657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, devlet memuru olmanın genel ve özel şartlarını düzenler ve memurluğa engel suçlar belirtilmiştir. Memurluğa engel suçlar arasında affa uğramış olunsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçları yer alır.

DEVLET MEMURU OLMANIN GENEL ŞARTLARI NELERDİR?

Devlet memuru olmak için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen genel ve özel şartların yanı sıra bazı temel şartlar da bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır:

  • Vatandaşlık: Türk vatandaşı olmak gereklidir.
  • Eğitim: En az ortaokul mezunu olmak şartı vardır. Bazı kadrolar için ise işin gereğine göre daha yüksek eğitim dereceleri veya belirli diploma şartları aranabilir.
  • Yaş: Genel olarak 18 yaşını doldurmuş olmak gerekir. Ancak, meslek veya sanat okulunu bitirenler en az 15 yaşını doldurmuş olmalı ve Türk Medeni Kanunu’na göre kazai rüşt kararı almış olmalıdır.
  • Askerlik Durumu: Atanacak kişinin askerlikle ilgisi bulunmaması veya askerlik çağına gelmemiş olması, gelmişse muvazzaf askerlik hizmetini yapmış, ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olması gerekmektedir.
  • Sağlık Koşulları: Devlet memuru olmak atanacak kişinin görevini devamlı yapmasına engel olabilecek bir akıl hastalığı bulunmamalıdır.
  • Kamu Haklarından Mahrumiyet: Devlet memuru olmak isteyen kişinin kamu seçme ve seçilme haklarından, çalışma özgürlüğünden gibi kamusal haklarından mahrum olmaması gerekmektedir.
  • Hapis Cezası: Kasıtlı suçlardan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olmak gerekmektedir. Detaylar ve istisnalar yine kanunda belirtilmiştir.
  • Ayrıca, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar ve belirli suçlardan hüküm giymemiş olmak da devlet memuru olmanın önemli şartları arasındadır. Bu suçlar, affa uğramış olsa bile memurluğa engel suçlardandır.

Başvuracak adaylar için, ilgili kanun ve yönetmeliklerde belirtilen tüm bu şartların detaylı bir şekilde incelenmesi ve gerekliliklerin sağlanması önemlidir. Her bir kamu kurumu veya kuruluşunun kendi özel mevzuatları çerçevesinde ek şartlar veya kısıtlamaları olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, devlet memuru olma sürecinde adayların bu şartlara uygunluğunu dikkatle değerlendirmeleri önemlidir. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir idari dava avukatı Ankara’dan destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

MEMURLUĞA ENGEL SUÇLAR NELERDİR?

Memurluğa engel suçlar açısından DMK m.48 de “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.” İbaresi yer almaktadır. Memurluğa engel suçlar bu madde ile belirtilmiştir.

Hak yoksunluğuna dair süreler geçmiş, ayrıca affa uğramışsalar bile memurluğa engel suçlar suçlardan mahkûm olanlar, mahkumiyet süreleri ne olursa olsun memuriyete alınmazlar, Memurluğa engel suçlar;

Devletin güvenliğine karşı suçlar;

  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak.
  • Düşmanla iş birliği yapmak.
  • Devlete karşı savaşa tahrik,
  • Temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama,
  • Yabancı devlet aleyhine asker toplama,
  • Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma,
  • Düşman devlete maddi ve mali yardım,

Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar;

  • Anayasayı ihlal,
  • Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı,
  • Yasama organına karşı suç,
  • Hükümete karşı suç,
  • Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan,
  • Silahlı örgüt,
  • Silah sağlama,
  • Suç için anlaşma suçu.

Süresi ne olursa olsun alınan mahkûmiyet nedeniyle memurluğa engel suçlar 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde tek tek sayılmıştır. Söz konusu memurluğa engel suçlar;

  • Zimmet,
  • İrtikap,
  • Rüşvet,
  • Hırsızlık,
  • Dolandırıcılık,
  • Sahtecilik,
  • Güveni kötüye kullanma,
  • Hileli iflas,
  • İhaleye fesat karıştırma,
  • Edimin ifasına fesat karıştırma,
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
  • Kaçakçılıktır.

Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir idari dava avukatı Ankara’dan destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

DEVLET MEMURU OLMAYA ENGEL OLMAYAN SUÇLAR NELERDİR?

Türk hukuk sisteminde, ceza mahkûmiyeti devlet memuru olma ehliyetini kaybetmeye neden olabilir. Özellikle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5. alt bendinde belirtilen memurluğa engel suçlardan mahkûm olmak, memur olma ehliyetini ortadan kaldırır. Memurluğa engel suçlar arasında zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlar bulunmaktadır.

Ancak, 657 sayılı Kanun’a göre, kasıtlı olarak işlenen suçlardan bir yıl veya daha uzun hapis cezası alanlar memuriyete alınamazlar. Bu süre bir yıldan azsa, hapis cezası memuriyete giriş için engel teşkil etmez. Ayrıca, kanun taksirli suçları kasıtlı suçlardan ayırdığı için, taksirle işlenen suçlardan mahkumiyetlerin devlet memuru olmaya engel olmadığı kabul edilir. Bu konuda Devlet Personel Başkanlığı da taksirle işlenen suçlar nedeniyle verilen mahkumiyetlerin devlet memuru olmaya olmadığını kararlaştırmıştır (23/6/2016 tarihli karar).

Bu çerçevede, devlet memuru olmak isteyenlerin öncelikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümlerini dikkatlice incelemesi ve şartlarına uygun olup olmadığını değerlendirmesi önemlidir. Memurluğa engel suçlardan kaynaklanan mahkumiyetlerin türü ve süresi, memuriyete alınma sürecinde kritik bir rol oynar. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir idari dava avukatı Ankara’dan destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

ADLİ PARA CEZALARI DEVLET MEMURU OLMAYA ENGEL Mİ?

Adli para cezası, mahkemeler tarafından belirlenen bir miktar parayı ödeme yükümlülüğü getiren bir ceza türüdür. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, adli para cezasına çevrilen hapis cezaları genel olarak devlet memuru olmaya engel teşkil etmez. Ancak, bazı özel durumlar bulunmaktadır:

  • Nitelikli Suçlar: 657 sayılı Kanunun 48/A-5. maddesinde belirtilen nitelikli suçlar arasında yer alan suçlardan mahkûm olan kişiler, ne kadar süreyle olursa olsun memur olarak atanamazlar. Bu suçlar arasında zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlar bulunmaktadır.
  • Adli Para Cezasına Çevrilen Hapis Cezaları: İşlenen suçun nitelikli suçlar arasında yer almaması durumunda, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması memuriyete atanma şansını etkilemez. Eğer ceza bir yıldan az ise, hakkında memnu hakların iadesi kararı alınması kaydıyla kişi memur olarak atanabilir. Eğer ceza bir yıldan fazla ise, bu durum devlet memuru olmaya engel teşkil eder.

Bu açıklamalar doğrultusunda, adli para cezasına çevrilen hapis cezalarının memuriyete etkisi, işlenen suçun niteliği ve cezanın miktarına bağlı olarak değerlendirilir. Nitelikli suçlar dışındaki suçlardan mahkûm olan kişilerin, belirli şartlar altında (adli sicil kaydının silinmesi ve hakların iadesi gibi) memur olarak atanması mümkün olabilir. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir idari dava avukatı Ankara’dan destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

KESİNLEŞMEMİŞ MAHKUMİYET KARARI DEVLET MEMURU OLMAYA ENGEL OLUR MU?

Kesinleşmemiş mahkumiyet kararı, yani henüz hukuki olarak kesinleşmemiş olan bir mahkumiyet, devlet memuru olmaya engel teşkil etmez. Devlet Memurları Kanunu’na göre, memurluğa engel suçlar ve durumlar, ancak mahkumiyet kararının kesinleşmesiyle dikkate alınır. Bu nedenle, yargılama süreci devam eden veya henüz itiraz aşamasında olan bir mahkumiyet kararı, kişinin devlet memuru olarak atanmasına engel olmaz.

Ancak, başvuru sırasında devam eden bir dava veya soruşturma hakkında bilgi vermek gerekebilir. Her ne kadar kesinleşmemiş mahkûmiyet kararı doğrudan devlet memuru olmaya engel olmasa da, kurumlar bu durumu değerlendirme sürecinde dikkate alabilir.

Kesinleşmemiş Mahkûmiyet: Devlet memuru olmaya engel değildir.

Kesinleşmiş Mahkûmiyet: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5. maddesinde belirtilen suçlardan kesinleşmiş mahkumiyet devlet memuru olmaya engel teşkil eder.

Bu çerçevede, kesinleşmemiş mahkûmiyet kararları ile ilgili olarak adayların dürüst bir şekilde başvurularında bu durumu belirtmeleri ve yargılama süreci hakkında bilgi vermeleri yerinde olacaktır. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir memurluğa engel suçlar avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

KASTEN VE TAKSİRLE İŞLENEN SUÇLAR DEVLET MEMURU OLMAYA ENGEL TEŞKİL EDER Mİ?

Suçlar, taksirli ve kasten işlenen suçlar olmak üzere ikiye ayrılır. Taksirli suçlar, dikkatsizlik veya ihmal sonucu işlenen, kasıt unsuru bulunmayan suçlardır. Örneğin, bir doktorun ameliyat sırasında mesleki acemiliği nedeniyle hastaya zarar vermesi, bir berberin müşterinin yüzünü kazara kesmesi veya trafik kazasına neden olmak taksirli suçlar kapsamına girer. Taksirli suçlardan dolayı ceza almak, devlet memuru olmaya engel teşkil etmez ve memuriyetten çıkarılmaya neden olmaz. Ancak, ceza süresince memurluktan uzaklaştırma durumu olabilir ve ceza süresi bittikten sonra memuriyet devam eder.

Kasten işlenen suçlar ise, suçun bilerek ve isteyerek işlenmesi durumudur. Kasten işlenen suçlardan dolayı bir yıl veya daha uzun süreyle hapis cezasına mahkûm olan kişiler memuriyete kabul edilmez ve mevcut memurların da memuriyetleri sona erer. Ancak, kasten işlenen suçlardan alınan bir yıl hapis cezası adli para cezasına çevrilirse, bu durum devlet memuru olmaya engel teşkil etmez ve memuriyet sona ermez. Örneğin, basit yaralama suçundan bir yıl hapis cezası alıp bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi durumunda, memuriyet devam eder.

Yüz Kızartıcı Suçlar

Ancak bazı suçlar vardır ki, bu suçlar ne tür ceza verilmiş olursa olsun devlet memuru olmaya kesin olarak engel teşkil eder. Bu suçlar genellikle “yüz kızartıcı suçlar” olarak adlandırılır ve Kanun’da açıkça belirtilmiştir. Memurluğa engel suçlar şunlar bulunur:

  • Devletin güvenliğine karşı suçlar: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla iş birliği yapmak, devlete karşı savaşa tahrik, temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama, yabancı devlet aleyhine asker toplama, askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, düşman devlete maddi ve mali yardım.
  • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar: Anayasayı ihlal, cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı, yasama organına karşı suç, hükümete karşı suç, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan, silahlı örgüt, silah sağlama, suç için anlaşma.
  • Diğer yüz kızartıcı suçlar: Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama.

Bu suçlardan mahkûm olan kişiler, cezanın türü veya miktarı ne olursa olsun memuriyete alınamazlar ve mevcut memurların da memuriyetleri sona erer. Cezaların adli para cezasına çevrilmesi veya mahkûmiyet süresinin kısa olması bu durumu değiştirmez.

  • Taksirli suçlar: Ceza ne olursa olsun devlet memuru olmaya engel teşkil etmez.
  • Kasten işlenen suçlar: Bir yıl veya daha uzun hapis cezası memuriyete engel olur, ancak ceza adli para cezasına çevrilirse engel teşkil etmez.
  • Yüz kızartıcı suçlar: Ceza türü ve süresi ne olursa olsun devlet memuru olmaya kesin olarak engel teşkil eder.

Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir memurluğa engel suçlar avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI DEVLET MEMURU OLMAYA ENGEL MİDİR?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında verilen cezanın belirli bir denetim süresi içinde sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur. Sanık, bu denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlemez ve mahkemenin belirlediği yükümlülüklere uygun davranırsa, ceza kararı ortadan kaldırılır ve dava düşer. HAGB, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenmiştir.

HAGB kararı, cezanın 2 yıl veya altında belirlendiği hallerde mümkündür. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi, “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.” hükmünü içermektedir.

Denetim süresi içinde sanık kasten yeni bir suç işlemez ve yükümlülüklere uygun davranırsa, HAGB kararı sonunda ceza ortadan kalkar ve dava düşer.

HAGB Kararının Memuriyete Etkisi

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, devlet memuru olabilmek için gereken genel ve özel şartları düzenlemektedir. Bu maddede yer alan suçlar nedeniyle mahkum olan kişiler, memuriyete alınmaz. Ancak, HAGB kararında, hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz ve dolayısıyla bu kişiler hakkında verilen HAGB kararları, devlet memuru olmaya engel teşkil etmez.

  • HAGB Kararı: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanık hakkında hukuki sonuç doğurmadığı için devlet memuru olmaya engel teşkil etmez.
  • Suçun Türü: HAGB kararı verilen suçun türü, devlet memuru olmaya engel oluşturmaz. Bu, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde belirtilen suçlar için de geçerlidir.
  • Denetim Süresi: HAGB kararında denetim süresinin geçmesi beklenmeden de memuriyete atama yapılabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, devlet memuru olma açısından herhangi bir engel teşkil etmez. HAGB kararı alınan kişiler, denetim süresinin geçmesini beklemeksizin memuriyete atanabilirler. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan suçlar nedeniyle yargılanan ve haklarında HAGB kararı verilen kişiler de memur olarak atanabilirler. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir memurluğa engel suçlar avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ DEVLET MEMURU OLMAYA ENGEL MİDİR?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesine göre, memuriyete alınmada bazı suçlardan mahkûmiyet engel teşkil etmektedir. Mahkeme tarafından verilen hapis cezasının ertelenmesi durumu, memuriyete kabul edilme açısından farklı değerlendirilmelidir.

Hapis Cezasının Ertelenmesi

Ertelenme kararı, mahkeme tarafından hükmedilen hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi anlamına gelir. Ertelenme kararı, cezanın iki yıl veya daha az olması durumunda verilebilir. Bu durumda kişi cezaevine girmez, ancak belirli bir süre boyunca denetim altında tutulur.

  • Ertelenen Hapis Cezası Bir Yıl ve Üstü İse: Ertelenen hapis cezasının bir yıl veya daha uzun olması durumunda, kişinin memur olabilmesi mümkün değildir. Bu durumda kişi, memuriyete kabul edilmez ve mevcut memuriyetine de devam edemez.
  • Hapis Cezası Bir Yılın Altında İse: Hapis cezasının bir yıldan az olması ve ertelenmesine karar verilmesi durumunda, hükmedilen suç tipi memuriyete engel olan suçlar arasında değilse, kişi memur olabilir. Bu, cezanın süresine ve suçun niteliğine bağlıdır.
  • Hapis Cezası Devlet Memurluğuyla Bağdaşmayan Suçlardan İse: Ertelenen cezanın Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen memurluğa engel suçlardan olması halinde, cezanın ertelenmiş olması memuriyete kabul edilme açısından durumu değiştirmez. Bu suçlar arasında, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar ve diğer yüz kızartıcı suçlar bulunur. Bu durumda kişi, memuriyete kabul edilmez.
  • Ertelenen ceza bir yıl veya daha uzun süreliyse: Kişi memur olamaz.
  • Ertelenen ceza bir yıldan azsa ve memuriyete engel olmayan suçlardan ise: Kişi memur olabilir.
  • Ertelenen ceza memurluğa engel suçlardan ise: Kişi memuriyete kabul edilmez.

Bu hükümler, memuriyetin güvenilirlik ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Erteleme kararları, cezanın infazını engelleyebilir ancak belirli suç tipleri ve ceza süreleri açısından memuriyete kabul edilme koşullarını değiştirmez. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman bir memurluğa engel suçlar avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir.

İDARİ DAVA AVUKATI ANKARA KİMDİR?

İdari dava avukatı Ankara, idari hukuk ve idari yargılama uzmanlık alanlarına odaklanan Ankara avukatları tanımlamak için kullanılan ifadelerdir. İdari dava avukatı Ankara, bireylerin veya kurumların idari eylem veya işlemlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklarını ele alır ve müvekkillerini idari yargı sürecinde temsil ederler.

Hukuk sistemimizde avukatlar belirli bir uzmanlık alanında resmi bir sertifikasyon almak zorunda değillerdir. Ancak, bir avukatın belirli bir alanda deneyim ve bilgi biriktirmesi ve bu alanda özellikle etkili bir şekilde hizmet vermesi oldukça yaygındır. İdari dava avukatı Ankara da idari hukuk alanında uzmanlaşan Ankara avukatlarıdır.

İdari dava avukatı Ankara, iptal davaları, tam yargı davaları, idari sözleşmeden kaynaklanan davalar gibi idari hukuk konularında uzmanlaşmış Ankara avukatlarıdır. İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerini idari hukuk konularında bilgilendirir, haklarını savunur ve idari davalarda temsil ederler.

İdari dava avukatı Ankara, idari hukuk konularında uzmanlaşmış ve bu alanda deneyim kazanmış Ankara avukatlarıdır. Bu uzmanlık, müvekkillerine hukuki sorunlarında yardımcı olmalarına olanak tanır.

İDARİ DAVA AVUKATI ANKARA’NIN BAKTIĞI DAVALAR

İdari dava avukatı Ankara idari hukuk alanında uzmanlaşmış profesyonellerdir ve idari hukuk davalarına bakabilirler. İdari dava avukatı Ankara’nın ilgilendiği başlıca davalar ise;

  • İdari İşlemlerin İptali Davaları: İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin, bir kamu kurumunun veya idarenin aldığı bir işlemin hukuka uygunluğunu sorguladığı durumlar. Bu davalar, idare mahkemesinde çözümlenir.
  • Tam Yargı Davaları: İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin, idare tarafından yapılan bir işlemin neden olduğu maddi veya manevi zararların tazmin edilmesini talep ettiği davalar.
  • İdari Yaptırım ve Cezalarına Karşı İtirazlar: İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin idare tarafından uygulanan bir yaptırım veya ceza ile ilgili olarak itirazda bulunma hakkını kullanmalarına yardımcı olma.
  • Kamulaştırma Davaları: İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin mülkiyet haklarına etki eden kamulaştırma işlemlerine karşı davalara müdahil olma.
  • Vergi Davaları: Vergi tarhiyatı, ceza kesme işlemleri, vergi borçlarının yapılandırılması gibi konularda açılan davalar. Örneğin, vergi cezası iptali, matrah artırımı.
  • Çevre ve İmar Davaları: İmar planları, yapı ruhsatları, çevresel etki değerlendirme raporları gibi konularda açılan davalar. Örneğin, çevresel etki değerlendirme raporlarının iptali, imar planlarına karşı açılan davalar.
  • Sağlık ve Eğitim Alanındaki Davalar: Sağlık ve eğitim hizmetleriyle ilgili idari işlemlere karşı açılan davalar. Örneğin, üniversite yerleştirme işlemleri, sağlık hizmetlerine erişimle ilgili davalar.

Bu davalar idare mahkemesinde görülür. İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin hukuki haklarını korumak, idareye karşı etkili bir hukuki mücadele yürütmek ve idari yargı süreçlerini yönetmek konularında uzmanlaşmış Ankara avukatlarıdır.

İDARİ DAVA AVUKATI ANKARA’NIN FAYDALARI

İdari dava avukatı Ankara idari hukuk konularında uzmanlaşmış profesyonellerdir ve müvekkillerine bir dizi fayda sağlayabilirler. İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerine çeşitli avantajlar sağlayarak, idari hukuk alanındaki uyuşmazlıkların etkili bir şekilde çözülmesine yardımcı olurlar. İşte bir idari dava avukatı Ankara’nın sağlayabileceği faydalardan bazıları ise:

  • Hukuki Bilgi ve Deneyim: İdari dava avukatı Ankara, idari hukuk konusunda uzmanlaşmış profesyonellerdir. Bu alandaki mevzuatı ve yargı pratiklerini yakından takip ederler. Bu sayede müvekkillerine güçlü bir hukuki temsil sunabilirler.
  • Dava Stratejisi Geliştirme İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin durumunu değerlendirir ve en etkili dava stratejisini belirler. Hukuki riskleri değerlendirir ve müvekkillerini olası sonuçlar konusunda bilgilendirir.
  • İdare Mahkemesinde Tecrübe: İdari dava avukatı Ankara, idare mahkemesindeki prosedürleri, kuralları ve beklentileri bilmektedir. Bu tecrübe, müvekkillerinin davalarını daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olur.
  • Belge Toplama ve Delil Hazırlama: İdari dava avukatı Ankara, dava sürecinde gerekli olan belgeleri toplar, delilleri değerlendirir ve idari işlemlere karşı güçlü bir savunma oluşturur.
  • Müzakerelerde Yardımcı Olma: İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin lehine sonuçlar alabilmek için idare ile müzakerelerde bulunabilir. Anlaşmazlık çözümüne yönelik olarak müvekkillerini temsil ederler.
  • Hukuki Güvence Sağlama: İdari dava avukatı Ankara, müvekkillerinin haklarını koruyarak, hukuki güvence sağlarlar. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunu değerlendirir ve müvekkillerini hukuki açıdan en iyi şekilde temsil ederler.
  • Hızlı ve Etkili Çözüm: İdari dava avukatı Ankara, idare mahkemesindeki prosedürleri ve süreçleri iyi bilir, bu da davaların daha hızlı bir şekilde çözülmesine katkı sağlar.
  • Yasal Değişikliklere ve Güncellemelere Hâkim Olma: İdari dava avukatı Ankara’nın idari hukuk alanındaki yasal değişiklikleri ve güncellemeleri takip ederler. Bu, müvekkillerine en güncel ve doğru hukuki bilgileri sunmalarını sağlar.

İDARİ DAVA AVUKATI ANKARA ÜCRETİ 2024

Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi vekalet ücretini düzenler. Bu maddeye göre vekalet ücreti, avukatlık sözleşmesi ile belirlenir. Ancak bu belirleme süreci Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile bağlıdır.

İdari dava avukatı Ankara ücreti davanın niteliğine göre İdari dava avukatı Ankara ve iş sahibi tarafından belirlenir. Ancak isterlerse Ankara Barosu En Az Ücret Tarifesine uyabilirler.

Ankara Barosu’nun bu tavsiye niteliği taşıyan asgari ücret tarifeleri, meslektaşlarımız ve kıymetli müvekkillerimizin adil bir hizmet sunma ve alımı için bir yol haritası sunar. Bu tarifelerin Adalet Bakanlığı’nın onayına tabi olması, güvenilirliği ve şeffaflığı artırır ve avukat-müvekkil ilişkileri açısından da gerçekleştirilecek hukuki işlemler için daha güvenilir bir çerçeve sunar.

Netice itibariyle, idari hukuk davalarında İdari dava avukatı Ankara ücretleri mali açıdan ciddi bir yük olarak görülse de memurluğa engel suçlar alanında uzman bir Ankara avukatına danışmamak daha fazla gider yapılmasına yol açmaktadır. Ancak memurluğa engel suçlar alanında uzman doğru bir Ankara avukatıyla ve Akademik Hukuk & Danışmanlık gibi doğru bir hukuk bürosuyla iş birliği yaparak adil bir sonuca ulaşmak mümkündür.

Akademik Hukuk İletişimMemurluğa engel suçlar konusunda uzman bir idari dava avukatı Ankara’dan destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Memurluğa engel suçlar konusunda uzman  idari dava avukatı Ankara ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap