Akademik kadroya atanmada muvafakat, hâlen çalışılan kurumun geçişe verdiği onaydır. Bu onayın kanuni dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 74. maddesidir. Madde, kurumlar arası nakil için kurumların muvafakatini arar. Uygulamada üniversiteler bu şartı hemen her geçişte ileri sürer. Oysa muvafakatin aranmadığı hâller de vardır. Bu yazı, şartın sınırını ve ret hâlinde izlenecek yolu anlatır.

Muvafakat Nedir ve Kim Verir
Muvafakat, sözlük anlamıyla onay demektir. İdare hukukunda ise kurumun personelini bırakmayı kabul etmesidir. Kararı, kadronun bulunduğu kurumda atamaya yetkili amir verir. Devlet üniversitelerinde bu makam rektörlüktür. Vakıf yükseköğretim kurumlarında yetki mütevelli heyetindedir.
Talep çoğunlukla adayın kendisinden gelmez. Geçiş yapılacak üniversite, personelin kurumuna yazı yazar. Yazıda kadro unvanı ve derecesi belirtilir. Kurum, yazıya olumlu ya da olumsuz cevap verir. Cevap yazılı olur ve ilgiliye tebliğ edilir.
657 sayılı Kanunun 74. maddesi çerçeveyi şöyle kurar. Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında nakli mümkündür. Nakil, kurumların muvafakati ile yapılır. Aylık, kazanılmış hak derecesi üzerinden bağlanır. Öğretim elemanları da bu hükmün kapsamındadır.
Akademik Kadroya Atanmada Muvafakat Her Geçişte Aranır mı
Bu sorunun cevabı geçişin türüne bağlıdır. İki ayrı yol vardır ve ikisi aynı kurala tabi değildir. Birinci yol naklen atamadır. İkinci yol, ilana başvurup sınavı kazanmaktır.
Naklen Atamada Muvafakat Şarttır
Naklen atamada kadro ilan edilmez. İki kurum yazışır ve personel devredilir. Memurluk kesintisiz sürer, hizmet birleştirmesi gerekmez. Bu yolda akademik kadroya atanmada muvafakat zorunlu bir şarttır. Onay yoksa nakil işlemi kurulamaz.
Sürecin ayrıntısı öğretim elemanı naklen atama ve kurumlar arası geçiş yazısında ele alınmıştır.
İlana Başvurup Kazanan Adayda Durum Farklıdır
İkinci yolda üniversite kadroyu ilan eder. Aday, herkese açık ilana başvurur. Jüri ön değerlendirme ve giriş sınavı yapar. Sıralamada birinci olan aday atanır. Bu atama, nakil değil yeni bir atamadır.
Ayrım önemlidir. 74. madde yalnız nakli düzenler. İlan ve sınav yoluyla yapılan atama bu maddenin kapsamında değildir. Bu nedenle akademik kadroya atanmada muvafakat şartı, ilan yolunda aynı güçle savunulamaz.
İki Yolun Farkı Nerede Toplanır
Fark birkaç başlıkta toplanabilir:
Naklen atamada kadro ilan edilmez, ilan yolunda kadro herkese duyurulur.
Naklen atamada kararı iki kurum verir, ilan yolunda sıralamayı jüri belirler.
Naklen atamada memurluk kesintisiz sürer, ilan yolunda yeni bir atama işlemi kurulur.
Naklen atamada akademik kadroya atanmada muvafakat belirleyicidir, ilan yolunda tartışmalıdır.
Bu ayrım dilekçenin kurgusunu değiştirir. Nakil talebi reddedilen aday, takdir yetkisinin sınırını tartışır. İlanı kazanan aday ise muvafakatin hiç aranmaması gerektiğini ileri sürer.
Öğretim Görevlisi İlanını Kazanan Adaydan Muvafakat İstenebilir mi
Bu soru yargıya taşınmıştır. Kütahya İdare Mahkemesi 17 Aralık 2019 tarihli kararında konuyu incelemiştir. Kararın esas numarası 2019/279, karar numarası 2019/758'dir.
Olayda aday, başka bir üniversitenin öğretim görevlisi ilanına başvurmuştur. Değerlendirmede ALES puanı, lisans mezuniyet notu, yabancı dil puanı ve giriş sınavı puanı birlikte hesaplanmıştır. Aday 81,433 puanla başarılı sayılmıştır. Buna rağmen çalıştığı üniversite muvafakat vermemiştir. Atama, muvafakat bulunmadığı gerekçesiyle yapılmamıştır.
Mahkeme bu gerekçeyi hukuka aykırı bulmuştur. Karara göre öğretim elemanı, ilan şartlarını taşıyorsa başvurabilir. Zorunlu sınav ve jüri değerlendirmesinden geçerek atanmaya hak kazanır. Üniversiteler ihtiyaç duydukları öğretim elemanını bir tür açıktan atama usulüyle göreve başlatabilir. Bu usulde çalışılan kurumun muvafakati gerekli değildir. Mahkeme, işlemin bu yönüyle de hukuka uyarlık taşımadığını belirtmiştir.
Kararın bir yönü daha dikkat çekicidir. Mahkeme, ilan yoluyla yapılan atamayı açıktan atama usulüne benzetmiştir. Bu benzetme, muvafakat şartının kanuni temelini doğrudan ilgilendirir. Nakil bulunmayan yerde 74. maddenin uygulanma alanı da daralır.
Karar bir ilk derece mahkemesi kararıdır. Her uyuşmazlıkta aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez. Yine de akademik kadroya atanmada muvafakat tartışmasında güçlü bir dayanaktır.
İlan Yolunun Usulü Bu Sonucu Nasıl Destekler
İlan yolunun kuralları ayrı bir yönetmelikte yazılıdır. Metnin adı Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'tir. Yönetmelik 9 Kasım 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmeliğin 2. maddesi kapsamı belirler. Kapsam, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi kadrolarıyla sınırlıdır. Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının ikisi de kapsamdadır.
Süreç şu adımlardan oluşur:
Kadro ilan edilir ve son başvuru tarihi ilandan en az on beş gün sonrasına konulur.
Jüri, ön değerlendirmede ALES puanının yüzde 60'ını ve yabancı dil puanının yüzde 40'ını dikkate alır.
Meslek yüksekokulu başvurularında ALES puanının yüzde 70'i ve lisans notunun yüzde 30'u esas alınır.
Giriş sınavı, kural olarak yazılı sınav biçiminde yapılır.
Nihai değerlendirmede ALES yüzde 30, lisans notu yüzde 30, yabancı dil yüzde 10 ve giriş sınavı yüzde 30 ağırlık taşır.
Değerlendirme puanı 65'in altında kalan aday başarısız sayılır.
Bu adımların hiçbirinde kurum onayından söz edilmez. Aday, kendi kurumunun izniyle değil puanıyla sıralanır. Yönetmelik, ilan ve sınavla dolan kadroyu bu yüzden nakilden ayırır. Öğretim üyesi kadrolarında ise ayrı bir yönetmelik uygulanır. Bütün aşamalar akademik kadro ilanı ve atama süreci yazısında anlatılmıştır.
Öğretim Üyesi Kadrolarında Hangi Kurallar Geçerlidir
Öğretim üyesi kadroları farklı bir metne tabidir. Doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör atamalarını 2547 sayılı Kanunun 23, 24 ve 26. maddeleri düzenler. Usul ise Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinde yazılıdır.
Bu kadrolarda da kadro ilan edilir. Başvuru dosyası jüriye gönderilir. Jüri üyeleri ayrı ayrı rapor verir. Atama kararını rektör ya da yetkili kurul verir. Süreç doktor öğretim üyesi ataması yazısında adım adım anlatılmıştır.
İlan yoluyla dolan öğretim üyesi kadrosunda da aynı soru sorulur. Aday ilanı kazanmışsa, akademik kadroya atanmada muvafakat şartının dayanağı zayıflar. Uygulamada bazı üniversiteler yine de onay ister. Talebin reddi hâlinde izlenecek yol değişmez.
Vakıf Üniversitesine Geçişte Muvafakat İstenir mi
Vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanları memur statüsünde çalışmaz. Sözleşmeli olarak istihdam edilirler. 657 sayılı Kanunun 74. maddesi ise bu Kanuna tabi kurumlar arasındaki nakli düzenler.
Sonuç şudur. Devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi arasında bu anlamda nakil yapılamaz. Geçiş isteyen öğretim elemanı görevinden ayrılır ve yeni kurumla sözleşme imzalar. Bu durumda muvafakat değil, istifanın sonuçları tartışılır.
Vakıf üniversiteleri de kadro ilanı yapar. Öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ilanlarında 2018 tarihli Yönetmelik uygulanır. Yönetmeliğin 2. maddesi devlet ve vakıf kurumlarını birlikte kapsar. Mecburi hizmet yükümlülüğü süren aday için ise 35. maddedeki sınır burada da geçerlidir.
Muvafakat Verilmemesinin Gerekçesi Denetlenebilir mi
Muvafakat vermeme bir idari işlemdir. İdarenin bu konuda takdir yetkisi bulunur. Yetki yine de sınırsız değildir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi iptal sebeplerini sayar. İşlem; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenir. Aynı maddenin ikinci fıkrası yerindelik denetimini yasaklar. Mahkeme, idarenin yerine geçip muvafakat veremez.
Ret gerekçeleri uygulamada birkaç kalıpta toplanır. En sık kullanılanı hizmetin aksayacağı iddiasıdır. İkincisi, ilgilinin yürüttüğü derslerin karşılanamayacağıdır. Üçüncüsü, birimde kadro açığı bulunduğudur. Bu gerekçeler tek başına yeterli sayılmaz. Mahkeme, iddiayı destekleyen kayıtları arar. Ders dağılım çizelgesi ve kadro cetveli bu kayıtlara örnektir.
Denetim uygulamada sebep unsurunda yoğunlaşır. İdare, hizmet gereği iddiasını somut verilerle açıklamalıdır. Birimdeki öğretim elemanı sayısı bu verilere örnektir. Ders yükü, kadro doluluğu ve yürütülen proje de sayılabilir. Gerekçesiz bir ret yazısı savunmayı zorlaştırır.
Ret İşlemine Karşı Hangi Dava Açılır
Açılacak dava iptal davasıdır. Görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Davalı, muvafakat vermeyen üniversitedir.
Dava Açma Süresi Nasıl İşler
2577 sayılı Kanunun 7. maddesine göre süre altmış gündür. Süre, yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Talebe hiç cevap verilmezse 10. madde uygulanır. Otuz gün içinde cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır. Dava açma süresi bu otuz günün bitiminden itibaren işler.
11. madde dava öncesi başvuru imkânı verir. Üst makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur. İstek reddedilirse süre kaldığı yerden işler.
Dilekçede Hangi Noktalar İşlenir
Dilekçenin gövdesi üç noktada toplanır. Birincisi, işlemin sebep unsurudur. İdarenin gösterdiği hizmet gerekçesinin somut olmadığı ortaya konur. İkincisi, eşitlik ve tutarlılıktır. Aynı birimden daha önce muvafakat verilen örnekler varsa belirtilir. Üçüncüsü, adayın hukuki durumudur. İlan kazanılmışsa sınav sonuç tutanakları dosyaya eklenir.
Talep kısmı da açık yazılır. İşlemin iptali istenir. Yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilir. Parasal kayıp doğmuşsa tam yargı istemi eklenebilir.
Yürütmenin Durdurulması Neden İstenir
Dava açmak tek başına işlemi durdurmaz. 27. madde iki şartı birlikte arar. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir. Ayrıca telafisi güç zararın doğması aranır. Aynı maddede kamu görevlileri için özel bir cümle bulunur. Atama ve naklen atama işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenen işlem sayılmaz. Kurumun ayrıntısı yürütmenin durdurulması nedir yazısında açıklanmıştır.
Onay Verilmez ve Süreç Uzarsa Ne Yapılabilir
Bazı dosyalarda açık bir ret yazısı hiç çıkmaz. Kurum talebi cevapsız bırakır, süreç aylarca sürüncemede kalır. Bu sessizlik de bir işlem sayılır.
2577 sayılı Kanunun 10. maddesi bu hâli düzenler. Talep tarihinden itibaren otuz gün beklenir. Cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır. Dava açma süresi bu tarihten işlemeye başlar. Bekleyen aday, süreyi kaçırmamak için tarihleri kayıt altına almalıdır.
Gecikme yalnız muvafakat aşamasında yaşanmaz. Atama teklifinden sonra da süreç durabilir. Bu ihtimal akademik personelin atanmasının geciktirilmesi yazısında ayrıca incelenmiştir.
İptal Kararı Verildikten Sonra Ne Olur
İptal kararı, işlemi baştan itibaren ortadan kaldırır. İdare bu karara uymak zorundadır. 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi bunu açıkça yazar. İdare gecikmeksizin işlem kurar. Süre, kararın tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.
Mahkeme idarenin yerine geçip onay veremez. Kurum, kararın gerekçesine uygun yeni bir işlem yapar. Yeni işlem yine ret yönünde olabilir. Bu ihtimalde ikinci bir dava gündeme gelir.
Gecikmeden doğan maddi kayıplar için ayrı bir yol vardır. Tam yargı davası ile parasal hakların ödenmesi istenir. Atama yapılmamasına bağlı uyuşmazlıklar ise akademik kadroya atanmama davası yazısında ele alınmıştır.
Mecburi Hizmet Yükümlülüğü Geçişi Nasıl Etkiler
Bazı dosyalarda asıl engel muvafakat değildir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 35. maddesi mecburi hizmeti düzenler. Yurt içinde veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanı, bağlı olduğu kurumda mecburi hizmetini yapar.
Maddeye 2014 yılında bir cümle eklenmiştir. Bu mecburi hizmet, başka yükseköğretim kurumlarında yerine getirilemez. Diğer kamu kurumlarında da yerine getirilemez. İki istisna vardır: eş durumu ve sağlık mazereti.
Bu iki hâlde yükümlülüğün devri gündeme gelir. Konu eş durumundan mecburi hizmet devri ve mecburi hizmetin sağlık nedeniyle devri yazılarında ayrı ayrı incelenmiştir. Yükümlülüğü süren adayda akademik kadroya atanmada muvafakat tartışması ikinci planda kalır. Önce devir şartlarının değerlendirilmesi gerekir.
İstifa Edip Yeni Kadroya Başlamanın Riskleri Nelerdir
Muvafakat verilmeyen adayın önünde ikinci bir seçenek durur. Aday görevinden ayrılır ve yeni kadroya açıktan atanır. Bu yol hızlı görünür, ancak sonuçları ağır olabilir.
Başlıca riskler şunlardır:
Mecburi hizmet yükümlülüğü sürüyorsa tazminat istenebilir.
Taahhütname ve kefalet senedi nedeniyle borç doğabilir.
Ayrılış ile yeni göreve başlama arasında hizmet boşluğu oluşabilir.
Yeni kadroya atama gerçekleşmezse eski göreve dönüş güçleşir.
Dönüş ihtimali üniversiteden istifa sonrası geri dönme yazısında ayrıca değerlendirilmiştir. Karar verilmeden önce mali sonuçların hesaplanması yerinde olur.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Dosyalar çoğunlukla usul nedeniyle zayıflar. Aşağıdaki hatalar sık görülür:
Muvafakat talebinin sözlü yapılması ve yazılı kayda geçirilmemesi.
Ret cevabının tebliğ tarihinin belgelenmemesi ve sürenin kaçırılması.
Üst makama başvurunun dava süresi geçtikten sonra yapılması.
Sınav sonuç tutanaklarının ve ilan metninin dosyaya konulmaması.
Mecburi hizmet yükümlülüğü sürerken muvafakat tartışmasına odaklanılması.
Bu hataların çoğu sonradan giderilemez. Akademik kadroya atanmada muvafakat uyuşmazlığında ilk adım, yazışmaların eksiksiz toplanmasıdır. Süre hesabı da baştan yapılmalıdır.
Dosyaya Hangi Belgeler Konulur
Uyuşmazlık büyük ölçüde yazışmalar üzerinden yürür. Aşağıdaki belgeler dosyanın temelini oluşturur:
Muvafakat talebini içeren yazı ve kuruma verildiği tarihi gösteren kayıt.
Kurumun ret yazısı ile tebliğ tarihini gösteren belge.
Hedef üniversitenin kadro ilanı ve sınav sonuç tutanakları.
Atama teklifine ilişkin kurumlar arası yazışma.
Varsa mecburi hizmete ilişkin taahhüt ve kefalet senedi örneği.
Eş durumu ya da sağlık mazereti ileri sürülüyorsa bunu belgeleyen evrak.
Muvafakat yazısının içeriği de önem taşır. Yazıda kadro unvanı, derece ve ayrılış tarihi açıkça yer almalıdır. Kazanılmış hak aylık derecesi, yeni kurumda özlük haklarının hesabında esas alınır. Eksik bilgi içeren yazı sonradan itiraz konusu olabilir.

Akademik Kadroya Atanmada Muvafakat Konusunda Avukat Desteği
Akademik kadroya atanmada muvafakat bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Muvafakat işlemi hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.




