Haksız yazarlık etik ihlali, aktif katkısı olmayan kişinin yazarlar arasına alınması ya da katkısı olanın çıkarılmasıdır. Tanım, 2547 sayılı Kanundaki ceza, doçentlik sürecine etkisi, savunma ve dava yolu.
Haksız yazarlık etik ihlali, akademik hayatta en sık karşılaşılan ve en hassas konulardan bir tanesidir. Çoğunlukla hediye yazarlık olarak da nitelendirilse de birden farklı koşullar ve şartlar varsa ihlalden bahsedilecektir. Bu yazıda yazarlık hakkı nedir, yazar olmak için nasıl katkılar verilmesi gereklidir, en çok karşılaşılan haksız yazarlık etik ihlal türleri nelerdir, yazar sıralaması yapılırken nelere dikkat edilmesi gerekir, ihlal gerçekleşmesi durumunda karşılaşılan etik ihlal cezaları nelerdir, sorumlu yazar ile ilk yazar arasındaki fark nedir, alınan haksız yazarlık etik ihlal kararına nasıl itiraz ve dava nasıl yapılır gibi sorular cevaplanmaktadır.
Haksız Yazarlık Etik İhlali Nedir?
En basit tanımıyla haksız yazarlık etik ihlali makalede, kitapta, bildiride özetle çalışmada katkısı olan birinin isminin yazılmaması, katkısı olmayan birinin yazılması, ya da bir önceki çalışmadan farklı olarak isimlerin gerekçesiz yer değiştirilmesidir. Haksız yazarlıkta esas önemli olan kavram aktif katkı kavramıdır. Tezden üretilen çalışmalarda, bildiriden üretilen makalelerde karşılaşılan yazarlık sorunları en çok karşımıza çıkan haksız yazarlık etik ihlali türüdür. Haksız yazarlık kavramını anlamak için öncelikle yazar nedir, yazarlık hakkı nedir kavramlarını açıklamak gerekir. Bununla birlikte resmi tanımlar için şunlara bakabilirsiniz:
Yazarlık hakkı; bir araştırmacının, araştırmanın ve yayının tüm aşamalarında görev ve sorumluluk alması anlamına gelmektedir. Yazarlık elde etmek için, makalenin, eserin fikir aşamasına, tasarımına, veri toplanmasına, analizine ve değerlendirilmesine katkı da bulunmakla birlikte yazım sürecine de katkıda bulunmak gereklidir. Haksız yazarlık etik ihlalinde karşımıza çıkan yazarlık haklarının içeriği bu açıdan önem arz etmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Haksız yazarlık etik ihlali nedir?
Yükseköğretim Kurumları ve Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergelerinin 4. maddesine göre haksız yazarlık, aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemektir. Yazar sıralamasını gerekçesiz değiştirmek, katkısı olanın adını sonraki baskılarda çıkarmak ve nüfuz kullanarak adını yazarlar arasına ekletmek de aynı tanıma girer.
Haksız yazarlık etik ihlalinin cezası nedir?
2547 sayılı Kanunun 53/b maddesinin üçüncü fıkrasının (h) bendine göre karşılığı aylıktan veya ücretten kesme cezasıdır. Bu ceza brüt aylıktan bir defaya mahsus olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aynı Kanunun 53/D maddesi uyarınca cezayı alan kişi üç yıl boyunca rektör, dekan, bölüm başkanı ve dengi kadrolara atanamaz.
Haksız yazarlık etik ihlaline düşmemek için burada ifade edilen unsurların tüm yazarlar tarafından gerçekleşmesi gerekir. Yani yazarlık hakkının gerekliliği açısından önemli olup literatürde yazarlık hakkı için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Haksız yazarlık etik ihlalinin oluşmaması için; çalışmanın oluşturulması, verilerin toplanması, çalışmanın fikir ve tasarıma katkıda bulunulması, verilerin incelenmesi ve yorumuna katkıda bulunmak, çalışmanın makale yazımına veya içeriğinin eleştirel olarak gözden geçirilmesine aktif katkıda bulunmak, çalışmanın son halinin yayınlanmasını onaylanması aşamasına katkıda bulunmak gereklidir.
Sorumlu Yazar (corresponding author) Kimdir?
Sorumlu yazar (corresponding author) ile ilk yazar (first author) terimleri akademik hayatta sıkça karşılaşılan terimlerdir. Sorumlu yazar yani corresponding author makaleyi dergiye göndermede, hakem değerlendirmesi sürecini yönetmede ve yayın sürecinde dergi ile iletişimden birincil sorumlu olan kişidir. Ayrıca sorumlu yazar yani corresponding author yazarlık katkı ayrıntılarını bilerek, etik kurul onayı ile çıkar çatışması formlarını/beyanlarını bir arada dergiye sunma ve derginin tüm gerekliliklerinin uygun şekilde tamamlanmasını sağlayacak olan kişidir. Sorumlu yazar yani corresponding author birinci yazar olabileceği gibi bazı durumlarda bu sorumluluk diğer yazarlara da verilebilir. İlk yazar ise corresponding author’dan farklı olarak esere en önemli aktif katkıyı yapan kişidir. Bazen eşit katkılı yazar olarak da makalelere birden fazla yazar eklenebilir.
Yazar Katkı Formu Nedir?
Dergiler yazarlar arasında çıkar çatışmasının olmadığını ve yazarların makaleye ne gibi bir katkıda bulunduğunu anlamak adına makalenin dergiye gönderilmesi ile birlikte tüm yazarlardan katkı formu istemektedir, bu durum haksız yazarlık etik ihlalini önlemek adına yapılmakta olup dergilerin ihlali önlemek adına farklı farklı onam formları olsa da bir örnek form aşağıda gösterilmektedir;
Yazarlık Katkı Formu
Çok Yazarlı Çalışmalarda Sıralama Neye Göre Yapılır?
Haksız yazarlık etik ihlalinin şartlarından biri de sıralamanın haksız ve hakkaniyete aykırı olmasıdır. İhlali gerçekleştirmemek için yazarların nasıl sıralandığı da önem arz etmektedir. Yazarlık sıralamasının yapılmasında ana kural kişilerin yani yazarların çalışmaya yaptıkları katkıya göre sıralanmaktadır. Ancak en çok karşılaşılan haksız yazarlık türlerinden biri akademik unvana bakılarak sıralama yapıldığı hususudur. Bu durum ileride akademik atama ve terfilerde haksız yazarlık iddiası olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tezden üretilen yayınlarda tezin sahibinin birinci isim olması yerine danışmanın birinci isim olmasını yasaklayan temel bir kural olmamasına rağmen uygulamada bu gibi durumlar haksız yazarlık etik ihlali olarak tanımlanmaktadır. Deneysel çalışmalarda haksız yazarlık etik ihlaline düşmemek adına bulgu ve analiz işlemlerine en çok katkıda bulunanın yazılması daha doğru olacaktır. Çalışmanın deneysel sürecini kendisi bizzat laboratuvarda yürüten kişi de ilk sırada yer alabilir.
Özetle laboratuvar çalışmalarını yapan kişiler çalışma yüzdelerine göre sıralanması ihlali gerçekleştirmemek adına önerilen bir uygulamadır. Yazarlık sıralaması mevcut olaya göre farklılık arz eden bir durum olup, haksız yazarlık etik ihlali konusunda tereddüt yaşanması durumunda hukuki danışmanlık alınabilir.
Çok Merkezli Çalışmalarda Yazar Katkısı Nasıl Olmalıdır?
Yukarıda bir makalede yazar olarak yer alabilmek için bazı hususların bir arada gerçekleşmesi gerektiği aksi durumda ihlal söz konusu olacağını ifade etmiştir. Günümüz iletişim koşulları ve olanakları düşünüldüğünde tek merkezli çalışmada yazar olmak için o merkezde çalışmanın zorunlu olmadığı gibi çok merkezli çalışmalarda yazar olunması etik ihlal olarak nitelendirilmemelidir. Çok merkezli çalışmalarda yazarlık aslında bir gruba verilmektedir, yazarların yazarlık kriterlerini tam olarak karşılaması gerekmektedir, aksi durumda haksız yazarlık etik ihlali ile karşılaşılabilir. Bu kriterleri karşılamayanlara yazarlık hakkı vermek yerine teşekkür etmek daha doğru bir yaklaşım olup yazarları etik ihlalden koruyacaktır.
Haksız Yazarlık Etik İhlali Nedenleri
Haksız yazarlığın en önemli sebeplerinden bir tanesi akademik atama ve terfilerin yayın bazlı puan getirmesidir. Akademisyenler puan toplamak adına birbirlerinin makalelerine isimlerini yazmakta ve haksız yazarlık etik ihlali yapmaktadır. Bu durumda nedenler arasında yazarlık hakkının önemsenmemesi çalışmanın bir amaç değil araç haline gelmesidir. Akademik camianın yapısı gereği ast üst ilişkisi olan akademisyenler kendi isimlerini eklettikleri görülmektedir. Bu durum mesleğin başında olan itiraz hakkı bulunmayan araştırmacıların problem yaşamasına ve ileride haksız yazarlık etik ihlal iddiaları ile karşılaşmasına neden olmaktadır. Sebebi ne olursa olsun bilimsel çalışma yazmaya başlamadan önce haksız yazarlık etik ihlalinin araştırmacılar tarafından bilinmesi önem arz etmektedir.
Haksız Yazarlık Etik İhlali Türleri
Haksız yazarlık etik ihlali yukarıda belirtildiği üzere aktif katkıda bulunan kişilerin isimlerini yazmak, katkıda bulunanın ismini yazmamak ya da gerekçesiz sıralama değiştirmektir. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu, ÜAK/YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre haksız yazarlık eylemi beş farklı şekilde işlenebilir; Aktif bir katkısı olmayan kişi/kişileri yazarlar arasına eklemek, Aktif bir katkısı olan kişi/kişileri görmezden gelerek yazarlar arasına eklememek, Yazar sıralamasını uygun olmayan ve gerekçesiz bir biçimde değiştirmek, Aktif bir katkısı olan yazarların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, Aktif bir katkısı olmamasına rağmen nüfuzunu kullanarak yazarlar arasına dâhil olmak.
