İntihal, ceza kanunlarında bu adla yer alan bir suç değildir. Halk dilinde intihal suçu ve cezası denilen fiiller, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71. maddesindeki suç tiplerine karşılık gelir. Öngörülen yaptırım fiile göre altı aya kadar hapisten beş yıla kadar hapse uzanır. Akademide ayrıca disiplin ve etik yaptırımı işler, bu iki yol birbirinden ayrıdır.

İntihal Hangi Hukuk Dallarını İlgilendirir?
Aynı fiil üç ayrı hukuk dalını harekete geçirebilir. Birincisi ceza hukukudur. Savcılık soruşturma yürütür, karar ceza mahkemesinden çıkar. İkincisi özel hukuktur. Eser sahibi maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Üçüncüsü idare hukukudur. Üniversite disiplin soruşturması açar, etik kurul inceleme yapar.
Ayrım pratikte muhatabın kim olduğuna bakılarak yapılır. Ceza yolunda muhatap savcılıktır. Disiplin yolunda muhatap üniversite ve Yükseköğretim Kuruludur. Tazminat yolunda ise muhatap doğrudan eser sahibidir.
Bu üç yol birbirini beklemek zorunda değildir. Aynı eylem hem ceza davasına hem disiplin cezasına konu olabilir. Etik ihlal kavramının kapsamı ise daha geniştir. Ceza kanunundaki suç tanımına girmeyen davranışlar da etik ihlal sayılabilir. İntihal etik ihlali yazısı bu idari boyutu ayrı olarak ele alır.
İntihal suçu ve cezası tartışması çoğu zaman bu yüzden karışır. Bir fiil etik ihlal sayılıp suç oluşturmayabilir. Bunun tersi de mümkündür. Bir romanın izinsiz çoğaltılması ceza hukukunu ilgilendirir, akademik etik kurallarını ise ilgilendirmez. Hangi yolun işleyeceğini fiilin hukuki niteliği belirler.
İntihal Suçu ve Cezası Hangi Kanunda Düzenlenir?
Dayanak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'dur. Kanunun 71. maddesi manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz fiillerini sayar. Madde bugünkü hâlini 23 Ocak 2008 tarihli 5728 sayılı Kanunla almıştır. İntihal suçu ve cezası bakımından öne çıkan bentler şunlardır.
Başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koymak (m. 71/1-2). Ceza altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fiil dağıtma veya yayımlama yoluyla işlenirse hapsin üst sınırı beş yıla çıkar ve adli para cezasına hükmedilemez.
Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunmak (m. 71/1-3). Ceza altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak göstermek (m. 71/1-5). Ceza altı aya kadar hapistir.
Hak sahibinin yazılı izni olmadan eseri çoğaltmak, işlemek, yaymak veya umuma iletmek (m. 71/1-1). Ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Alenileşmemiş bir eserin içeriği hakkında izinsiz kamuya açıklama yapmak (m. 71/1-4). Ceza altı aya kadar hapistir.
Uygulamada Kanunun 72. maddesine de sık atıf yapılır. Bu madde 21 Aralık 2021 tarihli 7346 sayılı Kanunla başlığıyla birlikte değiştirilmiştir. Bugün yalnızca teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik ürün ve hizmetleri düzenler. İntihalle doğrudan bir bağı kalmamıştır.
İntihal Suçunun Unsurları Nelerdir?
İlk şart, kopyalanan metnin eser sayılmasıdır. Kanunun 1/B maddesi eseri, sahibinin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulü olarak tanımlar. Koruma fikri değil, fikrin ifade edilme biçimini kapsar. Salt fikir düzeyinde kalan benzerlik telif korumasının dışındadır. Buna karşılık aynı fikri kaynak göstermeden aktarmak akademik etik bakımından yine sorun oluşturur.
İntihal öncelikle manevi hakkı zedeler. Kanunun 15. maddesi, eserin sahibinin adıyla umuma sunulmasına karar verme yetkisini yalnız eser sahibine tanır. 16. madde ise eser sahibinin adında ve eserde izinsiz değişiklik yapılmasını yasaklar. Başkasının metnini kendi adıyla yayımlayan kişi bu iki yetkiyi birlikte ihlal eder. 71. maddenin "manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığı buradan gelir.
İkinci şart kasttır. Fail, başkasının eserini kendi eseri gibi gösterdiğini bilerek hareket etmelidir. Dikkatsizlikle yapılan atıf hatası suçun manevi unsurunu karşılamaz. Bu ayrımı kaynak göstermede özensizlik yazısı ayrıntılı işler.
Üçüncü nokta iktibas serbestisidir. Kanunun 35. maddesi belirli sınırlar içinde alıntıya izin verir. Aynı maddenin son fıkrası açıktır: "İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır." İlim eserlerinde kullanılan eserin adı, eser sahibinin adı ve alıntının alındığı yer belirtilir. Bu şartlara uyan alıntı hukuka uygundur.
Kurallara uygun alıntı ile intihal arasındaki sınır bazen incedir. Parafraz tartışması tam bu sınırda doğar. İntihal suçu ve cezası değerlendirilirken metin karşılaştırması çoğunlukla bilirkişi eliyle yapılır.
FSEK Kapsamında Öngörülen Hapis ve Adli Para Cezası
Kanunun 71. maddesindeki cezalar büyük ölçüde seçimliktir. Hâkim çoğu bentte hapis ile adli para cezası arasında tercih yapar. Tek istisna, dağıtma veya yayımlama yoluyla işlenen ad koyma fiilidir. Bu hâlde adli para cezasına hükmedilemez.
Adli para cezasının hesabı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesine göre yapılır. Mahkeme önce gün sayısını belirler. Sonra bir günün karşılığını takdir eder. Bu tutar en az yüz, en çok beş yüz Türk lirasıdır. İki sayının çarpımı ödenecek meblağı verir. Basit bir örnek hesabı netleştirir. Mahkeme yüz gün adli para cezası belirlemiş ve gün karşılığını yüz lira takdir etmişse tutar on bin liradır. Aynı gün sayısında karşılık beş yüz lira takdir edilirse tutar elli bin liraya çıkar.
Kısa süreli hapis cezaları için Kanunun 50. maddesi seçenek yaptırımlar öngörür. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da başka tedbirlere çevrilebilir. İki yıl ve altındaki hapis cezası ise 51. madde uyarınca ertelenebilir. Erteleme kararı bir denetim süresine bağlanır.
Cezanın üst sınırı zamanaşımını da belirler. Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi, üst sınırı beş yılı geçmeyen suçlarda dava zamanaşımını sekiz yıl kabul eder. İntihal suçu ve cezası bu grup içinde kalır. Süre, tamamlanmış suçlarda fiilin işlendiği günden başlar.
İntihal Suçunda Şikâyet Süresi Nasıl İşler?
Kanunun 75. maddesi konuyu açık biçimde düzenler. 71 ve 72. maddelerdeki suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Şikâyetin geçerli sayılması için ek bir şart aranır. Hak sahibi, hakkını kanıtlayan belge ve delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermelidir. Bu belgeler şikâyet süresi içinde sunulmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Şikâyet dilekçesi tek başına yeterli olmaz. Dosyaya karşılaştırmalı metin, benzerlik raporu ve eser üzerindeki hak sahipliğini gösteren belgeler eklenir. Yayın tarihi ile ihlal tarihinin belgelenmesi de önem taşır. Kanun bu belgelerin sunulmasını açıkça aramaktadır.
Sürenin kendisi Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinden gelir. Şikâyet hakkı olan kişi altı ay içinde başvurmalıdır. Süre, fiilin ve failin öğrenildiği günden işlemeye başlar. Dava zamanaşımı süresi de aşılamaz.
Şikâyet hakkı eser sahibine aittir. Üniversite, dergi editörü veya meslektaş bu hakkı kendiliğinden kullanamaz. Buna karşılık etik ihbarını herkes yapabilir. İntihal suçu ve cezası bakımından bu ayrım sonucu doğrudan etkiler.
Görevli mahkeme Kanunun 76. maddesiyle belirlenmiştir. Madde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesine yollama yapar. Görevli yargı yeri fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde davaya asliye ceza mahkemesi bakar.
Şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi bunu birinci fıkrasında düzenler. Taraflar uzlaşır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Etik İhlal Kararı ile Ceza Davası Arasındaki İlişki
İki süreç birbirinden bağımsız yürür. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/A maddesinin (n) bendi bunu açıkça yazar. Ceza soruşturması yürüyor olması, disiplin soruşturmasına ve disiplin cezası verilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin zamanaşımı durur. İntihal suçu ve cezası ile disiplin yaptırımı bu nedenle aynı dosyada birlikte görülebilir.
Aynı maddenin (o) bendi ikinci bir kural getirir. Bir fiilin başka kanunlarda idari yaptırıma bağlanmış olması, disiplin cezası verilmesini engellemez.
Akademisyen bakımından disiplin karşılığı ağırdır. Kanunun 53. maddesi, başkasına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri atıf yapmadan kendisine ait gibi göstermeyi üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasına bağlar. Bu ceza, akademik bir kadroya bir daha atanmamak sonucunu doğurur.
Bir usul şartı daha vardır. 53/A maddesinin (b) bendi uyarınca, bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin fiillerde soruşturma başlatılmadan önce etik kurul incelemesi yapılır.
Süreler 53/C maddesindedir. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasında soruşturmaya, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde başlanır. Fiilin işlendiği tarihten itibaren altı yıl geçmişse ceza verilemez. Eser atama ve terfide kullanılırsa ya da yeniden yayımlanırsa süreler yeniden işler. Etik ihlallerde zamanaşımı yazısı bu hesabı örnekler.
Başkasına Tez Yazdırmanın Cezası Nedir?
9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7592 sayılı Kanun yeni bir suç tipi getirdi. Düzenleme 2547 sayılı Kanuna ek 47. madde olarak eklendi. Madde; tez, makale, kitap veya proje gibi çalışmaları başkasına yazdırmayı hedef alır.
Birinci fıkra idari sonucu düzenler. Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında başkasına yazdırdığı çalışmayla diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişi üniversite öğretim mesleğinden çıkarılır. Bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar geri alınır. Anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar kapsam dışındadır.
İkinci fıkra cezayı gösterir. Çalışmayı başkası adına yapan, üreten veya buna aracılık eden kişiye beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir. Fiili meslek edinenlerde alt sınır on bin güne çıkar, üst sınır yirmi bin gündür. Bu çalışmaları kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan alan kişi de beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası alır.
Gün sayısı yüksek olduğu için tutar da yüksek çıkar. Beş bin gün, en düşük gün karşılığı üzerinden beş yüz bin liraya denk gelir. Üçüncü fıkra ise tüzel kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 60. maddesinin uygulanacağını söyler.
Öğrenci tarafında ayrı bir hüküm işler. 2547 sayılı Kanunun 54. maddesi, tez ve yayınlarında intihal yapan ya da bunları başkasına yazdıran öğrenciye bir yarıyıl uzaklaştırma cezası öngörür. Başkasına tez yazdırma cezası ve tez intihali nedeniyle diploma iptali yazıları bu sonuçları ayrıca anlatır.
Beraat ve Düşme Kararı Hangi Hâllerde Verilir?
Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme davayı düşürür. Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin dördüncü fıkrası bunu düzenler. Vazgeçme kovuşturma aşamasında da mümkündür. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. Altı aylık şikâyet süresi kaçırılırsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Sekiz yıllık dava zamanaşımının dolması da düşme sebebidir.
Beraat kararı başka gerekçelere dayanır. Metnin eser niteliği taşımaması, kastın ispatlanamaması veya alıntının 35. maddeye uygun yapılmış olması bu gerekçeler arasındadır.
Yargı uygulaması bu noktada tek tip değildir. Yargıtay karar arama sisteminde yer alan bir dosyada yüksek lisans tezinden alınan iki paragraf tartışılmıştır. İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi beraat kararı vermiştir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi hükmü oy çokluğuyla onamıştır (E. 2016/4932, K. 2017/2645, 27.03.2017). Karşı oy yazan üye, iki paragrafın kaynak gösterilmeden alınmasının suçu oluşturduğu görüşündedir.
Bu dosya tek bir uyuşmazlığa ilişkindir ve genel bir kural ortaya koymaz. Yine de intihal suçu ve cezası değerlendirmesinin somut metne bağlı kaldığını gösterir. Alıntının uzunluğu, işlevi ve atıf düzeni ayrı ayrı incelenir.
Ceza Davasının Akademik Sürece Etkisi
Beraat kararı disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesi iki sürecin ayrı yürüdüğünü belirtir. Disiplin hukukunda değerlendirilen şey suçun unsurları değil, disiplin fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Etik kurulun tespiti bu değerlendirmede esas alınır.
Mahkûmiyet hâlinde sonuç ağırlaşır. Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi, kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyeti belli hakların kaybına bağlar. Bu haklar arasında kamu görevini üstlenmek de vardır. Kısa süreli hapis cezası ertelenmişse bu yoksunluk uygulanmaz. Adli para cezası ödenmezse hapse çevrilir. Kanunun 52. maddesi bu sonucu taksit kuralıyla birlikte düzenler.
Unvanın geri alınması ayrı bir idari işlemdir. Doçentlik unvanında süreç Üniversitelerarası Kurul üzerinden yürür. İntihal nedeniyle doçentlik unvanının geri alınması yazısı bu davanın çerçevesini çizer.
Savunma iki cephede birden hazırlanır. Ceza dosyasında kast ve eser niteliği tartışılır. Disiplin dosyasında ise usul, zamanaşımı ve etik kurul raporu incelenir. İntihal savunması yazısı bu metnin nasıl kurulacağını gösterir. İntihal suçu ve cezası söz konusu olduğunda iki dosya birbirini etkiler. Ceza dosyasında verilen ifade disiplin dosyasına da yansıyabilir.

İntihal Suçu ve Cezası Konusunda Avukat Desteği
İntihal suçu ve cezası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mevcut belgeler ve varsa idari ya da yargısal kararlar da bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
İntihal iddiası hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.




