657 sayılı Devlet Memurları Kanunu‘na göre, devlet memurluğunun sona ermesine yol açan haller ve bu hallerde uygulanacak prosedürler belirlenmiştir. Bu hükümlerin amacı, devlet memurlarının belirli yükümlülüklere ve kurallara uymasını sağlamak ve kamu hizmetlerinin aksamadan yürütülmesini temin etmektir.

DEVLET MEMURLUĞUNUN SONA ERMESİ

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesi, devlet memurluğunun sona ermesi düzenleyen nedenleri açıkça belirtmiştir. Buna göre, devlet memurluğunun sona ermesi şu hallerde gerçekleşir:

a) Memurluktan Çıkarılma: Kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılan devlet memurlarının devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

b) Şartların Kaybedilmesi: Memurluğa atanma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan herhangi birinin görev süresi içinde kaybedilmesi durumunda devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

c) Çekilme: Memurun kendi isteğiyle görevinden ayrılması durumunda devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

ç) Emeklilik: İstek, yaş haddi veya malullük sebeplerinden biriyle emekliye ayrılma durumunda devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

d) Ölüm: Memurun vefatı durumunda devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

Memurluktan Çıkarma ve Göreve Son Verme

657 sayılı Kanun’da “göreve son verme” ibaresi doğrudan geçmemekle birlikte, “ilişiği kesilme” ve “çekilmiş sayılma” ifadeleri bu anlama gelmektedir. Memurun ilişiğinin kesilmesi veya çekilmiş sayılması, görevin sona ermesi anlamına gelir. Bu işlemler, idari bir karar sonucu gerçekleşir ve “göreve son verme” olarak değerlendirilir.

Adaylık Döneminde Göreve Son Verme (Madde 56)

Kanunun 56. maddesine göre, adaylık süresi içinde eğitim veya staj dönemlerinde başarısız olan ya da hal ve hareketleri memuriyetle bağdaşmayan adayların ilişiği kesilir. Bu durum, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile gerçekleştirilir. Danıştay kararlarına göre, bu tür göreve son verme işlemleri takdir yetkisi kapsamında değerlendirilir.

Adaylık Süresi Sonunda Başarısızlık (Madde 57)

Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların ilişiği kesilir. Bu durum, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile gerçekleştirilir. İlişiği kesilen adaylar, sağlık nedenleri hariç 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmazlar.

Yabancı Ülkelere Gönderilen Devlet Memurları (Madde 79)

İzinli olarak yurtdışına gönderilen devlet memurları, izin süresinin bitiminden sonra 15 gün içinde görevlerine dönmek zorundadırlar. Bu süre sonunda görevlerine dönmeyenler görevden çekilmiş sayılırlar ve yapılan masrafları iki katı olarak ödemekle yükümlüdürler.

Askerlik Hizmeti ve Göreve Başlama (Madde 82 ve 83)

Askerlik hizmeti nedeniyle görevlerinden ayrılan devlet memurları, terhislerinden sonra belirli süreler içinde görevlerine dönmek zorundadırlar. Bu süreler içinde görevlerine başlamayan devlet memurları, görevlerinden çekilmiş sayılırlar.

Kadrosu Kaldırılan Devlet Memurları (Madde 91)

Kadrosu kaldırılan devlet memurları, en geç altı ay içinde başka bir kadroya atanırlar. Atandıkları göreve başlamayan devlet memurları, görevlerinden çekilmiş sayılırlar.

Aylıksız İzin Sonrası Göreve Dönme (Madde 108)

Aylıksız izin alan devlet memurları, izin süresi bitiminde veya özürlerinin ortadan kalkmasından sonra görevlerine dönmek zorundadırlar. Görevlerine dönmeyenler, görevlerinden çekilmiş sayılırlar.

Devlet Memurluğundan Çıkarılma

657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (a) fıkrasına göre, kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılanların görevleri sona erer. Kanun’un 125/E maddesi, memurluktan çıkarılma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında ideolojik eylemler, siyasi faaliyetler, özürsüz olarak göreve gelmeme, amirlere fiili saldırıda bulunma, yüz kızartıcı suçlar gibi ağır disiplin suçlarını saymaktadır. Bu tür eylemler nedeniyle çıkarılan devlet memurları bir daha devlet memurluğuna alınmazlar.

Göreve Son Verme ve Tekrar Memuriyete Alınma

Görevine son verilen devlet memurları, belirli şartlar altında tekrar memuriyete alınabilirler. Bu, göreve son verme işlemi ile memurluktan çıkarma arasındaki temel farktır. Memurluktan çıkarma cezası alanlar bir daha devlet memurluğuna alınmazken, görevine son verilen devlet memurları bu haktan mahrum değildir.

MEMURİYETE GİRİŞ KOŞULLARININ KAYBEDİLMESİ SURETİYLE DEVLET MEMURLUĞUNUN SONA ERMESİ

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) fıkrasına göre, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya memuriyetleri sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybeden memurun devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

Bu hüküm, devlet memurlarının belirli niteliklere ve koşullara sahip olmasını ve bu koşulları memuriyet süresi boyunca korumasını zorunlu kılar.

DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMADA ARANAN ŞARTLAR

657 sayılı Kanun’un 48. maddesi, devlet memurluğuna atanacaklarda aranacak koşulları genel ve özel şartlar olarak iki kategoride sıralamaktadır:

  • Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Olmak: Devlet memuru olabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak gereklidir.
  • Yaş Şartı: 18 yaşını doldurmuş olmak.
  • Kamu Haklarından Mahrum Bulunmamak: Memuriyete engel teşkil edecek herhangi bir mahkumiyet veya kamu haklarından yoksun bırakılma durumu olmamalıdır.
  • Adli Sicil Kaydı: Kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olmak veya affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik gibi suçlardan mahkum olmamak.
  • Askerlik Durumu: Erkek adaylar için askerlik ile ilişiği bulunmamak.
  • Sağlık Şartı: Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.

Özel Şartlar

  • Eğitim Durumu: Atanacağı kadronun gerektirdiği eğitim seviyesini tamamlamış olmak.
  • Mesleki Yeterlilik: İlgili pozisyon için gerekli olan özel mesleki yeterlilik veya sertifikalara sahip olmak.

Memurluk Koşullarının Kaybedilmesi

657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (b) fıkrası kapsamında, yukarıda belirtilen genel ve özel şartlardan herhangi birini memuriyeti süresince kaybetmesi durumunda devlet memurluğunun sona ermesi gerçekleşir.

Devlet memurluğunun sona ermesi durumu, memurun işe alındıktan sonra da belirli niteliklere ve şartlara uygun kalmasını gerektirir. Örneğin, memuriyet süresince herhangi bir suç işleyip mahkûm olması veya sağlığını kaybederek görevini ifa edemeyecek duruma gelmesi, memuriyetin sona ermesine neden olabilir.

Devlet Memurluğunun Sona Ermesi Prosedürü

Devlet memurluğunun sona ermesi, belirli bir idari süreç gerektirir. Devlet memurluğunun sona ermesi süreci, ilgili durumun tespit edilmesi, memurun savunma hakkının sağlanması ve nihai kararın alınması aşamalarını içerir. Devlet memurluğunun sona ermesi kararı, ilgili kurumun yetkili mercileri tarafından alınır ve gerekli durumlarda Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, devlet memurlarının belirli niteliklere ve şartlara uygun olmasını ve bu şartları görev süresince korumasını zorunlu kılmaktadır. 98. maddenin (b) fıkrası, memurluk koşullarını kaybedenlerin devlet memurluğunun sona ermesi durumunu öngörmektedir. Bu düzenleme, kamu hizmetlerinin etkin ve güvenilir bir şekilde yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

BELİRTİLEN ŞARTLARI TAŞIMADIĞININ SONRADAN ANLAŞILMASI VEYA MEMURLUKLARI SIRASINDA BU KOŞULLARDAN HERHANGİ BİRİSİNİN KAYBOLMASI HALİNDE DEVLET MEMURLUĞUNUN SONA ERMESİ

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) fıkrasına göre, belirli durumlarda devlet memurluğunun sona ermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumlar, memuriyete alınma koşullarının sonradan taşınmadığının anlaşılması veya görev süresi içinde bu koşulların kaybedilmesi hallerini kapsamaktadır.

Türk Vatandaşlığı Durumu

Türk Vatandaşlığı: Türk vatandaşı olmadığı sonradan anlaşılan veya memuriyet süresince Türk vatandaşlığından çıkan veya çıkartılan kişinin devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Bu koşul, memuriyete kabulde temel bir şart olan vatandaşlık durumunun korunmasını zorunlu kılmaktadır.

Yaş Şartı

Yaş Şartı: Kazai rüşt kararı alanlar hariç, 18 yaşını doldurmamış kişiler memuriyete alınamazlar. Eğer 18 yaşını doldurmadan memuriyete alınmış bir kişi varsa, bu durum sonradan anlaşılırsa devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Ancak, göreve alındığı sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu sonradan anlaşılan, fakat bu hususun tespit edildiği tarihte 18 yaşını doldurmuş olan bir memur hakkında 98. maddenin (b) fıkrasının uygulanamaz.

Eğitim Koşulu

Eğitim Koşulu: Memuriyete girdikten sonra, öngörülen eğitim koşulunu taşımadığı sonradan anlaşılan devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Bu şart, memuriyet görevini yerine getirebilmek için gerekli bilgi ve yetkinliğin sağlanmasını amaçlamaktadır.

Kamu Hakları

Kamu Hakları: Kamu haklarından yoksun olduğu anlaşılan veya bu haklarını memur bulunduğu sırada kaybeden kimsenin de devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Bu, memurun hukuki ehliyetinin ve kamu hizmeti yapabilme yeterliliğinin devam etmesi gerektiğini ifade eder.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, devlet memurlarının belirli niteliklere sahip olmasını ve bu nitelikleri korumasını gerektirir. Kanunun 98. maddesi, bu koşulları taşımayan devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Türk vatandaşlığı, yaş şartı, eğitim koşulu ve kamu hakları gibi temel nitelikler, memuriyete alınmada ve görev süresince korunması gereken kriterlerdir. Bu koşulların kaybedilmesi durumunda, devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Bu düzenlemeler, kamu hizmetlerinin etkin ve güvenilir bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla yapılmıştır.

DEVLET MEMURLUĞUNU SONA ERDİREN VE SONA ERDİMEYEN MAHKUMİYET HALLERİ

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) fıkrasına göre, belirli koşulların sonradan taşınmadığının tespit edilmesi veya memuriyet süresi içinde bu koşulların kaybedilmesi halinde devlet memurluğunun sona ermesi gerekir. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 53. Maddesi ve Memuriyete Alınma Koşulları

Suç ve Cezalar: Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak, devlet memurluğuna alınmada aranan şartlardandır. Bu noktada önemli olan, önceki bir suçun daha sonra çıkarılan bir yasa ile suç olmaktan çıkarılması durumunda memuriyetin sona erdirilmesinin nasıl etkileneceğidir.

Suç Olmaktan Çıkan Eylemler ve Memuriyet

Mahkumiyet ve Yeni Yasa: Önceden suç sayılan bir fiil nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, sonradan çıkarılan bir yasa ile fiilin suç olmaktan çıkarılması durumunda, Ceza Yasası’nın 7. maddesi gereğince işlendikten sonra suç olmaktan çıkan fiile ceza verilemez ve hükmedilen cezaların yasal sonuçları kendiliğinden kalkar. Bu nedenle, böyle bir durumda kişi hükümlü sayılmaz ve 657/48-(5) maddesi kapsamında değerlendirilemez. Danıştay 5. Dairesi de 11.2.1987 tarihli kararında, lehine hüküm getiren yasadan kesinleşmiş kararla hükümlü kişinin de yararlanması gerektiğini belirterek, memuriyete engel bir suçtan hükümlü olan ve bu nedenle görevine son verilen memurun, yeni yasa ile memur olma niteliğini taşıyan kişi konumuna girdiğini kabul etmiş ve aksine yapılan işlemi iptal etmiştir.

Sınav Koşuluna Uyulmadan Memuriyete Alınma

Sınav Zorunluluğu: 657 sayılı Kanun’un 50. maddesi, devlet kamu hizmet ve görevlerine memur olarak atanacakların devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları gerektiğini belirtir. Ancak, bazı istisnai durumlarda belirli görevlere atanacak kişiler ve mecburi hizmetle yükümlü olanlar sınav koşuluna tabi değildir. Memuriyete alınmak için sınava girmesi gereken, ancak sınava tabi tutulmadan atanan kişilerin görevlerine 98. maddenin (b) fıkrasına göre son verilemez. Devlet memurluğuna giriş sınavı koşulu, kanunun 50. maddesinde yer almakta olup, 98. maddenin kapsamına dahil değildir. Bu nedenle, sınavsız atanmış kişilerin görevlerine son vermek mümkün değildir. Ancak idare hukuku ilkelerine göre, idare hatalı bir işlemi geri alabilir. Bu durumda, sınavsız memuriyete atanmış kişinin atama işlemi iptal edilerek görevine son verilebilir.

Beraat Eden ve Kararı Bozulanların Durumu

Beraat ve Yazılı Emir: İşlediği bir suç nedeniyle beraat eden, ancak beraat kararı yazılı emirle bozulan bir kişinin, hükümlülük kararı olmaması nedeniyle 48/A-5 maddesindeki koşulları kaybettiği gerekçesiyle görevine son verilemez. Ayrıca, memuriyete engel olan mahkumiyet kararının yazılı emirle kaldırılması durumunda memurun görevine dönmesi gerekir. Yazılı emirle bozma müessesesi, yasaların yurdun her yerinde aynı şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın değişik 343. maddesi, Adalet Bakanı’nın yazılı emirle Yargıtay’a başvurmasını sağlar ve Yargıtay, bu başvuruyu yerinde görürse hükmü bozabilir. Bu bozma kararı lehe etkili olursa, hükümlülüğün tüm sonuçları kalkar ve eski durum devam eder.

MEMURLUKTAN ÇEKİLMEK SURETİYLE DEVLET MEMURLUĞUNUN SONA ERMESİ

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94 ila 97. maddeleri, memurluktan çekilme ve bu sürecin yönetilmesi ile ilgili düzenlemeleri içermektedir. Bu maddeler çerçevesinde, devlet memurlarının memuriyetten ayrılma usul ve esasları belirlenmiştir.

Çekilme (Madde 94)

Devlet memuru, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak başvuruda bulunarak memurluktan çekilme talebinde bulunabilir. Memurun mazereti olmaksızın veya kurum tarafından kabul edilen mazereti bulunmaksızın görevini terk etmesi ve bu terk edişin kesintisiz 10 gün sürmesi durumunda, yazılı başvuru şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Çekilme talebinde bulunan memur, yerine atanan kişinin gelmesine veya çekilme isteğinin kabul edilmesine kadar görevine devam eder. Eğer yerine atanan kimse bir aya kadar gelmezse veya bir vekil atanmazsa, memur üstüne haber vererek görevini bırakabilir. Olağanüstü mazeret durumunda çekilenler için bu bir aylık süre şartı aranmaz.

Çekilmede Devir ve Teslim Süresi (Madde 95)

Çekilen devlet memurları, devir ve teslim yükümlülüklerini yerine getirene kadar görevlerini bırakamazlar. Hizmet gereklerine göre devir ve teslim işlemleri için gerekli süreler yönetmelikte belirtilir.

Olağanüstü Yönetim Hallerinde Çekilme Usulü (Madde 96)

Olağanüstü hal, seferberlik ve savaş durumlarında veya genel hayata etkili afetlerin yaşandığı yerlerdeki devlet memurları, çekilme talepleri kabul edilmedikçe veya yerine atanacak kişiler gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.

Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları (Madde 97)

Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla:

  • Maddenin 2. ve 3. Fıkrasına Uygun Çekilenler: Bu şekilde memuriyetten çekilenler, altı ay geçmeden devlet memurluğuna alınamazlar.
  • Çekilmiş Sayılanlar ve 94. Maddenin 2. Fıkrasına Uymadan Görevden Ayrılanlar: Bu kişiler bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamazlar.
  • Zorunluluklara Uymayanlar: 657 sayılı Kanun’da belirtilen zorunluluklara uymayanlar üç yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamazlar.
  • Maddeye Aykırı Hareket Edenler: Bu kişiler hiçbir surette devlet memurluğuna alınamazlar.
  • Bu düzenlemeler, memuriyetten çekilme sürecinin disiplinli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamakta, aynı zamanda kamu hizmetinin aksamadan devam etmesini garanti altına almaktadır.

EMEKLİYE AYRILMAK SURETİYLE DEVLET MEMURLUĞUNUN SONA ERMESİ

Devlet memurları, isteklerine bağlı olarak, yaş haddi, malullük veya sicil gibi nedenlerle emekliye ayrılabilirler. İşte bu durumlardan her biri için ayrıntılı açıklamalar:

İstekle Emekliye Ayrılma

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, hizmet yılını dolduran devlet memurları, istekleri üzerine emekliye ayrılabilirler. Emeklilik için gerekli olan prim gün sayısı ve diğer şartlar sağlandığında, devlet memurları emekliye ayrılma talebinde bulunabilirler.

Yaş Haddi Nedeni ile Emekliye Ayrılma

Devlet memurları, yasalarca belirlenen yaş sınırına ulaştıklarında, istemlerine bakılmaksızın emekliye ayrılırlar. Bu durumda, yasal yaş sınırını dolduran devlet memurlarının memuriyetleri sona erer ve emeklilik süreci başlar.

Malullük Nedeni ile Emekliye Ayrılma

5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun ile değişik geçici 4. maddesi hükmü gereği, T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na göre, herhangi bir sebeple vücutlarında meydana gelen kalıcı arızalar veya iyileşmesi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görevlerini yapamayacak duruma gelen devlet memurları malul sayılırlar. Malullük üç kategoriye ayrılır:

  • Görev Malullüğü: Görevi sırasında veya görevi nedeniyle malul duruma gelenler.
  • Adi Malullük: Görevle ilgisi olmayan sebeplerle malul duruma gelenler.
  • Harp Malullüğü: Savaş veya çatışma sırasında malul duruma gelenler.

Malullüğün tespiti, usulüne uygun olarak hazırlanmış bir tabip raporuna dayanır. Bu rapor doğrultusunda memur, malullük nedeniyle emekliye ayrılmayı talep edebilir ya da kurum tarafından resen emekliye sevk edilebilir.

Resen Emekliye Ayrılma

İdare, memurun isteğine bakmaksızın, yasal şartlar gerçekleştiğinde memuru emekliye sevk edebilir. Bu yasal şartlar, kurumların teşkilat yasalarında veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda belirtilmiştir. Kurumlar, yasal düzenlemelere uygun olarak memuru resen emekliye ayırma yetkisine sahiptir.

Bu düzenlemeler, devlet memurlarının emekliye ayrılma süreçlerinin hukuki çerçevede ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlar.

DEVLET MEMURLUĞUNUN SONA ERMESİ İE İLGİLİ DANIŞTAY KARARLARI

“YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Çankırı ili, … Ortaokulu’nda hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde öngörülen Devlet memuru olabilme şartını sonradan kaybettiğinden bahisle aynı Kanunun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince Devlet memurluğunun sona ermesine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, 06/05/2009 tarihinde işlemiş olduğu “silahla yağma” suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a,c,d maddesi uyarınca “2 yıl 6 ay” hapis cezası ile cezalandırıldığı ve Yargıtay incelemesi ile mahkumiyetin kesinleştiği, memurluğa alınmadaki şartları sonradan kaybetmesi nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:

…Aynı Kanunun “Memurluğun sona ermesi” başlıklı 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi” hallerinde devlet memurluğunun sona ermesi kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:…Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

  1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
  2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA..

(X) KARŞI OY :

Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.”

“YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Akdeniz Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Reklamcılık ve Tanıtım Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun’un 94. maddesi uyarınca 05/11/2014 tarihi itibariyle görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; her ne kadar 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nda yüksek öğretim personelinin “izinsiz veya kurumlarınca kabul edilebilir özrü olmaksızın belli sürelerle göreve gelmemek” fiili karşılığında…, 2547 sayılı Yasa’da ve buna dayanan Yönetmelikte hüküm bulunmadığı düşüncesinden hareketle 657 sayılı Yasa hükümlerine göre işlem tesis edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı aylık hak ve diğer ödeneklerinin davalı idarece hesaplanarak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 2547 sayılı Kanun’da hüküm bulunmama halinde 657 sayılı Kanun hükümlerinin üniversite personeline uygulanacağı, dolayısıyla dava konusu işlem ile de görevine gelmediği sabit olan davacının DMK 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına karar verildiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu Mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Öğretim elemanlarının atanma usulleri ve süreleri ile yürütecekleri görevlerinin nitelikleri 2547 sayılı Kanunda, diğer özlük hakları da 2914 sayılı Kanunda düzenlenirken ilgililerin görevlerinden çekilme isteğinde bulunma ya da bulunmuş sayılma şeklinde kendi iradelerine bağlı olarak sonlandırmalarına ilişkin açık bir Yasa kuralına yer verilmemiş olup, 2547 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve yukarıda alıntısı yapılan Yönetmelikte göreve kesintisiz 10 gün kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın devamsızlık gösterme hali disiplin hukuku kapsamında bir yaptırıma bağlanmış, ilgili hüküm daha sonra 29/01/2014 tarih ve 28897 sayılı Resmi Gazete ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu arada, dava konusu işlem 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilmiş olduğundan bu hükmün davacı hakkında uygulanıp uygulanmayacağının da irdelenmesi gerekmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurluğun Sona Ermesi” başlıklı 4. Bölümünde yer verilen “Çekilme” başlıklı 94. maddesinde; Devlet memurunun bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabileceği; mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı hüküm altına alınmıştır…

Bu açıklamalar ışığında, 2547 sayılı Yasaya tabi araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı hakkında durumun yukarıda aktarılan Yönetmelik uyarınca yapılacak bir soruşturma ile tespit edilerek, bunun sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekmekte iken, görevinden çekilmiş sayılması yönünde 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,

  1. Temyiz isteminin reddine,
  2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
  4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

Akademik Hukuk İletişimDevlet memurluğunun sona ermesi konusunda uzman bir  idari dava avukatı Ankara destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Devlet memurluğunun sona ermesi konusunda uzman İdari dava avukatı Ankara ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap