Akademik Kadro

33a araştırma görevlisi kadrosu ve 50d araştırma görevlisi kadrosu değişen koşullar ve mevzuat sebebiyle sıkça merak edilen akademik konulardan olduğu için bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

Üniversitelerde akademik işleyişin sürmesi ve nitelikli akademik personel ihtiyacının karşılanması amacıyla akademik kadrolara 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında personel alımı yapılmaktadır. İlgili kanunun 33a maddesi uyarınca istihdam edilenler 33a araştırma görevlisi olarak adlandırılırken 50d maddesi uyarınca istihdam edilenler 50d araştırma görevlisi olarak adlandırılmaktadır. Bu makalede 33a araştırma görevlisi ile 50d araştırma görevlisi ile ilgili tüm bilgiler ve itiraz ve dava süreçleri yer almaktadır.

1. TÜRKİYE’DE ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ İSTİHDAM ŞEKİLLERİ

Yükseköğretim kurumlarında araştırma görevlileri 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında atanmaktadır. 33a maddesi uyarınca atananlar 33a araştırma görevlisi, 50d maddesi uyarınca atananlar ise 50d araştırma görevlisi olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca belli bir tarihe kadar ÖYP usulü alımı ile istihdam edilenlerde bulunmaktadır. Şu anda ÖYP alımı bulunmamaktadır. Atama süreçleri ile ilgili “AKADEMİK KADRO İLANI: SÜREÇ ve ÜNVANLAR – 2024” makalemizi incelemek faydalı olacaktır.

2. AKADEMİK KADROLARA ATAMALAR KAÇ YILLIĞINA YAPILMAKTADIR?

Akademik kadrolara özelikle 33a araştırma görevlisi kadrosu ile 50d araştırma görevlisi kadrolarına atama süreleri şu şekildedir;

  • Profesör ve Doçent Kadroları : Sürekli
  • Doktor Öğretim Üyesi Kadroları : 1 ila 4 Yıl
  • 33a Araştırma Görevlisi Kadroları : En Çok 3 yıl Süreli Uzatılabilir
  • Öğretim Görevlisi Kadroları : En Çok 2 Yıl Uzatılabilir
  • 50d Araştırma Görevlisi Kadroları : 1 Yıl Süreli Uzatılabilir (Lisansüstü Eğitim Süreci Boyunca)

3. 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADROSU NEDİR?

2547 Sayılı Kanunun 33a araştırma görevlisi için yaptığı tanımlama şu şekildedir; Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır. 33a araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. 33a araştırma görevlisi aynı usulle yeniden atanabilirler.

4. 50D ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADROSU NEDİR?

 2547 Sayılı Kanunun 50d araştırma görevlisi için atanma süreci tanımlaması şu şekildedir; Lisans üstü öğretim yapan öğrenciler, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna da atanabilirler.

5. 50D ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ İLE 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ FARKLARI

33a araştırma görevlisi kadrosunda yer alan araştırma görevlileri, devlet memurluğu statüsünde olup, sözleşmelerini yenileyebilirler. Bu kadro, yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen eğitim ve araştırma süreçlerinde etkin rol almalarını sağlar. 33a araştırma görevlisi kadrosundaki görevliler, uzun vadeli kariyer planlaması yapabilir ve akademik hayatlarını daha istikrarlı bir şekilde sürdürebilir. 50d araştırma görevlisi kadrosunda yer alanlar ise lisansüstü eğitim süreçleri boyunca görevlendirilmektedir. 33a araştırma görevlisi kadrosu 50d araştırma görevlisi kadrosuna nazaran daha avantajlıdır.

5.1. 50D ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADROSU AZAMİ SÜRE

50d araştırma görevlisinde Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğine göre (Madde 7) Tezli yüksek lisans programının süresi bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç, kaydolduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın dört yarıyıl olup, program en çok altı yarıyılda tamamlanır.

50da araştırma görevlisinde Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğine göre (Madde 17) Doktora programı, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kaydolduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl; lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır.

Üniversiteye atanan 50d araştırma görevlisi bu sürelerde mezun olması, mezun olduktan sonra 6 ay içinde doktora eğitimine başlamamaları veya başladıklarını birimlerine bildirmemeleri halinde kadroları ile ilişikleri kesilmektedir.

50d araştırma görevlisinde doğum, askerlik, sağlık, salgın vb. için YÖK Kararları sebebiyle yapılan kayıt dondurmalar ve uzatmalar kadroda bulunma süresine eklenirken, tez düzeltme süreleri kadroda bulunma süresine eklenmemektedir.

5.2. ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİ

Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği hükümlerini yerine getirerek mezuniyeti hak edenlerin anılan yönetmelikteki  doktora/sanatta  yeterlik  şartlarını  sağlamaları  kaydıyla  yüksek  lisans  eğitimine  devam ettikleri ve bitirdikleri üniversitede  söz konusu yüksek lisans programının bulunduğu anabilim dalında doktora  programının  da  bulunması  durumunda,  mezuniyetini  takip  eden  ilk  lisansüstü  programlara başvuru  döneminde  talep  etmeleri  halinde  doktora  programına  kayıtlarının  yapılmasına,  araştırma görevlileri  için  kullanılan  kontenjanın  doktora  programı  genel  kontenjanı  dışında  tutulmasına  ilişkin karardan 50d araştırma görevlisi kadrosundan 33a araştırma görevlisi kadrosuna geçenler yararlanabilir.

6. 50D ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADROSUNDAN 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADROSUNA GEÇİŞ

Bilindiği üzere, 9/2/2023 tarihli ve 32099  sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7437 sayılı Kanunun dördüncü maddesiyle 2547 sayılı Kanuna eklenen geçici 84 üncü maddesindeki “Bu maddenin  yürürlüğe  girdiği tarihte; 50d araştırma görevlisi kadrosunda bulunanlardan tıpta,  diş  hekimliğinde,  eczacılıkta  ve  veteriner  hekimlikte  uzmanlık  eğitimi  yapmakta olanlar  ve  bu  eğitimlerini  tamamlamış  olanlar  hariç;  tezli  yüksek  lisans  veya  doktora/sanatta  yeterlik eğitimine devam eden veya bu eğitimlerini tamamlamış araştırma görevlilerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde talep etmeleri ve 7315 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki şartları taşımaları  kaydıyla,  kadrolarının  bulunduğu  üniversite  tarafından  33a araştırma görevlisi kadrosuna atamaları yapılır.

Bilindiği üzere 50d araştırma görevlisi kadrosundan 33a araştırma görevlisi kadrosuna geçişlerle kanun bir hak tanımıştır. YÖK tatarından bu hükme uzantılı alınan karar şu şekildedir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.” hükümlerinin uygulanmasına yönelik olarak aşağıdaki usul ve esasların belirlenmesine Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun 01/03/2023 tarihli toplantısında karar verilmiştir.

Ancak uygulamada 9/2/2023 tarihinden önce 50d araştırma görevlisi olarak atanmaya hak kazanmış ancak güvenlik soruşturmaları uzayan kişilerin bu kapsamdan yararlanıp yararlanmayacağı konusu açık değildir. Davaya konu olmakla birlikte YÖK tarafından üniversitelere verilen görüş yazılarında bu kişilerinde 33 araştırma görevlisi kadrosuna geçmesi gerektiği belirtilmektedir.

7. 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ ve 50D ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ DAVA SÜRECİ

33a araştırma görevlisi ve 50d araştırma görevlisi alım süreçlerinde ve atama sonrası idare tarafından alınan kararlar yargıya konu olmaktadır. Aşağıda 33a araştırma görevlisi ve 50d araştırma görevlisi kadrolarında atanmaya hak kazanmasına rağmen atanmaması, mevzuata aykırı jüri kurulması, kefalet senedi, mecburi hizmet devri, yeniden atamanın yapılmaması gibi davaya konu olan işlemler örneklerle anlatılmaktadır;

7.1. ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KADRO SINAVI KAZANILMASINA RAĞMEN ATAMA YAPILMAMASI İŞLEMİ DAVALARI

Hem 33a araştırma görevlisi hem de 50d araştırma görevlisi kadro alım süreçlerinde gerekli şartları sağlayıp yazılı sınavda başarılı olan ve asil olarak atanmaya hak kazananların keyfi sebeplerle rektör tarafından atamasının yapılmaması hukuka aykırı bir durum olup, idare mahkemeleri tarafından iptal kararları verilmektedir.

7.1.1. 50D ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ DAVASI

Edirne İdare Mahkemesi tarafından 21.12.2023 tarihinde alınan kararda 50d araştırma görevlisi olarak atanmaya hak kazanmasına rağmen atama işlemin gerçekleşmemesi işlemini bilirkişi raporu ile birlikte hukuka aykırı bulunmuştur;

“Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, _________ Üniversitesi Rektörlüğü tarafından ilan edilen 2547 sayılı Kanun’un 50/d bendi uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı, ancak davalı idarece gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle araştırma görevlisi kadrosuna atanma talebinde bulunduğu, talebinin zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayda, uyuşmazlığın niteliği gereği teknik yönden bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora davalı idarece itiraz edilmiş, Mahkememizce itiraz edilen hususlar da dikkate alınarak raporun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu değerlendirilmiştir.

Bu durumda, dosya kapsamından ve bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacının ilan yapıldığı (06.12.2021) sırada doktora öğrencisi olduğu, davacının ilan sırasında doktorasını dondurmuş olmasının duruma etkisinin bulunmadığı, (Üniversite tarafından 11.02.2022 tarihinde davacının doktorasının devamına karar verilmiştir), 2547 sayılı Kanun’nun 50/d bendi uyarınca lisans üstü öğretim yapan öğrencilerin araştırma görevlisi kadrosuna da atanabilecekleri, davacının doktora yaptığı alanın biyokimya alanı değerlendirilebileceği, açılan kadronun ________ Bilimleri Anabilim Dalı için olduğu, anılan alanın da disiplinler arası çalışmalara açık olduğu, dolayısıyla, davacı açısından, ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümlerinde belirtilen gerekliliklerin yerine getirildiği kanaatine varılmakla, davacının 2547 sayılı Kanun’nun 50/d bendi uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanma talebinin zımnen reddine ilişkin tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

7.1.2. 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ DAVASI

33a araştırma görevlisi kadrosuna alınmama işlemine karşı tarafımızca açılan bir diğer davada Samsun 2. İdare Mahkemesi idarenin uzun süre atama yapmamasın doğru olmadığı şu ifadelerle dile getirilmektedir;

“…Uyuşmazlıkta, ________ Fakültesi Yönetim Kurulu’nun 05/08/2020 tarih ve 16 sayılı kararıyla davacının atanması hususunun Rektörlük makamına teklif edilmesine karar verildiği, davacının araştırma görevlisi alımı için ilanda belirtilen şartları taşımadığına yönelik dava dosyasında bir emare bulunmadığı gibi davalı idare tarafından da böyle bir iddianın ileri sürülmediği, savunma dilekçesinde ileri sürülen davacının lisans diplomasının atama yapılacak bölüm ile uyumlu olmamasının ise, ilanda lisans mezuniyetine ilişkin bir şart yer almadığından dikkate alınamayacağı anlaşıldığından, davacının atamasının yapılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer yandan, yargı mercilerince idarelerin atama konusunda zorlanamayacağı açık ise de, dava konusu uyuşmazlığın klasik atama işlemlerinden farklılık arz ettiği, davalı idarece ihtiyaç duyulan bir kadroya atama yapılması için önceden ilanda bulunulduğu ve atanacak şahsı belirlemek üzere yarışma sınavı gerçekleştirildiği, davacının sınav sonucu atanmaya hak kazandığı bir kadronun bulunduğu ve başarılı olması sonrasında ilanihaye idarenin atama yapmasının beklenmesinin belirlilik ilkesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.”

7.2. ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ ALIM SÜRECİ MEVZUATA AYKIRILIK DAVALARI

YÖK tarafından üniversitelere yollanan yazıda 33a araştırma görevlisi ile 50d araştırma görevlisi kadrolarında alım süreçlerinde aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir;

Araştırma Görevlisi Akademik Kadro İlanında;

  • İlan edilen alanla bağlantılı lisans mezuniyetinin yanı sıra “tezli yüksek lisans ve/veya doktora/sanatta yeterlik öğrencisi olmak/yapıyor olmak” şartı haricinde herhangi bir ilave şarta yer verilmemesine,
  • Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te öngörülen asgari ALES ve yabancı dil puanının üzerinde senato tarafından belirlenen puan şartlarına yer verilebilmesine dikkat edilmelidir.

33a araştırma görevlisi ve 50d araştırma görevlisi kadrosu alım süreçlerinde mevzuata uygun jürinin oluşturulması gerekmektedir. Alım sürecinde mevzuatın kesin belirlediği kurallara uymamak iptal sebebidir. İdare Mahkemesi tarafından sınav jürisinin mevzuata aykırı oluşturulması durumunda iptal kararı verebilmektedir;

“…Bu durumda; hukuka aykırı olarak oluşturulan sınav jürisince yapılan değerlendirme sonucu davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin davacının ilan edilen öğretim görevlisi kadrosuna doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı, mevzuata uygun olarak oluşturulan jürice Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme ile yeniden işlem tesis edileceğide açıktır…”

7.3. ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ GÜVENLİK SORUŞTURMASI DAVALARI

Araştırma görevlisi kadrosu güvenlik soruşturmalarında atanacak kişinin kendisi dışındaki bilgilerin atamama gerekçesi olarak sunulması hukuka aykırıdır, 33a araştırma görevlisi kadrosunda güvenlik soruşturmasında İdare Mahkemesi tarafından sunulan gerekçe şu şekildedir;

“…gönderilen bilgi ve belgelere göre davacının kendisiyle ilgili bir kayda rastlanılmadığı, bazı yakınlarıyla ilgili kayıtların bulunduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre, davalı idarenin Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Komisyonu tarafından, davacının atanmasını engelleyecek yıkıcı, bölücü örgüt ile ilgili üyeliği, irtibatı, iltisakı olduğuna dair şüpheden uzak, kesin bulgulara ulaşılamadığının belirtildiği gibi Mahkememiz ara kararıyla getirtilen bilgi ve belgelerin davacının şahsıyla ilgili olmadığı, dava konusu işlem ve davacının görevinin niteliği birlikte düşünüldüğünde yakınlarının durumunun davacının aleyhine değerlendirilmesinin hukukla bağdaşmayacağı, söz konusu hususlar nedeniyle davacının başvurusu doğrultusunda atamasının yapılmamasının, hiç kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu olamayacağına yönelik Anayasanın amir hükmü olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine uygun olmadığı,

Mahkememiz ara kararına verilen cevaplardan da anlaşıldığı üzere davacı hakkında açılan ve devam eden bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı ve davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 2547 sayılı Kanunu’nun 33/a maddesi kapsamında atanmamasını haklı kılacak mahiyette bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yasal dayanağı olan 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendinde yer alan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması gerektiğine ilişkin düzenlemenin, Anayasaya ve hukuka aykırı olduğu hususunun Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla ortaya konularak iptal edilmesinin yanı sıra davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 2547 sayılı Kanunu’nun 33/a maddesi kapsamında atanmamasını haklı kılacak mahiyette bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla,

…davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 2547 sayılı Kanunu’nun 33/a maddesi kapsamında atanma istemiyle yaptığı başvurusunun yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu nedeniyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

7.4. ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ GÖREV SÜRESİNİN UZATILMAMASI DAVALARI

33a araştırma görevlisi ve 50d araştırma görevlisi en çok karşılaşılan dava türleri arasında idarenin hukuka aykırı bir şekilde görev süresinin uzatılmaması davalarıdır. Danıştay 8. Daire tarafından 2023 yılında alınan kararda 33a araştırma görevlisi kadrosunda bulunan araştırma görevlilerinin sürelerinin uzatılmasında üniversitenin takdir yetkisinin bulunduğu ancak bu takdir yetkisinin kötüye kullanılmasının mümkün olmadığı ifade edilmektedir;

“… davacının akademik çalışmalarda yetersiz olduğu veya diğer iddialar ile ilgili olarak dava dosyasında, sunulmuş herhangi bir tutanağın veya bu hususa ilişkin bilgi-belgenin yer almadığı, davacı hakkında verilmiş bir adli veya disiplin cezasının bulunmadığı, davacının halihazırda yatay geçiş yaptığı; ______________ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü __________ Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam ettiği görülmektedir.

Bu durumda, davacının bilimsel açıdan yetersiz olduğu yolundaki iddianın dayanağının bulunmadığı, davacının hakkındaki diğer iddiaların ise soyut olduğu, dolayısıyla ilgili mevzuat uyarınca davalı idareye verilen takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı sonucuna varıldığından davacının görev süresinin yenilenmemesine ilişkin davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine yönündeki _________ İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”

Ayrıca bu süreçte mahrum kalınan maddi hakların talebi için de ayrı davalar açılabilmektedir. İdare mahkemesi tarafından alınan bir kararda “…Mahkeme kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konan işlem nedeniyle, davacının açıkta geçirdiği sürelerine ilişkin yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının taleple bağlı kalınarak, ıslah dilekçesinin Mahkememiz kayıtlarına girdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır” bu durum tazminat gerektiren bir husus olarak ortaya çıkmaktadır.

Benzer durumda olan 33a araştırma görevlisi kadrosunda bulunanlar bu kapsamda mağduriyet yaşamamaları gerekmektedir.

7.5. 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ MECBURİ HİZMET DAVALARI

33a araştırma görevlisi doktora sürecinin tamamlanması amacıyla bir başka yükseköğretim kurumunda 2547 Sayılı Kanun’un 35. Maddesi kapsamında görevlendirilmektedir.

Burada geçirdikleri süre boyunca bağlı bulundukları üniversitede mecburi hizmet ile yükümlü olmakta ve sözleşme imzalamaktadır. Aynı durum 1416 Sayılı Kanun ile yurtdışına gidenlerde de uygulanmakla birlikte mecburi hizmet süresi yurt dışında geçirilen sürenin iki katıdır.  Ancak eş veya sağlık nedeniyle mecburi hizmetin devri mümkündür. Uygulamada üniversiteler veya YÖK’ün geçişe izin vermemesi halinde davalar açılmaktadır;

Adıyaman 1. İdare Mahkemesinin 12/09/2023 tarihli kararında, eş durumu sebebiyle mecburi hizmetin devredilmesi talebi kabul edilmeyen 33a araştırma görevlisi müvekkilimiz ile ilgili açtığımız davada aile birliğini olumsuz etkileyecek nitelikte olması nedeniyle kabul edilmeyen talebin kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir;

“Uyuşmazlığa konu olayda, davacının eşinin _________ ilinde görev yaptığı, davacının eşinin atanabileceği herhangi bir münhal kadronun bulunmadığının belirtildiği ve netice itibarıyla davacının mecburi hizmet yükümlülüğünün başka bir yükseköğretim kurumunda yerine getirilemeyeceğine yönelik kuralın istisnası olan eş durumu mazeretinin dikkate alınmadığı görülmektedir.

Bu durumda, davacının kamu personeli olarak görev yapan eşinin görev yaptığı yerde bulunan ___________ Üniversitesine yükümlüsü bulunduğu mecburi hizmetinin devredilmesine ilişkin teklifin, davacının eş durumu mazereti dikkate alınmaksızın uygun bulunmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

7.6. 33A ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ KEFALET SENEDİ DAVALARI

Yukarıda ifade edildiği üzere 2547 Sayılı Kanun’un 35. Maddesi kapsamında görevlendirilen 33a araştırma görevlisi mecburu hizmet ile yükümlüdür ve bu kapsamda kefalet senedi imzalamaktadır. Mecburi hizmet yükümlülüğünün ihlali başka yükseköğretim kurumunda görev alamayacak anlamına gelmekle birlikte kefalet senedinin hükümsüz olduğu mahkeme kararları ile ortaya konulmaktadır.

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan ve Yargıtay tarafından onanan bir kararda kefalet senedinin hükümsüzlüğü şu ifadeler ile ortaya konulmuştur;

“_______ Üniversitesi adına _______ Üniversitesi’ne görevlendirilmesinden kaynaklanan mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle imzalatılan taahhüt ve kefalet senedinin dolayısıyla davalı üniversiteye karşı TL borçlu bulunmadığının tayin ve tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Anayasa’nın 18. maddesinde zorla çalıştırma yasağı ile birlikte düzenlenen angarya yasağı açısından yüklenme senetlerindeki maaşın geri verileceği yönündeki düzenleme değerlendirildiğinde; angarya yasağı, Anayasa Mahkemesi kararlarında; kişinin emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması, bir maldan ya da kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma şeklinde tanımlanmıştır. (bkz. AYM, E; E:2011/150, K:2013/30, KT:14.02.2013)

 Araştırma görevlileri 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan görevlendirme kapsamında çalışırken her ne kadar maaş almakta iseler de; yüklenme senedindeki şartların ihlali halinde bu çalışma karşılığı alınan maaş ödemelerinin geri verilmesi yönündeki düzenleme ile başlangıçta angarya yasağı söz konusu değilken, taahhüdün ihlali halinde maaşların geri verilmesi halinde araştırma görevlisi ücret ödenmeksizin çalışmış olma durumunda olacağından senet maddesinde maaşların geri ödeneceği yönündeki düzenlemenin bu yönüyle de angarya yasağının ihlali olduğu kabul edilmelidir.

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Üniversitenin davacıya söz konusu senetlere ilişkin davalıya gönderilen ihtarname dosyaya celp edilmiştir. İhtarnameden dolayı davacının dava açmakta hukuki menfaatinin varlığı dikkate alınarak, yüklenme senedindeki mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine dair senet hükmünün geçersiz olduğu ve bu senetler dolayısıyla davacının davalı üniversiteye borcu olmadığı kabul edilmiştir.

6098 sayılı TBK MADDE 27- “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.” hükmünü haizdir. Somut olayda, söz konusu yüklenme senedindeki “mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine” dair hüküm olmaksızın davalı üniversitenin davacıyla zaten böyle bir sözleşme yapmayacağı aşikârdır.

Zira tüm devlet üniversiteleri esasında aynı kefalet sözleşmesini matbu olarak hazırlamakta, karşı tarafa imzalatmaktadır. Burada idare gücünün karşısında, programa dahil olmak isteyen kişilerin söz konusu şartları müzakere etmesi yahut değiştirmesi mümkün değildir. Dolayısıyla 6098 sayılı TBK’nın 27/2 maddesi uyarınca, birbirinin devamı olan (davaya konu) taahhütname ve kefalet sözleşmesi yukarıda izah edilen durumlar nedeniyle kesin hükümsüzdür.”

7.7. ÖĞRETİM ÜYESİ YETİŞTİRME PROGRAMI (ÖYP) AZAMİ SÜRE DAVALARI

Bilindiği üzere 33a araştırma görevlisi ve 50 d araştırma görevlisi istihdam sürecinin yanında akademik kadro alım süreçlerinde bir dönem ÖYP olarak ifade edilen alım süreçleri de yer bulunmaktaydı. Ancak bu kadrolar ilerleyen süreçlerde 50d araştırma görevlisi kadrosuna aktarılmış, akabinde 33a araştırma görevlisi kadrosuna atanmasının yolu açılmıştır.

33a araştırma görevlisi kadrosuna geçmesine rağmen ÖYP’li olduğu gerekçesiyle azami süreyi tamamlamadığı ifade edilerek görev süresinin uzatılmaması işleminin hukuka aykırı olduğuna İstanbul İdare Mahkemesi karar vermiştir;

“Uyuşmazlıkta; davalı idarece, davacının ÖYP kapsamında araştırma görevlisi olduğundan bahisle azami öğrenim süresine tabi olduğu ve öğrenim süresinin tarihinde dolduğu gerekçesiyle dava konusu işlem tesis edilmişse de;

davacının ilk olarak Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak göreve başladığı, statüsünün 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 49.maddesi ile 2547 sayılı Kanun’a eklenen 30.madde uyarınca herhangi bir işleme gerek kalmaksızın aynı Kanunun 50/d maddesine dönüştürüldüğü, sonrasında davacının başvurusu üzerine aranılan şartları sağladığından bahisle tarihli atama kararnamesi ile statüsünün tekrar 33/a maddesinde belirtilen statüye dönüştürüldüğü anlaşılmıştır.

Bu bağlamda, tarihli atama kararnamesi ile 33/a maddesi kapsamında araştırma kadrosuna atanan davacının, dilekçe ekinde sunduğu belgelerden hareketle tarih ve 34/3 sayılı Enstitü Yönetim Kurulu kararı ile ek süre aldığı ve güncel öğrencilik azami süresinin olduğuna dair yazının tarafına bildirildiği, yine tarihi itibariyle doktora tezini savunduğu ve eğitimini tamamladığı, idarece süresi dolduğu iddiasından hareketle işlem tesis edilmekle beraber davacının bu süreçte doktorasını tamamladığı ve bunun idarece kabul edildiği, dolayısıyla 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda görevli olduğu ve bu haliyle azami öğrenim süresini aştığının söylenemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.”

Ayrıca Pandemi vb. sebeplerle 50d araştırma görevlisi kadrosunda bulunmasına rağmen azami sürede doktorası tamamlanmayan araştırma görevlilerine uzatma kararı verilmemesi işlemleri de davaya konu olabilmektedir.

8. ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ İTİRAZ VE DAVA SÜRECİNDE AKADEMİK HUKUK VE DANIŞMANLIK DESTEĞİ

33a araştırma görevlisi, 50d araştırma görevlisi, Akademik Kadro Avukatına Soru Sor33a araştırma görevlisi, 50d araştırma görevlisi ve yürürlükten kalkmasına rağmen bazı durumlarda karşımıza çıkan ÖYP’li araştırma görevlileri ile ilgili yukarıda birkaç madde halinde verilen itiraz ve dava süreçlerinde Akademik Hukuk ve Danışmanlık olarak destek veriyoruz. Tarafımızca bu konuda yazılan makaleleri ve davaları “Akademik Kadro İlanları ve Davaları” sayfasından takip edebilirsiniz. Ayrıca aklınıza takılan sorularla ilgili bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap