Yurtdışı çıkış yasağı, bir kişinin belirli koşullar altında yargılanma süreci boyunca yurtdışına çıkmasını engellemek amacıyla uygulanan bir adli kontrol tedbiridir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI NEDİR?

Anayasa ve ilgili yasal düzenlemeler doğrultusunda, yurtdışı çıkış yasağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109/3-a maddesi ile düzenlenmiştir. Bu madde, adli kontrol tedbirleri kapsamında yargılanan kişilere yurtdışı çıkış yasağı getirilmesini sağlar. Yurtdışı çıkış yasağı, ilgili kişinin ülke sınırlarının dışına çıkmasını engeller.

Yurtdışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri, hâkim veya mahkeme kararlarıyla belirlenir ve bu kararlar Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kolluğa derhal gönderilir. Kişilere bu tedbirlerden haberdar edilir ve ilgili kararlar kaydedildikten sonra üç iş günü içinde kişilere yazılı veya elektronik tebligat yapılır. Tebligattan itibaren on gün içinde ilgili kişilerin ilgili mercilere başvurması gerekmektedir.

Ancak, adli kontrol tedbirlerinden biri olan yurtdışı çıkış yasağı, Anayasa’nın 23/3 maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 4 No’lu Protokolü’nün 2. maddesi ile tanımlanan ülkesinden ayrılma özgürlüğünü kısıtlayabilir. Bu kısıtlama, şüpheli veya sanığın kaçma riskini engellemek amacıyla adli kontrol tedbiri olarak uygulanır.

Adli kontrol kurumu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan bir kurumdur. Bu kurum çerçevesinde bazı durumlarda tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir veya tutuklama yasağı olmasına rağmen adli kontrol uygulanabilir.

Yurtdışı çıkış yasağı, adli kontrol kurumuna ilişkin uygulamalardan biridir. Bu tedbir, kuvvetli suç şüphesi bulunan, sanığın kaçma tehlikesi olduğu veya delil karartma ihtimali bulunan durumlarda hâkim veya mahkeme tarafından verilebilir. Ancak, tutuklama kararıyla uygulanacak yaptırımla orantılı olmalıdır. Yani, tutuklama kararı yargılama sonunda uygulanacak yaptırımla ölçülü değilse, tutuklama kararı verilemez.

“Ceza muhakemesi alanında oranlılık temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturan koruma tedbirleri ile bu tedbirlerden beklenen amaç arasında bir dengenin bulunmasını zorunlu kılar. Ceza muhakemesi bir olayda daha hafif bir tedbire başvurarak amacına ulaşabilecekse, bu hafif tedbirle yetinmeli, daha ağır bir tedbirden yararlanmamalıdır54. İşte bu noktada Özellikle tutuklama ile yurtdışına çıkarmama koruma tedbirleri önem taşımaktadır.

 Bir olayda yurtdışına çıkarmama ile amaca ulaşılabilecekse, daha ağır bir tedbir olan tutuklamaya gerek kalmayacaktır55. O halde yurtdışına çıkarmama, oranlılık ilkesinin bir gereği olarak, tutuklamadan beklenen gayeye ulaştırabilecekse, tutuklama yerine geçen bir koruma tedbiri olarak uygulanmalıdır56. Nitekim bu durum 1992 yılında 3842 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tutuklamanın şartlarını düzenleyen CMUK’nun 104. maddesinde açıkça belirtilmiştir.

Buna göre “Soruşturma konusu fiilin önemi veya uygulanabilecek ceza veya emniyet tedbiri dikkate alındığında tutuklama haksızlığa sebep olabilecekse veya tutuklama yerine başka bir yargılama önlemi ile amaca ulaşılabilecek ise tutuklamaya karar ” verilemeyecektir. Oranlılık ilkesinin en önemli özelliği, hakimi tutuklama kararının verilmesini gerektiren bir nedenin varlığı halinde bile, bunun yerine uygulanabilecek ve kişi Özgürlüğü bakımından daha az zarar verici bir başka çarenin olup olmadığını araştırmaya sevk etmesidir57.

Tutuklama yerine başka çarenin bulunmasına rağmen tutuklama karan verilmesi, oranlılık ilkesine aykın olacaktır58. Hakimin önünde, tutuklamanın yerine ondan daha hafif koruma tedbiri olarak, Türk ceza muhakemesi sisteminde iki seçenek vardır. Bunlardan birisi kefaletle salıverme (CMUK m. 117), diğeri de yurtdışma çıkarmamadır (Pasaport K,m,22)59 *. Bu durumda, yurtdışma çıkarmama, tutuklama yerine geçen biı koruma tedbiri olarak uygulanmaktadır^0. Oranlılık ilkesi, kişi Özgürlüğünün seyahat özgürlüğünden üstün tutulmasını gerektirmektedir.” [1].

Bu nedenle, adli kontrol tedbirleri, özellikle tutuklama kararıyla ilişkilendirildiğinde, hukuki sürecin adil ve orantılı bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla dikkatle değerlendirilmelidir. İlgili kanun maddeleri ve yargısal uygulamalar, bu tedbirlerin adil ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak için belirli kriterleri içerir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KARARINI KİM VERİR?

Yurtdışı çıkış yasağı, bir adli kontrol tedbiri olarak tutuklama yerine geçebilir ve belirli koşullar altında uygulanabilir. Bu tedbir, şüphelinin veya sanığın kaçma ihtimalini engellemeyi amaçlar ve seyahat özgürlüğünü kısıtlar.

Yurtdışı çıkış yasağı, tutuklama kadar ağır bir tedbir olmasa da özgürlüğü sınırlayan bir karardır ve sadece ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında verilebilir. Diğer durumlarda bu tür bir kısıtlama yapılamaz ve yapıldığı takdirde hukuka aykırı olabilir.

Ceza yargılaması süreci, soruşturma ve kovuşturma aşamalarından oluşur ve her iki aşamada da adli kontrol kararları alınabilir. Soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında ise ilgili mahkeme bu kararları verebilir. Dolayısıyla, yurtdışı çıkış yasağı da bu aşamalarda uygun görülmesi halinde ilgili merci tarafından uygulanabilir. Bu tedbirlerin adil bir şekilde uygulanması ve yasalara uygunluğunun sağlanması, hukukun üstünlüğünün korunması açısından son derece önemlidir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI NASIL ÖĞRENİLİR?

Bir kişinin hakkında yurtdışı çıkış yasağı olup olmadığını öğrenmek için çeşitli yöntemler bulunmaktadır.

  • Emniyet Müdürlükleri ve Havalimanları: Kişiler, yurtdışı çıkış yasağı olup olmadığını emniyet müdürlüklerinde veya havalimanlarında gümrük kapısında sorgulayarak öğrenebilirler. Ancak, bu yöntemleri kullanmak istemeyen kişiler avukatları aracılığıyla da bu bilgiyi alabilirler.
  • Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnternet Sitesi: Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesi üzerinden de yurtdışı çıkış yasağı durumunu sorgulamak mümkündür. Ancak, bu yöntem de her durumda geçerli olmayabilir. Özellikle, ceza soruşturması aşamasında dosyada gizlilik kararı varsa veya terör suçları gibi özel durumlar söz konusuysa, bu bilgi internet sitesi üzerinden alınamayabilir.
  • Avukatlar: Ceza hukuku konusunda uzmanlaşmış bir avukattan yardım almak, yurtdışı çıkış yasağı gibi konularda bilgi almak için etkili bir yöntemdir. Avukatlar, kişinin hukuki durumunu değerlendirerek gerekli bilgilendirmeyi yapabilir ve gerekli adımları atmasına yardımcı olabilirler.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞININ KALDIRILMASI

Şüpheli veya sanık sıfatına sahip kişilerin yurtdışı çıkış yasağı kararlarına itiraz etme hakları vardır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesi bu konuyu düzenlemektedir. Bu maddeye göre, şüpheli veya sanık, yurtdışı çıkış yasağı kararına itiraz edebilir. İtirazın değerlendirilmesi ise, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hakim veya mahkeme tarafından yapılır.

Bu itiraz sürecinde, şüpheli veya sanık, yurtdışı çıkış yasağına ilişkin kararın haksız olduğunu veya koşullarının gerçekleşmediğini belirtmelidir. Bu itirazda, kişinin ülkesine bağlılığı ve geri döneceği güvencesi gibi unsurlar da değerlendirilebilir. Ayrıca, mevzuata ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı durumlar varsa, bunlar da itiraz sürecinde dile getirilmelidir.

Yurtdışı çıkış yasağı kararının verilmesinden sonra, belirli aralıklarla adli kontrolün gerekip gerekmediği incelenir. Bu değerlendirme sonucunda yurtdışı çıkış yasağı kararı kaldırılabilir.

Bu konuda yabancılar hukuku alanında uzman bir avukattan yardım almanız faydalı olacaktır.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞINA İTİRAZ

Yurtdışı çıkış yasağı kararına itiraz etme hakkı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca belirli kişilere tanınmıştır. Savcı, şüpheli veya sanık kendisi, eşi, kanuni temsilcisi, müdafii (avukatı) veya katılan, yurtdışı çıkış yasağı kararına karşı itirazda bulunabilirler. Bu itiraz, sulh ceza hakimi veya yargılamayı yürüten mahkeme tarafından değerlendirilir ve 5 gün içinde karara bağlanır.

Yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması için başvuru yapılan ilgili makama haklı gerekçeler sunmak önemlidir. Kişinin eğitim veya işi sebebiyle yurtdışına çıkması gerekebilir veya akademik çalışma yapması gerekebilir. Bu gibi durumlarda, başvuru dilekçesinde bu nedenler gerekçeli olarak ve delilleri ile sunulmalıdır. Ancak, haklı nedenler tahdidi (sınırlı sayıda) değildir ve değerlendirme süreci her bir olayın özelliklerine göre yapılır.

Ayrıca, devletin askerlik ve vergi gibi Anayasal ödevlerin ifa edilmemesi nedeniyle yurt dışına çıkış hakkının bireylerin elinden alınması politikasından vazgeçtiği bilinmektedir. Bu nedenle, bu tür Anayasal ödevlerden dolayı yurtdışı çıkış yasağı kararı verilemeyecektir. Bu durumda, bu ödevleri yerine getirmeyen bir kişi de haklı nedenlerle yasağın kaldırılması talebinde bulunabilir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KARARINA İTİRAZ SÜRESİ NEDİR?

Yurtdışı çıkış yasağı kararına itiraz süresi 7 gündür.7 gün içerisinde karar veren merciye yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması için itiraz edilmesi gerekmektedir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KARARINA İTİRAZ NEREYE YAPILIR?

Adli kontrol kararlarına karşı yapılan itirazlar genellikle kararı veren merciye yapılır. Soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında ise yargılamayı yürüten mahkeme yurtdışı çıkış yasağı kararına karşı itiraz edilebilecek mercilerdir. Örneğin, asliye ceza mahkemesi karar vermişse, itiraz asliye ceza mahkemesine yapılır; ağır ceza mahkemesi karar vermişse, itiraz ağır ceza mahkemesine yapılır.

Yurtdışı çıkış yasağı kararı verildiği sürece, bu kararın kaldırılmadığı sürece yargılamanın sonuna kadar geçerliliğini korur. Ancak, bu karara her safhada itiraz edilebilir ve kararın kaldırılması da mümkündür. Bu noktada, başka hak düşürücü süreler bulunmayabilir ve yargılama sürecinde bu itirazlar değerlendirilir.

Bu süreçte, kişinin hukuki haklarının korunması ve adil bir yargı sürecinin sağlanması için uygun yasal adımların zamanında atılması önemlidir. İtirazların zamanında ve gerekli şekilde yapılması, kişinin hukuki konumunu güçlendirebilir ve adil bir sonuca ulaşılmasına yardımcı olabilir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KARARINA İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

 

ANKARA SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

SORUŞTURMA NO:

TALEPTE BULUNAN:

VEKİLİ:

KONU:

AÇIKLAMALAR:

1-) Müvekkil hakkında 2024/… Soruşturma numarası ile soruşturma açılmıştır. İlgili soruşturma kapsamında yurtdışı çıkış yasağı konulmuştur.

2-) Müvekkil dış ticaret yapan bir firmada yöneticidir. Müvekkilin bakmakla yükümlü olduğu eşi ve iki çocuğu bulunmaktadır. Müvekkil hayatını devam ettirebilmek için mesleğine devam etmesi ve mesleği gereği yurtdışına çıkması gerekmektedir.

3-) Bu nedenle, müvekkil hakkında verilen yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması zorunlu hale gelmiştir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkil hakkında verilmiş olan yurtdışı çıkma yasağının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.

Talepte Bulunan Vekili

PASAPORT TAHDİDİ NEDİR?

Tahdit, bir şeyin sınırlanması veya kısıtlanması anlamına gelir. Pasaport tahdidi ise pasaportun kullanımının belirli bir şekilde sınırlanması veya kısıtlanmasıdır. Özellikle 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nda bu işlem düzenlenmiştir.

Pasaport tahdidi, genellikle idari bir işlem olarak gerçekleşir. Ancak, yurt dışına çıkışı mahkeme kararıyla sınırlandıran pasaportlar hariç olmak üzere, idarenin ilgili hükme dayanarak uyguladığı tahdit işlemleri bu kanun kapsamında yer alır.

Pasaport tahdidi uygulanan bir kişi, pasaport tahdidinin kaldırılması için idare mahkemesinde iptal davası açabilir. İdari işlemlerin yargısal denetimi bu tür durumlarda önemlidir çünkü kişinin seyahat özgürlüğü gibi temel hakları bu tür kısıtlamalarla etkilenebilir.

PASAPORT TAHDİDİ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Pasaport tahdidi işlemi, idari bir makam tarafından veya ceza mahkemesi tarafından uygulanabilir. İdari işlem sonucunda pasaport tahdidi kararı verilmesi halinde, bu karara karşı idari mahkemelerde iptal davası açılabilir.

Ancak, ceza mahkemesinin verdiği pasaport tahdidi kararının, bu işlemin iptal davasına konu olması mümkün değildir. Çünkü ceza mahkemelerinin verdiği kararlar, hukuki süreç içinde alınan kararlardır ve bu kararlar ceza yargılaması sürecinin bir sonucudur. Dolayısıyla, ceza mahkemesinin verdiği pasaport tahdidi kararını iptal etmek için ayrıca idari bir dava açılamaz. Bunun yerine, ilgili kişi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hükümleri doğrultusunda itiraz yollarına başvurabilir.

PASAPORT TAHDİDİ İŞLEMİNE KARŞI İPTAL DAVASI

Mahkeme kararı olmadan verilen pasaport tahdidi şeklindeki idari işlemler, hukuk aykırılığı oluşturabilir ve temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı nitelikte olabilir. Bu tür idari işlemlerin iptali için ilgili kişi idare mahkemelerinde iptal davası açabilir.

İptal davası açılmadan önce ilgili kişi, idareye başvurarak pasaport tahdidi uygulanıp uygulanmadığını öğrenebilir ve uygulanan pasaport tahdidi gerekçelerini talep edebilir. İdareden 60 gün içerisinde cevap gelmemesi halinde, başvurudan sonraki 60. günden itibaren ya da süresi içinde gelen cevapta cevabın tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılabilir.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI İLE İLGİLİ MAHKEME KARARLARI

“Dava konusu istem: Halkalı Vergi Dairesinin … vergi numarasına kayıtlı … İnşaat Nakliyat ve Gıda Ltd. Şti.’nin ortaklarından olduğundan bahisle şirketin kamu borçlarından dolayı davacı adına yurtdışı çıkış yasağı konulmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğu belirtilerek bu işlemden dolayı uğranıldığı öne sürülen 2.000,00 TL maddi ve 13.000,00 TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2013 tarih ve E:2009/10010, K:2013/7441 sayılı davanın manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulmasına dair bozma kararına uyularak, davanın manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu kararın onanmasına karar verilmiştir…

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idare tarafından, 11/08/2021 tarihli dilekçe ile Danıştay Onuncu Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2016/14960, K:2021/1647 sayılı kararının düzeltilmesinin talep edildiği, ancak UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre davacı …’ın 22/11/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 2. fıkrasının “yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olması sebebiyle, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca usul kuralları gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
  2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

09/02/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.”

“Dava konusu istem: Halkalı Vergi Dairesinin … vergi numarasına kayıtlı … İnşaat Nakliyat ve Gıda Ltd. Şti’nin ortaklarından olduğundan bahisle şirketin kamu borçlarından dolayı davacı adına yurtdışı çıkış yasağı konulmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğu belirtilerek bu işlemden dolayı uğranıldığı öne sürülen 2.000,00 TL maddi ve 13.000,00 TL manevi zararın tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2013 tarih ve E:2009/10010, K:2013/7441 sayılı davanın manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulmasına dair bozma kararına uyularak, davacının … 7.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2006 yılı hac sezonunun başladığı tarih itibarıyla davacının yurt dışına çıkışını engelleyici bir durum bulunmadığı, şirket yetkilileri tarafından verilen bilgiler doğrultusunda şirketin ortaklık kayıtlarının yapıldığı, mevzuat hükümlerine göre işlem tesis eden idarenin ilgisizliğinden ve hizmet kusurundan bahsetmenin idare hukuku ilkeleri ile bağdaşmayacağı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
  2. Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
  3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI SEÇİMİ

Ankara yabancılar hukuku avukatı seçimi, pasaport tahdidi kaldırma dava surecinin hızlı ve profesyonelce yönetilmesi için ve pasaport tahdidi kaldırma davasının başarıya ulaşması için son derece önemli olup doğru Ankara yabancılar hukuku avukatını bulmak için yaşanabilecek süreci adım adım anlatırsak;

1.ADIM: NE İLE KARŞILAŞACAĞINIZI BİLİN

İlk adım, Pasaport tahdidi kaldırma davanız esnasında ne türde hukuki konu ve uyuşmazlıklarla karşılaşacağınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

  • Pasaport tahdidi kaldırma davanızı Anlama: Pasaport tahdidi kaldırma davası sürecinde karşılaşabileceğiniz sorunları belirleyin. Bu, Pasaport tahdidi kaldırma, idari gözetim kararı, sınır dışı edilme kararına itiraz veya yabancılar hukuku gibi konuları içerebilir.

2.ADIM: UZMANLIK VE DENEYİM ARAŞTIRMASI YAPIN

İkinci adımda, ihtiyacınız olan Pasaport tahdidi kaldırma alanında uzmanlaşmış Ankara yabancılar hukuku avukatı bulmak için bir ön araştırma yapmanız maddi ve manevi bakımlardan önem taşımaktadır. İnternet ortamında avukatların web sitelerini inceleyebilir, forumlarda yer alan incelemeleri okuyabilir ve avukatların müvekkillerinin referanslarına ulaşabilirsiniz.

Örneğin, internet üzerinde “Ankara yabancılar hukuku avukatı” araması yapıp Ankara yabancılar hukuku avukatı internet sitelerini ziyaret edebilir ve özgeçmişleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Ayrıca web sitemizi inceleyerek Pasaport tahdidi kaldırma alanında uzman Ankara yabancılar hukuku avukatı ekibimizden yardım alabilirsiniz.

3.ADIM: İLK GÖRÜŞMELERİ ÖNCEDEN PLANLAYIN

Seçme ihtimaliniz olan Ankara yabancılar hukuku avukatıyla yapacağınız ilk görüşmeler, size daha fazla bilgi ve tecrübe edinme ve pasaport tahdidi kaldırma davanızda vereceğiniz kararlarınız için en doğru avukatı seçme fırsatı sunar.

4.ADIM: ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI, ÜCRETLERİNİ ANLAYIN

Dördüncü adımda, Pasaport tahdidi kaldırma davasında Ankara yabancılar hukuku avukatınızla ücret ve vereceğiniz vekaletle ilgili sözleşme detayları hakkında net bir anlayış geliştirmeniz oldukça önemlidir. Örneğin; Ankara yabancılar hukuku avukatınızın danışmanlık için sizden aldığı ücretin, Ankara yabancılar hukuku avukatı ücret tarifesince belirlenen asgari ücretlere ne kadar yakın olduğunu bilmeli, ekonomik bir tercih yapıp yapmadığınızı anlamalısınız.

5.ADIM: İŞ BİRLİĞİ VE İLETİŞİM

Ankara yabancılar hukuku avukatınızla kaliteli bir iş birliği içinde olmak ve güçlü iletişim kurmak son derece önemlidir. Bu, karşılıklı güven oluşturmanıza ve dava sürecinin başarıyla yürütülmesine yardımcı olmaktadır.

Örneğin; Ankara yabancılar hukuku avukatınıza, pasaport tahdidi kaldırma davasıyla alakalı herhangi bir gelişme veya endişeniz olduğu zaman hemen başvurabileceğinizi bildirmeli ve Ankara yabancılar hukuku avukatınızdan bu konuda teminat alabilmelisiniz. Aynı zamanda Ankara yabancılar hukuku avukatınızın, pasaport tahdidi kaldırma davasında her duruşma ve gelişme neticesinde size düzenli olarak davanın ilerlemesi hakkında bilgi vermesini bekleyebilirsiniz.

6.ADIM: EN DOĞRU ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI SEÇMEK

Sonuç olarak, Ankara yabancılar hukuku avukatı seçimi, karmaşık ve stresli bir süreç olabilmekle beraber yukarıda sizler için sıraladığımız adımları izleyerek bu süreci daha etkili bir şekilde yönlendirmeniz mümkün. İhtiyaçlarınızı saptamak, Pasaport tahdidi kaldırma davalarında deneyimli ve uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatı araştırması yapmak, görüşmelerinizi planlamak, ücretleri anlamak ve etkili bir iletişim kurmak, doğru Ankara yabancılar hukuku avukatını seçmenize yardımcı olacaktır. Bu şekilde, Pasaport tahdidi kaldırma dava sürecinizi daha az sıkıntılı ve çok daha başarılı bir şekilde sonuçlandırabilirsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI ÜCRETİ 2024

Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi vekalet ücretini düzenler. Bu maddeye göre vekalet ücreti, avukatlık sözleşmesi ile belirlenir. Ancak bu belirleme süreci Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile bağlıdır.

Ankara yabancılar hukuku avukatı ücreti davanın niteliğine göre Ankara yabancılar hukuku avukatı ve iş sahibi tarafından belirlenir. Ancak Ankara yabancılar hukuku avukatı isterlerse Ankara Barosu En Az Ücret Tarifesine uyabilirler.

Ankara Barosu’nun bu tavsiye niteliği taşıyan asgari ücret tarifeleri, meslektaşlarımız ve kıymetli müvekkillerimizin adil bir hizmet sunma ve alımı için bir yol haritası sunar. Bu tarifelerin Adalet Bakanlığı’nın onayına tabi olması, güvenilirliği ve şeffaflığı artırır ve avukat-müvekkil ilişkileri açısından da gerçekleştirilecek hukuki işlemler için daha güvenilir bir çerçeve sunar.

Netice itibariyle, sağlık hukuku davalarında Ankara yabancılar hukuku avukatı ücretleri mali açıdan ciddi bir yük olarak görülse de sağlık hukuku alanında uzman bir Ankara avukatına danışmamak daha fazla gider yapılmasına yol açmaktadır. Ancak doğru bir Ankara yabancılar hukuku avukatıyla ve Akademik Hukuk & Danışmanlık gibi doğru bir hukuk bürosuyla iş birliği yaparak adil bir sonuca ulaşmak mümkündür. Bu noktada da en makul tercihi yapabilmek açısından Ankara yabancılar hukuku avukatı için belirlenen asgari ücret tarifeleri önemli anlamda yol gösterici olabilmektedir.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI TUTMAK ZORUNDA MIYIM?

Ankara yabancılar hukuku avukatı, Pasaport tahdidi kaldırma, dava sürecinde kritik bir rol oynarlar. Pasaport tahdidi kaldırma davaları genellikle karmaşık, teknik ve uzmanlık gerektiren hukuki konular içerir. Ancak kural olarak Pasaport tahdidi kaldırma davasında bir Ankara yabancılar hukuku avukatı tutmak zorunda değilsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI’NA NASIL ULAŞILABİLİR?

Ankara Barosu’na bağlı olan tüm Ankara avukatlarının iletişim bilgileri Ankara Baro levhasında yer almakta olup web sitesi ya da baroyu arayarak ulaşılabilmektedir. Konusunda uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatı arayışındaysanız, Baro Levhası üzerinden Ankara yabancılar hukuku avukatı iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI AKADEMİK HUKUK & DANIŞMANLIK’TA

Pasaport tahdidi kaldırma, yurtdışı çıkış yasağı kaldırma konusunda uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Konusunda uzman Ankara yabancılar hukuku avukatı ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

KAYNAK:

[1]-KOCA, Mahmut. “BİR KORUMA TEDBİRİ OLARAK YURTDIŞINA ÇIKARMAMA”. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi VII, sy. 1-2 (Haziran 2003): 161-98.

[2]- https://karararama.danistay.gov.tr/

[3]-https://www.mevzuat.gov.tr/

[4]-https://www.turkiye.gov.tr/

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap