Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, öğretim elemanının kademe ilerlemesinin bir ila üç yıl durdurulmasıdır. İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında, soruşturulanı görevden uzaklaştırmamanın disiplin amiri yönünden tek başına sorumluluk doğurmadığı kabul edilmiştir.
Bir dekan, hakkında soruşturma açtığı öğretim üyesini görevden uzaklaştırmadığı için cezalandırılmıştır. Verilen ceza kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıdır. Yargı, görevden uzaklaştırmanın takdire bağlı bir tedbir olduğunu belirtmiştir. Salt uzaklaştırmama, disiplin amiri yönünden görevi ihmal sonucu doğurmamıştır. İşlem bu gerekçeyle iptal edilmiştir.
Kısa cevap: İzmir 6. İdare Mahkemesi, dekanın soruşturma açtığı öğretim üyesini görevden uzaklaştırmamasını disiplin ihmali saymamış ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını iptal etmiştir. Kararda, 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesinde ihtiyati tedbir olarak düzenlenen görevden uzaklaştırmanın uygulanmasının takdire bağlı olduğu ve uygulanmamasının tek başına disiplin sorumluluğu doğurmayacağı vurgulanmıştır. YÖK'ün istinaf başvurusu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince kesin olarak reddedilmiştir.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası Nedir
Tanım 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53/b maddesinin dördüncü fıkrasındadır. Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim elemanları için kural şudur. Bulunulan kademedeki ilerleme, fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıl durdurulur.
Vakıf yükseköğretim kurumları öğretim elemanları için karşılık farklıdır. Onlara birden fazla ücretten kesme cezası uygulanır. Kesinti üç ila altı ay sürer ve brüt ücretin 1/30'u ile 1/8'i arasında yapılır.
Aynı ceza kademesinin Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarındaki karşılığı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
Kurum türü
Ceza türü
Süre / kesinti oranı
Devlet yükseköğretim kurumu
Kademe ilerlemesinin durdurulması
1-3 yıl (fiilin ağırlığına göre)
Sık Sorulan Sorular
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası kaç yıl uygulanır?
2547 sayılı Kanunun 53/b maddesine göre süre, fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıldır. Süreyi ceza veren kurul belirler. Vakıf yükseköğretim kurumu öğretim elemanlarında karşılık, üç ila altı ay süreli birden fazla ücretten kesme cezasıdır.
Birinci derecenin son kademesindeki öğretim üyesine bu ceza nasıl uygulanır?
Kanunun 53/D maddesi bu durumu ayrıca düzenler. Kademe ilerlemesi durdurulamıyorsa brüt aylığın 1/4'ü ila 1/2'si oranında aylıktan kesme cezası uygulanır. Tekerrürde ise disiplin kurulu kamu görevinden çıkarma cezası verir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Ceza doğrudan özlük haklarına dokunur. Kademe ilerlemesi durunca maaş artışı da durur. Etki, ceza süresince devam eder. Bu yönüyle yaptırım tek seferlik değildir. Süre dolunca ilerleme kaldığı yerden işler. Geçmişe dönük bir telafi ise yapılmaz. Ceza bu nedenle emeklilik hesabına da yansıyabilir.
Öğretim elemanı birinci derecenin son kademesinde bulunuyorsa kademe ilerlemesi durdurulamaz. Bu durumda 2547 sayılı Kanunun 53/D maddesi gereği brüt aylığının 1/4'ü ila 1/2'si oranında aylıktan kesme cezası uygulanır. Bazı öğretim üyeleri birinci derecenin son kademesindedir. Bu kişilerde durdurulacak bir kademe kalmamıştır. Kanun bu ihtimal için ayrı bir kural getirmiştir.
2547 sayılı Kanunun 53/D maddesine göre bu hâlde farklı bir yaptırım uygulanır. Brüt aylığın 1/4'ü ila 1/2'si oranında aylıktan kesme cezası verilir. Tekerrür hâlinde ise ilgili disiplin kurulu kamu görevinden çıkarma cezası verir.
Karara konu olayda tam da bu kural işlemiştir. Davacı birinci derecenin dördüncü kademesindedir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bu nedenle brüt aylığın 1/2 oranında kesilmesi biçiminde uygulanmıştır.
