İlan Şartını Taşımayan Adayın Akademik Kadroya Atanması
İlan Şartını Taşımayan Adayın Akademik Kadroya Atanması ve İşlemin İptali
İlanda aranan şartı taşımayan bir aday kadroya atandığında, şartları taşıyan rakip aday ne yapabilir? Menfaat ehliyeti, süre, husumet ve iptalin sonuçları.
İlan şartını taşımayan adayın akademik kadroya atanması, atama işlemini sakatlayan bir hukuka aykırılıktır. Aynı ilana başvurmuş ve şartları taşıyan aday, bu atamanın iptalini isteyebilir. Dava kendi atanmamasına değil, üçüncü kişi hakkında kurulan işleme yöneltilir. Davanın kaderini iki nokta belirler: menfaat bağının ispatı ve sürenin başlangıcı.
Akademik Kadro İlan Şartlarının Bağlayıcılığı
Kadro ilanı, idarenin kendi koyduğu kuraldır. İdare bu kuralla kendisi de bağlanır. İlanda yazan şart yalnız başvuru aşamasını değil, atama aşamasını da bağlar.
Öğretim üyesi dışındaki kadrolarda ölçü nettir. 9 Kasım 2018 tarihli ve 30590 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan öğretim elemanı atama yönetmeliğinin 6. maddesi belirli bir adayı tanımlayan özel şart koymayı yasaklar. Aynı madde, aranan koşulların bilimsel, nesnel ve denetlenebilir olmasını ister.
Öğretim üyesi kadrolarında dayanak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunudur. Kanunun 23. maddesinin (c) bendi ek koşul belirleme yetkisini tanır. Yetkinin sınırı da aynı bentte yazılıdır. Ek koşullar objektif ve denetlenebilir olmalıdır. Koşulların ayrıca Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) onayından geçmesi gerekir. Profesörlük kadroları için aynı ölçü 26. maddede tekrarlanır.
İlanda yazılı bir şartı taşımayan aday ön değerlendirmede elenmeliydi. Elenmediyse süreç daha ilk aşamada sakatlanmıştır.
İlan şartını taşımayan adayın akademik kadroya atanması bu bağlılığın açık ihlalidir. İlanda hiç bulunmayan bir şartın sonradan işletilmesi de aynı sakatlığın diğer yüzüdür. İlanın kendisinin kişiye özel kurgulandığı iddiası ayrı bir dava konusudur; ayrıntısı kişiye özel akademik kadro ilanı yazımızdadır. Doğrudan ilan metnine karşı açılacak dava için akademik kadro ilanına itiraz yazımıza bakılabilir.
Atanan Adayın Mezuniyet ve Alan Şartları
İlanların çoğu belirli bir mezuniyet alanı arar. Denetim burada diploma metniyle başlar. İlanda yazan alan adı ile diplomadaki program adı karşılaştırılır.
Sık Sorulan Sorular
İlan şartını taşımayan bir aday atandıysa kimler dava açabilir?
Aynı ilana başvurmuş ve ilanda aranan şartları taşıyan aday dava açabilir. 2577 sayılı Kanunun 2. maddesi iptal davasını menfaati ihlal edilenlere tanır ve menfaatin meşru, kişisel ve güncel olmasını arar. İlana hiç başvurmamış bir akademisyenin ya da yalnızca aynı bölümde çalışan bir öğretim üyesinin menfaat bağı kural olarak yeterli görülmez.
Rakip adayın atanmasına karşı dava açma süresi ne zaman başlar?
Süre altmış gündür, ancak başlangıcı çoğu dosyada tartışmalıdır. Atama kararı davacıya tebliğ edilmediği için başlangıç, işlemin öğrenildiği tarih üzerinden savunulur ve ispat yükü davacıdadır. Sonuç ilanının yayımlandığı tarih ile bilgi edinme cevabının tebliğ tarihi bu ispatta kullanılabilir.
Ad benzerliği tek başına yetmez. Bazı programların adı yakın, içeriği farklıdır. Böyle bir tartışmada transkript ve diploma eki incelenir.
Yurt dışı diploması ayrı bir başlıktır. Denklik belgesi yoksa mezuniyet şartı sağlanmış sayılmaz. Denklik alanının ilandaki alanla örtüşmesi de aranır. Konunun ayrıntısı akademik kadro başvurusunda mezuniyet alanı yazımızdadır.
Unvana bağlı asgari şartlar da kontrol edilir. Öğretim görevlisi kadrosuna başvuranda en az tezli yüksek lisans derecesi aranır. Araştırma görevlisi kadrosunda iki şart birliktedir. Aday, ilana ilk başvuru tarihi itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmalıdır. Devlet üniversitelerinde ayrıca tezli yüksek lisans, doktora veya sanatta yeterlik öğrencisi olmak gerekir. Bu şartlar yönetmeliğin 7. maddesinde yer alır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesindeki genel şartlar da her adayda aranır. Yönetmeliğin 6. maddesi bu şartlara açıkça gönderme yapar.
Öğretim üyesi kadrolarında ölçü değişir. Doktor öğretim üyeliği için doktora veya uzmanlık şarttır. Doçent kadrosuna atanmak doçentlik unvanını gerektirir. Profesörlükte ise doçentlik unvanından sonra beş yıllık çalışma süresi aranır.
Deneyim ve Çalışma Süresi Şartının İncelenmesi
İlanlarda en sık tartışılan koşul deneyimdir. Yönetmeliğin 6. maddesi bu koşula bir sınır getirir. İlan, tecrübenin hangi öğrenim düzeyinden sonrasına ait olduğunu göstermelidir. Şart, belirli bir adayı tanımlayacak biçimde kurgulanamaz.
Denetimde üç soru sorulur. Deneyim belgelendirilmiş midir? Süre ilanda istenen düzeye ulaşıyor mu? Çalışma, ilan edilen alanla gerçekten ilgili midir?
Belge yönü SGK hizmet dökümü ve görev belgesiyle ispatlanır. Süre yönünde başlangıç tarihi öğrenim düzeyine bağlanır. Lisans sonrası istenen bir deneyim, lisans öncesindeki çalışmayla karşılanamaz.
Asıl tartışma alan ilgisi sorusunda çıkar. Sitemizde tam metni yayımlanan İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesi kararı bu soruyu somutlaştırır. Dairenin 08.12.2020 tarihli, E. 2020/56 ve K. 2020/1346 sayılı kararına konu ilan, alanında en az üç yıl deneyim şartı taşıyordu. Atanan adayın beyan ettiği çalışmalar çağrı merkezi temsilciliği ve yönetici asistanlığıydı. Daire, bu görevlerin basın ve halkla ilişkiler alanıyla doğrudan ilgisi bulunmadığını saptadı. İlanda belirlenen şartları taşıyan adayın davacı olduğu sonucuna varıldı.
Karar tekil bir uyuşmazlığa ilişkindir. Yine de deneyim şartının içerik yönünden denetlenebildiğini gösterir.
ALES ve Yabancı Dil Şartlarının Denetlenmesi
Sayısal koşulların denetimi belge üzerinden yapılır. Yönetmeliğin 6. maddesi taban puanları belirler. Adayın ALES'ten en az 70 puan alması gerekir. Merkezî yabancı dil sınavından istenen taban ise 50 puandır.
Üniversiteler bu barajları yükseltebilir. Yetki senato kararına bağlıdır ve yalnız yukarı yönlüdür. Yabancı dille eğitim yapan programlarda ölçü daha ağırdır; ilgili dilde en az 80 puan istenir.
ALES sonucu, açıklandığı tarihten itibaren beş yıl geçerlidir. Süresi dolmuş bir belge başvuruyu ayakta tutmaz. Muafiyet hâlleri yönetmeliğin 14. maddesinde sayılır. Muafiyetten yararlanan adayın ALES puanı değerlendirmede 70 kabul edilir.
Puan türü ayrı bir hata kaynağıdır. İlanda istenenden farklı bir türle yapılan başvuru koşulu sağlamaz. Konu akademik kadro alımında ALES puan türü yazımızda ele alınmıştır.
Hesap yönü de denetlenebilir. Ön değerlendirmede ALES'in yüzde 60'ı ve yabancı dilin yüzde 40'ı esas alınır. Nihai değerlendirmede ALES yüzde 30, lisans mezuniyet notu yüzde 30, yabancı dil yüzde 10 ve giriş sınavı notu yüzde 30 ağırlık taşır. Meslek yüksekokullarında ve yabancı dil ağırlıklı kadrolarda oranlar farklıdır. Değerlendirme puanı 65'in altında kalan aday başarısız sayılır. Puanların ilan edilmesi zorunludur; itiraz yolu ön değerlendirme sonucuna itiraz yazımızda anlatılmıştır.
Başvuru Belgelerine Erişim ve Kişisel Veriler
Bu davada iddianın belgeyle desteklenmesi gerekir. Davacının, rakip adayın başvuru dosyasını görmesi bu yüzden zorunludur. İlk yol bilgi edinme başvurusudur.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu süreleri belirler. Kurum, istenen belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlar. Belge başka bir birimden veya kurumdan gelecekse süre otuz iş gününe çıkar. Uzatmanın gerekçesi ilgiliye yazılı olarak bildirilir.
İdare çoğu kez kişisel veri gerekçesine dayanır. Kanunun 21. maddesi bu sınırı tanır. Özel hayatın gizliliği kapsamındaki bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkının dışındadır. Sınır yine de mutlak değildir. Kanunun 9. maddesi ayırma yöntemini öngörür. Açıklanabilir kısımlar, açıklanması yasak olan bilgiler çıkarıldıktan sonra verilir.
Bir veri grubu bu tartışmanın tamamen dışındadır. Yönetmelik, adayların değerlendirmede dikkate alınan puanlarını ve lisans mezuniyet notlarını zaten ilan ettirir. İlanı zorunlu olan bir bilgi gizlilik gerekçesiyle saklanamaz.
Başvuru reddedilirse iki yol açık kalır. Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna on beş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itiraz, idari yargıya başvurma süresini durdurur. Belge yine de gelmezse mahkemeden ara kararla istenmesi talep edilir.
Davacının Menfaat İhlali ve Dava Ehliyeti
İlan şartını taşımayan adayın akademik kadroya atanması davasında ilk eşik menfaattir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi iptal davasını menfaati ihlal edilenlere tanır. Menfaatin meşru, kişisel ve güncel olması aranır.
Menfaat bağı en güçlü olan kişi ise tartışmasızdır. Aynı ilana başvuran, şartları taşıyan ve sıralamaya giren adayın menfaati doğrudandır. Yedek olarak ilan edilen aday da bu gruptadır. Atama iptal edilirse sıralama yeniden kurulur ve aday öne geçebilir.
Bağ zayıfladıkça ehliyet tartışmalı hâle gelir. İlana hiç başvurmamış bir akademisyen kural olarak bu davayı açamaz. Aynı bölümde çalışmak tek başına menfaat doğurmaz. Salt akademik camianın yararına dayanan bir iddia da kişisel sayılmaz.
Dilekçede menfaat somut biçimde gösterilir. Başvuru evrakının kurum kaydı ilk delildir. Ön değerlendirme listesindeki sıra ikinci delildir. Şartların sağlandığını gösteren diploma ve puan belgeleri de eklenir.
Ehliyet bir dava şartıdır. Mahkeme bunu ilk inceleme aşamasında kendiliğinden değerlendirir. Eksiklik hâlinde dava esasa girilmeden reddedilir. Sürecin genel çerçevesi akademik kadroya atanmama davası yazımızdadır.
Atama İşlemine Karşı Dava Açma Süresi
Dava açma süresi altmış gündür. Kural, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde yer alır. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Süre tartışması tam bu noktada başlar. Rakip adayın atanması davacıya tebliğ edilmez. Bu yüzden başlangıç, işlemin öğrenildiği tarih üzerinden tartışılır. Öğrenme tarihinin ispatı ise davacıya düşer.
İki kayıt bu ispatta işe yarar. Sonuç ilanının internette yayımlandığı tarih birincisidir. Bilgi edinme cevabının tebliğ tarihi ikincisidir.
Daha güvenli yol Kanunun 10. maddesindeki başvurudur. İlgili, atama işleminin geri alınmasını isteyen bir dilekçeyi rektörlüğe verir. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Dava açma süresi bu tarihten sonra işler. Otuz gün içinde verilen cevap kesin değilse aday kesin cevabı bekleyebilir. Bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.
Süre zaten işlemeye başlamışsa 11. madde kullanılabilir. Üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama başvuru süreyi durdurur. İsteğin reddiyle süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Yetkili yargı yeri, üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Süre Hesabında Örnek Takvim
Sürenin nasıl hesaplandığı somut bir takvimle görülebilir. Sonuç ilanı 12 Mart'ta üniversitenin internet sayfasında yayımlansın. Atama kararı 2 Nisan'da alınsın ve davacıya tebliğ edilmesin. Aday, atananın ilan şartını taşımadığını bilgi edinme cevabıyla 20 Nisan'da öğrensin.
Bu tabloda öğrenme tarihi 20 Nisan olarak savunulabilir. Aday 25 Nisan'da atamanın geri alınmasını isteyen dilekçeyi verir. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek 25 Mayıs'ta reddedilmiş sayılır. Altmış günlük dava süresi bu tarihten sonra işlemeye başlar.
Tarihlerin her dosyada değişeceği gözden kaçırılmamalıdır. Yazılı bir tebligat varsa hesap doğrudan onun üzerinden yapılır.
Üniversite ile Atanan Adaya Husumet
Davalı taraf üniversitedir. Atama işlemini kuran rektörlük, husumetin yöneltileceği makamdır. Atanan aday davalı olarak gösterilmez.
Bu ayrım sık karıştırılır. Dilekçenin atanan kişiye yöneltilmesi husumet hatası doğurur. İşlemi kuran idarenin doğru biçimde gösterilmesi gerekir. Dilekçede atamayı kuran işlemin tarihi ve sayısı da belirtilir. Bu bilgi, bilgi edinme cevabından veya personel biriminden öğrenilebilir.
Atanan adayın davadaki yeri farklıdır. 2577 sayılı Kanunun 31. maddesi, üçüncü kişilerin davaya katılmasında Hukuk Muhakemeleri Kanununa gönderme yapar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesi fer'i müdahaleyi düzenler. Davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişi, taraf yanında davaya katılabilir. Katılma, tahkikat sona erinceye kadar mümkündür.
Atanan aday çoğunlukla davalı idare yanında müdahil olur. Talebini, katılma sebebini ve dayanaklarını gösteren bir dilekçeyle mahkemeye sunar. Talep kabul edilirse davayı bulunduğu noktadan itibaren takip eder.
Müdahilin konumu da sınırsız değildir. Hüküm, taraflar hakkında verilir. Buna karşılık müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunmaları ileri sürebilir.
Yürütmenin Durdurulması ve Kadronun Durumu
Dava açmak, işlemin yürütülmesini durdurmaz. Kural 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde yazılıdır. Durdurma kararı için iki şart birlikte aranır. İşlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zarar doğurmalıdır. İşlem ayrıca açıkça hukuka aykırı olmalıdır.
Aynı madde usul yönünden bir sınır daha koyar. Karar, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilir. Kamu görevlileri hakkında kurulan atama işlemleri bu kuralın dışında tutulmamıştır. Kanun bu işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden saymaz. Savunma beklenmeden verilecek bir durdurma kararı bu nedenle mümkün değildir.
İlan şartını taşımayan adayın akademik kadroya atanması hâlinde kadro pratikte dolar. Atanan aday göreve başlar ve dava boyunca görevini sürdürür.
Kadronun dolması davayı konusuz bırakmaz. Uyuşmazlığın konusu kadro değil, atama işleminin hukuka uygunluğudur.
Durdurma istemi yine de erken sonuç almanın tek yoludur. İstem, dava dilekçesinde ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir.
İptal Sonrasında Sıralamanın ve Atamanın Yenilenmesi
İptal kararı, işlemi kurulduğu tarihten itibaren ortadan kaldırır. İdare kararın gereğini yerine getirmek zorundadır. 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi bu yükümlülüğü düzenler. Süre, kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Karar tek başına davacıyı kadroya taşımaz. İdare, süreci sakatlığın doğduğu aşamadan yeniler. Sakatlık ön değerlendirmedeyse liste yeniden kurulur. Şartı taşımayan aday elendiğinde sıralama değişir. Nihai değerlendirmedeki bir hata ise puanların yeniden hesaplanmasını gerektirir.
Yenilenen değerlendirme davacının atanmasıyla sonuçlanmayabilir. Sıralamada başka bir adayın öne geçmesi mümkündür. İdarenin kadroyu boş bırakma yönündeki takdiri de ayrıca denetlenebilir.
Atanan kişinin durumu da karardan etkilenir. Atama işlemi ortadan kalktığı için görev hukuki dayanağını yitirir. Fiilen yürütülen hizmetin parasal sonuçları ayrı bir uyuşmazlık başlığıdır.
Kararın uygulanmaması ihtimali de hesaba katılır. İdarenin hareketsizliği yeni bir dava konusudur; ayrıntısı iptal kararlarının uygulanması yazımızda ele alınmıştır. Parasal talepler için tam yargı davası açılır. Kanunun 12. maddesi bu davanın iptal davasıyla birlikte açılmasına imkân tanır.
İlan Şartını Taşımayan Adayın Akademik Kadroya Atanması Konusunda Avukat Desteği
İlan şartını taşımayan adayın akademik kadroya atanması bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
İlan şartını taşımayan adayın akademik kadroya atanması hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Dava üniversiteye mi yoksa atanan adaya mı açılır?
Dava, atama işlemini kuran üniversiteye açılır. Atanan aday davalı taraf değildir; onun konumu, 6100 sayılı Kanunun 66. maddesindeki fer'i müdahilliktir. Dilekçenin atanan kişiye yöneltilmesi husumet hatası doğurur.
Atanan adayın başvuru belgeleri bilgi edinme yoluyla istenebilir mi?
İstenebilir, fakat idare kişisel veri gerekçesiyle kısmi ret verebilir. 4982 sayılı Kanunun 9. maddesi, açıklanabilir kısımların gizli bilgiler çıkarıldıktan sonra verilmesini öngörür. Adayların değerlendirmede dikkate alınan puanları ile lisans mezuniyet notları ise yönetmelik gereği zaten ilan edilir.
Dava sürerken atanan aday görevine devam eder mi?
Kural olarak devam eder. Dava açmak işlemin yürütülmesini durdurmaz ve yürütmenin durdurulması kararı ancak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilebilir. 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi, kamu görevlileri hakkında kurulan atama işlemlerini uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden saymaz.
İptal kararı davacının kadroya atanmasını sağlar mı?
Hayır, iptal kararı doğrudan atama sonucu doğurmaz. İdare, kararın gereğini otuz günü geçmemek üzere yerine getirir ve süreci sakatlığın doğduğu aşamadan yeniler. Yenilenen değerlendirmede başka bir adayın öne geçmesi de mümkündür.
İlandaki deneyim şartının alanla ilgisi nasıl denetlenir?
Denetim, adayın beyan ettiği görevlerin ilan edilen alanla içerik yönünden örtüşüp örtüşmediğine bakar. Yönetmeliğin 6. maddesi, tecrübe şartının hangi öğrenim düzeyinden sonrasına ait olduğunun ilanda gösterilmesini ister. Belge yönü SGK hizmet dökümü ve görev belgesiyle ispatlanır.
Akademik Kadro
Üniversite Akademik Atama Kriterlerinin Değiştirilmesi ve Geriye Yürümezlik
Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi düzenleyici bir işlemdir ve kural olarak geçmişe yürümez. Yazıda YÖK onayı, yürürlük tarihi, kazanılmış hak tartışması ve iptal davası yolu ele alınmaktadır.