Yanlış Beyan İhlali Danıştay Men’i Muhakeme Kararı
Yanlış Beyan İhlali Danıştay Men’i Muhakeme Kararı
T.C. DANIŞTAY BİRİNCİ DAİRE Esas No:2020/1247 Karar No:2020/1097 KARAR: Şüpheli : .. .. Üniversitesi …Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalı .. SUÇLARI: 1/a – 25 Mart 2016 tarihinde bursiyer olarak dahil olduğu, 1.3.2016 tarihli, …
Akademik atama ve yükseltmelerde yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyan, bilimsel araştırma ve yayın etiği yönergesinde ayrı bir ihlal türüdür. Bu fiil etik yönden ihlal sayılsa da her zaman ceza sorumluluğu doğurmaz. Aşağıdaki kararda yanlış beyan ihlali Danıştay Birinci Dairesi tarafından ceza hukuku ölçütüyle ele alınmıştır. Daire, isnat edilen eylemlerin Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmadığı sonucuna varmıştır.
Yanlış Beyan İhlali Danıştay Önünde Nasıl Değerlendirilir
Yükseköğretim personeli hakkındaki ceza soruşturması genel usule tabi değildir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 53 üncü maddesi özel bir soruşturma yolu öngörür. Yetkili kurul, ilk soruşturma sonunda men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme kararı verir. Men-i muhakeme kararı yasa gereği kendiliğinden incelenir. Lüzum-u muhakeme kararına ise ilgili itiraz edebilir. İki hâlde de yanlış beyan ihlali Danıştay incelemesine bu yoldan ulaşır. Lüzum-u muhakeme nedir yazımız iki karar türünü karşılaştırır.
İncelemenin sınırı dardır. Daire, eylemin Türk Ceza Kanunu bakımından suç oluşturup oluşturmadığına bakar. Etik yönergedeki ihlal tanımı tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz. Bu nedenle yanlış beyan ihlali Danıştay kararlarında çoğu zaman suç niteliği yönünden ele alınır. Disiplin sorumluluğu ise ayrı bir süreçte değerlendirilir. Yükseköğretim ceza soruşturması yazımız usulü aşama aşama gösterir.
Kararın Künyesi ve Şüpheliye İsnat Edilen Fiiller
T.C.
DANIŞTAY BİRİNCİ DAİRE
Esas No:2020/1247
Karar No:2020/1097
KARAR:
Şüpheli : .. .. Üniversitesi …Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalı ..
SUÇLARI:
1/a – 25 Mart 2016 tarihinde bursiyer olarak dahil olduğu, 1.3.2016 tarihli, … numaralı TÜBİTAK 3001 “….” projesinin faaliyetleri 1.11.2016 tarihinden itibaren durdurulduğu ve proje 13.2.2018 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı halde, Araştırma Görevlisi olarak görev yaptığı İnşaat Mühendisliği Bölümünün Web Sayfasına (YÖKSİS/Yükseköğretim Kurulu Kamusal Bilgi Sayfası) söz konusu projeyi tamamlamış gibi göstermek, yanıltıcı veya eksik beyanda bulunmak suretiyle
Sık Sorulan Sorular
Akademik başvurudaki yanlış beyan ceza hukuku bakımından suç mudur?
İncelenen kararda, isnat edilen eylemlerin Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle şüpheli hakkında ceza yargılaması yolu açılmamıştır. Beyan, resmî belgede sahtecilik boyutuna ulaşırsa değerlendirme değişebilir ve somut belge ile kast ayrıca tartışılır.
Etik ihlal ile suç arasındaki fark nedir?
Etik ihlal, bilimsel topluluğun kendi kurallarına ve yönergeye aykırılıktır. Suç ise kanun metninde açıkça tanımlanan bir haksızlığı anlatır. Kanunilik ilkesi gereği kanunda yer almayan davranış cezalandırılamaz, buna karşılık aynı davranış etik ve disiplin sorumluluğu doğurabilir.
1/b – İnşaat Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalına bir adet doktor öğretim üyesi alımına yönelik ilana çıkılabilmesi için Rektörlükten istenilen özgeçmişinde, tamamlanmayan söz konusu projeyi tamamlanmış gibi bildirmek ve …tarihinde ilan edilen söz konusu kadroya yaptığı başvuruda sunduğu akademik faaliyet dosyasında ve özgeçmişinde bilimsel çalışmalar ve yayın listeleri içinde, bu projenin bilgi ve belgelerine yer vermemek, yanıltıcı veya eksik beyanda bulunmak suretiyle etik ihlal yapmak.
2- İnşaat Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalına bir adet doktor öğretim üyesi alımı için … tarihinde ilan edilen kadroya başvurusunda sunduğu akademik faaliyet dosyasında ve özgeçmişinde bilimsel çalışmalar ve yayın listesi içinde, yürütücülüğünü yaptığı ve tamamladığı … kodlu “….” isimli Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı projesinin bilgi ve belgelerine yer vermemek, yanıltıcı veya eksik beyanda bulunmak suretiyle etik ihlal yapmak.
İncelenen Men-i Muhakeme Kararı ve İnceleme Nedeni
Suç Tarihi : 2019 yılı
İncelenen Karar: … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 12.6.2020 tarihli men-i muhakeme kararı.
KARARA İTİRAZ EDEN:
İnceleme Nedeni : Yasa gereği kendiliğinden ve itiraz üzerine.
…Üniversitesi Rektörlüğünün 29.7.2020 tarih ve…sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı ve karara yapılan itiraz, Tetkik Hakimi …in açıklamaları dinlenildikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yönergedeki Yanlış ve Yanıltıcı Beyan Hükmü
Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4 üncü maddesinde, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler sayılmış, bu maddenin ikinci fıkrasının (I) bendinde, “Akademik atama ve yükseltmelerde bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunmak” eylemi etik ihlal türleri arasında gösterilmiştir.
Üniversite Etik Kurulu ile Fakülte Yönetim Kurulu Arasındaki Çelişki
Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulunun … sayılı kararlarıyla ..’nun soruşturma konusu fiillerinde herhangi bir etik ihlali olmadığına karara verildiği, ancak …Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yönetim Kurulunun 14.10.2019 tarih ve 1 sayılı kararıyla, adı geçenin Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4/2-I maddesindeki “Akademik atama ve yükseltmelerde bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunmak” fiilini işlediği ve etik ihlalde bulunduğu kanaatine varıldığı, İnşaat Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalı için ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atamasının uygun olmadığına karar verildiği, Fakülte Yönetim Kurulunun 4.6.2020 tarih ve 6 sayılı kararıyla da, aynı fiil nedeniyle Dekanlıkça verilen uyarma cezasına .. tarafından yapılan 21.4.2020 tarihli itirazın reddine karar verildiği, Dekanlıkça başlatılan ceza soruşturmasında ise, … Üniversitesince oluşturulan Kurulun 12.6.2020 tarihli kararı ile soruşturma konusu fiillerde etik ihlal bulunmadığı gerekçesiyle şüphelinin men-i muhakemesine karar verildiği görülmüştür.
İsnat Edilen Eylemlerin Suç Oluşturmaması
Ancak, şüpheliye isnat edilen eylemlerin, Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmadığı, dolayısıyla şüpheliye isnat edilen bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle etik ihlal yapmak şeklindeki eylemlerin suç oluşturmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, şüpheliye isnat edilen eylemlerin Türk Ceza Kanununa göre suç oluşturmadığı anlaşıldığından, …Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 12.6.2020 tarihli men-i muhakeme kararının bozulmasına, 1/a, 1/b ve 2’nci maddelerde atılı suçlar nedeniyle .. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın karar ekli olarak …Üniversitesi Rektörlüğüne, kararın bir örneğinin itiraz edene gönderilmesine 17.9.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oyda İleri Sürülen Usul Gerekçeleri
KARŞI OY
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumlarının yöneticilerinin, bu kurumlarda çalışan öğretim elemanlarının ve diğer personelin görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçların soruşturulması için özel usuller getirmiş bulunmaktadır. Kanunun bu konuyu düzenleyen 53 üncü maddesinin son fıkrasında da, bu Kanunda yer almamış hususlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın (MMHKM) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
MMHKM’ı yürürlükten kaldıran 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 16. Maddesinde, diğer kanunlarda MMHKM’a yapılan atıfların, bu Kanuna yapılmış sayılacağı ve MMHKM’ın uygulanacağının belirtildiği durumlarda da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir.
4483 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrasında, yetkili merciin, ön inceleme raporu üzerine soruşturma izni verilmesine ya da verilmemesine karar vereceği, yine aynı kanunun 7 nci maddesinin son fıkrasında da bu kararların gösterilen süreler içinde verilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. 2547 sayılı Kanunun 53/c maddesinde soruşturma başlatılması halinde ilk soruşturma aşamasından sonra son soruşturmanın açılıp açılmayacağına yetkili kurullarca karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinin (c) bendinin 4 üncü alt bendinde Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın İkinci Dairesince verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari İşler Kuruluna ait olduğu, diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay İkinci Dairesince (2575 sayılı Danıştay Kanununun 42 nci maddesinin 2.6.2004 tarih ve 5183 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile değişik (k) bendi gereğince bu görev Danıştay Birinci Dairesine aittir.) incelenerek karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Soruşturma Nasıl Sonuçlanır
Ceza soruşturmasının genel usullerini düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170 nci maddesinde soruşturma evresi sonunda, toplanan delillerin suçun istendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet Savcısının iddianame hazırlayacağı yani dava açacağı, 171 inci maddesinde cezayı kaldıran şahsi sebeplerin varlığı halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebileceği veya aynı maddenin ikinci fıkrasında sayılan şartların varlığı halinde kamu davasının açılmasının Cumhuriyet Savcısı tarafından beş yıl süreyle ertelenmesine karar verilebileceği, aynı Kanunun 172 nci maddesinde de soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, ön inceleme soruşturmasını düzenleyen 4483 sayılı Kanun, yükseköğretim personeli hakkında ceza soruşturmasına dair özel usuller getiren 2547 sayılı Kanun ve genel ceza soruşturma usullerini düzenleyen 5271 sayılı Kanun çerçevesinde açılmış bir soruşturmanın, hakkında soruşturma yapılanın lehine ya da aleyhine bir kararla sonuçlandırılması zorunludur.
“Karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde bir karar konunun esası hakkında herhangi bir karar verilmesinin gerek olmadığı bir durumu anlatır ve bir uyuşmazlığın giderilmesi ya da soruşturmanın sonlandırılması gibi bir sonuç içermez. Mahkeme, cumhuriyet savcısı veya yetkili kurul gibi mercilerin kendilerinden yapılan talebi aslında suskun kalarak reddedişlerini ifade eder.
Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Neden Eleştirildi
5271 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; yetkili mercilerde suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evrenin soruşturma, iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evrenin ise kovuşturma olduğu tanımlanmıştır. Yükseköğretim personeli hakkında memur soruşturması bakımından tahkikat usulü kabul edilmiştir. 2547 sayılı Kanuna göre, bu Kanunda sayılan yükseköğrenim personelinin görevleri sırasında ya da görevleri nedeniyle işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında soruşturma idare tarafından yapılacaktır. Bu durumda aynı Kanunun 53/c maddesinde belirtilen ilk soruşturma ve son soruşturmanın açılıp açılmaması kararı ve bu karara yapılan itiraz üzerine yetkili merci tarafından verilen karar hep birlikte 5271 sayılı Kanunda belirtilen soruşturma evresine karşılık gelmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan 2547 sayılı Kanun kapsamında başlatılmış bir ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde bir karar çeşidinin olmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir karar yapılan soruşturmayı sonlandırmadan boşlukta kalması sonucunu doğuracaktır. Dolayısıyla başlatılmış bir soruşturmanın ilgisine göre yukarıda söz konusu edilen kanunlarda belirtilen karar çeşitlerinden biri ile sonuçlandırılması zorunludur.
Bu nedenle, şüpheli hakkında verilen men-i muhakeme kararının şüpheliyi koruma amacıyla bozularak karar verilmesine yer olmadığı kararına çevrilmesinin herhangi bir anlamı veya hukuki gereği bulunmadığı gibi 2547 sayılı Kanunun kendi terminolojisiyle uyuşmadığı da açıktır.
Yanlış Beyan İhlali Danıştay Kararında Hangi Sonuca Bağlandı
Daire, men-i muhakeme kararını bozmuş fakat dosyayı yeniden soruşturmaya göndermemiştir. Bunun yerine şüpheli hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Gerekçe açıktır. İsnat edilen fiiller Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmamıştır. Bu yaklaşımla yanlış beyan ihlali Danıştay kararında ceza sorumluluğunun dışında bırakılmıştır. Karşı oy ise bu karar türünün 2547 sayılı Kanun'un terminolojisinde bulunmadığını savunmuştur. İki görüş arasındaki fark sonuçta değil, kararın hukuki biçiminde toplanır. Yanlış beyan ihlali Danıştay denetiminden bu şekilde geçmiştir.
Etik İhlal ile Ceza Sorumluluğu Neden Ayrılır
Etik ihlal, bilimsel topluluğun kendi kurallarına aykırılıktır. Suç ise kanunda açıkça tanımlanmış bir haksızlıktır. Suçta kanunilik ilkesi gereği kanunda yer almayan fiil cezalandırılamaz. Yayın listesine bir projeyi eksik yazmak, yönergede ihlal sayılabilir. Aynı davranış Türk Ceza Kanunu'nda bir suç tipine karşılık gelmeyebilir. Bu ayrım nedeniyle yanlış beyan ihlali Danıştay incelemesinde suç sayılmamıştır. Beyanın resmî belgede sahtecilik boyutuna ulaştığı hâllerde sonuç değişebilir. Böyle bir iddia varsa somut belge ve kast ayrıca tartışılır. Etik ihlal nedir yazımız kavramın sınırlarını açıklar.
Disiplin Yönünden Sorumluluk Devam Eder mi
Ceza yönünden karar verilmemesi disiplin sorumluluğunu kaldırmaz. Karar metninde dekanlıkça verilen uyarma cezasının ayrıca uygulandığı görülmektedir. İtirazın reddiyle bu ceza kesinleşmiştir. Disiplin süreci ile ceza süreci birbirinden bağımsız yürür. Bu nedenle yanlış beyan ihlali Danıştay kararıyla ceza dışı kalsa bile disiplin cezası ayakta kalabilir. Disiplin cezasına karşı ayrı bir iptal davası açılması gerekir. Akademik personel disiplin soruşturması yazımız bu süreci ayrıntılandırır.
YÖKSİS Beyanlarında Hangi Hatalar İhlal Sayılır
Akademik özgeçmiş verileri YÖKSİS üzerinden tutulur ve kurum sayfalarında yayımlanır. Tamamlanmayan bir projeyi tamamlanmış göstermek burada başlıca örnektir. Yürürlükten kaldırılan projenin listede kalması da aynı sonucu doğurabilir. Buna karşılık her eksik kayıt kasıtlı beyan sayılmaz. Sistemsel gecikme, veri aktarım hatası veya güncelleme unutkanlığı ayrı değerlendirilir. Bu nedenle yanlış beyan ihlali Danıştay ve etik kurul incelemelerinde kast unsuru üzerinden tartışılır. Aday, kaydın hangi tarihte ve kim tarafından girildiğini belgeleyebilmelidir. Yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali yazımız örnek durumları sıralar.
Doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuruda akademik faaliyet dosyası sunulur. Dosyada bilimsel çalışmaların ve projelerin eksiksiz gösterilmesi beklenir. Eksik gösterim, atamanın uygun bulunmamasına gerekçe yapılabilir. Kararda da fakülte yönetim kurulu atamayı uygun görmemiştir. Bu tür işlemler idari işlem niteliğinde olduğu için iptal davasına konu edilebilir. Dava süresi kural olarak altmış gündür ve tebliğ tarihinden işler. Doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmama davası yazımız dava yolunu gösterir.
Etik İhlal İddiasına Karşı Hangi Yollar Kullanılır
Savunma, iddiaya konu her beyanı ayrı ayrı ele almalıdır. Proje sözleşmesi, fesih yazısı ve YÖKSİS ekran görüntüleri dosyaya eklenir. Beyanın hangi tarihte verildiği ve o tarihte projenin durumu belgelenir. Yükseköğretim Kurulu yönergesindeki ihlal tanımı ile somut davranış karşılaştırılır. İhlal kararı verilirse idari yargı yolu açıktır. Yanlış beyan ihlali Danıştay aşamasına yalnız ceza yönüyle taşınır, etik ve disiplin yönü idare mahkemesinde görülür. Akademik teamüllere ve yanlış ve yanıltıcı beyan savunması örneği savunmanın yapısını gösterir.
Yanlış Beyan İhlali Danıştay Kararları Konusunda Avukat Desteği
Yanlış beyan ihlali Danıştay kararları bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mevcut belgeler ile varsa idari veya yargısal kararlar da dikkate alınır. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Etik kurul ihlal görmezse fakülte yönetim kurulu farklı karar verebilir mi?
Uygulamada bu ayrışma görülebilir. İncelenen dosyada üniversitenin etik kurulu ihlal bulunmadığına karar vermiş, fakülte yönetim kurulu ise ihlal olduğunu kabul etmiştir. Böyle bir çelişki, atama işlemine karşı açılacak iptal davasında ayrıca ileri sürülür.
Yükseköğretim Kurulu yönergesi, akademik atama ve yükseltmelerde yayınlara ilişkin yanlış ve yanıltıcı beyanı ihlal sayar. Sistemsel gecikme veya güncelleme unutkanlığı ise ayrı değerlendirilir. Bu nedenle kaydın hangi tarihte ve kim tarafından girildiği belgelenmelidir.
Ceza sorumluluğunun doğmaması disiplin cezasını da ortadan kaldırır mı?
Hayır. Kararda, dekanlıkça verilen uyarma cezasının ayrıca uygulandığı ve itirazın reddiyle kesinleştiği görülmektedir. İki süreç birbirinden bağımsız yürür ve ayrı mercilerce sonuçlandırılır. Disiplin cezasının kaldırılması için ayrı bir iptal davası açılması gerekir.
Engelleyebilir. İncelenen dosyada fakülte yönetim kurulu, eksik beyan gerekçesiyle atamayı uygun görmemiştir. Bu karar bir idari işlemdir ve tebliğinden itibaren altmış gün içinde iptal davasına konu edilebilir.
Etik ihlal iddiasına karşı savunmada hangi belgeler sunulur?
Proje sözleşmesi, projenin durdurulmasına veya kaldırılmasına ilişkin yazılar ve sistem ekran görüntüleri dosyaya eklenir. Beyanın verildiği tarihte projenin hangi aşamada olduğu belgeyle gösterilir. Yönergedeki ihlal tanımı ile somut davranış ayrıca karşılaştırılır.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.