İdari yargıda temyiz kanun yolu, idare mahkemeleri veya vergi mahkemelerinin verdikleri kararların Danıştay tarafından incelenmesi ve denetlenmesi sürecini ifade eder. İdari yargıda temyiz kanun yolu süreci, idari ve vergi yargılamasında verilen kararların hukuka uygunluğunun kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilir.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLU NEDİR?

İdari yargıda temyiz kanun yolu, istinaf yolu açık olan davalarda bölge idare mahkemesinin, istinaf yolu kapalı bazı istisnai davalarda ise ilk derece mahkemelerinin ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalarda Danıştay’ın henüz kesinleşmemiş nihai kararlarının hukuki açıdan denetlenerek, hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla oluşturulmuş bir kanun yoludur.

İdari yargıda temyiz kanun yolu incelemesi Danıştay tarafından yapılmaktadır (m. 46/1).

İdari yargıda temyiz kanun yolu olarak görev yapan Danıştay, kararları maddi açıdan değil, yalnızca hukuki açıdan denetler. Bu bağlamda Danıştay’ın temyiz incelemesi, kararların usul ve esas bakımından hukuka uygun olup olmadığının kontrolü ile sınırlıdır.

İdari yargıda temyiz kanun yolu, kararın temelini oluşturan maddi olayların doğruluğunu veya bu olayların hukuki değerlendirmesinin yerindeliğini kapsamaz. Bu nedenle, temyiz incelemesinde Danıştay, maddi konuları yeniden ele almaz ve yeni delil araştırması yapmaz. Dosya üzerinden gerçekleştirdiği incelemede herhangi bir hukuka aykırılık tespit ederse, dosyayı ilgili mahkemeye geri gönderir

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURULABİLECEK KARARLAR NELERDİR?

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi idari yargıda temyiz kanun yoluna ilişkin hükümleri düzenler. Bu kanun hükmüne göre temyiz edilebilecek kararlar şunlardır:

  • Danıştay dava dairelerinin “ilk derece mahkemesi” olarak baktığı davalarda verdiği nihai kararlar.
  • Bölge idare mahkemesinin, bu maddede tek tek belirtilen davalarda istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararlar.
  • İvedi yargılama usulünün (md. 20/A) uygulandığı davalarda verilen nihai kararlar aleyhine doğrudan temyiz yoluna başvurulabilir.

Bu hükümlere göre, belirtilen durumlarda alınan kararlar, hukuki açıdan denetlenmek üzere temyize götürülebilir.

İdari yargıda temyiz kanun yoluna tabi olan kararları detaylandırırsak:

Danıştay Dava Dairelerinin İlk Derece Mahkemesi Olarak Baktığı Davalar

Danıştay dava daireleri, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen bazı davalara ilk derece mahkemesi olarak bakar. Bu davalar şunlardır:

  • Bakanlar Kurulu kararları,
  • Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnameler,
  • Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının çıkardığı ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemler,
  • Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemler,
  • Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işler,
  • Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ve bu kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemleri,
  • Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davalar (tahkim yolu öngörülmeyen).
  • Danıştay’ın bu davalarda verdiği nihai kararlar, temyiz edilebilir. Temyiz mercii, kararın niteliğine göre “Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu” veya “Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu” dur.

İdari Yargıda Temyiz Kanun Yoluna Konu Olabilecek Usule İlişkin Kararlar

Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği usule ilişkin kararlara da idari yargıda temyiz kanun yoluna başvurulabilir. İvedi yargılama usulünün uygulandığı davalarda idare mahkemelerince verilen kararlar ve Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği nihai kararlara karşı temyiz edilebilecek kararlar, uyuşmazlıkları esastan çözen kararlarla sınırlı değildir. Uyuşmazlığı esastan çözmeyen, ancak dosyadan el çekme sonucunu doğuran ve nihai karar niteliği taşıyan kararlar da temyiz edilebilir. Bu kararlar şunlardır:

  • Dava ve taraf ehliyeti veya menfaat ihlali nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine dair kararlar,
  • Dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olmaması nedeniyle davanın incelenmeksizin reddi kararları,
  • Dava süresinin aşılması nedeniyle davanın reddine dair kararlar,
  • Dilekçenin kanunun 3 ve 5. maddelerine aykırılığı nedeniyle reddi üzerine aynı yanlışlıkla açılan davanın reddine dair kararlar,
  • Feragat veya kabul nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararlar,
  • İdari merci tecavüzü nedeniyle dava dilekçesi ve eklerinin merciine tevdi kararları,
  • Harç veya posta ücretinin ödenmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar,
  • Posta ücretinde azalma nedeniyle yapılan iki bildirim sonrası davanın açılmamış sayılması kararları,
  • Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması nedeniyle davanın açılmamış sayılması kararları,
  • Davacının ölümü nedeniyle dava dilekçesinin iptali kararları,
  • Temyiz dilekçesinin eksikliklerinin giderilmemesi nedeniyle temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına dair kararlar,
  • Temyiz harç ve posta giderlerinin ödenmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddi kararları,
  • Temyiz süresinin geçmesi nedeniyle verilen temyiz süre ret kararları.

Bölge İdare Mahkemesinin İstinaf İncelemesi Sonucunda Verdikleri İdari yargıda temyiz kanun yoluna Konu Kararlar

İstinaf sistemi ile bölge idare mahkemesinin denetim alanı genişlemiş, ancak tüm kararlar temyize açık tutulmamıştır. İYUK 46. maddede belirtilen bazı kararlara karşı idari yargıda temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Bu davalar şunlardır:

  • Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları,
  • Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi, tam yargı ve idari işlemler hakkında açılan davalar,
  • Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları,
  • Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün ya da daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları,
  • Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları,
  • İmar planları ve parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar,
  • Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile Boğaziçi Kanunu’nun uygulanmasından doğan davalar,
  • Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili işlemlere karşı açılan davalar,
  • Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veya kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar,
  • Kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuattan doğan davalar,
  • Yap-İşlet-Devret Modeli ve Yap-İşlet Modeli Kanunları’ nın uygulanmasından doğan davalar,
  • Serbest Bölgeler Kanunu’nun uygulanmasından doğan davalar,
  • Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun uygulanmasından doğan davalar,
  • Düzenleyici ve denetleyici kurulların kararlarına karşı açılan davalar.
  • İvedi Yargılama Usulü

İvedi yargılama usulünün uygulandığı davalarda, idare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararlara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulabilir (md. 20/A-2/g ve 45/8).

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURULAMAYAN KARARLAR NELERDİR?

Türk hukuk sisteminde, mahkemeler tarafından verilen nihai kararlara karşı genel olarak idari yargıda temyiz kanun yolu açık olsa da bazı kararlar temyiz edilemez. Bu tür kararlara “temyiz edilemeyen kararlar” denir. İdari yargıda temyiz kanun yolu kapalı olan kararlar, yasalarla belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:

Yasa ile İdari Yargıda Temyiz Kanun Yolu Kapatılan Nihai Kararlar

Yasa ile İdari yargıda temyiz kanun yolu kapatılmış olan nihai kararlar şunlardır:

  • İdare ve Vergi Mahkemeleri Kararları: İdare ve vergi mahkemelerinin tek hâkim veya heyet halinde verdiği kararlar. Bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir (md. 45/1).
  • Küçük Miktarlı Davalar: Konusu 5.000 Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar. Bu kararlara karşı istinaf yoluna gidilemez (md. 45/1) ve dolayısıyla temyiz de edilemez.
  • Temyize Kapalı Bölge İdare Mahkemesi Kararları: Bölge idare mahkemesinin 46’ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları (md. 45/6).
  • Görev ve Yetki Uyuşmazlığı Kararları: Bölge idare mahkemesi ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay ilgili dairesinin görev ve yetki uyuşmazlığına ilişkin İYUK md. 43 uyarınca verdiği kararlar (md. 43/3).
  • Merci Tayini Kararları: Bölge idare mahkemesi ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay ilgili dairesinin merci tayinine ilişkin verdiği kararlar (md. 44/3).
  • Lehe Olan Kararlar: Temyizin, mahkeme kararından zarar gören ve bu kararın bozulmasında yararı olan tarafça kullanılabilecek bir kanun yolu olması nedeniyle “lehe” olan kararlar.
  • İkinci Kez Temyiz Edilemeyen Kararlar: Danıştay temyiz dairesinin incelemesinden geçmiş idare ve vergi mahkemesi kararları, bölge idare mahkemesi kararları ve Danıştay idari ve vergi dava daireleri kurulundan temyizen geçmiş olan Danıştay dava daireleri kararları.

Uyuşmazlığı Esastan Çözerek Davayı Sonuçlandırmayan Kararlar

Davayı esastan çözmeyen ve sonuçlandırmayan kararlar temyiz edilemez. Bu tür kararlar şunlardır:

  • Ara Kararlar: Uyuşmazlığın çözümü için gerek davalı idareden gerekse diğer idarelerden belge ve bilgi istenmesi yolundaki ara kararları (md. 20/1).
  • Yürütmenin Durdurulması Kararları: Yürütmenin durdurulması istemleri üzerine verilen kararlar ile bu kararlara itiraz üzerine verilen kararlar (md. 27/6).
  • Bu sınıflandırmalar, temyiz yolunun ne zaman ve nasıl kapalı olduğunu anlamak açısından önemlidir ve hukuk sistemindeki işlemleri yönlendirmede kritik bir rol oynar.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU SÜRESİ NEDİR?

Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda verdikleri kararlara karşı, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren “otuz” gün içinde idari yargıda temyiz kanun yoluna başvurulabilir. İdare ve vergi mahkemelerinin, “ivedi yargılanma usulü” nün uygulandığı davalarda verdikleri kararlar ise istinafa tabi olmayıp doğrudan temyize tabidir ve bu kararlar için temyiz süresi “on beş” gündür. İdari yargıda temyiz kanun yoluna başvuru süresinin geçirilmesinden sonra Danıştay’a yapılan başvurular “süre aşımı nedeniyle” reddedilir. İdari yargıda temyiz kanun yoluna başvuru süresi, kararın usulüne uygun tebliği ile başlar ve belirli durumlarda (açıklama ve yanlışlığın düzeltilmesi talepleri, sağlık özrü ve mücbir sebepler) durmaz.

İdari Yargıda Temyiz Kanun Yolu Başvurusu ve Süresi

  • Bölge İdare Mahkemesi Kararları: Temyiz süresi, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren “otuz” gündür.
  • İdare ve Vergi Mahkemeleri Kararları (ivedi yargılanma usulü): Temyiz süresi “on beş” gündür.
  • Temyiz Süresinin Başlaması: Temyiz süresi, kararın usulüne uygun tebliği ile başlar.
  • Temyiz Süresinin Durmaması: Açıklama ve yanlışlığın düzeltilmesi talepleri, sağlık özrü ve mücbir sebepler temyiz süresini durdurmaz.
  • Temyiz Yoluna Kimler Başvurabilir?
  • Kararın Bozulmasında Yararı Olan Taraf: Temyiz yoluna ancak kararın bozulmasında yararı olan taraf başvurabilir. Lehine karar verilen taraf, kararın bozulmasından herhangi bir yarar elde edemeyeceği için kural olarak temyiz yoluna başvuramaz. Ancak lehine karar verilen taraf, yargılama giderleri itibarıyla kararı temyiz edebilir.
  • Müşterek Dava Durumları: İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5/2. maddesi gereğince, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açtığı durumlarda, her bir şahıs kararı tek başına temyiz edebilir.
  • Fer’i Müdahil: Fer’i müdahil, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla davada yer alabilir. Ancak davanın tarafı olmadığından kararı tek başına temyiz edemez. Yanında katıldığı taraf kararı temyiz ederse, kendisi de temyiz edebilir.
  • Bu kurallar, idari yargı sürecinde temyiz başvurularının kimler tarafından ve hangi süreler içinde yapılabileceği konularında önemli bir rehber niteliği taşır.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLU SONUCUNDA HANGİ KARARLAR VERİLİR?

İdari yargıda temyiz kanun yolu, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların hukuka uygunluk bakımından üst mahkeme tarafından denetlenmesidir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 46 ila 50. maddeleri arasında düzenlenmiştir ve kararlara karşı başvuru yollarından en önemlisidir. İdari yargıda temyiz kanun yolu ardından başvurulabilecek diğer bir kanun yolu olan karar düzeltme, temyizin devamı niteliğindedir ve yalnızca temyiz yoluna gidildikten sonra başvurulabilir. İdari yargıda temyiz kanun yolu sürecinde, ilk derece mahkemelerinin kararları yalnızca hukuka uygunluk bakımından incelenir, olayların ve delillerin yeniden değerlendirilmesi yapılmaz.

Temyiz İncelemesinde Danıştay’ın Yetkileri (İYUK md. 49)

“1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;

a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.

b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.

Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;

a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.

Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.

Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.

Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.”

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLU İNCELEMESİ NASIL YAPILIR?

İdari yargıda taraflardan biri veya her ikisinin talebi üzerine yapılan temyiz başvurusu, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 48. maddesi hükmüne göre değerlendirilir. Temyiz başvurusu üzerine dava dosyası, belirli aşamalardan geçerek incelenir. Bu süreçte dosyanın uygunluğu ve temyiz dilekçesinin şartlara uygunluğu gibi unsurlar dikkate alınır.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLU SÜRECİNİN AŞAMALARI

İdari yargıda temyiz kanun yolu sürecinin aşamalarına değinecek olursak;

Dosyanın İlgili Kurula Gönderilmesi

Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda verdikleri kararların temyizinde, kararı veren daire dosyayı ilgili İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu’na gönderir (md. 48/4,5).

Ön İnceleme

Temyiz İncelemesinin Şartları: Danıştay temyiz dairesi ve ilgili kurul, temyiz dilekçesi ve dosyayı ön incelemeye tabi tutar. Bu ön incelemede aşağıdaki hususlar değerlendirilir:

  • Dosyanın mahkemesince tekemmül ettirilip ettirilmediği,
  • Temyiz harç ve giderlerinin ödenip ödenmediği,
  • Temyiz dilekçesinin Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği,
  • Temyizin süresinde yapılıp yapılmadığı,
  • Temyiz edenin davanın tarafı olup olmadığı ve temyizde hukuki yararının bulunup bulunmadığı,
  • Temyiz edilen kararın kesin bir karar olup olmadığı (temyize kapalı bir karar olup olmadığı).

Usul ve Hukuka Aykırılık

  • Ön incelemede usul ve hukuka aykırılık görülürse, başvuru temyiz sebepleri yönünden incelenmeyerek gerekli kararlar verilir.
  • Usul ve hukuka aykırılık görülmezse, dosya esastan inceleme sırasına konulur ve sırası geldiğinde başvurunun temyiz sebepleri itibarıyla incelenmesi yapılır.

Esastan İnceleme

İdari yargıda re’sen inceleme ilkesinin geçerli oluşu nedeniyle, ileri sürülen temyiz sebeplerinin yanında ileri sürülmeyen diğer sebepler de incelenir.

DANIŞTAY’IN İNCELEME SONUCUNDA VEREBİLECEĞİ KARARLAR

  • Onama: Kararın hukuka uygun olduğu tespit edilirse onaylanır.
  • Bozma: Kararın hukuka aykırı olduğu tespit edilirse bozulur.
  • Kısmen Onama ve Kısmen Bozma: Kararın bazı kısımlarının hukuka uygun, bazı kısımlarının ise hukuka aykırı olduğu tespit edilirse, bu kısımlar ayrılarak onanır veya bozulur.

İdari yargıda temyiz incelemesi sonucunda Danıştay’ın verebileceği kararlar, onama, bozma ve kısmen onama-kısmen bozma kararları olarak sınıflandırılabilir. Bu kararların her biri belirli koşullara ve gerekçelere dayanır. İşte bu kararların detayları:

Onama Kararı

Danıştay’ın onama kararları iki şekilde olabilir:

  • Başvurunun Reddedilmesi ve Kararın Onanması: Danıştay, temyiz edilen kararı usul ve hukuka uygun bulursa, başvuruyu reddeder ve kararı onar.
  • Gerekçeyi Değiştirerek Onama: Danıştay, kararı sonucu itibarıyla uygun bulmakla birlikte gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı “gerekçesini değiştirerek” onar.

Bozma Kararı

Danıştay, temyiz başvurusu neticesinde aşağıdaki durumlarda kararı bozar

  • Görev ve Yetki İhlali:

Görevli mahkeme, bir davanın konusu itibarıyla bakılacağı mahkemeyi belirlerken, yetkili mahkeme, coğrafi alan itibarıyla görüleceği yargı yerini belirler. Eğer bir mahkeme, kendi görev alanı dışındaki bir davaya bakmışsa ve bu karar istinaf aşamasında da onaylanmışsa, Danıştay bu kararı bozar.

  • Hukuka Aykırı Karar Verilmesi:

İlk derece mahkemeleri, Danıştay dava daireleri ve bölge idare mahkemesi tarafından verilen kararlarda hukuka aykırılıklar bulunması durumunda Danıştay bu kararı bozar. Hukuka aykırılık şu şekillerde olabilir:

  • Hukuk Kuralının Yanlış Seçilmesi: Uyuşmazlığa uygulanan hukuk kuralının isabetli seçilmemiş olması.
  • Hukuk Kuralının Yanlış Yorumlanması: Uyuşmazlığa uygulanan hukuk kuralının yanlış yorumlanmış olması.
  • Maddi Olayın Yanlış Saptanması: Davaya konu olan maddi olayın yanlış saptanması ve nitelendirilmesi.
  • Karar Sonucunun Yanlış Seçilmesi: Karar sonucunun (kararın türünün) yanlış seçilmesi.
  • Yerindelik Denetimi Yapılması: Yargı yetkisinin idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluk denetimi sınırları içinde yapılmaması.
  • Usulde Paralellik İlkesine Uymama: İdari işlemlerin geri alınması veya kaldırılması sürecinde mevzuata uyulmaması.
  • Kusursuz Sorumluluk İlkesine Uygunluk: Kusursuz sorumluluk ilkesinin doğru uygulanmaması.
  • İstemi Gözeterek Karar Verilmemesi: Mahkemenin, davacının istemi doğrultusunda karar vermemesi.
  • Kazanılmış Haklara Saygı ve İdari İstikrar İlkeleri: Mahkemelerin, önlerindeki uyuşmazlığa bu ilkeleri uygulamaması.

Kısmen Onama-Kısmen Bozma Kararı

  • Kısmen Usul ve Hukuka Uygun, Kısmen Aykırı Karar: Danıştay, temyiz edilen kararın bazı kısımlarını usul ve hukuka uygun, bazı kısımlarını ise aykırı bulursa, kararı kısmen onar kısmen bozar.
  • Onama ile Kesinleşen Kısım: Onama ile kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir. İdari yargıda “karar düzeltme” yolu kaldırıldığı için, temyiz edilen kararın onanan kısmı, onama tarihi itibarıyla kesinleşir.

Bu süreçler, Danıştay’ın temyiz incelemelerinde verdiği kararların hukukilik denetimini sağlamakta ve idari yargı sisteminde hukuka uygun kararların verilmesini garanti etmektedir.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLU İNCELEMESİ SONUCU VERİLEN KARAR ÜZERİNE YAPILACAK İŞLEMLER NELERDİR?

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. Maddesine göre temyiz incelemesi neticesinde verilen karardan sonra yapılacak işlemler belirtilmiştir.

“1. Temyiz incelemesi sonucunda verilen karar, dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderilir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/7 md.) Ancak Danıştay ilgili dairesinin onamaya ilişkin kararları, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge idare mahkemesine gönderilir. Bu kararlar, dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır.

Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.

Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.

Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.

Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.”

DANIŞTAY BOZMA KARARI VERİRSE NE OLUR?

Danıştay’ın bozma kararı sonrası dosya Bölge İdare Mahkemesi’ne (BİM) geri gönderilir ve Bölge İdare Mahkemesi, dosyayı inceleyerek iki farklı karar verebilir: bozma kararına uyma veya kendi kararında ısrar etme.

Danıştay Bozma Kararına Uyma

Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyduğunda, bozma kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda yeni bir karar verir. Bu durum üç şekilde olabilir:

  • Yargılama Kurallarına Aykırılık Nedeniyle Bozma: Danıştay, kamu düzeninden olan yargılama kurallarına aykırılık tespit etmişse, Bölge İdare Mahkemesi bu kurallara uygun şekilde yeni bir hüküm verir.
  • Usul Kurallarına Aykırılık Nedeniyle Bozma: Danıştay, yargılama sırasında bazı usul kurallarının hiç uygulanmadığını, eksik veya yanlış uygulandığını tespit etmişse, Bölge İdare Mahkemesi eksiklikleri giderir ve doğru usul kurallarını uygulayarak yeni bir karar verir.
  • Maddi Hukuka Aykırılık Nedeniyle Bozma: Danıştay, kararın maddi hukuka aykırı olduğunu tespit etmişse, Bölge İdare Mahkemesi Danıştay’ın belirttiği hukuka uygunluk çerçevesinde yeni bir karar verir.

Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi, bozma kararına uygun yeni bir karar verdiğinde, bu karar önceki kararla aynı sonucu doğurabilir, ancak bu durum BİM’nin ilk kararında ısrar ettiği anlamına gelmez.

Kendi Kararında Israr Etme

Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararını uygun görmeyerek kendi kararında ısrar edebilir. Bu durumda, BİM bozulan kararının aynısını tekrar verir ve buna “ısrar kararı” denir. Israr kararı, Danıştay’ın bozma kararına rağmen aynı kararı tekrar verme durumu olarak tanımlanır.

Israr kararı şu şekillerde ele alınır:

  • Kararda Israr: Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararının usul ve/veya hukuka uygun olmadığını düşünerek, bozulan kararın aynısını tekrar verir. Bu durum, BİM’nin bozma kararında belirtilen inceleme ve araştırmaları yaparak yeni kararı vermesi anlamına gelmez; aynı kararın tekrar verilmesi anlamına gelir.

Israr kararı, nihai bir karar olup temyiz edilebilir. Israr kararı temyiz edildiğinde:

  • Temyiz Süresi: Kararın tebliğinden itibaren otuz gündür, aksi bir kanun hükmü olsa bile bu süre geçerlidir.
  • Temyiz İncelemesi: Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından yapılır. Bu kurulların verdiği onama ve bozma kararları kesindir.
  • Karar Düzeltme Yolu: İdari yargıda karar düzeltme yolu kaldırıldığı için, bu kararlara karşı karar düzeltme başvurusu yapılamaz.

Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen nihai kararlar, hem Danıştay dava daireleri hem de bölge idare mahkemesi için bağlayıcı olup, bu kararlara uyulmak zorundadır. Israr kararı sonrasında verilen bu nihai kararlara karşı yeniden ısrar etme imkânı bulunmaz.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ KANUN YOLU DİLEKÇESİ

İdari yargıda temyiz kanun yolu dilekçeleri, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılır ve İYUK’un 48. maddesinde belirtilen usullere uygun olarak düzenlenir.

“1. Temyiz istemleri Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile yapılır.

Temyiz dilekçelerinin 3’üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gereklidir, düzenlenmemiş ise eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya bölge idare mahkemesince karar verilir.

Temyiz dilekçeleri, ilgisine göre kararı veren bölge idare mahkemesine, Danıştaya veya 4 üncü maddede belirtilen mercilere verilir ve kararı veren bölge idare mahkemesi veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir. Cevap veren, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabilir. Bu takdirde bu dilekçeler temyiz dilekçesi yerine geçer.

Kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesi, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyayı dizi listesine bağlı olarak, Danıştaya veya Kurula gönderir.

Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri, karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmek üzere kararı veren bölge idare mahkemesince Danıştay Başkanlığına, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, görevli dairece konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna gönderilir. Danıştayda görevli daire veya kurul tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verildikten sonra tebligat bu daire veya kurulca yapılarak dosya tekemmül ettirilir.

Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 inci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.”

Akademik Hukuk İletişimKonusunda uzman bir Ankara idari yargıda temyiz kanun yolu avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Konusunda uzman Ankara idari yargıda temyiz kanun yolu avukatı ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap