartları değil, kararın uygulanıp uygulanmadığıdır.
Dosyaya şu belgeler konulur.
İlk iptal kararının onaylı örneği ve kesinleşme şerhi
Kararın idareye tebliğ edildiği tarihi gösteren yazı
İdareye gönderilen uygulama talebi ve gönderi kaydı
Varsa idarenin cevap yazısı
Yeni ret kararının aslı ve tebliğ belgesi
Bu belgeler kronolojik sırayla numaralanır. Dilekçede her belgeye numarasıyla atıf yapılır.
Tanık deliline burada yer yoktur. Uyuşmazlık tamamen belge üzerinden yürür. Bu yönüyle ikinci dava, ilk davadan daha dar kapsamlıdır.
Bilirkişi incelemesi de genellikle gerekmez. Mahkeme, karar ile yeni işlemi karşılaştırarak sonuca varır.
Duruşma talebi ayrıca ileri sürülebilir. Talep dilekçenin başında belirtilir. Duruşma, kronolojinin sözlü olarak anlatılmasına imkân verir.
Ceza Sorumluluğu Bakımından Durum Nedir
Yükseköğretim personeli hakkında ceza soruşturması özel bir usule tabidir. 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi bu usulü düzenler. Metin Yükseköğretim Kanunu sayfasında yer alır.
Usul iki aşamalıdır. Önce ilk soruşturma yapılır. Son soruşturmanın açılıp açılmayacağına ise maddede sayılan kurullar karar verir.
Bu düzen, ceza yolunu pratikte zorlaştırır. Bu nedenle yargı kararının uygulanmaması hâlinde birincil yol idari yargıdır. Tazminat davası daha somut ve daha hızlı bir sonuç verir.
Disiplin yolu da ayrıca değerlendirilebilir. Bu yol ceza sorumluluğundan farklı işler ve idarenin kendi denetim mekanizmasına dayanır.
Kamu görevlisine rücu ihtimali de vardır. İdare ödediği tazminatı sorumlu görevliden isteyebilir. Bu ilişki başvuru sahibini doğrudan ilgilendirmez.
Suç duyurusu yolu da tercih edilebilir. Ancak sonucun izin aşamasına bağlı olduğu bilinmelidir. Bu yolun idari yargı sürecini durdurmadığı da unutulmamalıdır.
Başvuru sahibinin önceliği belirlenmelidir. Amaç denklik belgesini almaksa idari yargı yolu daha doğrudan sonuç verir.
Ceza yolu ise sorumluluk tespitine yöneliktir. İki yol birbirinin yerine geçmez ve ayrı ayrı yürütülür.
Disiplin hükümleri de saklıdır. İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesi bunu ayrıca belirtir.
Yeni İşleme Karşı Yeniden Dava Açmak Gerekir mi
Uygulamada iki seçenek birlikte kullanılır. Birincisi yeni ret işlemine karşı iptal davası açmaktır. İkincisi tazminat davası yoludur.
Yeni işlem için dava açma süresi altmış gündür. Süre, 2577 sayılı Kanunun 7 nci maddesine göre yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Dava süresi içinde idareye başvurulursa süre durur.
İki dava aynı anda yürütülebilir. İptal davası işlemi ortadan kaldırır. Tazminat davası geçen sürenin zararını karşılar.
Sıralama da tercih edilebilir. Önce iptal davası açılır, sonuç alındıktan sonra tazminat istenir. Bu yol daha güvenli görünse de zaman kaybettirir.
Yurt dışında kalış süresinden ret ve YÖK tartışmasında seçimi belirleyen ölçüt zararın büyüklüğüdür. Zarar sürekli artıyorsa iki davanın birlikte yürütülmesi tercih edilir. Yargı kararının uygulanmaması hâlinde geçen her ay yeni zarar doğurur.
Yargı Kararının Uygulanmaması Konusunda Avukat Desteği
Yargı kararının uygulanmaması bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Yargı kararının uygulanmaması hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor sayfası üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Hayır. Üniversite görüşü teknik bir değerlendirmedir ve bağlayıcı bir karar değildir. Bir iptal hükmünün gereğini ortadan kaldıramaz.
Tazminat davası kime karşı açılır?
İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre dava ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. Kamu görevlisine karşı doğrudan dava açılmaz. Denklik dosyalarında davalı Yükseköğretim Kuruludur.
Maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir mi?
Evet. Aynı maddenin üçüncü fıkrası maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğini düzenler. Maddi zararın belgeyle gösterilmesi beklenir. Manevi tazminat talebi ise gecikmenin kişilik hakları üzerindeki etkisine dayandırılır.
Kamu görevlisi hakkında ceza yoluna gidilebilir mi?
Yükseköğretim personeli hakkında ceza soruşturması 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesindeki özel usule tabidir. Süreç ilk soruşturma ve son soruşturma izni aşamalarını içerir. Bu nedenle uygulamada birincil yol idari yargıdır.
İptal ve tazminat davaları aynı anda yürütülebilir mi?
Evet. Yeni ret işlemine karşı iptal davası açılırken ayrıca tazminat davası da açılabilir. İptal davası işlemi ortadan kaldırır, tazminat davası geçen sürenin zararını karşılar.
Diploma Denklik
BOLOGNA SÜRECİ NEDİR?
Bologna Süreci, Avrupa’daki yükseköğretim sistemlerini uyumlu hale getirmeyi amaçlayan bir reform hareketidir. 1999 yılında 29 Avrupa ülkesi tarafından imzalanan Bologna Deklarasyonu ile başlamış olup, günümüzde 40’tan fazla ülke tarafından uygulanmaktadır. Sürecin temel hedefleri arasında ortak bir akademik derece sistemi (lisans, yüksek lisans, doktora), Avrupa Kredi Transfer Sistemi (ECTS) ve diplomaların karşılıklı tanınması yer almaktadır. Bu…