Tez Danışmanının İsmini Yazmamak Etik İhlal Midir?
Danışmanların tezden üretilen yayınlarda yazar olarak yer alması teamül gibi düşünülse de aşağıda açıklanacağı üzere bir kişiye yazarlık hakkı vermek için gerekli şartların oluşması gerekmektedir. ÜAK Etik Komisyonları tarafından yıllar boyunca ortaya konan içtihatlara bakıldığında da istisnalar hariç olmak üzere; tez danışmanlarının, tezden üretilen her eserde doğal olarak isim hakkını elde edemeyecekleri görüşünün benimsendiği görülmektedir.
Bu durum somut olaya ve tezden üretilen eserin mahiyetine göre münhasıran değerlendirilmelidir. Tez danışmanlarının yalnızca çalışmaya “önemli katkılar” yaptıklarında makalelere yazar olarak dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca haksız yazarlık etik ihlali bağlamında nasıl ki danışman tezde ortaya konan aktif katkısı sonucu yazarlık hakkı elde ediyorsa sonraki eserlerde de danışmanın onayı ve rızası ile aktif katkıları olan kişiler de katkılarına göre yapılan sıralama ile eserlerde isim hakkına sahip olabilirler.
Bildiriden Üretilen Makalede İsim Değişikliği Etik İhlal Midir?
Haksız yazarlık iddiası noktasında en çok karşılaşılan iddialardan bir tanesi özet bildiri sonrası yapılan makale ya da eserde isim ekleme, çıkarma ya da sıralama değiştirme yoluna gidilmesidir. Bu durumlar etik ihlali isnadına neden olmaktadır. Bir özet bildiri ile makaleye harcanan emek ve sunulan aktif katkıların her bir yazar tarafından ve her aşamada aynı olmayacağı aşikardır. Haksız yazarlık etik ihlalinde çalışmanın bildiri olarak sunulmasının ardından makale oluşum sürecinde yazar eklenmesi, çıkarılması ve sıralama değişikliğinin birçok örneği mevcuttur.
Bir bildiriye katkı sağlamış bir yazar bu bildirinin konusunu içeren makaleye katkı sağlamayabilir ve makale çalışmasına kendi iradesi ile katılmayabilir, bu durumu haksız yazarlık olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. Dolayısıyla her dosyada isim değişiklikleri geçerli bir gerekçeye dayanıyorsa etik ihlalden bahsetmek doğru olmayacaktır.
Hediye Yazarlık Nedir?
Hediye yazarlık katkısı olmadığı halde bazı sebeplerden dolayı bir yazarın makaleye eklenmesi durumudur. En çok karşılaşılan haksız yazarlık durumlarından bir tanesidir. Uygulamada bölüm başkanları ya da idari ve akademik konumdaki amirler altlarında yeni yetişen asistanlarına baskılar yaparak haksız yazarlık etik ihlalinin gerçekleşmesine olanak sağlamaktadır. Bazen bir incelikmiş gibi yapılan bu eylemin hiç de masum olmadığını belirtmekle birlikte haksız yazarlık etik ihlalinin gerçekleşmemesi için bu gibi durumlara dikkat edilmesi gerekmektedir.
Haksız Yazarlık Etik İhlali Cezaları Nelerdir?
Haksız yazarlık etik ihlali bir disiplin eylemi olarak cezalandırılmaktadır. Aynı zamanda dergi tarafından yayın geri çekilmektedir. Aşağıda ihlal sonucu karşılaşılabilecek cezalar sıralanmaktadır;
Haksız yazarlık etik ihlalinin yayın yapan dergiye bildirilmesi halinde yayının dergi tarafından kaldırılması bu sebeple ortadan kaldırılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda haksız yazarlık yapan kişinin gelecek akademik hayatı için olumsuz bir etki doğuracaktır.
Haksız yazarlık, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53/b maddesinin üçüncü fıkrasının (h) bendinde düzenlenmiştir. Bu bendin karşılığı aylıktan veya ücretten kesme cezasıdır. Verilen ceza özlük dosyasında saklanır. Aynı Kanunun 53/D maddesi uyarınca bu cezayı alanlar üç yıl boyunca yönetim görevlerine atanamaz. Yasak; rektör, dekan, enstitü müdürü, bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı ve daire başkanı dengi kadroları kapsar. Cezanın verildiği tarihte bu görevlerde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer. Fiilin tekerrürü hâlinde 53/D maddesi gereği bir derece ağır ceza uygulanır.
Doçentlik başvurusunda etik komisyon haksız yazarlık etik ihlali tespit ederse başvuru iptal edilir. Doçentlik Yönetmeliğinin 7. maddesinin yedinci fıkrasına göre aday en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Yeniden başvuran aday, etik ihlal tespitine konu olan yayınlarını beyannamesinde belirtmekle yükümlüdür.
TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu Yönetmeliği haksız yazarlığı 9. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde tanımlar. Eylemin kasıt veya ağır ihmalle işlendiği belgelerle ispatlanırsa Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi uygulanır. Bu bende göre yaptırım bir yıldan beş yıla kadar sürer. Yaptırım süresince kişi Kuruma yeni başvuru yapamaz; hakemlik, danışmanlık ve kurul üyeliği gibi görevlerde bulunamaz.
Ayrıca haksız yazarlık etik ihlali cezası verilen makale ya da çalışma ile herhangi bir akademik atama ve terfi alınmış ise bu unvan ya da kadronun alınması tehlikesi ile karşı karşıya kalınmaktadır.
Haksız Yazarlık Etik İhlalinin Diğer Etik İhlal Türlerinden Ayrılması
Etik ihlal iddiaları uygulamada tek başına gelmez. Aynı dosyada haksız yazarlık etik ihlali ile dilimleme, tekrar yayım veya sahtecilik iddiaları birlikte ileri sürülür. Her türün tanımı ayrı bir bentte yazılıdır ve yaptırımı da farklıdır. Bu nedenle savunmanın ilk işi, iddianın hangi tanıma girdiğini belirlemektir. Türlerin tamamı ve ceza karşılıkları için Etik İhlal Türleri, Cezaları, Savunma ve Dava yazısına bakılabilir. Bu birlikteliğin bir örneği akademik teamüllere aykırılık ile birlikte ileri sürülen haksız yazarlık dosyasıdır.
Yönergelerdeki tanım bu üçüne iki davranış daha ekler. Birincisi, aktif katkısı olanların adını sonraki baskılarda eserden çıkarmaktır. İkincisi, nüfuz kullanarak adını yazarlar arasına dâhil ettirmektir. Dosya TÜBİTAK'a giderse dar tanım, doçentlik başvurusunda ise geniş tanım uygulanır. Kurumlar arasındaki usul farkı için TÜBİTAK AYEK ve YÖK Etik Kurulu Farkları yazısı incelenebilir.
Uydurma ve Sahtecilik Adlandırmaları Neden Karışır
Haksız yazarlık etik ihlali ile aynı dosyada en sık anılan ikinci iddia veri kaynaklıdır. Burada adlandırma, uygulanan metne göre değişir. YÖK ve ÜAK yönergeleri gerçekte var olmayan veriyi ve tahrif edilmiş veriyi tek başlık altında sahtecilik sayar. TÜBİTAK Yönetmeliği bu iki davranışı ayırır. Var olmayan veri m.9/1-a'da uydurma, tahrif edilmiş veri m.9/1-b'de çarpıtma adını alır. Ayrım için Uydurma Etik İhlali Nedir? ve Sahtecilik Etik İhlali ve Çarpıtma Etik İhlali Nedir? yazılarına bakılabilir.
Dilimleme ve Tekrar Yayım ile Karşılaştırma
Haksız yazarlık etik ihlali yazar kadrosuna ilişkindir. Dilimleme ve tekrar yayım ise eserin kendisine ilişkindir. Dilimlemede tek bir araştırmanın sonuçları parçalara ayrılıp ayrı yayın gibi sunulur. Tekrar yayımda mükerrer yayınlar akademik atama ve yükselmelerde ayrı eser olarak gösterilir. Ceza karşılıkları da aynı değildir. Dilimleme 2547 sayılı Kanunun 53/b maddesinin üçüncü fıkrasında yer alır. Mükerrer yayın ise dördüncü fıkrada, yani bir derece ağır ceza grubundadır. Bu iki tür için Dilimleme Etik İhlali Nedir? ve Tekrar Yayım Etik İhlali Nedir? yazıları okunabilir.
Doçentlik Yönetmeliğinde 14 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan bir değişiklik yapıldı. Yeni m.7/7'ye göre etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın başvurusu iptal edilir. Aday, müracaat dönemi esas alınarak en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Etik ihlal tespiti içeren jüri raporu adayın erişimine açılır. Diğer jüri üyelerinin raporları adayın erişimine açılmaz. Yeniden başvuran aday, etik ihlal tespitine konu olan yayınlarını beyan etmekle yükümlüdür. Yanlış beyan dışındaki hâllerde bu yayınlar beyannamede kullanılamaz. Kullanıldığı tespit edilirse başvuru Doçentlik Komisyonunca reddedilir. Süreç ve dilekçe pratiği için Doçentlik Etik İhlal İtirazı Nasıl Yapılır? yazısına bakılabilir.
Doçentlik başvurusuna başvuran adaylar dosyada kullandıkları eserler hakkında çok sık olarak haksız yazarlık etik ihlal iddiası ile savunma istenmektedir. Bu haksız yazarlık etik ihlal iddiası bazen jürilerden gelebildiği gibi bazen de ihbar yoluyla yapılmaktadır. Doçent olan adaylar hakkında da haksız yazarlık etik ihlal iddiası ileri sürülmektedir. Haksız yazarlık etik ihlal iddiasında etik komisyonlar savunma istemekte, çoğunlukla dosyayı bilirkişilere göndermektedir. Komisyon tarafından iddialar gelmesi ve somut bilgi olması halinde incelenmektedir. Eğer haksız yazarlık etik ihlali kararı verilirse başvuru iptal edilmektedir. Başvurusu iptal edilen aday bu karara karşı tebliğden itibaren 60 gün içerisinde etik ihlal işlemediğinden bahisle dava açabilmektedir. Bu savunmaların sonuçlandığı bir örnek hematoloji alanındaki haksız yazarlık etik ihlal dosyasıdır.
Etik Komisyonun Haksız Yazarlık Kararına İtiraz
ÜAK Etik Komisyonu veya Üniversite Etik Kurulu hakkınızda bazı yayınlarınızda haksız yazarlık etik ihlal cezası alındığına dair karar tebliğ ederse ilk aşamada bu karara itiraz etmeden önce dosyaya esas bilirkişi raporlarını istemek gereklidir. Akabinde haksız yazarlık gerçekleşmediği hususu bilirkişi raporu da çürütülerek itiraz edilebilir. Haksız yazarlık etik ihlalinde itiraz süresi dava açma süresi olan 60 gündür. Ancak uygulamada haksız yazarlık etik ihlalinde itiraz etmek sonucu değiştirmemektedir. Etik komisyonlar daha önce aldıkları kararı değiştirecekleri bir husus olmadığına dair karar almaktadır. Zaman kaybetmemek adına dava açmak mantıklı seçenek olacaktır.
Haksız Yazarlık Etik İhlal Kararına İptal Davası
ÜAK Etik Komisyonu ya da ilgili üniversite etik kurulu yayınlarda haksız yazarlık etik ihlalinin gerçekleştiğine karar verip kararı ilgiliye tebliğ eder. Eğer kararın haksız olduğunu düşünüyorsanız tebliğden itibaren 60 gün içerisinde dava açabilirsiniz. Haksız yazarlık konusunda etik komisyonun aldığı kararlar arasında yeknesaklığın bulunmadığı, alınan kararda aktif katkı gözetilerek çalışma oluşturmanıza rağmen aksi karar alındı ise dava açmak gereklidir.
Haksız Yazarlık Etik İhlali Emsal Yargı Kararları
1-Ankara 14. İdare Mahkemesinin Bildiriden Üretilen Makalelerde Haksız Yazarlık Etik İhlali İddiası Karşısında Aldığı Karar;
Bildiriden üretilen makalelerde yazar çıkarma-ekleme konusunda diğer kişilerce verilen beyanların nasıl değerlendirilmesi hususunda mahkeme açıkça yol göstermektedir. Kararda; eserde ismi yer almayan kişinin feragatinin bulunması ve bu konuda şikâyetinin söz konusu olmaması halinde haksız yazarlık etik ihlalinin meydana gelmeyeceği vurgulanmış̧ ve şu şekilde hüküm kurulmuştur:
“Bu durumda; Mahkememizce hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi ve ek bilirkişi raporunda belirlenen hususlar ile dava dosyası kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacının, inceleme konusu A11-B21, A15-B25, A25- B24, A26-B22 ve A39-B20 yayınlarında feragati bulunan yazarların isimlerine yer vermemesi, sorumlu yazar olarak yazar sıralamasını değiştirmesi ile birlikte A15-B25, A26-B22 ve A39-B20 yayınlarında katkısı bulunduğu anlaşılan kişileri de aktif yazarlar arasına dahil etmesinin, haksız yazarlık kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmış olup …Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline…”
2- Yukarıda ifade edilen kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 4. İdare Mahkemesinde açılan davada şu gerekçeler ileri sürülmüştür;
– Davacı yedek jüri üyelerinden birinin iddiası üzerine inceleme başlatılmış olduğu ve hakkında etik ihlal kararı alındığı, sınav jürilerinde asıl ve yedek ayrımının yapılmasının yegâne sebebi asılın mazeret bildirmesi halinde yedeğe beklenmeksizin gönderilmesi hususunun olduğu, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı asıl üyeler herhangi bir mazeret bildirmeden ve bu mazeret gerekli makamlar tarafından kabul edilmeden yedek üyeye göndermiş ve davacının mağduriyetine sebep olduğu ve usul hatası yapıldığı,
– “Haksız yazarlık” etik ihlalinde en önemli argümanın aktif katkı meselesi olduğu, Uluslararası makale yazarlık kriterlerine göre araştırma fikri veya planlanmasına veya verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasına büyük katkıda bulunmak, yazıyı hazırlamak veya önemli entelektüel içerik açısından eleştirel biçimde gözden geçirmek, yazının yayınlanacak versiyonuna son onayı vermek ve çalışmanın herhangi bir bölümünün doğruluğu veya bütünlüğü ile ilgili sorulara tüm yönleriyle sorumlu olarak cevap verebilmek olduğu, Davacının yayınlarında yer alan yazarların bu kriterleri karşıladığı, ortak yazarlardan bu kriterlerin gerçekleştiğine dair onam formu alındığı,
– Haksız yazarlık tanımı incelendiğinde söz konusu etik ihlalin 5 farklı türünden bahsedildiği, dolayısıyla haksız yazarlığın gerçekleşmesi yönergeye göre 5 şekilde olduğu, Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun kararı incelendiğinde açıkça görüleceği üzere Davacının bu haksız yazarlık türlerinden hangisini işlediğinden bahsedilmeden genel ifadelerle karar verildiği, Davacının hangi eylemi gerçekleştirdiğine dair gerekçeler ve ilişkilendirilmeler yapılmadığından dolayı etik komisyon kararının iptali gerektiği hususlarının ileri sürerek Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun aldığı kararın iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını talep etmiştik.
Ankara 4. İdare Mahkemesi 15.11.2018 tarihli İPTAL kararında:
“…Uluslararası kriterlere göre ‘yazarlık hakkı’ için sağlanması gereken kriterlerin;
1. Çalışmanın planlanması veya tasarımına, ya da verilerin toplanması analizi veya yorumlanmasına katkıda bulunmak,
2. Yayın taslağını hazırlamak veya önemli oranda düşünsel katkı yaparak düzeltmek,
3. Yayınlanacak son biçimine onay vermek,
4. Bütün yazarlarca çalışmanın kesinliği ve bütünlüğü ile ilgili sorunların gözden geçirildiği ve çözümlendiğine dair görüş birliğine varmak olduğu, bu tanıma göre ‘yazarlık hakkı’ için çalışmaya konu uygulamaların bizzat yapılmış olmasının zorunlu olmadığı, ‘Aktif Katkı’nın çalışma konusunun planlanması, tasarımının yapılması, veri toplanması, analizi, sonuçların yorumlanması, yazının yazılması eylemlerinden biri veya birden fazlasına katılmak ile gerçekleştirilebileceği, davacının yayınlara aktif katkısının olduğunun bütün yayınlarının yazarları tarafından imzalı olarak beyan edildiği, yönergeye göre bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık olmadığı ‘haksız yazarlık’ fiilinin şartlarının oluşmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
Yönünde karar alarak davacının ileri sürdüğü gerekçelerle Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun kararında hukuki isabet görmemiştir.
3- Sağlık ve Spor Bilimleri Etik Komisyonu Haksız Yazarlık Kararına Karşı Açılan Dava
2019 Ağustos ayında tebliğ edilen karar ile Sağlık Bilimleri Temel Alanından Doçentlik Sınavına başvuru yapan adayın, eser/eserlerinde “Haksız Yazarlık” eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun aldığı karara dayanılarak Nisan 2016 dönemi Doçentlik başvurusundan başarısız sayılmasına ilişkin işlemin; hakkında alınan karar 2 yıl sonra geri alındığından hukuki güvenlik ilkesinin zedelendiği, savunma hakkının ihlal edildiği, davalı idarenin bilimsel araştırma ve yayın etiği yönergesinin yok hükmünde olduğu, haksız yazarlık filini işlemediği, şikayetçinin hakkını kötüye kullandığı, etik ihlal eylemlerinin kasten işlenebildiği, hangi haksız yazarlık fiilin işlendiğinin kararda belirtilmediği, iddia edilen eylemin kanunen zaman aşımına uğradığı, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmişti.
Şikayetçinin poster/bildiri şeklindeki çalışmalarda isminin yer aldığı, bu bildirilerden makale elde edilmesinin/bildirilerin makale haline getirilmesinin ayrı bir emek ve çalışmayı gerektirdiği, şikayetçinin makale hazırlanmasında aktif katkısının olduğuna ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, doçentlik başvurusunu yaptığı tarihinden önce isim düzeltmeye/düzelttirmeye/ekletmeye yönelik ilgili yerlere başvurularını yaptığı ve şikayetçinin şikayete konu ettiği hususların çözülerek ihtilafsız hale geldiği dikkate alındığında, davacının “Haksız Yazarlık” eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun aldığı karara dayanılarak Doçentlik başvurusundan başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği yargı kararı ile ortaya konulmuştur.
Diğer taraftan işlemin uygulanmaya devam edilmesi halinde davacının akademik kariyeri açısından telafisi güç zararlar doğabileceği anlaşıldığından dava konusu işlemde yürütmenin durdurulması koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir.
4- Fen ve Mühendislik Bilimleri Etik Komisyonu Haksız Yazarlık Kararına Karşı Açılan Dava
Dava; ”Su Ürünleri” temel bilim alanından Doçentlik Sınavına başvuran aday adına, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın ….. tarihli ve ….. sayılı yazısına istinaden hakkında açılan dosya kapsamında, iddiaya konu olan A11-B21, A15-B25, A25-B24, A26-B22 ve A39-B20 yayınlarında Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4/1-e maddesinde belirtilen tanım haksız yazarlık fiilini işlediğinden bahisle etik ihlalde bulunduğunun tespitine ilişkin Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan kararın davalı idarece uygun bulunması üzerine, davacının Doçentlik Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 6. fıkrası uyarınca doçentlik başvurusundan başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı işleminin iptali istemiyle Ankara 14. İdare Mahkemesi nezdinde açılmıştır.
Davada, bildirilerden üretilen makalelerde yer alan yazar sayı ve sıralamalarının farklı olmasının farklı aktif katkılardan kaynaklandığı, bu katkıların açıkça gösterildiği, yazarların feragatlarının ve beyanlarının bu hususları ortaya koyduğu ”Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek.” olarak tanımlanan eylemin söz konusu olmadığı ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, bilirkişiler de davacının iddiaya konu eserlerinin doçentlik sınavı için gerekli asgari koşulları karşıladığının belirlendiği ve eserlerinin nitelik ve nicelik bakımından yeterli bulunduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlar ve etik ihlal olmadığını raporlamışlardır.
Ankara 14. İdare Mahkemesi söz konusu nedenle 13.05.2020 tarihli kararı ile Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’nca alınan karar üzerine verilen doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görmemiş ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.
5- Haksız yazarlık ve Tekrar Yayım İhlaline Karşı Açılan İptal Davası
Dava, Mart 2019 Döneminde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojisi Bilim Alanından doçentlik başvurusu yapan aday tarafından, eser/eserlerinde “haksız yazarlık, tekrar yayım” eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle Doçentlik Yönetmeliği’nin 7. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doçentlik başvurusunun iptal edilmesine ilişkin davalı idarenin 01.04.2020 tarihli ve E.3885 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Alanında önde gelen hocalardan oluşan bilirkişi raporunda özetle;
“Tekrar yayım olduğu iddia edilen F..13 ve E. 14 numaralı kongre bildirileri incelendiğinde, her iki bildiriye de konu olan çalışmaların XXXX Hastanesinde yapıldığı, her iki çalışmada da yanı ilaçlarla aynı hasta grubunun tedavi edildiği, ancak E. 13 numaralı bildiride E. 14 numaralı bildiride rapor edilen 31 hasta yerine 33 hastanın olduğu gözlenmiştir. Ek olarak F. 13 numaralı bildiride, çalışmanın yapıldığı hastanenin Radyoloji Kliniğinden Dr. XXX da isminin eklendiği görülmekledir.
Davacı ÜAK’ın kararına itirazında ikinci bildiride artmış hasta sayısının tekrar yayım durumunu ortadan kaldıracağını ifade etmektedir. Hastaların biyopsi işlemine katkıda bulunun XXX isminin ikinci bildiriye eklenmiş olması makul bir gerekçe olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar bu iki bildiri de içerik olarak aynı grup hastada aynı ilaçlar kullanılarak yapılmış olsalar da, birbirinin tıpatıp kopyası olarak değerlendirilmeleri hasta sayılarındaki farkılılıklar nedeniyle mümkün değildir.
Öte yandan bu iki eserin karşılaştırması yapılırken dikkate alınması gerek en önemli husus, bu bildirilerin katılımcı profili birbirinden farklı iki ayrı tıp kongresinde sunulmuş olması ve bilimsel anlamda ayrıntılı içeriklerinin hakem eleştirisinden geçmemiş olmasıdır. Burada davacının asıl motivasyonunun az da olsa farklı içerikte olan verilerini farklı bilimsel platformlarda duyurma amacı olduğunu kabul etmek gerekir. Eğer bu veriler hakem değerlendirmesine tabi olan tıp dergilerinde tam metin bilimsel makale olarak yayınlanmış olsa “tekrar yayım” olarak değerlendirilebilecekken, sadece kısa bir sözlü sunum olarak birbirinden farklı iki kongrede sunulmuş olmasını aynı şekilde değerlendirmek mümkün değildir.
Öte yandan davacının bu kapsamda hatalı olarak değerlendirilebileceği konu, bu bildirilerin her ikisi için de doçentlik başvuru dosyasında ayrı ayrı puan talebinde bulunmuş olmasıdır. Ancak bu eserlerden bir ya da her ikisi değerlendirme dışında tutulsa bile adayın doçentlik için sağlaması gereken asgari koşulları etkilemeyeceği de dikkate alınarak, bu durumun ihmal edilebilir bir hata olduğu kanısına varıldığı, davacının haksız yazarlık ve tekrar yayım konusunda usulsüz veya cezayı gerektirecek bir eylemde bulunmadığı ” yolunda görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda davamızda öne sürdüğümüz hususlar bilirkişi heyeti tarafından da açıkça tespit edilerek mahkemeye bildirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 17/03/2021 tarihli kararıyla dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiştir.
Haksız Yazarlık Etik İhlali Örnek Etik Komisyon Kararları
1-ÜAK Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonun 25.08.2020 Tarihli Toplantısında Danışmanın İsminin Tezden Üretilen Yayında Olmaması ile İlgili Kararı:
Tezden üretilen ve puanlanan çalışmada danışmanının isminin yer almaması nedeniyle etik komisyona sevk edilen aday savunmasında; çalışmadaki aktif katkıyı kendisinin sunduğunu, danışmanın çalışma hazırlığının hiçbir evresinde yer almadığını, verdiği beyan ile danışmanının da bunu doğruladığını ortaya koymuştur. Komisyon aldığı kararda haksız yazarlık etik ihlalinin olmadığına adayın sürecinin kaldığı yerden devam etmesi gerektiğine karar vermiştir. Benzer sonuçlu bir başka karar su ürünleri alanındaki haksız yazarlık etik ihlal dosyasında yer alır.
2- Haksız Yazarlık Örnek Etik Komisyon Savunma Sonucu
İddiaya Konu Eserler : İddia Edilen Eserler Künyeleriyle Birlikte Yazılmalıdır.
İddialar : İleri Sürülen İddialar Özetlenmelidir.
Savunma : İddialara Karşı Savunma Özetlenerek Özellikle Aşağıdaki Noktalara Dikkat Edilmelidir;
1-) Haksız yazarlık etik ihlalinde iddia edilen olayda haksız yazar olduğu iddia edilen kişinin yukarıda ifade edilen yazarlık hakkı bağlamında değerlendirilerek katkıları yazılmalıdır. Eklenmeyen veyahut çıkarılan yazarında haklı gerekçelere dayandığı açıklanması gerekir.
2-) Kanun ve Yönergede yer alan haksız yazarlık etik ihlalinin tanımına yer verilmelidir.
3-) Literatürde haksız yazarlık etik ihlalinin ne gibi durumlarda gerçekleştiğinden örnekler verilerek mevcut olay ile ilgisi kurulup, yazarlık hakkının zedelenmediği, çıkar çatışmasının olmadığı hususları vurgulanarak savunma yazılmalıdır.
4-) Varsa yazarların katkılarını gösteren beyanlar ya da feragat ettiklerini gösteren belgeler etik ihlalin oluşmadığını kanıtlamak adına buraya özetlenerek eklenmelidir.
5-) Emsal yargı ve komisyon kararları örnek gösterilerek ile bu noktada somut olayda haksız yazarlık etik ihlalinin gerçekleşmediği tartışılmalıdır. (Emsal yargı ve komisyon kararları ile mevzuat maddeleri çerçevesinde detaylı bir savunma yardımı için Akademik Hukuk ve Danışmanlık Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz..)
Sonuç ve Talep: Tüm bu izahat, verilen emsal yargı kararları ve emsal etik dosyalarında alınan etik ihlal olmadığına dair kararlar birlikte değerlendirildiğinde jüri üyesinin/ihbarcının tarafıma isnat ettiği eylemlerin gerçekleşmediği ve akademik literatür ile teamüllere uygun eylemlerimde etik ihlal bulunmadığı sabittir. Bu doğrultuda; savunmam yeterli görülerek ve uzman görüşlerine gerek duyulmaksızın etik ihlalde bulunmadığıma karar verilmesini saygılarımla arz ederim. ___.___.2023
Dr. __________ ___________
Adres : _________________
GSM : _________________
E-Mail : _________________
Ekler :
Haksız yazarlık etik ihlal savunma dilekçe örneği-Word Hali
Etik İhlal Konusunda şu yazılarımızı da bilgilerinize sunarız :
Haksız Yazarlık Etik İhlali Konusunda Avukat Desteği
Haksız yazarlık etik ihlali bakımından izlenecek hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, dosyadaki belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Haksız yazarlık etik ihlali hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya avukata soru sorma formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Tez danışmanının ismini yazmamak haksız yazarlık sayılır mı?
Tek başına danışman olmak yazarlık hakkı doğurmaz. Belirleyici olan, danışmanın çalışmaya aktif katkı verip vermediğidir. Tasarım, veri toplama, analiz veya yazım aşamalarında somut katkı varsa adının bulunmaması haksız yazarlık iddiasına yol açabilir. Katkının niteliği bilirkişi incelemesiyle değerlendirilir.
Haksız yazarlık etik ihlali kararına nasıl itiraz edilir?
Karar tebliğ edildikten sonra öncelikle dosyaya esas bilirkişi ve uzman raporlarının bir örneği istenir. İtiraz dilekçesinde yazar katkı formu, yazışmalar ve feragat belgeleri delil olarak sunulur. İtiraz, dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle altmış günlük süre ayrıca takip edilmelidir.
Haksız yazarlık iddiasında dava açma süresi kaç gündür?
Etik komisyon veya etik kurul kararının tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Doçentlik başvurusuna ilişkin kararlarda dava Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına karşı açılır. Yürütmenin durdurulması talebi dilekçede ayrıca ileri sürülür.
TÜBİTAK haksız yazarlığı nasıl tanımlar?
TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu Yönetmeliği m.9/1-f haksız yazarlığı üç davranışla sınırlı tanımlar. Bunlar katkısı olanın adını çıkarmak, katkısı olmayanı yazar olarak eklemek ve yazar sıralamasını uygun olmayan biçimde düzenlemektir. Eylem kasıt veya ağır ihmalle işlenmişse m.10/3-ç uyarınca bir yıldan beş yıla kadar yaptırım uygulanır.
Doçentlik başvurusu haksız yazarlık nedeniyle iptal edilirse ne olur?
Doçentlik Yönetmeliği m.7/7 uyarınca başvuru iptal edilir ve aday en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Etik ihlal tespiti içeren jüri raporu adayın erişimine açılır. Yeniden başvuruda etik ihlale konu yayınların beyan edilmesi zorunludur ve bu yayınlar beyannamede kullanılamaz.
Doçentlik
Doçentlik Davası Devam Ederken Başvuru Yapılması
Doçentlik davası devam ederken yeniden başvuru yapmak mümkündür. Yeni başvuruyu davanın kesinleşmesine bağlayan yönetmelik hükmü Danıştay tarafından iptal edildi. Bekleme dönemleri, hukuki yarar ve yürütmenin durdurulması bu yazıda ele alınıyor.