Cezayı Hangi Kurul Verebilir
Yetki kuralı Kanunun 53/Ç maddesindedir. Kural olarak bu ceza, kişinin görevli olduğu birimdeki disiplin kurulu kararıyla verilir. Ancak bazı görevler bakımından yetki yukarı taşınmıştır.
Rektörler, dekanlar ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri bu kapsamdadır. Bu kişilere kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ancak Yüksek Disiplin Kurulu verebilir. Kanunun 53/E maddesine göre Yüksek Disiplin Kurulu, Yükseköğretim Genel Kuruludur.
Karara konu işlem de bu yolla kurulmuştur. Ceza, Yüksek Disiplin Kurulunun 24/01/2019 tarih ve 2019/3 sayılı kararıyla verilmiştir. Davacı, fiilin işlendiği dönemde dekan olarak görev yapmaktadır. Kanun burada görev ve unvan bakımından bir kural daha koyar. Fiilin işlendiği tarihteki görev ile soruşturma tarihindeki görev farklıysa üst görev esas alınır. Dosyada da dekanlık dönemi esas alınmıştır.
Kararın Konusu Olan Olay Nedir
Davacı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesidir. Dava konusu dönemde aynı fakültenin dekanıdır. Fakültede bir anabilim dalı başkanı hakkında iddialar ortaya çıkmıştır.
İddiaya göre anabilim dalı başkanı dört kadavrayı izinsiz biçimde başka bir üniversiteye göndermiştir. Olayların 2016 Ekim ile 2017 Nisan dönemlerinde gerçekleştiği ileri sürülmüştür. Dekanlık, adı geçen kişi hakkında 09/05/2017 tarihinde disiplin soruşturması açmıştır. Soruşturma sonunda ilgiliye kınama cezası verilmiştir.
Dosyanın akışı şu sırayla gelişmiştir.
2016 Ekim ve 2017 Nisan dönemlerinde kadavra sevki iddiası
09/05/2017 tarihinde dekanlıkça disiplin soruşturması açılması
Soruşturmacının gerekçeli ek süre talepleri ve verilen ek süreler
Rapor sonunda ilgiliye kınama cezası verilmesi
24/01/2019 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla dekana ceza verilmesi
12/02/2020 tarihli idare mahkemesi kararıyla işlemin iptali
24/11/2020 tarihli istinaf kararıyla başvurunun reddi
Kadavra kullanımı ayrı bir mevzuata tabidir. Bu yönüyle olay hem idari hem bilimsel bir sorumluluk taşır. Dosyada tartışılan konu ise kadavra tasarrufunun kendisi değildir. Tartışma, dekanın soruşturmayı nasıl yürüttüğü üzerinedir.
Yükseköğretim Kurulu bu süreci yeterli görmemiştir. İddiaya göre dekan, soruşturmayı sürüncemede bırakmıştır. Ayrıca konunun ağırlığı karşısında ilgiliyi görevden uzaklaştırması gerekirken bunu yapmamıştır. Üniversitenin teklifi kabul edilmiş ve dekan cezalandırılmıştır.
Davacıya İsnat Edilen Fiil Hangisiydi
İşlemin dayanağı olarak 2547 sayılı Kanunun 53/b-4 ve 53/D maddeleri gösterilmiştir. 657 sayılı Kanunun 125/D-(ı) maddesine de atıf yapılmıştır. İsnat edilen fiil, görevin yerine getirilmesinde kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmaktır.
Bu fiilin kanundaki karşılığı bugün de aynı fıkradadır. Ancak metin 15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Bende, kişilerin yarar veya zararını hedef tutma ifadesinden önce yeni bir kayıt eklenmiştir. Bugünkü metinde bu davranışın görevin gereklerine aykırı davranmak suretiyle gerçekleşmesi aranır.
Bendin bugünkü hâli iki kısımdan oluşur. İlk kısım ayrımcılık yasağını düzenler. İkinci kısım ise yarar veya zarar hedefleyen davranışı kapsar. İkinci kısım artık görev gereklerine aykırılık şartına bağlıdır.
Değişiklik, işlemin kurulduğu 2019 tarihinden sonradır. Yine de bendin kapsamının nasıl daraldığını göstermesi bakımından önemlidir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilirken fiilin bendin bütün unsurlarını karşılaması gerekir. Aynı yaklaşım okutman hakkındaki kademe ilerlemesinin durdurulması cezası davasında da benimsenmiş, işlem tarihindeki mevzuat esas alınmıştır.
İdare Mahkemesi Neden İptal Kararı Verdi
Davayı İzmir 6. İdare Mahkemesi görmüştür. Mahkeme dava konusu işlemi iptal etmiştir. Karar 12/02/2020 gün ve E:2019/311, K:2020/122 sayılıdır. Dava, işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı taraf Yükseköğretim Kurulu Başkanlığıdır. Uyuşmazlık, dekanın kendi disiplin sorumluluğuna ilişkindir. Soruşturulan kişinin cezası dava konusu değildir.
Karar iki aşamalı bir denetim örneğidir. Önce fiilin sabit olup olmadığına bakılır. Sonra fiilin bende uyup uymadığı incelenir. Bu dosyada ilk aşamada sonuca ulaşılmıştır.
Mahkeme, isnat edilen fiilin oluşmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır. Benzer nitelikteki başka bir uyuşmazlık için kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası davası sayfasına bakılabilir.
Görevden Uzaklaştırma Zorunlu Bir Tedbir midir
Bu soru kararın merkezindedir. Görevden uzaklaştırma 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesinde düzenlenmiştir. Tanıma göre bu bir ihtiyati tedbirdir.
“Görevden uzaklaştırma, Devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen üst kuruluşlar ile yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.”
Tedbir, kamu hizmetinin gerektirdiği hâllerde uygulanır. Şart, kişinin görevi başında kalmasında sakınca görülmesidir. Tedbir disiplin veya ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında üç ay süreyle alınabilir. Sebepler devam ederse her defasında üç ay uzatılabilir.
Kanun, tedbirin uygulanmasını zorunlu kılan bir hâl saymamıştır. Yetkili makamlara takdir yetkisi tanınmıştır. Aynı yaklaşım 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137. maddesinde de görülür.
Mahkemenin ulaştığı sonuç budur. Hakkında soruşturma başlatılan kişinin salt görevinden uzaklaştırılmamış olması, disiplin amiri yönünden görevi ihmal sonucu doğurmaz. Bu durum tek başına disiplin hukukuna konu olmaz. Tedbirin usulü için yükseköğretim disiplin soruşturması ile görevden uzaklaştırma sayfasına bakınız.
Tedbirin Mali ve Usul Sonuçları Nelerdir
Tedbir uygulanırsa bazı sonuçlar doğar. Kanun bunları da 53/B maddesinde sayar.
Uzaklaştırılan kişiye aylığının üçte ikisi ödenir
Sosyal hak ve yardımlar kesilmez
Uzaklaştırmayı izleyen on iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır
Kamu görevinden çıkarma önerilmedikçe tedbir soruşturma sonunda derhal kaldırılır
Göreve iade edilenler için ayrı bir kural vardır. Kesilen üçte bir tutar kendilerine ödenir. Görevden uzakta geçen süre kademe ilerlemesinde değerlendirilir. Bu süre akademik yükselme için gereken bekleme süresinden de sayılır.
Yetki bakımından da bir ayrıntı vardır. Rektörlerin ve dekanların görevden uzaklaştırılmasına Yükseköğretim Genel Kurulu karar verir. Karar, disiplin amirinin teklifi üzerine alınır. Yani dekan, bir dekanı kendiliğinden uzaklaştıramaz. Tedbirin genel çerçevesi görevden uzaklaştırma kararı ve açığa alınma sayfasındadır.
Disiplin Amirinin Sorumluluğu Hangi Hâlde Doğar
Karar, amirin hiç sorumlu olmayacağını söylemez. Kanun sorumluluk doğuran hâlleri ayrıca sayar. Bunlar 53/B maddesinin beşinci fıkrasındadır.
Sorumluluk şu üç durumda gündeme gelir. Tedbirden sonra süresinde soruşturmaya başlamamak. Kaldırılması zorunlu olan tedbiri kaldırmamak. Tedbiri keyfî olarak ya da garaz veya kin nedeniyle uygulamak.
Görüldüğü gibi liste tersine işler. Kanun, tedbiri uygulamamayı değil, yanlış uygulamayı yaptırıma bağlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bu ayrım gözetilmeden verilirse sebep unsuru sakat kalır.
Bu davada hayır: mahkeme, gerekçeli ek süre taleplerinin kabul edilmesini kanunun tanıdığı yetkinin kullanımı saymış ve sürüncemede bırakma iddiasını yerinde görmemiştir. Ek sürenin gerekçesiz verilmesi veya zamanaşımının gözetilmemesi farklı bir sonuç doğurabilir. Mahkeme bu iddiayı da somut olaya göre değerlendirmiştir. Davacı, kendisine gelen ihbar üzerine hemen soruşturma başlatmıştır. Soruşturmacı, yazışmaların çokluğu ve farklı kişilerin ifadesine başvurulması nedeniyle ek süre istemiştir. Talep birden çok kez tekrarlanmıştır ve davacı ek süre vermiştir. Rapor tamamlanınca ilgiliye kınama cezası verilmiştir.
Kanun bu noktada bir çerçeve çizer. 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesine göre soruşturma, görevlendirme yazısının tebliğinden itibaren iki ay içinde tamamlanır. Süre yetmezse soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre isteyebilir. Disiplin amiri gerekçeyi değerlendirir ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak karar verir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53/A maddesinin (l) bendi soruşturma süresini şöyle düzenler:
“Soruşturma, görevlendirme yazısının tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir, disiplin amiri gerekçeyi değerlendirerek ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak karar verir.”
Kararın mantığı buradan çıkar. Gerekçeli ek süre talebinin kabulü, kanunun tanıdığı bir yetkinin kullanılmasıdır. Mahkeme, sürüncemede bırakma iddiasının maddi gerçekle örtüşmediğini belirtmiştir. Soruşturmacının yetkileri için muhakkik atanması ve yetkileri sayfası incelenebilir. Zamanaşımının nasıl işlediği ise akademik disiplin cezalarında zamanaşımı sayfasındadır.
Bölge İdare Mahkemesi İstinaf Başvurusunu Neden Reddetti
İzmir Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiştir. Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde kadavralar üzerindeki tasarrufun kurumsal sorumlulukla yürütülebileceği ileri sürülmüştür. Ayrıca soruşturmanın sürüncemede bırakıldığı ve konunun kınama cezasıyla kapatıldığı iddia edilmiştir.
Savunmada ise soruşturmacı tayininden sonra sorumluluğun soruşturmacıya geçtiği belirtilmiştir. Ek süre taleplerinin gerekçeli olduğu da vurgulanmıştır. Tanık beyanlarının davacıyı doğruladığı ileri sürülmüştür. Ceza soruşturması sürecinin de aynı yönde geliştiği belirtilmiştir. Kadavraların anabilim dalının sorumluluğunda bulunduğu da savunulmuştur.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi başvuruyu reddetmiştir. Kararda, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. İstinaf incelemesinin sınırı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesindedir. İstinaf aşamasına ait 165,10 TL yargılama gideri davalı idare üzerinde bırakılmıştır.
Kararın künyesi şudur: İzmir BİM, 5. İDD, E. 2020/546, K. 2020/1260, T. 24.11.2020.
Karar Benzer Dosyalarda Nasıl Kullanılır
Karar tek bir uyuşmazlığa ilişkindir. Bu yüzden genel bir kural gibi sunulamaz. Yine de iki tespiti dilekçelerde dayanak yapılabilir.
Birincisi görevden uzaklaştırmanın takdire bağlı olmasıdır. İkincisi gerekçeli ek sürenin ihmal sayılmamasıdır. Her iki tespit de doğrudan kanun metnine dayanır.
Dilekçede olayın benzerliği ayrıca gösterilir. Soruşturmanın açılma tarihi yazılır. Ek süre taleplerinin gerekçesi belirtilir. Soruşturma sonunda verilen cezanın türü eklenir. Bu üç veri karşılaştırmayı somutlaştırır. Kararın kesin olduğu da dilekçede belirtilir. Kesin kararlar emsal değerini korur. Ancak bağlayıcı içtihat niteliği taşımaz.
Karar Neden Kesin Olarak Verildi
Karar 24/11/2020 gününde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir. Bunun sebebi kanun yolu düzenlemesidir. Bölge idare mahkemesi kararları kural olarak kesindir.
Temyiz yolu yalnız 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan davalarda açıktır. Liste kanunda sayılıdır. Genişletme yorumla yapılamaz. Listede meslekten veya kamu görevinden çıkarma sonucu doğuran işlemler yer alır. Daire başkanı ve daha üst düzey görevlilerin atama ve görevden alma işlemleri de listededir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali davası bu listede yer almaz. Ceza görevle ilişkiyi kesmez. Bu nedenle uyuşmazlık bölge idare mahkemesinde sona ermiştir.
Cezanın Doğuracağı Sonuçlar Nelerdir
Cezayı alan öğretim üyesi, kademe ilerlemesinin durmasının yanında beş yıl boyunca rektörlük, dekanlık ve bölüm başkanlığı gibi yönetim görevlerine atanamaz. Sonuçlar yalnız kademe ilerlemesiyle sınırlı değildir. Kanunun 53/D maddesi ek bir yasak getirir. Bu cezayı alanlar beş yıl boyunca şu görevlere atanamaz.
Rektör, dekan, enstitü müdürü ve yüksekokul müdürü
Bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı ve bilim dalı başkanı
Daire başkanı dengi ve üstü kadrolar
Ayrıca ceza tarihinde bu görevlerden birinde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer. Süre, aylıktan kesme cezasındaki üç yıllık yasaktan daha uzundur. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bu yönüyle akademik yönetim görevlerini doğrudan etkiler.
Yasağın süresi de dikkat ister. Süre cezanın verildiği tarihten işler. Cezanın uygulanma tarihi ile karıştırılmamalıdır. Görevin sona ermesi ise ayrıca bildirilir.
Silme kuralı ise Kanunun 53/G maddesindedir. Cezanın uygulanmasından itibaren on yıl geçtikten sonra silme talep edilebilir. Başvuru atamaya yetkili amire yapılır. Talep kendiliğinden kabul edilmez. İlgilinin bu süredeki davranışları değerlendirilir. Uyarma ve kınamada aynı süre beş yıldır. Cezaya karşı açılacak davanın genel çerçevesi için kademe ilerlemesinin durdurulması cezası davası sayfasına bakılabilir.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası Konusunda Avukat Desteği
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Dekan hakkındaki cezayı hangi kurul verir?
Kanunun 53/Ç maddesine göre rektör, dekan ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hakkında bu ceza Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir. Yüksek Disiplin Kurulu, 53/E maddesi uyarınca Yükseköğretim Genel Kuruludur.
Disiplin amiri soruşturduğu kişiyi görevden uzaklaştırmak zorunda mıdır?
Zorunlu değildir. 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesi görevden uzaklaştırmayı ihtiyati bir tedbir olarak düzenler ve yetkili makama takdir yetkisi tanır. Karara konu uyuşmazlıkta yargı, salt uzaklaştırmamanın disiplin sorumluluğu doğurmadığını kabul etmiştir.
Soruşturmacıya ek süre verilmesi sürüncemede bırakma sayılır mı?
Kanunun 53/A maddesi soruşturmanın iki ay içinde tamamlanmasını öngörür ve gerekçeli ek süre talebine izin verir. Disiplin amiri gerekçeyi değerlendirerek ve zamanaşımını gözeterek karar verir. Bu yetkinin kullanılması tek başına ihmal sayılmaz.
Bölge idare mahkemesinin kararına karşı temyize gidilebilir mi?
Bu uyuşmazlıkta gidilememiştir. Temyiz yolu yalnız 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan davalarda açıktır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali davası bu listede yer almadığı için bölge idare mahkemesi kararı kesindir.
Ceza alan öğretim üyesi kaç yıl yönetim görevine atanamaz?
Kanunun 53/D maddesine göre beş yıl boyunca rektör, dekan, bölüm başkanı ve daire başkanı dengi ile üstü kadrolara atanamaz. Ceza tarihinde bu görevlerde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer. Aylıktan kesme cezasında aynı yasak üç yıldır.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.